boş

Görüntülenen kategori ‘Bilgi Bul’

Bitkilerde Solunum

Bitkilerin solunumu da temel olarak insanın ve bütün gelişmiş hayvanların solunumuna benzer. Bu canlılarda da solunumun amacı oksijeni dokulara alıp, besin maddelerini yakarak gerekli enerjiyi sağladıktan sonra karbon dioksidi dışarı atmaktır. Ne var ki bitkiler, hayvanlardan farklı olarak, havanın oksijenini almadan ve dışarıya karbon dioksit vermeden de solunum yapabilirler. Bu ayrıcalığın nedeni bitkilerin fotosentez yeteneğidir. Bilindiği gibi bitkiler, havadan aldıkları karbon dioksit ile topraktan aldıkları suyu birleştirerek şeker ve nişasta gibi karbonhidratlar ile oksijene dönüştürürler. Fotosentez denen bu özümseme sürecinde oluşan yüksek enerjili besinler dokularda depolanırken oksijen dışarı atılır {bak. Fotosentez). Solunum ise fotosentezle tam ters yönde gelişen bir metabolizma olayıdır.

Devamını Oku… »

Peynir

Peynir en önemli süt ürünlerinden olan, sütün maya vasıtası ile pıhtılaştırılmasından elde edilen çökeleğin olgunlaşmış hali. Pekçok peynir çeşidi vardır. Bunlar yumuşak, sert veya yarı sert olabildikleri gibi, peynir imalinde kullanılan sütün cinsine, yağının azlığına çokluğuna, ayrıca kaymak ilave edilip edilmediğine, çiğ veya pişmiş sütten yapılışına bağlı olarak çeşitlenir. Peynir denilince akla önce beyaz peynir gelir. Fakat yapılışına, görünüşüne ve lezzetine bağlı olarak da çok çeşitli peynir vardır.

Peynir türleri

Devamını Oku… »

Modernizm ve postmodernizm

Günümüzdeki çağdaş mimaride dekonstrüktivizm akımı, düzenli ve rasyonel olan modernizm akımının karşı tarafında yer almaktadır. Benzer şekilde postmodernizm ile de genel olarak karşıt kutuplarda bulunur. Her ne kadar postmodern kuramcılar ile henüz fikirleri olgunlaşmamış ilk dekonstrüktivistler Oppositions dergisinde birlikte yazılar yazmış olsalar da; bu yazıların içeriği incelendiğinde, aslında bu iki akımın kesin olarak birbirinden ayrılmaya başlamasının işaretleri de gözlemlenebilmektedir. Dekonstrüksyon, mimarlık ve mimarlık tarihine son derece asi bir şekilde karşı çıkarken; mimariyi parçalamayı ve yeniden bir araya getirmeyi amaçlar.Postmodernizm ise modernizm akımının uzak durmaya çalıştığı ve dekonstrüktivizim akımının tamamen redettiği tarihi mimari referansları, biraz çelişkili ve gizlice de olsa benimsemeye çalışır. Postmodernizmin dekonstrüktivizm akımından bir başka farkı da süslemenin, sonradan düşünülen veya bir dekorasyon olduğu fikrini de reddetmesidir.
Oppositions ‘taki yazılara ek olarak dekonstrüktivizm akımını modernizm ve postmodernizmden ayıran başka bir yayın da 1966 yılında Robert Venturi tarafından yazılan Mimaride Karmaşa ve Çelişki (İngilizce: Complexity and Contradiction in Architecture) adlı basımdır. Bu yayımda modernizmin ana unsurlarından olan saflık, netlik ve basitlik kavramları eleştirilir ki bu kavramların eleştirilmesi hem postmodern hem de dekonstrüktivist akımın başlangıç nedenlerindendir. Yine aynı yayın ile modernizmin alt dallarından ikisi olan fonksiyonalizm ve rasyonalizm akımları olumsuz paradigmalar olarak nitelendirilmiştir. Kendisi de postmodernist olan Robert Venturi’nin yazılarında mimarlık ürünlerine tarihsel süsler eklemek yoluyla modernizmin mimarlığa zenginlik kazandırdığı belirtilmektedir. Bazı postmodern mimarlar, süslemeyi ekonomik ve minimal yapılara dahi uygulamaya çabalamışlardır. Bu teşebbüs, Robert Venturi tarafından “dekore edilmiş ahır” ifadesiyle açıklanır. Bu kavrama göre tasarımın rasyonel olması şart değildir; fakat yapının işlevselliği halen önemlidir. Bu bakış açısı Robert Venturi’nin bir sonraki önemli yapıtının ana tezine çok yakındır. Bu teze göre bazı semboller ve süsler uygulamacı olan mimariye uygulanabilir ve semiyolojinin karmaşık felsefesi ile uyum içindedir.
Robert Venturi tarafından yazılan Mimaride Karmaşa ve Çelişki adlı yayımındaki dekonstrüktivizm yorumu oldukça farklıdır. İşlev ve süslemeyi ayırmak yerine Robert Venturi gibi postmodernistler yapıların işlevsel yanları sorgulanmıştır. Postmodernistler için süsleme ne ise geometri de dekonstrüktivistler için de oydu. Karmaşanın konusu ve geometrinin kendine has kaotik yapısı dekonstrüktivist yapıların işlevsel, yapısal ve uzaysal boyutlarına yansıtılmıştır. Dekonstrüktivist karmaşa ile tasarlanmış örnekler arasında Frank Gehry’nin tasarladığı ve Almanya’nın Weil-am-Rhein şehrinde yer alan Vitra Design Museum gösterilebilir. Bu müzede Frank Gehry, kübizm ve soyut dışavurumculuğu kullanarak tipik beyaz küplerden oluşan modern sanat galeri parçalara ayrılıp, yeniden bir araya getirilmiştir. Bu bakış açısı, basit modernist bakış açısının işlevsellik kavramını tamamen gözardı ederken; beyaz stükko kaplaması ile özellikle uluslararası üslup başta olmak üzere modernizm stiline gönderme yapmaktadır. Dekonstrüktivist eser Mimaride Karmaşa ve Çelişki ‘de verilen başka bir örnek de Peter Eisenman’ın tasarladığı Wexner Sanat Merkezi’dir.Wexner Sanat Merkezi’nde tasarımında kale şeklinde bir formdan yola çıkılmış; daha sonra bu form birçok kesinti ve form değişikliği ile daha da karmaşık bir forma bürünmüştür. Üç boyutlu iskelet taşıyıcı sistemi yapı içinde gelişigüzel olarak uzanmaktadır. Modernist bir tasarım olan iskelet sistem antik bir ortaçağ tasarımı olan kale yapısı ile çarpışmaktadır. İskelet sistemde yer alan bazı kolonlar özellikle yere değmeyerek ve merdivenlerin arasından dolaşarak nevrotik Devamını Oku… »

