boş

Görüntülenen kategori ‘En Çok Okunanlar’

Facebook da bu gönderilere tıklamayın!!!

Facebook’ta uygulamalar seçeneği kullanılarak oluşturulan ve kullanıcılar tarafından tıklandığında Facebook hesabına virüs bulaşmasına neden olan  uygulamalar eklendi. Uygulamadalar da:

-’Müslüm Gürses Geçirdiği Trafik Kazası sonucu Öldü | İZLE

”Müslüm Gürses Öldü Mü? Müslüm Gürses Geçirdiği Trafik Kazası sonucu Öldü”

Ünlü şarkıcı Müslüm Baba geçirdiği trafik kazası sonucunda hayatını kaybetti. İzlemek için tıklayın’.

 

 

 

 

 

‘Azmış üniversiteli kızlar!’

yorumlar sizin.gençliğimiz artık yabancılara özenmeye başladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Skandal..!! Bu kızlar çıldırmış olmalı!!Bu videoya facebookta izin verilmiyor.. TIKLA ve İZLE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Köpek Bebek Doğurdu.Köpek İnsana Benzeyen Yavru Doğurdu.

 

Başlıkları kullanılıyor.Başlıklara tıkladığınızda ise ilgisiz bir haber karşınıza çıkmakla beraber kalmıyor ayrıca facebook hesabınıza virüs bulaşıyor.Bilgibulur.com olarak Facebook kullanıcılarının bu tür paylaşımlar konusunda daha dikkatli olmalarını öneririz.

Point Blank’den 75000 etkinliği.Herkeze bedava 1500 NG.

Point Blank’de etkinlik devam ediyor.Point blank  facebook da 75000+ hayran kitlesine ulaştığında tüm kullanıcılara 1500

NG dağıtacağını açıklamıştı.

Ve dediğini yaptı.İşte tüm kullanıcılara dağıtılan 1500 Ng kupon kodu:

BKTX-OFBD-IT00-0001

Kupon yükleme bölümü : http://bit.ly/facebook75000

Kupon yükleme adımları : https://bitly.com/kuponyukleme​adimlari

 

Kupon; PointBlank hesabına sahip oyuncularımızın kullanabileceği tek kullanımlık sayı ve harflerden oluşan şifresiz kodlardır.

Yüklediğiniz NG’yi kullanmak için oyuna tekrar bağlanmanız yeterlidir.

Herkese İyi Oyunlar!

 

‘Sexi Kamera Sakasi Izlemeyen Pisman Olur xD Gulmek Garanti’.”DİKKAT EDİN”Sakın tıklamayın..

Sexi Kamera Şakası İzlemeyen Pişman Olur xD Gülmek Garanti adlı paylaşım facebookta adı geçen videodur.Video profili aşağıda verilecektir.

Facebook’ta uygulamalar seçeneği kullanılarak oluşturulan ve kullanıcılar tarafından tıklandığında Facebook hesabına virüs bulaşmasına neden olan bir uygulamadır.Facebook’ta bu tür  paylaşımları sakın tıklamayın..

”Köpek Bebek Doğurdu” Başlığıyla yayımlanan haberin gerçek hali..

Bu haber ile ilgili internet kullanıcılarını uyarmıstık.Haberin orjinalinin merak edildiğini söyleyen yorumların artması üzerine haberin orjinalini paylaşmaktayız.

Facebook’ta uygulamalar seçeneği kullanılarak oluşturulan ve kullanıcılar tarafından tıklandığında Facebook hesabınavirüsbulaşmasına neden olan bir uygulama eklendiğinin daha önce duyurmuştuk.Uygulamada “KöpekBebek Dogurdu,Kiyamet Alameti ! İzlemeyen Pişman Olur?” başlığı ile yer alan paylaşımın içeriğindeise ilgisiz bir haber yer almaktadır.Facebook’ta bu tür  paylaşımları sakın tıklamayın..

 

 

‘Köpek İnsana Benzeyen Yavru Doğurdu

Bu köpek yavrusu şaşkına çevirdi. İnsana benzeyen yavru köpek bilim adamlarını bile şok etti.

Rusya’nın en çok satan gazetelerinden Pravda’nın internet sitesinde, yer alan mutant köpek yavrusu şoke etti.

“Bir kadın yılan bebek doğurdu” ya da “kurbağaya benzeyen bebek doğdu” haberlerinden sonra, Rusya’nın en çok satan gazetelerinden Pravda’nın internette yayınladığı Genetik bir mutasyon yüzünden diğer kardeşlerine hiç benzemeyen

 

 

 

 

 

 

 

yavru köpek, bilim adamlarını bile şaşırttı. Yavru köpeğin hâlâ yaşadığı ileri sürüldü. Olayın yaşandığı Tayland’da yavru köpeğin halini görenler ‘kıyamet alameti’ gibi dedi. sitesi, bu kez de mutant köpek yavrusu haberi ile şok etkisi yaptı.

İKS Nedir? İKS Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

IKS Nedir? Nasıl giriş yapılır? İlköğretim Kurumları Standartları (İKS) iks modülü nedir? iks öğretmen girişi adresi. iks öğrenci girişi adresi. iks veli girişi adresi. iks sistemi nedir? iks hakkında detaylı bilgi. İlköğretim Kurumlar Standardı.

İKS Nedir? İlköğretim Kurumları Standartları (İKS); Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okulları ile ilçe, il ve merkezi düzeyde, okulda çocuğa yönelik sunulan her türlü hizmete ilişkin verilerin toplanmasına ve gerekli planlamaların yapılmasına kaynak oluşturacak bir iç denetim ve öz değerlendirme sistemidir.

ÖĞRETMEN TARAFINDAN SIKÇA SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI

1-Benim okul hakkındaki algılarımı okul yöneticileri beğenmezse onlarla sorun yaşayabilirim.

Sistemde gizlilik esas olduğu için okul yönetimi bilgileri göremez; sadece sayı olarak kaç kişinin sisteme giriş yaptığını görebilir.

2-Sisteme giriş yaparken rolümüz ne olacak?

Sınıf öğretmenleri ve 6-7-8.sınıflarda sınıf rehber öğretmenleri kendi sınıflarına ait sistem tarafından seçilen öğrenci ve velilerin sisteme giriş yapmalarından sorumludurlar. Öğrencilerin uygun bir zamanda bilgisayarlar ile okuldan sisteme giriş yapmalarını sağlamak zorundadırlar.
Velilerin kendi şartlarına uygun olarak evde, okulda ya da anket yoluyla giriş yapmalarını sağlamalıdırlar.

3-Okul yönetimi işine gelen velilere ve çocuklara veri girişini doldurtabilir.

Bilgilerin alınacağı çocuk ve veliler sisteme tarafından otomatik olarak seçilecektir. Bu seçimde okulu temsil kabiliyetine sahip örneklem grubu 4-8. sınıf çocukları içerisinden atlamalı ve ardışık olarak sıra ile seçilmektedir.
Çocuk sayısı kadar veli de sistem tarafından yine otomatik olarak seçilecektir.

4-Çocuklar çeşitli kaygılar ile okul yönetiminden çekinerek gerçeği yazmayabilirler.

Çocukların verdikleri cevaplar ne okul yönetimi ne de diğer birimler Devamını Oku… »

İstanbul’un en temiz plajları ve fiyatları..

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, halkın kullanımına açılan 5 plajdakideniz suyu temizlik oranının her hafta ölçüldüğünü, gerekli ilaçlamaların yapıldığını ve halkın gönül rahatlığıyla denizegirebileceğini bildirdi.

Belediyeden yapılan yazılı açıklamada, havaların ısınmasıyla birlikte açılan denizsezonu ile ilgili belediyenin bu yıl da plaj hizmeti çalışmalarını sürdürdüğü belirtildi.

Plajlarda, İstanbul halkının huzurlu bir gün geçirebilmesi için güvenlik personeli ile gerekli tedbirlerin alındığı da vurgulanan açıklamada, ”Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına bağlı Sosyal ve İdari İşler Müdürlüğünün plaj hizmeti verdiği 5 ayrı noktada, her hafta denizsuyu temizlik oranı ölçümleri analiz edilmekte, gerekli ilaçlamalar yapılmakta ve halkın gönül rahatlığıyla denize girebilmesi sağlanmaktadır. Ayrıca, plajlarda yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılamak üzere kafeterya alanları da mevcuttur” ifadeleri kullanıldı.

”Güneş Plajı” ve ”Caddebostan-1 Plajı” dışında, Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundaki diğer plajlardan tüm İstanbulluların ücretsiz olarak faydalanabileceği belirtilen açıklamada, belediye bünyesinde kullanıma açılan plajlarda 70, özel plajlarda ise belediye mensubu 226 cankurtaranın hizmet vereceği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, bu plajlarda 16 cankurtarma botu, 10 adet kurtarma jeti ve 7 adet de ”ATV” aracının hizmet vereceği vurgulandı.

PLAJLARIN ÖZELLİKLERİ

Açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi denetiminde kullanıma açılan plajlar ve özellikleri ise şöyle sıralandı:

-Florya Menekşe Plajı: 620 metre sahil şeridine sahip, 200 adet şezlong, 200 adet şemsiye, 2 adet cankurtaran mobosu, 3 adet cankurtaran kulesi, 12 adet tuvalet, 8 adet soyunma kabini, 5 adet duş, 1 adet güvenlik kabini, 1 adet büfe ve 100 araçlık otoparkı bulunan plaj, ücretsiz hizmet verecek.

-Florya Güneş Plajı: 840 metre sahil şeridindeki plajda ise 2 adet cankurtaran kulesi, 1500 adet şezlong, 1500 adet şemsiye, 42 adet tuvalet, 234 adet soyunma kabini, 48 adet duş, 1 güvenlik kabini, 2 adet büfe, 228 adet emanet dolabı ve 300 araçlık otopark alanı bulunuyor. Plaja yetişkinler 15, öğrenciler ise 10 TL ücret karşılığında giriş yapabilecek.

-Caddebostan 1 Plajı: 450 metre sahil şeridindeki plajda da 483 adet şezlong, 200 adet şemsiye, 1 adet cankurtaran kulesi, 1 adet tuvalet, 18 adet soyunma kabini, 8 adet duş, 1 adet güvenlik kabini, 2 adet büfe bulunurken, giriş ücreti ise 10 TL olarak belirlendi.

-Caddebostan 2 Plajı: 300 metre sahil bandına sahip, 500 adet şezlong, 200 adet şemsiye, 1 adet cankurtaran mobosu, 1 adet cankurtaran kulesi, 1 adet tuvalet, 14 adet soyunma kabini, 8 adet duş, 1 adet güvenlik kabini, 2 adet büfe bulunan plaj, ücretsiz hizmet verecek.

-Caddebostan 3 Plajı: 250 metre sahil bandına sahip plaj ücretsiz olarak hizmet verecek. Plajda, 100 adet şezlong, 100 adet şemsiye, 1 adet cankurtaran kulesi, 1 adet tuvalet, 8 adet Devamını Oku… »

Piknikçilere kene uyarısı

Yazla birlikte virüslü kenelerin sayısında artış olduğunu belirten uzmanlar, piknikçileri ve tarlada çalışanları daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Yazla birlikte kene vakalarında artış yaşandığnı kaydeden uzmanlar, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü taşıyan kenelerin ısırıklarına en fazla, ormanlık alanlara gidenler ile tarlada çalışanlarda rastlandığını söyledi.

Hafta sonunu fırsat bilerek soluğu ormanlık alanda alan piknikçilerin kene ısırıklarına maruz kalabildiğini kaydeden uzmanlar, kene vakalarının en fazla Haziran – Eylül ayları arasında görüldüğünü, vatandaşların kene ısırıkları konusunda dikkatli olması gerektiğini dile getirdi.

Kene hastalığının hafif seyirli olabileceği gibi kanamaların ve organ yetmezliklerinin görüldüğü ağır seyir de gösterebilen bulaşıcı bir hastalık olduğunu anımsatan uzmanlar, ‘Hastaların çoğu hastalığın seyri sırasında gelişen beyin, karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer yetersizliklerinden hayatını kaybediyor.

KKKA virüsü, insanlara başlıca ‘Hyalomma’ cinsi kenelerin kan emmesi sırasında bulaşıyor. Keneler haricinde ayrıca hastalara ve salgılarına temasla, virüsü geçici olarak taşıyan hayvanların kesilmesi sırasında hayvana ait kan ve dokulara temasla da bulaşmaktadır. Hatta hastalarla aynı ortamda kalındığında özellikle kanamalı seyreden vakalardan solunumla dahi geçtiği dahiolabiliyor. Hastalık en sık tarım çalışanları, hayvancılık yapanlar, çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et ürünleri market işçileri, veterinerler ve hasta hayvan ile teması olanlar, bu hastalığın takibini yapan sağlık personeli, askerler, kamp yapanlar, deri fabrikası çalışanları, piknik alanına gidenlerde görülebiliyor.

KENE ISIRIĞINA KARŞI NELER YAPILMALI

Virüsün kenenin ağız salgısında ve mide içeriğinde bulunduğundan uzaklaştırılması sırasında salgısının bulaşmasını önleyecek ve kusturulmayacak şekillde çıkarılması geretiğini ifade eden uzmanlar, ‘Vücuttan uzaklaştırılırken ezilmemeli, başı kopartılmamalı, parçalanmamalı, ısı ve kimyasal herhangi bir madde uygulanmamalı. Bir penset veya cımbız yardımıyla sağa sola oynatılarak Devamını Oku… »

Süpercan Oyunu Nedir? Nasıl Oynanır ? Nereden, Nasıl İndirilir ?

TürkTelekom, oyun sektörüne adım attığından beri birbirinden güzel ve ilginç oyunlarlarla kendine bağlamayı başardı.

İlk Türk süper kahraman olma özelliğini taşıyan SüperCan çok büyük bir ilgi görerek fanatik bir oyuncu kitlesi yarattı. TTNET tarafından müşterilerine ücretsiz bir şekilde sunulan Süpercan oyunu en çok tutulan, sevilen popüler oyunlar arasında yerini sağlamlaştırmaya başladı. Oyun ilk olması, iyi seviyede ve beklentileri karşıladığı için çok tutuldu ve sevildi.

TTnetoyun.com.tr üzerinden online oyun, demo oyun ve flash oyun gibi kategorilerde oyun oynama keyfi sunan TTnet, bu sefer farklı bir kategoride oluşturduğu Süpercan isimli yepyeni bir oyun ile karşımıza çıkıyor.

www.supercanoyun.com üzerinden yayınlanan bu oyun, tamamen Türk Telekom tarafından oluşturulmuş olup, hiç bir ücret ödemeden oyunseverlere sunulmuştur. Biraz oyundan bahsetmemiz gerekirse, oyunda karakterini yönlendirdiğiniz Süpercan Türkiye’nin yeni süper kahramanı olarak adlandırılıyor. Örümcek Adam, Hulk, Iron Man ve Volverine gibi çocukların çok sevdiği kahramanlardan olan Marvel kahramanları ile Süpercan birlikte oluyor ve dünyayı kurtarmak için büyük ve eğlenceli bir maceraya atılıyor.

Süpercan oyununda hedef, diğer kahramanlar ile birlikte uzaydan gelen, çevreye tehlikeli atıklar saçan ve bulunduğu dünyayı tehlikeye sokan Robotları ortadan kaldırmak. Süper can bu olayları tek başına gerçekleştiremediğinde diğer süper kahramanlardan yardım alıyor ve dünyayı tehlikeli atıklardan korumak için birlikte savaşıyorlar.

Oyunda hedeflenen sadece çocuklar değil, ebeveynlerinden oynayabileceği bu oyun oynayanları keyifli dakikalar yaşatıyor. Henüz tek bir hedef ile oluşan Süpercan oyununun, ilerleyen zamanlarda farklı görevler ve maceralar ile karşımıza çıkması bekleniyor.

Supercan nasıl oynanır? Ne gerekir? Nasıl giriş yapabilirim?

Süpercan oyununu oynayabilmeniz için Türk Telekom müşteri olmanız gerekmektedir. Aksi taktirde oyunu ücretli ve ücretsiz bir şekilde oynamanız mümkün değildir.

SüperCan oyunu indirilmesi nasıl yapılır?

Eğet Türk Telekom müşterisiyseniz, Süper Can oynayabilmek için www.supercanoyun.com veya www.ttcocuk.com adreslerinden hiç bir ücret ödemeden bilgisayarlarınıza indirerek, keyifli vakitler geçirmeye başlayabilirsiniz.

Oyunu hangi adresten bilgisayarıma indirebilirim?

Oyunu web sitesinden indirebildiğiniz gibi aşağıdaki adresten de bilgisayarlarınıza indirip, yükleme yapabilirsiniz.

Devamını Oku… »

Tatil keyfi çıkarma rehberi

Türkiye son on yılda muazzam bir değişim geçiriyor. Turizm, “yazlık evde iki üç ay kalma” zihniyetinin dışına çıktı, ciddi bir endüstri haline geldi. Bir yanda doldur boşalt her-şey-dahil turist fabrikaları açılırken, bir yanda ise az odalı, bed and breakfast bazında çalışan küçük tatlı butik oteller açılıyor. Turist fabrikaları daha çok yabancıları ve “Şezlongumdan kıpırdamam”cıları ilgilendirirken küçük oteller ve etraflarındaki münferit restoranlar ise memleketin her bir köşesini merak edenleri, gittikleri yerle kaynaşmak isteyenleri, özgün tarzlara meraklıları, maceracıları ve kaşifleri ilgilendiriyor. Yazı dizimiz daha çok ikinci gruptakiler için. Her yıl yüzlerce otel, restoran, dükkan ve de rota açılıyor. Nereye gideceğini bilmek için rehber kitapları, seyahat dergilerini ve gazetelerin tatil eklerini hatmetmek gerekiyor. Türkiye’nin en sevilen rehberi “Küçük Oteller Kitabı”nın aynı zamanda gazetemizin de yazarı olan Mutlu Tönbekici, en taze tatil önerilerini Vatan okurları için derledi. İyi seyahatler, iyi keşifler!

Alaçatı

Alaçatı, Yunanistan’ın, İtalya’nın, Fransa’nın yıllardır sürdürdüğü “küçük olsun ama yerel, özgün, kaliteli olsun” turizm anlayışını tek başına başarabilmiş bir kasaba. Son 5 yıldır, deniz kenarında olmadığı halde bu kadar sevilmesinin, öne çıkmasının nedeni işte bu. 2011 yazına da hem konaklama bakımından, hem lezzet, konser ve alışveriş bakımından damgasını vuracak. İşte en yeni oteller, dükkanlar, lokantalar…

Alura

Devamını Oku… »

Vergi Affı İçin Son Başvuru Tarihi 31 Mayıs 2011

77 milyarlık kamu alacağının yeniden yapılandırılmasında son başvuru günü 31 Mayıs Salı… Ve bir uyarı, başvuru süresi uzatılmayacak

Yaklaşık 300 kalem kamu alacağının yeniden yapılandırıldığı tarihi fırsat 31 Mayıs Salı günü bitiyor. Üç aydır yürürlükte bulunan uygulamada bugüne kadar SGK ve Maliye’ye 6 milyon 200 bin kişi başvurdu. Devletin yeniden yapılandırmadan alacağı, 51 milyar 400 milyon lirayı buldu. Yoğunluğun yaşanmaması için vergi daireleri ile SGK il müdürlükleri hafta sonu açık kalacak. Zaman gazetesinin haberine göre; Türkiye tarihinin en büyük borç yapılandırmasında sona gelindi. Prim ve vergi affına başvurular 31 Mayıs’ta doluyor. Bakanlar Kurulu uzatma yetkisini kullandığı için yeni bir uzatma söz konusu olmayacak. Bu nedenle aftan yararlanmak isteyenler için son dört günlük başvuru süresi var. SGK il müdürlükleri ve vergi daireleri de hafta sonu çalışarak yapılandırmadan yararlanmak isteyen vatandaşların müracaatlarını alacaklar. SGK’ya bugüne kadar yapılan başvuru sayısı ise 1 milyon 707 bine ulaştı. Bu kişilerden tahsil edilecek rakam da 20,8 milyar oldu. Gelir İdaresi tarafından yapılandırılan alacak faturası ise 30,5 milyar TL. Bu iki kalemden devletin kasasına toplamda 51,4 milyarın girmesi bekleniyor.