Dekonstrüktivizm

Dekonstrüktivizm ya da yapısal analiz, 1980′lerin sonlarında ortaya çıkan bir postmodern mimari akımıdır. Yapının birimlerinin parçalanması fikrine dayanan bu akım, yapıların yüzeylerinde veya cephelerinde, mimarinin bazı elemanlarını yamultmaya ve kaydırmaya hizmet eden yapı ve mahfaza gibi düz çizgili olmayan şekilleri kurgulama fikirlerine ilgidir. Dekonstrüktivist tarza sahip binaların en önemli karakteristik özellikleri, binayı gözlemleyenlere sürekli bir belirsizlik ve kaos hissini vermeleridir.
Esasında, dekonstrüktivistler olaran tanınan bazı mimarlar, Fransız filozof Jacques Derrida’nın fikirlerinden etkilenmişlerdir. Her ne kadar Peter Eisenman ile Jacques Derrida birbirlerine oldukça yakın olsalar da Peter Eisenman’ın dekonstrüktivist olması ve bu mimari tarzı benimsemesi, tanışmalarından çok önce gerçekleşmiştir. Peter Eisenman’a göre dekonstrüktivizm, radikal şekilciliğe ilgisinin bir uzantısı olarak ele alınmalıdır. Dekonstrüktivizmin bazı uygulayıcıları, konstrüktivizmin geometrik dengesizlikleri ve biçimsel deneylerinden de etkilenmişlerdir.
Dekonstrüktivizm hareketinin tarihinin erken dönemlerinde olan ve de gelişimini etkilemiş önemli üç olay vardır. Bunlardan ilki, 1982 yılına ait Parc de la Villette mimari tasarım yarışmasıdır. Özellikle Jacques Derrida ve Peter Eisenman’in tasarımları ile Bernard Tschumi’nin ödül alan tasarımı, dekonstrüktivizm akımına önemli etkileri olmuştur. İkinci önemli olay olan Modern Sanatlar Müzesi’nin; 1988′de, Philip Johnson ve Mark Wigley tarafından düzenlediği New York Dekonstrüktivist Mimarlığı sergisi hem bu akımın tanınması hem de bu akımla özdeşleşdirilecek mimarların ortaya çıkması bağlamında dönüm noktası olan etkinliklerden birisidir. Modern Sanatlar Müzesi’nin New York sergisi; Frank Gehry, Daniel Libeskind, Rem Koolhaas, Peter Eisenman, Zaha Hadid, Coop Himmelbau ve Bernard Tschumi tarafından yapılan çalışmaları sergilemiştir. Bu sergiden sonra dekonstrüktivizim akımı ile özdeşleştirilmiş birçok mimar bu kavrama mesafe koymuştur. Fakat bu terim genel olarak kabul görmüş ve bugünün mimarisinde yaygın kullanılan bir akım olarak kendine yer bulmuştur.Bu akıma önemli katkısı olmuş üçüncü olay da ABD’nin Ohio eyaletindeki Columbus şehrinde yer alan Peter Eisenman tarafından tasarlanmış Wexner Sanat Merkezi’nin, 1989 yılında tamamlanıp hizmete sunulmasıdır.

İnsanlık Anıtına Özgürlük Kısa Sürdü

Başbakan Erdoğan’ın “ucube” diye nitelendirdiği İnsanlık Anıtı yıkılacak. Heykeltıraş Mehmet Aksoy’un açtığı dava sonucu alınan yıkımı durdurma kararı Erzurum Bölge İdare Mahkemesi tarafından bozuldu.

Belediyenin aldığı yıkım kararına heykeltraş Aksoy itiraz etmiş, başvuruya Erzurum 1. İdare Mahkemesi’nden de olumlu yanıt gelmişti.
Mahkeme, “geri dönüşümü olmayan bir zararın doğmaması için” yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Ancak aynı mahkeme, Kars Belediye Başkanlığı’nın itirazı üzerine kararı bozdu. Anıtın yıkılması yönünde karar verdi.
Geçtiğimiz günlerde anıtın yıkılması için ihale yapılmıştı.

Filatelik taklit ve sahtekarlıklar

Filatelik taklit ve sahtekarlıklar deyimi Posta pulu görünümü verilmiş ama posta pulu olmayan etiketler için kullanılır, bunlar genellikle kandırmak ve dolandırmak amacı ile üretilirler. Gerçekleri ile taklit/sahte olanları ayırmak filatelinin uzmanlık isteyen bir dalıdır.

Saint Andrews Üniversitesi

Saint Andrews Üniversitesi (İngilizce: University of St Andrews) İskoçya’nın en eski ve İngilizce konuşulan ülkeler içinde en eski evrenkentlerden Oxford ve Cambridge`den sonraki üçüncü üniversitedir. Üniversite 1410-1413 yılları arasında kurulmuştur.
İskoçya’nın doğu sahili olan, kraliyet parlamenter ilçesi Saint Andrews, Fife’da yer almakta ve 100′ü aşkın ülkeden öğrencileriyi barındırmaktadır. Üniversitenin modern kütüphanesi ve birçok departmanı 16.000 nüfüslu ilçe merkezinde bulunmaktadır. Bu nüfusun yaklaşık 7.000′i üniversitenin öğrencilerinden oluşmaktadır. Üniversite Birlesik Krallik’daki en iyi uc üniversiteden biri durumundadir. Dunyaca taninmis olmasi yaninda akademik olarak dunyanin en iyi elli üniversitesinden biridir.
Üniversitenin degisik bolumlerinde dunyaca unlu akademisyenler bulunmakta olup, bircok Amerikan ve Avrupa üniversitesi ile baglantilari bulunmaktadir. Turk ogrenci sayisi cok cok azdir, bunun yani sira Amerikali ogrencilerin Birlesik Krallik’da en cok bulundugu üniversitedir.
Tarihinde unlu politikacilar, prensler ve prensesler, unlu akademisyenler, aktorler ve yazarlar yetistirmistir. Altiyuzuncu yas gunu kutlanmaya yavas yavas baslanmistir.


Mau Mau isyanı

Mau Mau isyanı ya da Mau Mau direnişi, 1952 ve 1960 yılları arasında Kenyalı direnişçilerin Britanya sömürgeci yönetimine karşı sürdürdüğü ayaklanma. İsyan askeri açıdan başarısız olmasına rağmen Kenya’nın bağımsızlık sürecini hızlandırdı.
Direnişçiler kendilerini Muingi (“Hareket”), Muigwithania (“Anlaşma”), Muma wa Uiguano (“Birlik Yemini”) veya Kikuyu Central Association (KCA) (Kikuyu Merkezi Topluluğu) olarak adlandırıyorlardı.
Britanya taraftarı kaynaklara göre isyanda ölen sivil Kenyalıların sayısı 11.503 cıvarındadır. Fakat diğer kaynaklarda gerçek sayının 20.000′i aştığı tahmin edilmektedir.

Pig Squeal Vokal

Pig Squeal Vokal genel olarak adından da anlaşılabileceği gibi domuz çığlığına benzer seslerdir. Pig Vokal olarakta bilinir. Inhale ve Exhale şekilde farklı yapılış yöntemleri vardır. Genel olarak Pigfuck Vokal ile karıştırılır. Pig Squeal Vokal ince fakat sert bir vokaldir. Domuz çığlığına benzer. Pigfuck Vokal ise domuz hırıltısı (Pig Growl) ya da domuz homurtusu (Pig Grunt) diye geçer. Domuz sesine benzer ve çok aşırı kalın ve çok aşırı derin bir vokal tarzıdır. Low Guttural Vokalin bir sonraki aşaması olarak da söylenebilir. Fakat Pig Squeal Vokal incedir fakat domuz sesine benzer. Örneklerine Brutal Death Metal, Slam Brutal Death Metal, Death/Grind, Teknik Death Metal, Grindcore, Goregrindda rastlanabilir. Brutal Death Metaldeki örnekleri Prostitute Disfigurement, Human Rejection gibi gruplarda rastlanabilir. Teknik Death Metalde Decaying Form grubunda rastlanabilir. Slam Brutal Death Metalde Sikfuk, Kretan gibi gruplarda görülebilir. Grindcore’da Insect Warfare grubunda görülebilir. Pig Squeal Vokalde okunan sözcükler genel olarak anlaşılamaz. Low Guttural Vokal ile benzerlikleri görülür.