Vergi, idari para cezası ya da sosyal güvenlik primi borcu. Yükümlülerin ödeyemediği pek çok alandaki borçlar, Torba Yasa ile Devamını Oku… »

2 milyon esnafa kredi yolu açıldı

Bankalara kredi ve kart borcu olan 2 milyon esnafa ödeme kolaylığı geldi.
Bugün’ün haberine göre esnaf sadece borçtan değil, ilk kez kötü sicil kayıtlarından da kurtulacak. İşini büyütmek isteyen esnafa yeni kredi de açılacak. Küresel ekonomik krizden olumsuz etkilenen 2 milyon esnafın bankalara olan kredi ve kredi kartı borcunun yeniden yapılandırılmasını öngören protokol 16 bankayla imzalandı. Anlaşmayı gören 3 banka daha esnafla protokol yapmak için sıraya girdi.
Esnafa özel sözleşme
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, 2milyar liralık borcun yapılandırılacağını belirtti. Protokole göre yeniden yapılandırma 30 Ekim2010′dan önce takibe düşmüş ticari kredilerle kredi kartı borçlarını kapsıyor.
Bu gerçek sicil affı
Esnafın yapılandırmadan yararlanabilmesi için, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olduğuna dair belge getirmesi gerekiyor. Şartları uyan esnaf, protokole imza atan bankalara, en geç 27 Temmuz’a kadar bizzat başvurup kendi ödeme gücüne göre özel sözleşme imzalayacak. Bu durumda borç 36 aya kadar vadeye bağlanacak ve yeni borcaMerkez Bankası avans faizinin 3 puan altında faiz yürütülecek. TESK Başkanı Palandöken, ilk defa finans sektörüyle esnafın bu kapsamda anlaşma sağladığını belirtirken, “Küçüğün büyüklüğünü kanıtladık” dedi.
Esnafın önü açılacak
Anlaşma sayesinde esnafın önünün açılacağını belirten Palandöken, “2003 ve 2009′daki sicil affı fiilen işlemedi. Bankalar bu sefer Devamını Oku… »

Kosgeb Kayıt Şartları – Kobi Kredisi Alma Şartları Nelerdir?

100.000 KOBİ kredi faiz desteği Bu desteğin amacı ve kapsamı kobi’lerimizin yeni teknoloji kullanımı, yeni iş yerine taşınma, işlerini büyütme, yeni yatırım, ham madde alımı, üretim ve pazarlama, eğitim ve danışmanlık, yurt dışı pazarlara açılım ve geliştirme, ihracatın finansmanı ve münferit projelerinin finansmanı amacı ile verilmektedir.

Bu destekten beklenen yararlar
Bu destekten kimler yararlanabilir?
KOSGEB veri tabanına kayıtlı kobi’ler
Destek oranı ve üst limiti nedir?

Önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı açıklamalar gelecek ve bizde konuyu daha ayrıntılı olarak ele alacağız.

Bildiğiniz üzere sayın sanayi bakanı Zafer Çağlayan yeni bir destek kredisi açıklamıştı. aldığımız haberlere göre krediye önem çok büyük  firmaların bu krediye katılımı çok fazla.  KOSGEB de son 2 sene kredi kullananlar yararlanayamıyacağını açıklamıştı. Bir nevi daha önceki krediden faydalanmayanlara gönül alma kredisi gibi olacak. Haziran başında açılacak olan kredi den 100 bin iş yeri sahibi yararlanacak. Bu arada  KOSGEB’e katılımlar hızla devam  etmekdedir.

2011-2013 KOBİ Stratejisi ve Eylem Planı’nı açıklandı.

24.05.2011 Salı Günü Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, bu yılın ikinci yarısında 100 bin işletmelik yeni bir kredi paketi daha açacaklarını belirterek, ”Bunda da 50 bin liralık kredi üst limiti olacak ve geçen seferki desteklerden yararlanmayan işletmeler bu destekten yararlanacaklar” dedi.

KOSGEB VERİTABANINA NASIL KAYIT OLUNUR?

Devamını Oku… »

2011 Kosgeb Kredileri, İş Kurana Kredi, Üstelik Yarısı Hibe Olacak

Yeni iş kurmak isteyipte sermaye sıkıntısı çekenlere Başbakan’dan seçim öncesi müjde geldi. Üstelik kadın girişimcilere daha çok kredi ve öncelikte tanınacak.

Edinilen bilgiye göre 1 Haziran’da başvuruları başlayacak olan yeni paketten sadece ilk kez kredi kullanacak esnaf ve sanatkar ile yeni iş kuracak kişiler yararlanacak. Üst limiti 50 bin lira olan krediler, KOSGEB’in anlaşmalı olduğu bankalardan kullandırılacak. Kredinin yarısı hibe şeklinde verilecek. Yarısı ise esnafın kendisi tarafından üstlenilecek.

12 Haziran seçimlerinde son viraja girilirken Başbakan Erdoğan’dan esnafa ve yeni iş kuracaklara sürpriz hibe. Pozitif ayrımcılık yapılacak olan kadınların limiti erkeklere göre 5 bin lira fazla olacak.

Toplantının ardından TESK Yönetimi ve illerin oda başkanlarıyla yemek yiyen Başbakan, yarın Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün KOBİ stratejisi ile birlikte 1 milyar liralık kredi paketini açıklayacağını söyledi.

1 HAZİRAN’DA BAŞLAYACAK

Edinilen bilgiye göre 1 Haziran’da başvuruları başlayacak olan yeni paketten sadece ilk kez kredi kullanacak esnaf ve sanatkar ile yeni iş kuracak kişiler yararlanacak. Üst limiti 50 bin lira olan krediler, KOSGEB’in anlaşmalı olduğu bankalardan kullandırılacak. Kredinin yarısı hibe şeklinde verilecek. Yarısı ise esnafın kendisi tarafından üstlenilecek.

Yeni iş kurmak isteyipte sermaye sıkıntısı çekenlere Başbakan’dan seçim öncesi müjde geldi. Üstelik kadın girişimcilere daha çok kredi ve öncelikte tanınacak.

Edinilen bilgiye göre 1 Haziran’da başvuruları başlayacak olan yeni paketten sadece ilk kez kredi kullanacak esnaf ve sanatkar ile yeni iş kuracak kişiler yararlanacak. Üst limiti 50 bin lira olan krediler, KOSGEB’in anlaşmalı olduğu bankalardan kullandırılacak. Kredinin yarısı hibe şeklinde verilecek. Yarısı ise esnafın kendisi tarafından üstlenilecek.

12 Haziran seçimlerinde son viraja girilirken Başbakan Erdoğan’dan esnafa ve yeni iş kuracaklara sürpriz hibe. Pozitif ayrımcılık yapılacak olan kadınların limiti erkeklere göre 5 bin lira fazla olacak.

Toplantının ardından TESK Yönetimi ve illerin oda başkanlarıyla yemek yiyen Başbakan, yarın Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün KOBİ stratejisi ile birlikte 1 milyar liralık kredi paketini açıklayacağını söyledi.

1 HAZİRAN’DA BAŞLAYACAK

Edinilen bilgiye göre 1 Haziran’da başvuruları başlayacak olan yeni paketten sadece ilk kez kredi kullanacak esnaf ve sanatkar ile yeni iş kuracak kişiler yararlanacak. Üst limiti 50 bin lira olan krediler, KOSGEB’in anlaşmalı olduğu bankalardan kullandırılacak. Kredinin yarısı hibe şeklinde verilecek. Yarısı ise esnafın kendisi tarafından üstlenilecek.

İlk kez kredi kullanacak esnaf ya da yeni iş kuracak kişi kadın ise hem öncelikli olacak hem de limiti diğerlerinden 5 bin lira daha fazla olacak. Böylece esnaf kredisinde kadınlar için limit 55 bin lira; yeni iş kurma limiti ise 105 bin lira olacak.

KOSGEB destekleri genelde yüzde 25 hibe şeklinde verilirken, bu pakette esnaf için hibe bölümü yüzde 50’ye çıkmış oldu.

 

 

 

Çalıkuşu Kitabının Özeti

KİTAP TANITIMI

Kitabın adı:   ÇALIKUŞU

Yazarın adı:   REŞAT NURİ GÜNTEKİN

Basıldığı yayınevi:   İNKILAP YAYINEVİ

Sayfa sayısı:   432

Türü:   ROMAN

Eserin Özeti:   Roman, Feride’nin hatıra defteridir. Feride, kendisine yabancı bir şehirde, bir otel odasında hatıralarını yazarken geriye dönerek, çocukluk ve ilk genç kızlık dönemlerini anlatır:Kendi deyimiyle “ bambaşka bir çocuk”  olan Feride, bir süvari binbaşısının kızıdır. Pek küçükken önce annesini, birkaç yıl sonra da babasını kaybetmiş, Erenköy Kozyatağı’ndaki teyzesinin himayesi altında büyümüştür. Besime teyze onu, Nötre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi’nde okutmuştur.

Devamını Oku… »

İlkçağda Anadolu Uygarlıkları

Anadolunun pek çok uygarlığa beşiklik etmesinin nedenleri:

Coğrafi konumunun elverişliliği

İklimin insanların yaşamasına elverişli olması

Doğal kaynakların bol olması

Su kaynaklarına, verimli ovalara sahip olması.

İlkçağda anadoluda yaşamış uygarlıklar:

Hititler

 

• M.Ö 2000 yıllarında Anadolu’ya gelerek

Kızılırmak çevresinde devlet kurmuşlardır.

 

• Başkentleri

Hattuşaş (Boğazköy) şehridir. Çorum yakınlarındadır.

 

• Hititliler Suriye’yi ele geçirmek için Mısırlılarla savaşmışlardır.Bu savaşın sonunda iki devlet

arasında

Kadeş Antlaşması imzalandı.

 

• Kadeş Antlaşması (M.Ö 1280) Dünya tarihinde iki devlet arasında yapılan ilk antlaşmadır.

 Hitit Devleti M.Ö 1200 yılında Anadolu’ya gelen Frigyalılar tarafından yıkıldı.

Frigyalılar

• M.Ö 1200 yıllarında Hititlerin yıkıldığı bölge üzerinde ve Ankara ,Eskişehir ,Afyon dolaylarında devlet kurdular.

• Devletin başkenti Ankara’nın Polatlı ilçesi yakınlarındaki Gordion şehridir.

• Frigyalılar krallarına Midas ünvanı verirlerdi.

• Tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. Tarım ve hayvancılıkla ilgili sert kanunlar koymuşlar tarıma ve hayvancılığa zarar verenleri şiddetle cezalandırmışlardır.

• Frigyalılar M.Ö 7.yüzyılda

Kafkaslardan Anadolu’ya gelen Lidyalılar tarafından yıkılmıştır.

Lidyalılar

• Gediz ve Büyük Menderes ırmakları arasında kurulmuştur.

• Kral Giges zamanında bağımsız bir devlet kurmuşlardır.

• Başkentleri Sard şehridir.( Bugünkü Manisa-Salihli yakınlarındadır.)

• Ticaretle uğraşmışlardır.Kral Giges Efes’ten başlayıp Mezopotamya’ya kadar uzanan

Kral Yolu’nu yaptırmıştır.

 

• Ticaretteki bu gelişmeler nedeniyle Lidyalılar tarihte ilk kez parayı icad ettiler.

 

• Lidyalılar M.Ö 547 yılında Anadolu’yu işgal eden Persler tarafından yıkıldılar.