Metilparaben

Metilparaben, genellikle antimikrobiyal koruyucu olarak kozmetikte, yiyecek imalatında ve farmasötik formülasyonlarda kullanılır. Yalnız olarak veya diğer parabenlerle ortak olarak kullanılabilir. Aynı zamanda diğer antimikrobiyal ajanlarla da kullanılabilir. Kozmetikte sıklıkla antimikrobiyal koruyucu olarak kullanılır.
Parabenler, maya ve küflere karşı çok etkili olmalarının yanında geniş bir pH aralığında, geniş spektrumlu antimikrobiyal aktivite gösterirler. Antimikrobiyal yararı %2-5lik propilen glikol eklenmesiyle artış gösterir. Parabenler zayıf çözünürlükte olmalarına karşın paraben tuzları, partiküler sodyum tuzu olarak formülasyonlarda sıklıkla kullanılırlar. Zayıf tamponlu formülasyonların pH’ını yükseltmesine rağmen, metil paraben propil paraben ile birlikte farklı parenteral farmasötik formülasyonlarda kullanılırlar.
Metil parabenler şeffaf kristalize veya beyaz kristal gibi toz halinde bulunurlar. Aynı zamanda küçük bir miktarda yanık tadı vardır. Metil paraben antimikrobiyal aktivitesini pH 4 -8 iken gösterir. Formülünündeki fenolatın eksi yükü sayesinde artan pH ile koruyucu etkisi azalmaktadır. Bakterilerde daha etkilidirler ve gram pozitif bakterilerde gram negatiflere göre daha etkilidirler. Çözünürlükleri ise 1 kısmı 400 k suda, 1 kısmı 5 k propilen glikolde çözünür. Oral solüsyonlarda 1 seferde alınması gereken konsantrasyon %0.015 -0.2 arasındadır.

Tetbeş

Tetbeş (fr. tête-bêche, türkçesi kafa ve kuyruk), bir pulun diğerine göre ters basıldığını gösteren filatelik bir terimdir. Bütün çift pullarda olduğu gibi tetbeş bir çiftte “yatay çift” veya “düşey çift” olarak görülebilir. Üçgen şeklindeki pullarda gerçekten kafalar ile kuyruklar birbirlerinin yanında olur.

Tetbeş pullar nadiren bir hata veya arıza sonucu oluşursa da genel olarak pul koleksiyoncuları için özel olarak üretilir.
Karne pullarının basımı sırasında karne yapraklar büyük bir kâğıt üzerinde yanyana basıldığı için tetbeş çiftler oluşturabilirler. Normal olarak büyük kâğıt üzerindeki karne yaprakları kesildiği zaman pullar normal durumlarına gelirler, ancak kesim sırasında bir hata yapılırsa oluşan tetbeş çiftler postanelere ulaşıp satışa sunulabilir. Dört karne yaprağı olarak kesilmesi gerekirken hata sonucu dört tetbeş çift oluşturacak şekilde kesilen 5d “Machin” pullar 1970 yılında satışa çıkmış ve “Royal Mail Stamp Advisory Committee” üyesi tarafından sergilenmiştir

Ağaçlar Çağı

J. R. R. Tolkien’in hayalî Orta Dünya evreninde ‘’Ağaçlar Çağı’’, Arda’nın üç büyük tarihi döneminden ikincisidir. Lambalar Çağı’ndan sonra Güneş Yılları’ndan öncedir. Bu tarihi dönem, Birinci Çağ’ın başlangıcı da dahil olmak üzere birkaç çağı içine alır.
İki Lamba’nın yok edilişi ve Almaren krallığının sona ermesi ile Valar, Orta Dünya’dan ayrıldı ve Aman kıtasına yerleşti. Burada ikinci krallıkları Valinor’u kurdular. Yavanna burada İki Ağaç’ı büyüttü. Birisine ‘’Telperion’’ (gümüş ağaç), diğerine ‘’Laurelin’’ (altın ağaç) adını verdi. Ağaçlar sadece Aman’ı aydınlattı ve Orta Dünya karanlık bir döneme girdi.
Ağaçlar Çağı, Valinor’da iki döneme ayrılır. İlk on çağa Mutluluk Yılları denildi, Valinor’a barış ve refah hakim oldu. Manwë, Yavanna ve Aulë tarafından kartallar, entler ve cüceler yaratıldı, fakat Elflerin Uyanışı’na kadar beklemek üzere uykuya yatırıldılar.
Pek çok karanlık dönemin ardından Gökyüzünün Efendisi Varda, Vaların Gümüş Ağacından aldığı çiy taneleri ile gökyüzünü katederek Orta Dünya üzerinde parlayan yıldızlara yeniden ışık verdi; böylece yıldızlar kadife gece içinde yeniden göz alıcı bir parlaklığa kavuştular. Melkor’un yaratıkları ışığa o kadar yabancıydı ki, yıldız ışığı huzmeleri karanlık ruhlarını delip geçtiğinde acı ile bağırdılar. Korkuyla kaçıp saklandılar.
Fakat her şeyden önce, yıldızlara yeniden ışık verilmesi, Elflerin Uyanışı’nı simgelemektedir. Çünkü Orta Dünya üzerinde yıldızlar parladığında Elfler, gözlerinde yıldız ışığı ile uyandılar ve bu sihirli ışığın izleri hep üstlerinde kaldı. Uyandıkları yer, Orocarni’nin (Kızıl Dağlar’ın) eteğindeki iç deniz Helcar’ın kıyılarındaki Cuiviénen idi.
Elflerin Uyanışı’ndan sonra iki başka ırkın da uyanmasına izin verildi: Demirci Aulë tarafından yaratılan cüceler ile Aulë’nin eşi Yavanna tarafından yaratılan entler.
Melkor, Cuiviénen’de uyanan elflere Valar’dan önce ulaştı ve bir kısmını kandırarak peşine taktı ve kuzeydeki kalesi Utumno’nun kuyularında kendine itaat edecek ırklar yarattı. Bunlar orklar ve troller idi ve eline düşen elfler ve entlerden işkence ile dönüştürülmüş akıllı ırklardı.
Süvari Oromë, Eflerin Uyanışı’nı keşfettiğinde ve Valar Melkor’un onlara yaptığı kötülükleri öğrendiğinde, Valar bir savaş kurulu topladı. Valar ve -onlara hizmet eden- Maiar Orta Dünya’ya gelerek, Melkor’a savaş açtılar.
Bu büyük savaştan Valar galip çıktı ve Melkor’un kötü orduları bertaraf edildi, Melkor’un kalesi Utumno’nun etrafını koruyan Demir Dağlar’da gedik açıldı ve Utumno yıkıldı. Melkor’un Orta Dünya üzerindeki en nüfuzlu dönemi sona erdi. Zincirlenerek götürüldüğü Valinor’da çağlar boyunca tutsak edildi.
Arda Barışı olarak bilinen bu dönemde aynı zamanda Büyük Yolculuk yani elflerin Arda’nın batı ucundaki[1] Ölümsüz Topraklar’a yaptığı kitlesel göç gerçekleşti. Bu dönem genel olarak hem Orta Dünya’daki hem de Ölümsüz Topraklardaki elfler için mutluluk ve barış dolu yıllardı.
Büyük Yolculuk’u tamamlayarak Eldamar’a yerleşen Yüksek Elfler Tirion, Alqualondë ve Avallónë adı verilen muhteşem şehirleri inşa ettiler. Fakat pek çok elf de, Orta Dünya topraklarına olan sevgi ve bağlılıkları nedeniyle burada kalmayı tercih etti. Bunlar ölümlü topraklarda krallıklarını kurarak mutluluk ve barış içinde yaşadılar.
Yıldızların Çağları’nda, Orta Dünyanın kuzeybatısında bulunan Beleriand’da büyük bir elf krallığı kurulmuştu. Bunlar Kral Thingol ile Kraliçe Maia Melian’ı izleyen Sindar elfleriydi. Gri Elfler (Sindarin) olarak biliniyorlardı ve krallıkları uçsuz bucaksız Doriath ormanıydı. Başkentleri Bin Mağaralı Menegroth idi ve kalelerinin mağara ve galerileri, Orta Dünyanın harikalarından biriydi. Menegroth yeraltında taşlardan oluşmuş bir kayın ağacı ormanına benzeyecek şekilde dahiyane bir biçimde oyularak inşa edildi. Ağaçlar, kuşlar ve hayvanların tamamı taştan oyulmuş ve büyük odalar gümüş fıskiyeler ile doldurulmuş ve kristal lambalar ile aydınlatılmıştı.
Sindar Efendileri, Beleriand’ın Efendileri ve Yıldızların Çağları’nda Orta Dünya’da yaşayan Elfler içinde en güçlü olanlar olarak ünlendi. Müttefikleri, Falas’daki Deniz Elfleri (Teleri), Ossiriand’daki Yeşil Elfler (Laiquendi) ve Mavi Dağlar’daki Nogrod’da ve Belegost’ta yaşayan cücelerdi.
Nogrod ve Belegost cüce şehirleri, Yıldızların Çağları döneminde Beleriand Elfleri ile yürüttükleri ticaret sayesinde kalkındı. Taş oyma ustaları Mavi Dağlar’ın altında değerli metaller bulmak için geniş mağaralar açtılar ve taş işçiliğinde şöhret sahibi oldular. Menegrtoth’un geniş salon ve odalarını oymak üzere elfler tarafından görevlendirildiler. Orta Dünya’nın en usta demircileri olarak kabul edilen Nogrod Cüceleri, en iyi çelik kılıçlar ve mızraklar yaparken, Belegost Cüceleri ejderhalara dayanıklı zincir zırh yapımında ustalaştılar.
Belerian Elflerinin müttefikleri bir dereceye kadar, doğuya Eriador’un geniş ilk çağ ormanlarına kadar da uzanmaktaydı. Çünkü burada Yıldızların Çağları boyunca, Ağaçların Çobanları olarak bilinen dev ent ırkı ve Beleriand’ın Sindar (Silvan) Elfleri ile dostluk içindeydiler.
Eriador’un ardında, Dumanlı Dağlar’da, cüce krallıklarının en görkemlisi Khazad-dûm bulunuyordu. Yıldızların Çağlarında bu krallık da zenginleşerek, dağların altındaki salonlarını büyüttüler. Khazad-dûm Cüceleri, Beleriand’ın tarihinde ve kaderinde önemli bir rol oynamadılar.
On bin ölümlü yılı süren Yıldızların Çağları, keşif ve merak, zafer ve sihir çağları oldu. Fakat tüm bunlar, Melkor’un Valinor’daki tutsaklığının bitmesi ile başlayacak olan bir dizi facia ile sona erecekti. Melkor bir süre pişman numarası yaparak Vaları tatmin etti. Fakat, Melkor karanlık planlarını kurmaya devam etti ve gerçekleştirmek için fırsat kolladı. Vaların bir şölen gününde Valinor’daki İki Ağaç gözlerden uzk kalmıştı. Melkor, bu şölenin olacağını önceden bildiği için planını harekete geçirdi. Aman’ın güneyindeki karanlık diyar Avathar’da yaşayan karanlık yaratık -örümcek bedenli- Ungoliant’ı ikna ederek İki Ağaç’ı zehirlemesini sağladı. Daha sonra, Fëanor’un babası Finwë’yi katlederek, Finwë’nin yanında bulunan Silmarilleri çaldı ve Ungoliant ile beraber Orta Dünya’ya kaçtı. Demir Dağlar’da eski kalesi Utumno’nun yakınında yeni kalesi Angband’ı inşa etti ve binyıllar boyunca bu kalede hükmünü korudu.

Gömülü Linux

Gömülü Linux Linux işletim sisteminin cep telefonları, PDA’ler, elde taşınabilir medya oynatıcılar ve diğer tüketici elektroniği cihazları gibi gömülü sistemlerde kullanılan adıdır.
Geçmişte gömülü sistemler için yapılan yazılımlar doğrudan assembler’da yazılarak geliştiriliyordu. Geliştiriciler tüm donanım sürücülerini ve arayüzlerini baştan geliştirmek zorundaydı. Daha sonraki uygulamalarda, küçük bir ücretsiz yazılım seti ile desteklenmiş Linux kernel’in gömülü cihazların sınırlı donanım alanlarına sığdırılabildiği çalışmalar gerçekleştirilmişti. Tipik bir gömülü Linux dağıtımı 2 MB alan üzerinde yer kaplamaktadır. Diğer gömülü işletim sistemleri; VxWorks, QNX, LynxOS, Windows CE, Windows NT Embedded, Palm OS.
Gömülü Linux’un diğer gömülü işletim sistemlerine olan avantajları;
Açık kaynak olması
Genellikle ücretsiz olması ve kurulum başına lisans bedeli talep etmemesi
Olgun ve kararlı olması (10 yıldan fazla bir süredir pek çok cihazın içinde kullanılmakta)
İyi desteklenmesi

Gömülü Linux Birliği

IBM, Intel, LynuxWorks, Motorola, Panasonic, Samsung, Sharp, Siemens ve Sony gibi firmaların katılımıyla oluşan Gömülü Linux Birliği (ELC http://www.embedded-linux.org/ ), 15 Temmuz 2003 tarihinde San Francisco’da, ürün geliştiricileri, kullanıcı arayüzü tasarımcıları ve gömülü Linux uygulamaları için gerçek zamanlı performans çalışmaları yapan tasarımcılara yardım edecek bir yönergeler dizisinin hazırlanması amacı ile standartlaşma etkinliklerinin yeni bir evresinin başlatıldığı duyuruldu. Standardın amacı, küresel olarak kabul edilen, test uygulamaları sunacak ve pazarlamayı iyileştirecek, marka oluşturacak bir platformun yaratılmasıydı. 2002 yılında ELC, Embedded Linux Consortium Platform Specification (ELCPS) isimli standardını tanıttı.

2005 yılında OSDL bünyesine katılan bu yapılanma, 21 Ocak 2007 tarihinde, aralarında Fujitsu, Intel, AMD, IBM, Oracle, Hitachi, Cisco, Motorola, Siemens, Sun Microsystems, Google, Nokia, Dell ve Toshiba gibi 60 kadar dev firmanın bir araya gelerek oluşturduğu Linux Foundation’a ile birleşti.

Linux üstünde çalışan mobil telefonlar

E28 E2800

Motorola A760, A768, A780, E680, A1200

Panasonic P901i

NEC N901ic

Samsung SCH-i519

Telepong

Wildseed

Üzerinde Linux olan mobil telefonlar

Road S101

Linux Smartphone Referansı

Linux çalıştıran tek kart bilgisayarlar

Gumstix – Intel XScale işlemcili (200MHz ve 400MHz).

ECB AT91 – ARM9 işlemcili (180MHz).

Omniflash – ARM9 işlemcili (200MHz).

Folik asit

Folik asit (Folat-polisin, C19H19N7O6): B grubundan bir vitamindir(B 9). Yeşil yapraklarda yaygın olarak bulunduğundan bu ad verilmiştir. Çünkü Latincede folum yaprak manasındadır. Mitchell ve arkadaşları bu vitamini , 1941 yılında ıspanak yapraklarında keşfettiler.

Özellikleri

Kimyaca adı pteroil glutamik asit (PGA)tır. Çünkü “pteridin”, “PABA” ve “glutamik asit” bileşiminden oluşmuştur. Bc faktörü de denir. Bu madde suda mızrak şeklinde kristallenen portakal sarısı renginde bir katıdır ısıtılmakla erimez, fakat 250 °C’de esmerleşerek bozunur. Serbest asit halinde az, fakat sodyum tuzu halinde suda çok çözünür. Bazik ve nötr çözeltilerinde ısıya pek dayanıklı değildir.