Urartular

• M.Ö 900 yılında Doğu Anadolu’da kuruldu.

• Başkenti

Tuşpa (Van) şehridir.

 

• Maden işlemeciliğinde ilerlemişlerdir.

• Tarımla ve hayvancılıklada uğraşmışlardır. Van ovasını sulamak için yaptıkları su kanalları günümüzde bile kullanılmaktadır.

Urartu Devleti M.Ö 600 yılında Medler tarafından yıkılmıştır.

İyonyalılar

• M.Ö 1200 yıllarında Yunanistan’dan göç ederek Ege kıyılarına yerleşen Akalar tarafından kuruldu.

• Akalar Ege kıyılarında 12 ayrı şehir kurmuşlar ve şehir devletleri halinde yaşamışlardır.

• En önemli İyon şehirleri

İzmir, Efes, Milet, Foça’dır.

 

• Her şehrin başında ayrı bir kral bulunuyordu.Bundan dolayı hiçbir zaman güçlü bir krallık kuramamışlar ve ayrı ayrı şehir devletleri halinde yaşamışlardır.Siyasi birlik yoktur.

• İyonyalılar denizcilikte ileri gitmişlerdir.Ancak zamanla Lidyalıların,Perslerin ve Romalıların egemenliğine girerek kaybolmuşlardır.

İlk Çağ’da Anadolu’da kurulan devletlerde kültür ve uygarlık

Devlet Yönetimi

• İlk Çağ’da Anadolu’da kurulan bütün devletler krallıkla yönetiliyordu.

• Hititler’de kraliçelerde geniş yetkilere sahipti.

• Hititler’de Tavananna ünvanı verilen ana kraliçe, kral olmadığı zaman devleti kral adına yönetirdi.

• Hititler’de Pankuş adı verilen meclis vardı.Bu mecliste önemli devlet meseleleri görüşülürdü.Bu meclis gerektiğinde kral ve kraliçeyi yargılardı.Hatta mahkum bile edebilirdi.

• İyonlarda şehir devletleri yönetimi önce krallar sonra soylular, daha sonra demokratik hükümetler tarafından yönetilmiştir. 

Din ve İnanış

• İlk Çağ’da Anadolu’da kurulan devletlerin hepside çok tanrılı dine inanıyorlardı.(Politeizm)

• Hititler’de tanrı sayısı çok fazla olduğundan Hititlerin ülkesine “Bin Tanrı İli” denirdi.

• İnanışlarına göre tanrılar aynen insanlara benzer ve insanlar gibi yaşardı.

• Frigyalılar tarımla uğraştıklarından bu durum dinlerine de yansımıştır.Frigyalıların en büyük tanrısı toprak ve bereket tanrısı olan Kibela’dır.

• Lidyalılar İyonlardan etkilenerek onların tanrılarına tapmışlardır.

• Lidyalılar,

Artemis, Zeus, Apollo gibi pek çok Yunan tanrısını İyonlardan alarak kendi tanrıları haline getirmişlerdir.

 

• İlk Çağ uygarlıklarından bazıları öldükten sonra dirilmeye inanırlardı.Bundan dolayı mezarlarını kayaları oyarak oda şeklinde yaparlar ve içlerine çeşitli eşyalar koyarlardı.

• Tanrılara kurban keserler ve tanrılarına yiyecek ve içecek sunarlardı.

Sosyal ve Ekonomik Hayat

• Anadolu’da kurulan İlk Çağ medeniyetlerinde insanlar eşit hak ve özgürlüklere sahip değillerdi.

• Ülke sosyal sınıflara ayrılmış durumdaydı. Hititler’de Kral ve ailesi, soylular, rahipler, askerler ve köleler olmak üzere sınıflar vardı.Bu sınıfların ayrı ayrı hakları vardı. Kölelerin ise hemen hemen hiçbir hakkı yoktu.

• Hititler’de sınıflar arası ilişkiler kanunlarla belirlenmişti. Mal sahibi olma, miras, evlenme, boşanma kanunlarla belirtilmişti.

• Frigyalılar tarıma önem verdikleri için sert kanunlar koymuşlardır.Sabanını kıran öküzünü öldürene ölüm cezası vermişlerdir.

• Lidyalılar kara ticaretine önem vermişler ve Kral Giges Ege kıyılarından başlayan ve Mezopotamya’ya kadar uzanan “Kral Yolu’nu” yapmışlardır.Böylece ticaret canlanmıştır.

• Lidyalılar parayı tarihte ilk defa icat ettiler.

• İyonyalılar deniz ticaretinde ileri gittiler ve Akdeniz ve Karadeniz’de koloniler kurdular.

Yazı, Dil, Edebiyat, Bilim ve Sanat

• Hititler ve Urartular

çivi yazısı ve resim yazısı (hiyeroglif) kullanmışlardır.

 

• Lidyalılar,İyonyalılar ve Frigyalılar ise

Fenikeliler’den aldıkları alfabeyi kullandılar.

 

• Hititler Mezopotamya medeniyetlerinin destanlarını tercüme edip kullanmışlardır.

• Hititler tarih yazıcılığına önem vermişler ve Anal adı verilen yıllıklar yazmışlar ve bir yıl içinde meydana gelen olaylar tarafsız olarak yazılıp tanrılara sunulmuştur.

• Anadolu’da bilim ve sanatın gelişmesinde Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarının etkisi görülür.

• İyonya’da bilim ve sanat çok gelişmiştir.Bunun sebebi deniz ticaretiyle uğraşmaları uygarlıkların kesiştiği yerde olması bilimin zengin kişilerce desteklenmesi Ön Asya’dan gelen yolların bitiş yerinde olması bilimin gelişmesini sağlamıştır.

• Tales,Diyojen, Pisagor,Heredot,Homeros gibi bilim adamları İyonya’da yaşamışlardır.

Çevre Uygarlıklar ve Anadolu’ya Etkileri

• İlk Çağ’da Anadolu’yu en fazla etkileyen uygarlık merkezi

Mezopotamya olmuştur.

 

• Mezopotamya iki nehir arası demek olup Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki bölgeye denir.

• İlk Çağ’da Mezopotamya’da kurulan devletler; Sümerler, Babilliler, Asurlular ve Akadlardır.

Sümerler

• Mezopotamya’da kurulan ilk uygarlık Sümerlerdir. M.Ö 3500’de Orta Asya’dan gelerek Mezopotamya’da devlet kurmuşlardır.

• Kanallar açmışlar ve bataklıkları kurutarak tarım ve hayvancılık yapmışlardır.

• Tarihte ilk yazıyı Sümerler bulmuşlar ve kullanmışlardır.( Çivi yazısı) M.Ö 3200

• Not: Yazının bulunmasıyla tarih devirleri başlamıştır.

• İlk yazılı kanunlar, ilk takvim, ilk matematik bilgileri de yine Sümerlere aittir.

• Sümerler çok tanrılı dine inanırlar ve

Ziggurat adı verilen tapınaklarında tanrılarına tapınırlardı ve kurban keserlerdi.

 

• Sümerler Mezopotamya’da kurulan

Akadlar tarafından son verilmiştir.

Babiller

• Aşağı Mezopotamya’da kurulmuştur.

• Devletin en güçlü zamanı kral Hammurabi zamanıdır. Kral

Hammurabi Sümer kanunlarını geliştirerek uygulamıştır. (Hammurabi Kanunları diye bilinir)

 

Babil, dünyanın yedi harikasından biri olan “Babil’in Asma Bahçeleriyle” ünlüdür.

 

• Babilliler M.Ö 6.yüzyılda

Persler tarafından yıkılmıştır.

Asurlular

• Yukarı Mezopotamya’da kurulmuştur.

Ninova şehri başkenttir.

 

• Asurlular ticaretle uğraşmışlardır. Anadolu, Mısır ve Mezopotamya arasında ticaret yapmışlardır.

 

Asurlular ticaret amacıyla Anadolu’ya geldiklerinde yazıyı da beraberinde getirmişlerdir.Böylece Anadolu hem yazıyı öğrenmiş hem de tarih çağlarına girmiştir.

 

• Asurlular M.Ö 612 yılında Pers egemenliğine girmiştir.

Akadlar

• M.Ö 2300 lü yıllarda Arabistan’dan gelerek Mezopotamya’da devlet kurdular.

• Akadlar;

Elam, Asur, Doğu Anadolu ve Akdeniz’i fethederek imparatorluk kurdular.

 

• M.Ö 2150 yıllarında kuzeyden gelen Gutiler tarafından yıkılmıştır.

Anadoluyu etkileyen diğer uygarlıklar

 İran’da hüküm süren Persler M.Ö 6.yüzyılda Anadolu’ya gelerek 200 yıl hüküm sürdüler.

• M.Ö 7.yüzyılda kurulan Makedonya Devleti’nin kralı olan Büyük İskender Asya seferine çıkarak Anadolu Mısır, Suriye, İran ve Hindistan’ı ele geçirmiş ve sefer dönüşü ölünce ülke küçük krallıklara bölünmüştür.Bunlardan biriside Batı Anadolu’daki Bergama krallığıdır.Bergama krallığı zamanında bilim ve kültür önem kazanmıştır. Parşömen (Bergamon) kağıdı icat edilmiş ve bilgiler kalıcı hale getirilmiştir.

• M.Ö 753’te İtalya’da kurulan Roma İmparatorluğu M.Ö 60 ‘lı yıllarda sınırlarını hızla genişletmiş ve Anadolu,Mısır,Suriye ve Kuzey Afrika’yı ele geçirerek büyük bir imparatorluk kurmuşlardır. Anadolu’da Roma dönemine ait mimari eserler vardır.Bunlar; İstanbul’da Bozdoğan kemeri ve Çemberlitaş, Ankara’da ise Ogüst Mabedi (Tapınağı) ve Roma Hamamıdır.

• Roma İmparatorluğu M.S 395 yılında Batı Roma ve Doğu Roma ( Bizans İmparatorluğu) olmak üzere ikiye ayrıldı.Doğu Roma’dan (Bizans’tan ) günümüze pek çok mimari eser kalmıştır bunların en önemlisi İstanbul’daki Ayasofya , Yerebatan Sarnıcıdır.

• Doğu Akdeniz kıyılarında denizcilikle uğraşan Fenikeliler buldukları 22 harflik alfabeleriyle Anadolu’yu ve Dünyayı etkileyerek katkıda bulunmuşlardır.

• Mısır uygarlığı ise kullandıkları resim yazısı(Hiyeroglif), güneş yılı esaslı takvim ile tıp, matematik, astronomi alanlarında dünya medeniyetine katkıda bulunmuşlardır.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İLETİŞİM ARAÇLARI

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İLETİŞİM ARAÇLARI

M.Ö 3000 civarında Mısırda HİYOROGLİF adı verilen yazı sistemi bulundu. Bu yazılar insan hayvan ve eşya şekillerinden ve bazı sembollerden oluşmaktaydı

M.Ö 1300 Civarında Mezopotamya’da ( Bugünkü Suriye ve Irak toprakları) ilk alfabenin kullanıldığı bilinmektedir.

M.S 1045 Mısırlılar tarafından bulunan papirus adlı kağıdı geliştiren Çin’de ilk kez Pi CHENG adlı mucid matbaa harflerini icad etmiş ve kitap basmıştır. Daha sonraları 1645 Avrupada Guttenberg adlı mucit matbaa makinasını icad etmiştir.

” 1820 yılında Danimarkalı OERSTED adındaki bilim adamının elektromanyetik akımı keşfetmesiyle günümüzde kullanılan modern iletişim araçlarının temel çalışma prensipleri doğmuştur.

1826 da günümüzde en yaygın iletişim araçlarından biri olan Fotoğrafı Fransız NIEPCE tarafından bulmuştur.

1936 da İngiliz Cooke ve arkadaşı elektrikli telegrafı icad ettiler.

1843 de Amerikalı li bilim adamı kendi adı olan ve (.) ve (-) lerden oluşan MORS alfabesini icad etmiştir. Böylece Fransızcada Uzaktan yazma denilen Tele-Graph : Telgraf aleti herkes tarafından kolay kullanılır hale gelmiştir.

1867 yılında Amerikalı politikacı ve mucit SHOLES ilk daktilo makinasını icad etmiştir.Bu makina yazıyla iletişimde devrim yaratmıştır.

1876 Yılında Amerika’da sağırlar okulunda öğretmenlik yapmakta olan ve bu arada ses üzerine araştırmalar yapan İskoçya asıllı araştırıcı A.Graham BELL elektrik telleri üzerinden ilk insan sesini iletmeyi başarmış ve bu aletin adına Tele-Phone : Telefon yani uzaktan konuşma adını vermiştir. BELL ile yardımcısı Watson arasında 10Mart 1876 da odadan odaya gerçekleşen bu buluş modern iletişimin başlangıcı Devamını Oku… »

Türk Polis Teşkilatı’nın tarihten bu güne üniformaları !

 

İlk zapıta yapılanmasının Temel taşları Olan Subaşı,Osmanlıda Nizam Ve intizamlar Kadıların Rolleriyle Gerçekleşirdi.

Kullukcu Başları Gece Belinde iki mBıçagı ve Zilleriyle Gezerek fenersiz gezen Şüpheli kişileri Yakalarlardı.Sorumlu oldugu bölgenin Emniyetini Ve asayişini saglarlardı.

BöcekBaşı Emirinde Tövbekar sabıkalıları çalıştırırlardı. Böylece Suçluları Kolayca yakalarlardı. Zamanın teşkilatında İnfaz memuru gibi çalışırlar ve Suçlulara ceza verebilirlerdi.

Bostancı Başı bu ocak dogrudan saraya baglıydı. Görevleri Padişahı ve Sarayları korumakdı.

Asesbaşı Görevi önceleri geceleri şehirin güvenligini saglamaktı. Sonraları subaşları ile şehirin asayişi ve inzibatıyla meşgul olmaya başladılar.

Anadolu Zaptiyesi Yeni Çeri ocagının kaldırılmasıyla Birlikte Taşrada Emniyeti Saglamak Anadolu zaptiyelerinin Görevi Olmuştu. Taşradaki Memur ve Devlet Erkanları onun Korumasındaydı.

BEkçi’ler Görevlerinden Hiç sapmadan YÜzyıllarca Görev yaptılar. Ellerinde Sopalarıyla saatde bir Yere vurur Çıkan sopanın tok sesi İnsanlara huzur verir Suçluları ise korkuturdu.

Tanzimat Polisleri bu dönemdeki yeniliklere ayak uydurularak aynı batılı meslektaşları gibi Üniformalarıyla meydanlardaydılar.

Zaptiye Süvarileri atlar ile gezmekteydiler.

10 Nisan 1845 Osmanlı için Bir dönüm Noktası Meşrutiyet Dönemi Polisleri Üniformalarıyla Görev yapmakta ve İlk Emniyet Teşkilatı kurulmuş bulunmaktaydı.

Polis teşkilatının Kurulmasıyla Osmanlıda İmparatorluk başkenti İstanbul, Beyoglu , Beşiktaş, Üsküdar Polis Müdürlükleri olmak üzere 4 Bölgeye ayrıldı.
Üniforma Üsküdar Polis Müdürü’ne ayit.

Polis teşkilatının kurulmasından Yaklaşık yarım yüzyılsonra Osmanlı vilayetlerinin emniyeti artık polis teşkilatlarınca saglanmaya başladı. Resimde Aziziye Karakollarından Bir Polis Müdürü

Zaptiye Müşirliginin Kuruldugu dönemde Şehirde asayişten sorumlu en büyük üniformalı Rütbe Serkomiser idi.

Şehirde ve Köylerde görev Yapan zaptiye alay komutanları Mir Alay beyi idi.

Piyade Zabiti; Görevleri kendilerine baglanan bölgelerin nizam intizamını saglamakdı.

Polis Eskrim Takımı Türk polis teşkilatının kuruluş ve örgütlenmesi Tamamlandıktan sonra Sıra hizmet kalitesini Yükseltmekteydi. İlk polis okulu Selanik de açıldı. Bunu İstanbul, Bagdat, Beyrut, Adana, Erzurum ve Trabzon polis okulları İzledi.

İkinci Meşrutiyetin Getirdigi Yeniliklerden Biri 1913 Polis Nizammesi Kanunu oldu. Buna Göre Polis Memuruüniforması şu şekildeydi.

Merkez Memuru Meşrutiyet Dönemi kurulan polis okullarından Aldıgı egitimlerle Polis Olan ve bu Bilgilerini Halkın Güvenliginni saglamak için çalışan polis memurlarıydılar.

Dönemin Polis müdürleri

VE Cumhireyetin İlk Polis Memurları onlar Artık Türkiye cumhireyitin Polis Memurlarıydı.

POlis Memuru

Cumhuriyet Dönemi Emniyet Müdürü

Feriha Sanerk Hanım İlk Kadın merkez memuru Ve İlk kadın Türk polisi olarak Göreve Başladı.

Emniyet Müdür Yardımcısı

Çevik kuvvet

Köpek Egitim

Çevik Kuvvet – Robokop

Atlı Polislerimiz

Deniz Polisi Yazlık Üni.

Trafik Polisi

Ve Bisikletli Polislerimiz

Bayan asayiş Polisleri

Hava Ulaştırma Polisleri

Özel Harekat Polisleri

Olay yeri İnceleme Memurları

Bomba İmha Ekipleri

Yunus Polisi (Asayiş Polisi)

Trafik Denetleme Polisleri (Şahinler)


BİLGİSAYAR TERİMLERİ

 