Eksikliği

Eksikliği sonucu megaloblastik kansızlık meydana getirir. Tropikal bölgelerde çok rastlanır. Bu eksikliğin başlıca sebebi protein-kalori eksikliğine dayanmaktadır. Normal beslenen insanlarda ancak sindirim bozukluğunda ve gebelikte görülebilir. Sarada kullanılan ilaçlar verilirken de bu vitaminin verilmesi gerekir. Bazı antibiyotikler (mesela Trimetoprim + Sulfamid kombinonyonları) bu vitamini yok edebilmektedir. Bira, şarap, rakı vs. fazla içen kimselerde bu vitamin eksikliği oldukça sık görülmektedir.

Sindirimi

Bu vitamin, ince barsak epitelinde bulunan bir karbonksipeptidaz enziminin yardımıyla, besinlerde bulunan poliglutamil şeklindeki folatlar parçalanarak serbest folat şeklinde ince barsakların üst kısımlarından emilir. Bu arada bazı değişikliğe uğrayarak kanda metil tetrahidrofolat şeklinde bulunur. Karaciğerde de bu şekilde depo edilir. Bu depo 5 mg kadardır. Barsakta da ayrıca bir miktar üretilir. Bir karbon atomlu köklerin, moleküller arasındaki geçişlerinde önemli rol oynar. Bazı amino asitlerden aldığı köklerin pürin ve pirimidin sentezinde kullanılır. DNA’nın sentezinde vazife alır. Bu vazifeyi yapabilmesi için bu vitaminin 5,10- metiltetrahidrofolat halinde olması gerekir. Bu geçiş ise B12 yokluğunda mümkün olmaz. Buna göre megaloblastik kansızlığa, B12′nin, dolaylı olarak tesiri vardır.
Folik asit, megaloblastik kansızlığın tedavisinde günde 5-10 mg vererek kullanılır. Tedaviye demir de katmak gereklidir. Çocuklara koruyucu olarak 0,5 mg bu vitaminden verenler vardır. Keçi sütü bu vitamin bakımından fakirdir. Bu sütle beslenen çocuklara bu vitamin de ilave edilmelidir. Sara hastalarına bu vitaminin B12 ile birlikte gerektiği zaman verilmesi uygun olur.
Günlük ihtiyaç ve kaynakları
Bu vitaminden günlük olarak serbest folat üzerinden 200, toplam folat üzerinden ise 300 mikrograma ihtiyaç vardır. Günde 100 mikrogram olanlarda bile eksiklik görülmemektedir. Gebelikte ihtiyaç % 50 kadar artar. Bu vitamin nebati ve hayvani gıdaların bir çoğunda bulunur.

Serbest stil yüzme

Serbest yüzme stili, yüzücünün kulaçlarla ve ayak vuruşlarıyla yüzdüğü bir stildir. Ayak vuruşları yüzücüye ancak %10 civarında hız kazandırmakta, büyük hız kulaçlardan alınmaktadır. Yüzülen en hızlı stildir. İsteğe bağlı olarak 3, 5, 6, 9,10 kulaç ile yüzülebilir. Kulaç sıklığıyla beraber vücudun su içerisindeki uyumu da önemlidir.
Serbest yüzme suyun üzerine çift kol vuruşuyla, birbirinden farklı şekilde yapılır. Bacak hareketleri devamlıdır. Bu yüzden serbest yüzme en hızlı olanıdır. Genelde 3 kolda bir nefes alınır. Ama isteğe bağlı olarak her kolda bir nefes alınabilir. Nefes, yüzerken başın yana döndürülmesi suretiyle alınır. Serbest stilde kulaç en uzak noktaya uzanarak atılır, parmak uçları havuzun karşı duvarını gösterecek şekilde uzatılır ve kulaç karnın altından çekerek kalçanın sonuna kadar çekilir, sonraki hareketler devamlıdır.
Serbest stil, dört müsabaka stili içinde en hızlı olanıdır. Çekiş mekaniği, bir sağ-bir sol kol çekişi ve değişken sayıda yapılabilecek ayak vuruşundan oluşmaktadır. Serbest yüzmeyi anlatmak için bu bölümde aşağıdaki başlıklar kullanılmıştır.
1. Kol çekişi 2. Çekiş şekilleri 3. Ayak vuruşu 4. Kollar ve bacakların zamanlaması 5. Vücut pozisyonu ue nefes alma-verme 6. Kol ve vücut hızı için şekiller 7. Genel hatalar 8. Driller 9. Nefes alma şekilleri

Klasik Türk müziği

Klasik Türk müziği, makamlı bir Türk müzik türüdür.Klasik Türk Müziği, klasik Batı müziği ve Hint müziği ile beraber dünya üzerinde süreklilik ve gelenek oluşturma bakımından mevcut üç klasik müzikten birisi olarak kabul edilir. Bu terimdeki “Türk” ve “klasik” kelimeleri, Cumhuriyet döneminde Osmanlı Devleti’nden süregelen müziğe karşı Batı müziği taraftarlarınca ileri sürülen bazı iddialara cevap vermek için türetilmiştir. Bu iddialardan en önemlisi Osmanlı müziğinin Türklerin değil, Bizans ve İran müziği kaynaklı olduğuna dair olan tezdir. Hüseyin Sadettin Arel ve Rauf Yekta gibi Batılı müzik çevrelerince de saygın görülen kimi müzikologlar, bu iddiaları belge ve bilgilerle çürütmüşlerdir.

Türkiye’de Batı klasik müziği eğitimi almış ve bu müziği icra eden kimi çevreler, “evrensel” ve “ileri” kabul ettikleri çoksesli Batı müziğine karşı, teksesli geleneksel müziği ideolojik bir yaklaşımla “geri” ve “çağdışı” gibi sıfatlarla anabilmektedir. Cumhuriyet döneminde bu müzik geleneği genellikle gözardı edilmiş, hatta 1929 yılında 10 ay süreyle devlet radyosunda çalınması yasaklanmıştır. Bu ideolojik yaklaşımın bir sonucu olarak Klasik Türk müziğini modern yöntemlerle öğreten konservatuarlar ancak 1970′lerde kurulabilmiştir.
Klasik Türk müziğinin adlandırılması konusunda görüş ayrılıkları vardır. Osmanlı döneminde bu müziğe sadece “musıkî” denmekteydi. Nitekim bu geleneksel müziği, Cinuçen Tanrıkorur gibi “Osmanlı Müziği” olarak adlandıranlar olduğu gibi, ona “Geleneksel Türk Müziği” adını verenler de vardır.

Runge teoremi

Karmaşık analizde Runge yaklaşım teoremi olarak da bilinen Runge teoremi 1885 yılında Alman matematikçi Carl Runge tarafından kanıtlanmış bir sonuçtur. Teorem, Runge’ye ithafen isimlendirilmiştir ve şunu ifade etmektedir:
K karmaşık sayılar kümesi  nin tıkız bir altkümesiyse, A kümesinin içinde  nin sınırlı bağlantılı bileşenlerinin her birinden en az bir karmaşık sayı bulunuyorsa ve f fonksiyonu K üzerinde holomorfsa, o zaman kutupları A içinde olan rasyonel fonksiyonlardan oluşan bir (rn) dizisi vardır öyle ki bu (rn) dizisi f ‘ye K üzerinde düzgün bir şekilde yakınsar.
A kümesinin herhangi bir noktası, bu (rn) dizisini oluşturan rasyonel fonksiyonların kutup noktası olmak zorunda değildir. Burada bilinen ise şudur: (rn) dizisindeki rasyonel fonksiyonların kutupları varsa, o zaman bunlar A nın içindedir.
Bu teoremi güçlü kılan şeylerden birisi de teoremdeki A kümesinin istenilen bir şekilde seçilebilmesidir. Başka bir deyişle,  nin sınırlı bağlantılı bileşenlerinden istenilen şekilde karmaşık sayılar seçilebilir. O zaman, teorem sadece bu seçilen sayılarda kutupları olan bir rasyonel fonksiyon dizisinin varlığını garanti eder.
nin bağlantılı küme olduğu özel durumda, teoremdeki A kümesi açık bir şekilde boş olacaktır. Kutup noktaları olmayan rasyonel fonksiyonlar aslında polinomlardan başka bir şey olmadığı için, teoremin şu sonucu elde edilecektir: Eğer K,  nin tıkız bir altkümesiyse,  bağlantılı bir kümeyse ve f fonksiyonu K üzerinde holomorfsa, o zaman f ‘ye K üzerinde düzgün bir şekilde yakınsayan bir polinom dizisi (pn) vardır.
Bu teoremin biraz daha genelleştirilmiş hali ise A kümesi Riemann küresinin, yani ∪{∞} un, altkümesiyse ve ayrıca A nın (şimdi ∞’u da kapsayan) K kümesinin sınırsız bağlantılı bileşeninle kesişimi varsa elde edilir. Yani, üstte verilen formülasyonda rasyonel fonksiyonların sonsuzda kutupları var olabilirken, daha genel durumdaki formülasyonda, kutup K nin sınırsız bağlantılı bileşenindeki herhangi bir yerde seçilebilir.

Psikotrop madde

Psikotrop madde ya da psikoaktif madde, asıl olarak merkezi sinir sisteminde etkisini gösteren ve beynin işlevlerini değiştirerek algıda, ruh hâlinde, bilinçlilikte ve davranışta geçici değişikliklere neden olan kimyasal maddelerdir. Bu ilaçlar eğlence amaçlı olarak bilerek bilinç düzeyini değiştirmek, entojen olarak ritüel ve spiritüel amaçlı, zihni incelemek amaçlı ya da tedavi amaçlı ilaç olarak kullanılabilir.
Psikotrop maddeler bilinç düzeyinde ve ruh hâlinde, kullanıcının zevkli bulacağı (örn. öfori) ya da farkındalığı artıracağı değişiklikler yaratabileceğinden birçok psikotrop madde risklerine ve olumsuz sonuçlarına rağmen aşırı derecede kullanılmaktadır. Bazı maddelerin sürekli kullanılması nedeniyle fiziksel bağımlılık oluşabilir. Bu bağımlılıktan kurtulmak için psikoterapi, destek grupları ve hatta diğer psikotrop maddelerin kullanımını içeren bir dizi rehabilitasyon gerekir.
Bu aşırı kullanma ve bağımlılık potansiyeli nedeniyle ilaç kullanımının etiği süregelen bir felsefi tartışma konusudur. Dünya üzerinde birçok hükümet ilaç üretimi ve satışları üzerine sınırlamalar getirerek aşırı kullanma ve bağımlılığı azaltmaya çalışmaktadır.
Psikotrop maddelerin kullanımı
Psikotrop maddeler insanlar tarafından yasal ve yasadışı farklı nedenler için kullanılmaktadır.
Anestezi
Genel anestezikler hastalarda ağrı ve diğer duyuları engellemek için kullanılan psikotrop ilaçlardır. Anesteziklerin çoğu bilinç kaybına neden olur bu da hastaların fiziksel ağrı duymadan ya da duygusal travma geçirmeden cerrahi müdahaleler gibi tıbbi prosedürlere dayanmalarını sağlar.
Ağrı kesiciler
Ağrı sorunlarına karşı psikotrop ilaçlar kullanılmaktadır. Ağrı duyusu vücutta yeralan nörokimyasallardan endorfinler tarafından düzenlenir ve ağrı ile başa çıkabilmek için sinir sistemi iletimi üzerinde etki eden psikotrop maddeler kullanılır. Bu ilaçlar arasında morfin ve kodein gibi narkotikler ve aspirin ile ibuprofein gibi non steroidal antienflamatuar ilaçlar bulunur.
Psikiyatrik ilaçlar
Psikiyatrik ilaçlar altı ana sınıfa ayrılır:
Antidepresanlar, klinik depresyon, distimi, anksiyete gibi çeşitli bozukluklarda kullanılır.
Stimulanlar, dikkat eksikliği bozukluğu, narkolepsi ve anoreksi gibi bozukluklarda kullanılır.
Antipsikotikler, şizofreni ve mani gibi psikozlarda kullanılır.
Karakter dengeleyicileri, bipolar bozukluk gibi durumlarda kullanılır
Anksiyolitikler, anksiyete bozukluklarında kullanılır.
Depresanlar, hipnotik, sedatif ve anestezik olarak kullanılır.
Eğlence için kullanılan ilaçlar
Algıda ve ruh hâlinde değişiklik yaratması sebebiyle eğlenci amaçlı olarak kullanılan psikotrop ilaçlar şunlardır:
Stimulanlar merkezî sinir sisteminin etkisini artırır, öfori ve doping etkisi yapar.
Halusinojenler, algısal ve bilişsel saptırmalara yol açar.
Hipnotikler, sarhoşluğa yol açar.
Analjezikler, öfori yaratır.
İnhalanlar, gaz aerosol ya da solvent şeklinde olan ve uyuşturucu etkisi bulunan buharların solunmasıyla kullanılan maddeler.
Örnekler arasında kafein, alkol, kokain, LSD ve kenevir bulunur.
Ritüel ve spritüel kullanım
Bazı psikotrop maddeler, özellikle de halüsinojenler tarih öncesi dönemlerden beri dinsel amaçlar için kullanılmıştır. Amerika yerlileri meskalin içeren peyote kaktüsünü 5.700 yıldır dinsel törenler için kullanmaktadır. [5] Müsimol içeren ” Amanita muscaria ” mantarı tarih öncesi Avrupa’da ritüel amaçlı kullanılmıştır.