A+: Bilgisayar sektöründe geçerli bir sertifika. Sertifikayı alabilmek için belirli bir sınavın geçilmesi zorunludur. Sınav yazılım ve donanım olmak üzere iki bölümden oluşur. Başarılı olunursa Microsoft’ un ki gibi bir sertifika verilir. Bu sertifikanın birçok sektörde geçerliliği vardır.
 A/UX:
Apple Macintosh’lar için geliştirilmiş bir Unix işletim sistemi.
 Abacus:
Üzerinde bir çubuğa sıralanmış, sağa sola kaydırılabilen toplar bulunan hesap makinesinin temeli sayılan bir alet. Kendi başına hesap yapmasa da sayılan sayıları insanlara hatırlatarak hesaplamaya yardımcı olur.
 Abort:
İşletim sistemi üzerinde program çalışırken doğal olmayan bir sebepten programın durması veya durdurulması. Sonuç olarak program ya da işletim sistemi bir hata mesajı verir. Hata mesajının üzerinde devam, programı kapat seçenekleri vardır.
 Accelerator Board: Bilgisayarınızı hızlandırmak için takılan kart. Bu kartların işlevi,  bilgisayarın CPU’sunun üzerindeki bazı işleri alıp kendi üzerlerinde çalıştırmasıdır. Böylece CPU’nun yükünü hafifletip bilgisayarınızın performansını arttırırlar.
 Acces:
Bir bilgiye, belleğe, diske, CD-ROM’a vb. erişmek.
 Acces Code:
Erişim kodu. (şifre)
 Access Rime:
Erişim için geçen zaman.
 Access Point:
WAN’larda telsiz sinyallerinin güçlendirilmesi ve paylaştırılması için kullanılan bir araçtır. Kablolu LAN’larda HUB’lara benzer biçimde, ACCESS POINT’ler de, veri paketlerinin telsiz ağlarda paylaşımını sağlar. Access Point’ler sinyalleri güçlendiren ve daha uzak mesafelere ulaştırılmasını sağlayan Repeater görevini de görür.
 Access Privileges:
Giriş izni. Bilgisayar üzerindeki dosyalara giriş ve dosyalar üzerinde değişiklik yapmak için kullanıcılara tanımlanan haktır.
 Account:
Hesap. İşletim sistemlerinde bir kişi adına açılan kullanıcı adı ve giriş şifresidir. Ayrıca kişinin erişim hakları ve kullanım ile ilgili diğer bilgilerinin kaydedilmesi için de kullanılabilir.
 ACD (Automatic Call Distribution) :
Otomatik Çağrı Dağıtımı. Gelen çağrıları merkezi ofisten farklı yerlerdeki çalışanlara yönlendiren cihaz veya servis.
 ACLS (Access Control Lists):
Geçiş kontrol listeleri. Ağ üzerinden transfer edilen verilerin kimden geldiği, kime gideceği ve verinin büyüklüğü gibi kriterlerinin tutulduğu listedir.
 Acronym:
Kısaltma. Özel isimlerin kısaltılması baş harflerini birleştirerek yapılır. Örnek: ACLS (Access Control List)
 Active:
Aktif. İşletim sistemlerimizin üzerinde kullanımda olan programların ve dosyaların durumlarını belirtmek için kullanılır. Örnek: ICQ programı açık ve kullanılıyorsa o anda ICQ programı aktif demektir.
 Active matrix (Aktif matriks) :
Taşınabilir bilgisayarların sıvı kristal ekranlarında kullanılan teknoloji, TFT olarak da bilinir. Pasif matris (çift taramalı – dual scan) ekranlara göre daha geniş bir açıdan iyi görüntü sağlar.
 Active-X:
Microsoft firmasının hazırladığı işletim sistemlerinde Java dili gibi internet üzerinde çalışan programlar hazırlamak için kullanılan gelişmiş bir program geliştirme dilidir.
 @ (At İşareti):
Bu işaret klavyede Q tuşu ( F klavyede F tuşu) ve ALT GR tuşlarına birlikte basılarak yazılır. En yaygın kullanıldığı yer e-mail adresleridir, kullanıcı ve elektronik postanın gideceği posta sunucusunun adlarının birbirinden ayrılmasına yarar. Örnek; m1963k@tnn. net
 Ada:
ABD Savunma Bakanlığı tarafından geliştirilmiş eski bir programlama dilidir.
 Adapter (adaptör) :
Bir donanım veya elektronik parçanın başka bir donanım veya elektronik parçaya, herhangi bir fonksiyon kaybına yol açmadan bağlanabilmesini sağlayan cihaz.
 ADC (Analog Digital Convertor):
Gelen anolog sinyalleri alarak dijital sinyallere çeviren cihazdır.
 Add-in :
Ana programa eklenebilen ek yardımcı yazılımlar için kullanılır.
 Add-on : Bir bilgisayarın kapasitesini artırmak için takılan bir donanım birimi olabileceği gibi, ana yazılımın özelliklerini artıran yardımcı bir yazılım da olabilir.
 ADDRESS:
Ulaşılmak istenen bilgi, bölüm, kayıtın bulunduğu yeri ifade eder. İnternet üzerinde üç farklı adres kullanılır: e-posta adresi, mac adresi, ip ya da internet adresi.
 Administrative Domain:
Yönetsel alan. Tek bir kişi, birim, sistem tarafından yönetilen alandır.
 Administrator:
Sistem yöneticisine verilen ad. Sistem birçok makineden oluşturulmuş bir ağ veya tek bir makine üzerinde olabilir. ADMINISTRATOR sistemin geliştirilmesi ve sorunların çözümünden sorumlu kimsedir.
 ADN/Advanced Digital Network:
56 Kbps leased-line lar için kullanılan bir ağ çeşididir.
 ADS/Automatic Driver Signing:
Otomatik Sürücü Atlama. Windows tabanlı işletim sistemlerinde başlangıçta bilgisayar kilitlenmesi yaşanan durumlarda kilitlenmenin sebeplerini belirler. Bu sebepleri işaretleyerek bir sonraki başlangıçta sorunları atlanmasını sağlar.
 ADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line) :
Asimetrik Sayısal Abone Hattı. Varolan telefon hatları üzerinden yüksek bant genişliğinde sayısal verilerin iletilmesini sağlayan teknoloji. Çevirmeli telefon servislerinden farklı olarak sürekli bir bağlantı sağlar. ADSL, aynı hat üzerinden analog (ses) bilgilerin iletilmesine de izin verir.
 Adventure:
Macera oyunlarına verilen isimdir.
 AF/Auto Focus:
Bu özellik kameralarda netliğin otomatik olarak sağlanması için kullanılır.
 Agent :
Ajan. Internet’te bilgi toplayan bir program. Sizin olmadığınız zamanlarda da bazı servisleri periyodik olarak yerine getirebilir. Verdiğiniz parametrelere göre ilgilendiğiniz bilgileri toplar, bunları günlük veya belirlediğiniz periyotlarda size sunar.
 Aggregate:
Toplu işlem. İşletim sistemlerimiz veya programlarımız üzerinde tek bir değerle değil bir grup değer üzerinde çalışan işlemlerdir.
 AGP (Accelerated Graphics Port) :
Üç boyutlu grafiklerin sıradan PC’lerde gösterilmesini sağlayan bir arabirim spesifikasyonu. Intel tarafından geliştirildi.
 Aix:
Unix tabanlı bir işletim sistemi.
 Aldus Pagemarker:
Masaüstü yayıncılık programlarından biri. Bu programla oluşturduğunuz grafikler üzerinde kolayca değişiklik yapabilirsiniz.
 Algorithm :
Bir sorunu çözmek için belirlenmiş kurallar veya işlemler.
 Alias:
Takma isim. Uzun ve hatırlaması zor isimler yerine kısa ve hatırlaması kolay isimler tanımlamak.
 Aliasing:
Bilgisayar ekranında gördüğümüz çizgiler, eğriler ve simgelerin kenarlarının tırtıklı gözükmesine ALIASING denir. Ekran çözünürlüğünü yükselttikçe bu bozulmalar azalır.
 Allocate:
Bir bilgisayar üzerinde RAM ve sabit diskin tamamını veya bir bölümünü ileride kullanmak için ayırmak. Genelde programlar bu işlemi kullanırlar.
 Alignment:
Kelime işlem ya da masaüstü yayıncılık programlarında metnin kenarlara yanaşık olma durumunu belirler. Sağa, sola yanaşık veya ortalanmış olabilir.
 Alpha:
Dijital firması tarafından üretilen 64bit bir işlemci türüdür.
 AlphaNumeric:
Rakam, kelime ve özel sembollerden oluşmuş karakter topluluğu.
 Alt Key:
PC’lerde kullanılır. Alt key tuşu başka bir tuşla birlikte basıldığında programların özelliğine göre değişik işlevler görür.
 Amd: Intel’in ardından dünyanın büyük ikinci PC işlemci üretici firmasıdır.
 Amiga:
Commodore firması tarafından üretilen genelde oyun amaçlı kullanılan bilgisayar. Günümüz standartlarının altında bir bilgisayar.
 Analog:
Devamlı değişken bir akış halinde bulunan verilere “analog” adı verilir. Bilgisayarlar doğrudan analog veriyi işleyemezler, gelen analog verileri dijitale çeviren arabirimlerin kullanılması gerekir.
 Anchor: HTML dosyalarının içinden başka bir sayfaya ya da başka bir bölgeye geçmek için kullanılır. Altı çizgili mavi metin şeklinde görüntülenir.
 Animation:
Kullanıcının ilgisini belli bir yöne yöneltmek için yapılmış, grafiklerin belirli bir düzene göre canlandırılması işlemi .
 Annotation:
Doküman üzerine, dokümana zarar vermeden eklenen not. Bu notlar doküman hakkında bilgi vermek için koyulabilirler.
 Analog :
Analog teknoloji, belirli bir frekansdaki alternatif elektromanyetik akımın, değişken frekansdaki işaretlere veya taşıyıcı dalgaların büyüklüğüne eklenmesi ile gerçekleştirilen elektronik iletim. Yayın ve telefon iletişimi analog teknoloji kullanılarak gerçekleştirilir.
 Analog-to-digital conversion (ADC) :
Analogdan sayısala dönüştürme. Değişken (analog) bir işaretin içeriği değişmeksizin çok seviyeli (sayısal) bir işarete dönüştürülmesi.
 ANSI/American National Skyline İndustries:
Amerika Ulusal Standart Enstitüsü. Bilgisayar ve iletişim gibi birçok alanda A. B. D. standartlarını belirleyen kurum. Bu standartlar ANSI standartları olarak da bilinir.
 Anti Aliasing:
3D grafik kartlarında grafik işleme tekniklerinden birine verilen isimdir. Özellikle gelişmiş üç boyutlu oyunlar gibi yüksek grafik detay seviyesine sahip programlarda sıkça kullanılan bu yöntem, ekranda beliren görüntünün daha doğal olması amacıyla geliştirilmiştir.
 Anti Glare Screen:
Bilgisayar ekranlarının çevreden aldıkları ışığı yansıtmasını önlemek için kullanılan yansıma önleyici bir filtredir.
 Anti Radiation Shield:
Bilgisayar ekranlarının yaydığı elektromanyetik dalgalardan korunmak için filtredir.
 Anti-virüs yazılımı :
Bilgisayar disklerinde bilinen veya potansiyel virüsleri arayıp bulan ve yok eden bir program türü.
 Any Key:
Bilgisayarın klavyesi üzerindeki herhangi bir tuş.
 API (Application Programming Interface) :
Uygulama Programlama Arayüzü. Diğer programlarla bilgi alışverişinde bulunan programları yazan programcılar tarafından kullanılır.
 Append:
Metin belgelerinin birbirleri sonuna eklenmesi işlemidir.
 Apple Macintosh:
Apple firması tarafından geliştirilmiş bir tür bilgisayardır, aynı zamanda MAC olarak da adlandırılır. Bu bilgisayarlar çok yaygın olarak kullanılan PC türü cihazlarla uyumlu değildir ve kendilerine has yazılımları vardır.
 Applet :
Küçük bir uygulama programıdır. Java diliyle oluşturulur ve bir HTML sayfasına yerleştirilir.
 Appletalk:
Apple bilgisayarlar arasında iletişimi sağlamak için yapılmış bir protokol.
 Application:
Bilgisayar üzerinde yapılan uygulamalara verilen isimdir.
 Application Layer :
Uygulama Katmanı. OSI (Open Sytems Interconnection) referans modelinde 7. katman. E-mail, dosya transferi ve terminal emülasyonu gibi işlemlere servis verir.
 Application Server :
Uygulama Sunucusu. Dağıtık yapıdaki bir ağda bulunan bir bilgisayarda çalıştırılan sunucu yazılımı. Üç katmanlı uygulamaların bir parçasıdır. Bu üç katman: Kullanıcı arayüzü (GUI), uygulama sunucusu ve veritabanı sunucusudur.
 Architecture:
Bilgisayarlar ve ağlarda genel yapıyı, elektronik bileşenleri,  bilgisayarın iç yapısı ve işletim sistemlerini belirler.
 Archie:
İstediğiniz bilgileri internet üzerinde arayıp bulan ve bu bilgileri düzenleyen bir program.
 Architecture :
Mimari. Bilgi teknolojilerinde, özellikle bilgisayarlarda ve networklerde mimari, genel yapıyı, elektronik komponentleri, bilgisayarın iç yapısını ve işletim sistemini belirler.
 Arcnet:
Bir ağ tipi. Bu ağ içinde en fazla saniyede 2, 5 Megabit hıza ulaşılabilir. Günümüz teknolojisine göre yavaş bir ağ tipidir.
 Argument:
Argüman. İşletim sistemi veya işletim sistemi üzerindeki programların içindeki fonksiyonlara verilen değer ya da isim.
 ARP/Address Resoluion Protokol:
İnternet ve ağ üzerinde göndermek istediğimiz paketlerin IP adreslerine doğru dağıtılmasını sağlayan bir iletişim protokolüdür.
 Arpanet:
İnternetin temeli sayılabilecek dünyanın ilk ağının ismi. İlk olarak Amerikan ordusuna hizmet vermek üzere kurulmuştu. Daha sonra diğer ağların gelişmesi ve büyümesi ile tamamen hizmet dışı kaldı.
 Arrow Keys:
OK tuşları. Bilgisayar klavyesi üzerinde bulunan sağ, sol, yukarı, aşağı tuşları.
 Artificial İntelligence:
Yapay zeka. Bilgisayarlarımızın insanlar gibi düşünmesi ve davranması için yapılan çalışmaların tümüne verilen isim.
 Ascending Order:
Bir verinin küçük değerden büyük değere doğru sıralanması. Sayılar 0′dan 9′a doğru, harfler A’dan Z’ye doğru sıralanır.
 ASCII/American Standard Code for Information Interchange: :
Metin dosyalarında en çok kullanılan formattır. Bir ASCII dosyasındaki her bir karakter, 7 haneli ikili sayı sistemi ile gösterilirler. Bu şekilde 128 adet karakter gösterilebilir.
 ASP/Active Server Page:
Bir tür programlama dili. Daha çok sunucu taraflı teknolojilerin kullanılmasına imkan sağlar. ASP ile yapılan ifadeler çalıştırılınca, sonuç çalıştıran kişiye HTML biçiminde gönderilir.
 Aspect Ratio:
Bilgisayar üzerinde yapılan grafik işlemlerinde grafiğin yatay ve dikey ölçülerinin birbirlerine oranı. Bu oranın korunması grafiğin bozulmaması için önemlidir.
 Assembler : Temel bilgisayar komutlarından oluşan ve komutları bilgisayar işlemcisinin anlayabileceği şekilde ikili kod durumuna çeviren bir program.
 Assign:
Atama. Bilgisayar üzerinde bir alana veya değişkene değer atanması. Örnek , Excel programında A1 hücresine istediğiniz bir değeri ASSIGN edebilirsiniz .
 Associate:
İlişkilendirme. Bir dosya tipini bir program ile bağlama. Örnek : *. avi dosyasını Windows Media Player ile ilişkilendirebilirsiniz.
 Asterisk:
Yıldız şeklindeki simge. Bilgisayar üzerinde birçok işlevi vardır. Hesap makinesi, programlama, elektronik tablolarda kullanılır.
 Asynchronous :
Zamanuyumsuz. Bilgisayar programlamasında işlemlerin birbirinden bağımsız olarak yapılabilmesidir. İstemci/sunucu modeli kullanılarak sunucular, pek çok istemciden gelen zamanuyumsuz çalışma taleplerini yönetebilirler.
 ATM (Asynchronous TRansfer Mode) :
Veriyi 53 byte’lık hücrelere bölen ve onları sayısal işaret teknolojisini kullanarak fiziksel bir ortam üzerinden ileten bir anahtarlama teknolojisi. Yüksek hızlı iletimin avantajını kullanmak için tasarlanmıştır.
 Attribute: Çeşitli programlarda, kullanılan kontroller için verilen parametrelerdir. Bazı parametrelere değişik karakterlerde değerler verilebilir. Bazıları ise olduğu gibi kullanılırlar.
 Audio Card:
Ses kartı. Bilgisayar üzerinden ses dosyalarının dinlenebilmesi için gereken kart. Bu kartlar anakartın slotlarına takılı ya da anakart üzerinde de (On Board) olabilirler.
 Audit Trail:
Sistem içindeki kullanıcıların belli zaman içinde kullandıkları kaynakların ölçülmesi için bu kaynakların kayıtlarının tutulması işlemidir.
Örnek: Sistem içindeki kullanıcıların bilgisayarları üzerinde yaptıkları değişiklerin kayıtları tutulabilir.
 Aup:
Okuma ve yazma kafaları sabit olan sistemlerde, veri yazılan ve okunan ortamı harekete geçirmek için kullanılır.
 Authentication :
Onaylama. Özel veya herkese açık ağlarda, ağa bağlanan kişinin kimliğinin tespiti için gereklidir. İşlem şifre girilerek gerçekleştirilir.
 Authoring Tool:
Multimedya uygulamalarını hazırlamak için kullanılan yazılımlardır. Bu tür programlar, programlama bilmeyenler için büyük bir kolaylık sağlar.
 Authorization :
İzin. Sisteme giriş izni vermek. Çok kullanıcılı sistemlerde sistem yöneticisi, sisteme girebilecek kişilere giriş izni ve kişilere bağlı olarak da sistemde yapabileceği işlemler için belirli izinler verir.
 Authorware:
Multimedya gösteriler yaratmak için geliştirilmiş yazılım programları.
 Autoexec Bat:
Bilgisayarda bulunan bir dosya. Bu dosya bilgisayar ilk başlatıldığı zaman çalıştırılmak üzere içinde DOS komutları barındırır. Bu dosya içinde yer alan sistem komut yığını otomatik olarak çalıştırılıp ilgili gerekli ayarlamaları yapar.
 Automation:
Otomasyon. Bir işin bilgisayar ya da iş için gerekli olan cihazlar ile otomatik olarak yapılması.
 Autorec Soner:
Bilgisayarınızda ses kaydı yaparken, ses kaydının en yüksek kalitede kaydedilmesini sağlayan alıcı.
 Aux:
Müzik kaynağının bağlanabildiği bir bağlantı türü. Genellikle müzik seti ve videolarda kullanılır.
 Auto-Answer:
Modemler için kullanılan bir özellik. Bilgisayarınızın başında olmadığınız zaman modemin gelen çağrıya cevap vermesi işlemidir.
 Auto-Run:
Bilgisayarın CD-ROM sürücüsüne yeni bir CD takıldığında, Windows işletim sistemi derhal harekete geçerek bunu inceler. Eğer CD üzerinde uygun yazılım varsa, o zaman Windows bu CD üzerindeki yazılımı kendiliğinden çalıştırır. Bunun olmasını sağlayan ve CD üzerindeki yazılımın bir parçası şeklinde tasarlanan küçük programa genellikle Auto-Run programı denir.
 Auto-Sawe:
Otomatik Koruma. Bazı programların Auto-Save özelliği vardır. Bu özellik programın içinde bir dosya üzerinde çalışırken programın dosya üzerinde yaptığımız değişiklikleri belli aralıklarla otomatik olarak kaydetmesini sağlar.
 Auto-Self Test:
Bilgisayarınız açıldığında hızla kendini gözden geçirir ve genel bir arıza kontrolü yapar. Bu şekilde hafıza modülleri ya da işlemci gibi hayati parçalarda önemli bir arıza olup olmadığını anlamaya çalışır, eğer arıza bulur ve açılmazsa o zaman sesli sinyalle bunu bildirir. Ancak bu özellik sadece bilgisayarınıza has değildir, faks ve baskı makinesi gibi cihazlarda da bu tür bir test uygulanır.
 Auto-Start:
Bu tür programlar genellikle bilgisayarın açılmasıyla beraber çalışmaya başlarlar. Çok çeşitli türden olabilir ve farklı işler yapabilirler. Windows işletim sisteminde,  bilgisayar açıldığında çalışmaya başlayan AUTO-START özelliği olan yazılımdır.
 AVC ( Automatic Volume Control ):
Gelen ses üzerinde alçak ses sinyalinin büyüklüğüdür.
 AVI ( Audio Video İnterleaved ):
Video ve ses dosyası formatıdır. Dosya uzantısı . avi’dir. Windows işletim sistemi ile beraber gelen Media Player adlı program bu görüntü dosyasını oynatabilir.