RCI

RCI (Resort Condominiums International), dünya çapında yapılan devre tatil organizasyonudur. 1974 yılından bu yana büyüyerek hizmet vermeye devam etmektedir. RCI bugün dünya çapında üç milyondan fazla üyesine hizmet vermektedir. Sisteme dahil olan kişi, dünya üzerinde RCI üyesi yerlerde cuzi ücretler karşılığında, dünyada seçeceği herhangi bir yerde tatil yapma şansına sahip olur. Üye olunan yerle beraber sisteme de üye olunur. Devre mülk değildir; devre tatil değişim sistemidir. Sisteme bir tesis aracılığıyla üye olunur ve bu üyelik sayesinde tatillerinin sahibi olurlar. Bir kiralama sistemi değildir. Dünyadan 90′dan fazla ülkede değişim yapılır. Sistem dahilinde 5000′den fazla tesis bulunmaktadır. Bu tesislerden herhangi birini değişim sistemi içerisinde diledikleri zaman kullanabilme hakkına sahip olmuş olurlar. Üyeler için tatil stillerine ve tarzlarına uygun çeşitli tesis seçenekleri bulunmaktadır. En çok tercih edilen, kaliteli tesisler arasından tercihlerini kullanabilirler. Dünya çapında özgürce tatil yapabilme ayrıcalığına sahip olurlar. Ayrıca RCI üyeleri özel bir RCI Travel (seyahat) kartı edinirler bu kart sayesinde bir çok uçak hava alanı ücreti araç kiralama ve bir çok otelden %50 ye varan indirimlerden yararlanır. Ayrıca Bazı anlaşmalı otellerin RCI sistemi sayesinde dil kursları ve dünya turlarına çıkabilme avantajları vardır. RCI devre değişim sistemi ile 140 ülkede 4600 tesisten yararlanılabiliyor ve bu tesislerin 57 tanesi türkiye’de. Özellikle dikkat edilmesi gereken bazı noktalar ise RCI üyeliği olmayan tatil köyleri ve otellerden üyelik yapılmamasıdır RCI sistemine üye olabilecek otel tatil köyü ve tesislerin bir çok donanıma hizmete ve kapasiteye sahip olması gerekmektedir. RCI sistemine üye olan tesislerin dedeman, sheraton, hilton, grand of sun gibi tesis kapasitesi ve aktivite olanakları maksimum seviyede olan kalite politikası ve vizyon sahibi olan tesislerdir. Detaylı bilgi için www.rcı.com RCI’ın yasal internet adresinden öğrenebilirsiniz.
Kurumsal yapı
RCI CEO’su ve başkanı Geoffrey A. Ballotti. RCI şirket merkezinin bulunduğu yer Parsippany, New Jersey. Kuzey Amerika üyelik ofisi bulunan Indianapolis, Indiana ve Avrupa üyelik ofisi bulunan Ketteringofis etrafında dünya hizmet, birkaç uydu İngiltere, (yani Saint John, Mexico City, Cork, İrlanda, Manila, Filipinler , Bangalore, Hindistan, Singapur , Singapur, Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri, Montevideo, Uruguayvb) Şu anda da devre piyasada rakiplerin RCI en büyük ve Interval International [2] ve Trading Places Uluslararası [3]. Temmuz 2007′de, RCI Holiday Cottages Grubu, Wyndham Worldwide bağlı ortaklıkları başka bir ile birleştirildi. Iki hala kendi adlarını korumak istiyorsunuz ama ana adı GroupRCI altında çalışırlar.
İş modeli
Devre Değişim genellikle Devremülk Satış ile karıştırılır. RCI devre değişim işletme bulunmaktadır. Geliştirmek almaz veya Timeshares satmak. bir RCI-bağlı geliştirici bir devre satın müşteriler RCI bir ücretli üye olmak için seçeneğiniz vardır. Bu üyelik diğer üyeleri ile (takas) onların Devremülk döviz onları hakkı tanır. RCI kolaylaştırır ve döviz yerine getirmektedir. RCI geliştirmek olmasa veya timehares satmak, bu Noktaları Program RCI bağlı tatil ağda kullanmak için satış yapıyor. RCI satıyor Noktaları programlar hakkında daha fazla bilgi için şirketin web sitesinde bulunabilir. Ayrıca Wyndham Worldwide, RCI ana şirketi gelişir ve satmak RCI’s çare dizinde listelenen ABD etrafında çeşitli merkezlerinden olan Timeshares.

Demir Baba Tekkesi

Demir Baba Tekkesi, Bulgaristan’ın Razgrad ili Kemallar ilçesindende bulunmaktadır. Hasan Demir Baba Pehlivan 500 yıl önce Deliorman’da yaşamış bir Bektaşi babasıdır birçok keramette bulunduğu anlatılır. Demir Baba’nın adına yaptırılan tekke 19. yüzyılın başlarında Rusçuk Paşası Pehlivan Baba tarafından tamir edilmiş,Macar bilim adamı Feliks Kanits’e göre, Demir Baba türbesi 1490 yılında yapılmış. Tarihçi Babinger onun Ali Dede adında bir Horasanlı’nın oğlu olduğunu belirtiyor. Zamanla gelip Kemallar(İsperih) bölgesinde Kuvançiler köyüne yerleşmiş. Dağlık ve ormanlık yerde yer alan tekke, Türk–İslam kültürünün tüm motiflerine sahip. Sağ tarafında adak kurbanı kesmek için özel yer vardır. Ufak bir havuz mevcut. Senenin 12 ay’ı da, suyun derecesi aynıdır.