B2B (business-to-business) : e-biz de denir. Internet’te kurumlarla tüketiciler arasında değil de kurumlar arasındaki ürün, servis ve bilgi alışverişi.
 Back Door: Arka kapı. Sistem üzerinde programcının kendi kullanımı için bıraktığı aralık. Sistemin düzgün çalışmaması halinde, programcı bu yoldan sisteme girerek, sistem üzerinde müdahale yapabilir.
 Back End:
Arka uç. Kullanıcı verilerinin girilmesinden sonra, saklanmak üzere yollanan ya da kullanıcının belli bir veriyi görmek istediğinde, bu verileri derleyip kullanıcı arabirimine yollayan yazılım parçasına verilen isim.
 Backbone :
Omurga. Ağın en ağır trafiği taşıyan parçası; bir binanın içine, şehre veya bölgeye yayılmış olan LAN’ları birbirine bağlar.
 Backplane : Bir şasi içindeki arabirim kartı ile veri yolları ve güç dağıtım yolları arasındaki fiziksel bağlantılar.
 Background:
Arka plan. İşletim sistemi üzerinde kullanıcıdan veri almadan çalışan programlara veya işlere verilen ad. Bu programlar veya işler, bir sorun olmadıkça kullanıcı ile etkileşime girmezler.
 Backlight Correction:
Video kameralarda objenin karanlık görünmesini önleyen sistem.
 Backlight:
Arka aydınlatma. Dizüstü bilgisayarların ekran görüntüsünün daha kolay görünmesi için kullanılan teknoloji.
 BackSpace Key:
Çalışma noktasının solundaki karakteri silmek için kullanılan klavye tuşuna verilen isim. Genellikle yapılan yanlış karakter girişlerini düzeltmek için kullanılır.
 Backup :
Yedekleme. Ekipmanın bozulması durumu düşünülerek dosyaların veya veritabanının başka bir yere kopyalanması işlemi.
 Bad Sector:
Sabit disk veya disket üzerinde bozulduğu için kullanılmaz hale gelen bölümlere verilen isim.
 Bandwidth :
Bant genişliği. Bir ağ kablosunun taşıyabileceği maksimum veri miktarı, bps (bit per second) birimi ile ölçülür.
 Bar Chart:
Sunum grafiği çeşidi. Grafik üzerindeki değerlerin çubuklar yardımıyla belirtilmesidir.
 Barcode :
Barkod. Belirli bir ürünü, şahsı veya yeri temsil edecek şekilde çizgi ve boşluklardan oluşturulmuş görüntü. Kod, sayıları ve diğer işaretleri göstermek için dikey çubuk ve boşluk dizilerini kullanır. Kodları okumak için bir barkod okuyucu kullanılır.
 Barkovision:
Bilgisayardan aldığı tüm sinyalleri perdeye yansıtabilen bir projeksiyon sistemidir. Görüntü kalitesi yüksektir.
 Baseband Transmission:
Temel bant. Tek taşıyıcı frekansın kullanıldığı klasik bir ağ teknolojisi. Ethernet buna iyi bir örnektir. Buna ‘Narrowband’ da denir. Karşıtı ‘broadband’dir.
 Basic/Beginner’s All-purpose Symbolic Instruction Code:
Bir programlama dilidir. Günümüzde birçok programın yapımında kullanılmaktadır.
 Batch File:
Birçok program veya komutun, kullanıcı müdahalesi olmadan çalıştırılması için kullanılan dosya türüdür.
 Baud :
Saniyede iletilen işaret sayısını gösteren işaret hızı birimi. Her bir işaret elemanı 1 bit’le gösterilirse, baud yerine bps (bit per second – saniyedeki bit sayısı) de kullanılabilir.
 Baund Rate:
Bilgisayar sistemlerinde seri hatlar üzerindeki veri akış hızı birimi.
 Bay:
Bilgisayar kasalarının üzerinde CD-ROM, sabit disk, disket sürücü gibi donanımların yerleştirilmesi için ayrılmış bölümlere verilen isim.
 Bbs/Bulletin Board System:
Bilgisayar kullanıcılarının, modem ve telefon hattıyla bağlanarak, mesaj alışverişinde bulundukları sisteme verilen isim.
 Bcd/Backup Domain Server:
Windows NT sistemlerde sistem üzerindeki bilgilerin bir kopyasının tutulduğu bilgisayar.
 Benchmark :
1) Bir ürünün veya sistemin ölçüldüğü şartlar. 2) Belirli bir işletim sistemini veya uygulamayı ölçmek için özel olarak tasarlanmış bir program. 3) Kullanıcıların iyi tanıdıkları bir ürünle daha yeni bir ürünün kıyaslanması. 4) Bir ürünün karşılaması gereken performans kriterleri dizisi.
 Beta test :
Yazılım geliştirmede yazılım testinin ikinci aşamasıdır. Ürün piyasaya çıkmadan önceki testleri içerir. İlk aşama alpha testidir.
 Beta version : Beta testi aşamasındaki yazılımın testçilere dağıtılan sürümü.
 Binary :
Bilgisayarların verileri gösterirken kullandıkları ikili sayı sistemi. Sadece 0 ve 1 sayılarını içerir.
 Binary file : Metin dışındaki bilgi formatlarını (grafik, ses, elektronik tablo vs. ) içeren dosya. Bir metin dosyası değildir. Bilgisayarın anlayacağı bir şekilde bit’lerden oluşmuş bir dosyadır.
 Binhex:
ASCII olmayan dosyaları, ASCII formatına çevirmek için kullanılan metot.
 Bios (Basic Input/Output System) :
Bilgisayar açıldıktan sonra sistemin çalışmaya başlaması için işlemci tarafından kullanılan program. Bilgisayarın işletim sistemi ile sabit disk, klavye ve mouse gibi cihazlar arasındaki veri akışını yönetir.
 Bit/Binary Digit:
Verinin en küçük birimidir. Tek bir ikili değere sahiptir, ya 0′dır ya da 1.
 Bitmap :
Bir görüntü alanını ve her bir pikselin rengini belirler. GIF ve JPEG, bitmap içeren grafik görüntü dosya tipine iyi birer örnektir.
 Bitnet:
İnternet ağından bağımsız, sadece eğitim kurumlarına özel bir ağ çeşidi.
 Bit rate :
Bit hızı. Sayısal iletişimde, bir iletişim ağının belirli bir noktasından saniyede geçen bit sayısını gösterir. Veri transfer hızı da denir.
 Blend:
Bir renkten diğerine, bir efektten diğerine vb. geçiş metodudur.
 Block:
Veri transferinde hızı artırmak için verinin belli bölümlere ayrılması işlemine verilen ad. Bir grup bilgi, sabit uzunluklarda bloklara ayrılır. Bu bloklar teker teker gönderilir.
 Bluetooth :
Mobil telefonların, bilgisayarların ve diğer mobil cihazların birbirleriyle, ev ve işyerlerindeki kısa dalga kablosuz bağlantıları kullanan telefon ve bilgisayarlarla kolaylıkla bağlantı kurabilmelerini sağlayan spesifikasyon.
 Bmp:
Bitmap grafik dosyalarının türü ve uzantısı.
 Bnc:
Bir konnektör tipidir. Bilgisayarları ağlara bağlamak için kullanılır.
 Body:
HTML sayfaları üzerindeki kodları bulunduran başlık ile son arasındaki bölüme denir.
 Boldface:
Kelime işlem yazılımlarında, metnin diğer bölümlerden koyu ve kalın görünen bölümüne verilen isim.
 Boolean Expression:
Doğru veya yanlış olarak değer alan bir ifade türüdür. 1+1=2 ifadesi doğrudur. Bu ifade bir boolean ifadedir.
 Boolean logic :
Bilgisayardaki veriyi sorgulamak için AND, OR veya NOT gibi terimler kullanılan sistem.
 Boolean Operator:
Boolean ifadesini oluşturmak için kullanılan operatörlerdir. AND , OR , XOR , NOR , NOT olmak üzere toplam beş operatör vardır.
 Boot :
Bir bilgisayarı boot etmek, bilgisayarın belleğine işletim sistemini yüklemektir. Sistem yüklendiğinde, artık bilgisayar kullanıcının herhangi bir uygulamayı çalıştırması için hazır durumdadır.
 Boot Sector:
Sabitdisk’lerin ve disketlerin sistem bilgileri kısmına boot sector adı verilir. Bu kısımda bulunan sistem bilgileri, bilgisayarın sözü edilen disk ya da disketleri kullanabilmesi için gereken bazı temel verilerden oluşurlar. Bilgisayar her açılışında, bu kısımda bulunan bilgileri okuyarak düzgün çalışabilmek için ihtiyaç duyduğu temel verilere sahip olur.
 Boottable Disk:
İşletim sisteminin düzgün olarak çalıştırılabilmesi amacıyla hazırlanmış özel bir başlangıç diskidir.
 Bounce:
Gönderilen bir elektronik postanın teslimatta hata ile karşılaşıp bir kısmının geri dönmesi işlemine verilen isim.
 Box:
Bilgisayarımızın ekranında gördüğümüz bir yazılımın veya bir işlevin çerçevelenmiş olarak görünen alanı. Kutular genelde bir hata veya bir uyarı mesajı içerirler.
 Bps (Bits per second) :
Saniyede bit sayısı. Bir modemin veri iletim hızıdır.
 