Pehlivan Demir Hasan Türbesi, bugün de, Bulgaristan’ın Razgrad ilinin Kemaller ilçesinin Mumcular köyünde, Bulgaristan Türkleri tarafından en çok ziyaret edilen yerlerden biridir.
Demir Baba Tekkesi’nin bulunduğu Deliorman, Osmanlı’nın Rumeli Eyaleti olan Bulgaristan’ın Kuzeydoğu kesiminde, Rusçuk ile Varna arasında bir bölgedir. Kuzeyi’nde Tuna nehri, batısında Razgrad, güneyinde Şumnu, Yeni pazar ve Pravadi kasabaları, doğusunda Dobruca havalisi bulunmaktadır.
Dobruca Havalisinin Toprağı verimlidir. Bölgede balta girmedik ormanlar vardır. Pehlivanlar, bu ormanların havası ve suyuyla yetişmektedir. Bölge ismini bu ormanlardan almıştır. Buraya Ağaç Denizi de denirdi. Resmi kayıtlardaysa Divane (Deli) Orman diye geçerdi. Deliorman ahalisi, hemen hemen tamamen Türk’tü. Arada çok seyrek de olsa Bulgar köyleri vardı. Birçok köylerde, yalnızca birer hane Bulgar dükkâncı bulunurdu. Deliorman’daki Türkler, dükkâncılık yapmazdı. “Sen terazi tutma da kim tutarsa tutsun” derlerdi.” Bu kul hakkından çok korkmalarından ileri gelirdi. Türkler, vaktiyle Anadolu’nun muhtelif yerlerinden hicret ettiri-lerek buralara yerleştirilmişlerdir. Bu bakımdan, birbirlerine komşu köylerin, hatta bir köyün mahallelerinin konuşmalarında telaffuz, şive ve ağız farklılıkları görülürdü. Ayrıca, Kuzey Karadeniz üzerinden gelen Peçenek ve Kuman Türklerinin soyundan gelen Türkler de vardı. Deliorman’ın havası dillere destan olmuştur. Büyük pehlivanların hep buradan yetişmesi bir tesadüf değildir. Bunda, Deliorman’ın havasının ve vaktiyle kuvvetli ve seçilmiş adamların serhad bekçisi, akıncı olarak buraya yerleştirilmesinin etkisi büyüktür. 1895-98 yılları arasıda Avrupa ve Amerika’da sırtı yere gelmeyen KocaYusuf, Aliço, Kavasoğlu, Şamdancıbaşı, Hergeleci İbrahim, Kazıkçı Karabekir, Kara Ahmet, Katrancı Mehmet, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Tevfik Ali Pehlivan, Selim Pehlivan, Koç Mehmed Pehlivan, Madaralı Ahmed, Kızılcıklı Mahmud Pehlivan, hep Deliorman ve çevresindendi. Demir Baba Tekkesi’nde (Spor Akademisi’nde), Evliya Çelebi zamanında, 1600′lü yıllarda 150′den fazla pehlivan barını-yormuş. Tekke, Razgrad’a iki saatlik mesafede, Kemaller kazasının Mumcular köyünün batısındaydı. Deliorman’ın göbe-ğinde, tabiatın çok güzel bir köşesinde, yeşil orman içinde, su kenarına kurulmuştu. Civardaki orman, meşe, gürgen, ıhlamur, karaağaç, dişbudak, fındık, kızılcık başta olmak üzere her çeşit ağaçlarla kaplıydı. Tekkenin alt kısmında dere vardı. Derenin iki tarafında düz bir saha uzanıyordu. Etraf tamamen ormanlıktı. Derenin kuzey tarafında, misafirhane vardı. Mutfak da buradaydı. Getirilen adak kurbanları burada kesilip, başta güreş talebeleri olmak üzere fakirlere dağıtılırdı. Osmanlılar zamanında, Demir Baba Tekkesi’nin ve bu tekkenin kurucusu Pehlivan Demir Hasan Baba’nın türbesinin, ziyaretçisi hiç eksik olmazdı. Demir Baba Pehlivanlar Tekkesi’ni (Spor Akademisi) kuran Pehlivan Demir Hasan’ın türbesi, derenin güneyinde, dağın eteğindeydi. Türbe, kubbeliydi, içinde Demir Pehlivan’ın sandukası vardı. Osmanlı’nın son zamanında, Babanın pirinçten mamul demir ayakkabıları, kılıcı, sancağı, büyük çakısı, türbenin içindeydi ve ziyaretçilerin çok büyük ilgisini çekmekteydi. Bunlar, Demir Baba etrafındaki efsanelere nicelerinin ilave edilmesine sebep olmaktaydı. Türbenin önünde soğuk bir pınar vardı. Su taştan çıkıyordu. Rivayete göre, Demir Baba, elini taşa sokmuş, parmağının deldiği yerden su fışkırmış. Yamacın hemen yukarısında bir hacet taşı vardır, içi deliktir, ondan geçerlerdi. Taşlarda, Baba’nın ve av köpeğinin ayak izleri vardı. Türbenin önünde, birkaç kişinin zor kaldıracağı ağırlıkta bir taş vardı ki, bunun Demir Baba’nın fındık kırma taşı olduğu, söylenmekteydi.. Bir kişinin, böyle bir taşla fındık kırabilmesi için olağanüstü güç ve maharet sahibi bulunması gerekmekteydi. Bu, yalnız maddi güçle başarılabilecek bir iş değildi. Mutlaka manevi güç de bulunmalıydı. Böyle bir kayayla fındık kırma esprisi Yusuf’un çok hoşuna gitti. Bu, güçte ustalıkla bütün dünyaya meydan okuyan bir kişinin yapabileceği bir işti. Fındık kırma taşını, tek başına kaldıranın Pehlivan Demir Hasan Baba’yı göreceği efsane de dile geti-rilmekteydi. Pehlivan Demir Hasan Türbesi, bugün de, Bulgaristan’ın Razgrad ilinin Kemaller ilçesinin Mumcular köyünde, Bulgaristan Türkleri tarafından en çok ziyaret edilen yerlerden biridir. 1925 yılında, türbenin Bulgaristan’ın kurucusu kabul edilen Asparuh’un mezarı olduğu iddia edilmiş, Demir Baba’nın cesedinin bozulmadığı, kefenlerinin de İslam dinine göre olduğu görülmüş ve böylelikle burada yatanın Müslüman olduğu mahkeme kararıyla kabul edilmiş.
Bulgarlar, sünnetli olup olmadığına bakmak istemiş. Kefeni açmak isteyen üç Bulgar o anda çarpılıp felç olmuşlar ve bunun üzerine böyle çirkin bir işten vazgeçmişler.
Meydan Larousse’deki “Güreş” maddesinde, Demir Hasan Pehlivan’ın aslanla güreşirken resmi vardır.
Bugün de, burada, Mayıs ayında Türkler tarafından şehitler günü kutlanmaktadır, Bulgaristan’ın dört bir tarafından Türkler gelmektedir
Demir Baba, bir alperendir. Gönül ile bileği kaynaştırmıştır. Er Sultan’ın talebesidir. Deliorman halkı tarafından çok sevilir. Babanın yüzlerce menkıbesi anlatılır. Romanya Voyvodasının kanının şişmesi, bundan kurtulmak için tekkeye tuz vakıf yapması gibi menkıbeleri çok meşhurdur. Evliya Çelebi, Demir Baba’nın, Hacı Bektaşı Veli Hazretleri’nin bağlılarından olduğnu, burayı ziyaret ettiğinde 150 kadar talebe bulunduğu, hem güreş hem de nefislerini terbiye için ilim ve edep çalıştıklarını söylemektedir. Evliya Çelebi, ‘Süleymaniye Camii ile Eski Saray duvarı arasında Serçeşme-i Küştigiran Demir Baba Meydanı namıyle meşhur meydan vardır. Serçeşme-i Küştigiran, başpehlivan demektir. Hâlâ ikindiden sonra bütün tekke pehlivanları o güzel yerde güleşirlee, güleşin Türkçesi güreştir. Bu Demir Pehlivan, Yavuz Sultan Selim zamanında, dört adet yezidi arslanı ile düğüşüp, dördünü dahi ikişer parça eylemiştir” diye yazmaktadır. Demir Hasan Pehlivan’ın İstanbul’da ne kadar kaldığı belli değil. Ancak, daha sonra buraya gelip Tekkesini kurmuş, bu tekkeye nice vakıfla temin etmiş ve binlerce yiğit pehlivan yetiştirmiştir. Demir Hasan Pehlivan, niçin bura pehlivanlar tekkesi açma ihtiyacı hissetmiştir? Pehlivanlan Rumeli’ndeki ilk piri, Romanya, Deliorman ve Edirne Fatihi Sarı Saltuk’un izini takip edip, bu serhat boyuna yerleşmiş. Yerleşmiş ki, serhatboyunda yiğitler, bileği bükülmezler eksik olmasın. Tekkeyi ve türbeyi Osmanlı’nın son zamanındaa, Baba-i âlem diye ün yapan Pehlivan İbram Paşa yenilemişti. İbram Paşa, Rusçuk’ta görevli bulunduğu sırada bu tamir işini yapmıştı. Yöre halkı, kendisine, Pehlivan Paşa, demekteydiler. Pelivan İbram Paşa, 1766 yılında Bozok’ta, (Yozgat) doğmuş. Pehlivan, kahraman bir erkişi olup kahramanlıkları ve yiğitlikleri sebebiyle evvela Kapıcıbaşı, sona Mir’i miran (beylerbeyi) uldu ve 1809′da vezirliğe kada yükseldi. Usmanlı-Urus Savaşı’nda büyük kahramanlıklar gösterdi. Rusçuk Valiliği sırasında, Demir Hasan Pehlivan Tekkesi’ni tamir ettirmiştir. Pehlivan Paşa Baba Destanı’nda Deliorman’da görev yaptığı anlatılmaktadır.” İsmail Pehlivan, destandan bir kısım okumuştu:

ID:- 1359Blog Adı:- Günlük Süt
Pagerank:- N/A Çiftliğimden Süt %100 Doğal %100 Katkısız Günlük Sütünüz… çocuk ve kadın ... Çocuğunuza güvenle içirebileceğiniz katkısız doğal günlük süt. sütlaç uzun ömürlü sütlere göre tadı daha güzel olan süt. bunun piyasasına ilk olarak  süt hakimmiş fakat möö süt kutu süt satmaya başlayınca işleri daha  iyi olduğunu gördük. GÜNLÜK SÜTÜN ÖZELLİKLERİ. “Taze” sütler modern çiftliklerden toplanır. Her Sabah Özenle Sağılan İnek ve Keçilerimizin Taze Doğal Sütleri Evinize Teslim Katkısız ve doğal çiğ süt kapınıza kadar geliyor. %100 katkısız, doğal ve günlük çiğ sütü kapınıza getiriyoruz. Sütlerimizi kargo ile değil, soğutuculu dağıtım
Açıklama:- Günlük Doğal Çiftlik Sütü Evinize teslim. Samsun 'da kapınıza teslim. Kapıya teslimat taze köy sütü için bizi arayın. Alosüt hattı:0533 593 1615. Arayın çiftlikten sofranıza taze yoğurt tereyağ süt gelsin. Kategori:- çelik kasaYemek Ekleyen:- osman
Ekleme Tarihi:- December 07, 2016 11:28:58 AM Hitleri:- 0 RSS:- http://www.moosut.com/feed/ Gönderileri: süt yoğurt - blog linkleri - kasa