Örneğin 28. 000 bps hızla çalışan modem saniyede 28. 000 bit gönderiyor demektir.
 Break Key:
Klavye tuşu. DOS ortamında kontrol tuşu ile birlikte basıldığında, çalışan programı keser. Her program, bu tuş bileşkesine yanıt vermeyebilir.
 Bridge :
Köprü. İletişim ağlarında, aynı protokolu. Örnek: Ethernet veya Token Ring kullanan yerel alan ağlarını birbirine bağlamak için kullanılan ürün.
 Broadband ISDN: Fiber optik telefon hatları üzerinden ses, video görüntü ve bilgileri aynı anda göndermeye yarayan iletişim standardıdır.
 Broadband Transmission:
Birden fazla kanal üzerinden bilgi göndermek için kullanılan yöntemdir. Kablo TV bu yöntem ile çalışır.
 Broadcast :
Yayın. Genelde bir şeyi bütün yönlere aynı anda yöneltme anlamındadır. Radyo veya televizyon yayını, alıcısını doğru işaret kanalına ayarlayan herkesin alabileceği radyo dalgaları üzerinden yapılan bir iletimdir. Bazen bütün üyelere gönderilen e-mail’ler için de kullanılır. İletişimde bir ağ üzerindeki bütün noktalara veri paketi gönderimi için kullanılır.
 Broadcast adress : Yayın adresi. Bütün istasyonlara bir mesaj gönderimi için ayrılmış özel adres.
 Broadcast domain : Yayın alanı. İletişim alanında, topluluk içindeki bir cihazdan çıkan yayını alacak olan bütün cihazlar topluluğu için kullanılır. Yayın alanı genellikle router’larla sınırlanır, çünkü router’lar yayını geçirmezler.
 Broadcast Storm : Yayın fırtınası. Pek çok yayının bütün ağ bölümlerine aynı anda gönderilmesi şeklindeki istenmeyen bir ağ durumu. Bir yayın fırtınası ağın bant genişliğinin büyük bir bölümünü işgal eder ve ağın devre dışı kalmasına neden olabilir.
 Browser :
Web’de yayınlanan bilgiyi aramak için kullanılan bir yazılım paketi; en çok kullanılanları Microsoft Internet Explorer ve Netscape’dir.
 Buffer :
Tampon. Donanım cihazları ile farklı hızlarda çalışan veya farklı öncelikleri olan programlar tarafından paylaşılan bir veri alanıdır. Tampon, her cihazın veya işlemin diğerini engellemeden çalışmasını sağlar. İletişimde, iletilen verinin tutulduğu depolama alanı için kullanılır. Tampon, ağ cihazları arasındaki işlem hızı farklılıklarını ortadan kaldırmak için kullanılır.
 Bug :
Hata. Bilgisayar teknolojisinde, bir programdaki kodlama hatasını gösterir.
 Built-in:
Yazılımların kullanıcılar tarafından kullanılmasını sağlayan özelliklere verilen ad.
 Bundle:
Bundle terimi, bilgisayar pazarında rekabet edebilmek amacıyla geliştirilen bir satış tekniğine verilen isimdir. Bu teknikte büyük bir malın yanına müşterinin ilgisini çekecek daha küçük bir ürün bedava olarak katılır.
 Burst :
Aralıklı bir işlem sırasında belirli bir miktarda verinin alınması ve gönderilmesidir.
 Bus :
Bir bilgisayar parçasından diğerlerine gönderilen işaretlerin üzerinden geçtiği,  kablolardan veya diğer ortamlardan oluşan fiziksel işaret yolu.
 Business intelligence :
Kurumsal bilgisayar kullanıcılarının daha iyi karar vermelerine yardımcı olmak için, veriyi toplamak, depolamak, analiz etmek ve ona erişim sağlamak için kullanılan uygulama ve teknoloji kategorisi. Business intelligence uygulamaları, karar destek,  sorgu ve raporlama, OLAP (online analytical processing), istatistik analizi, tahmin ve veri arama uygulamalarını içerir.
 Byte :
Pek çok bilgisayar sisteminde sekiz bit’in oluşturduğu bir bilgi birimi olarak kullanılır. Çoğunlukla bir karakteri gösteren bir birimdir. Örnek :”g”, “5″ veya “?”.

C: Bir programlama dilidir. C ile yazılan kod makine diline yatkındır. Bu yüzden programcılar bu programlama dilini etkin bir şekilde kullanırlar.
 C++:
C dili üzerine yeni özellikler eklenerek oluşturulmuş bir programlama dilidir.
 C DRIVE:
Bilgisayar üzerinde bulunan sabitdisk sürücülerinden ilkine verilen isimdir. C sürücüsü genelde işletim sistemini kurmak için kullanılan disktir. Bilgisayar C sürücüsünden açılır ve kurulan programları C sürücüsü üzerinde saklar.
 Cable :
Kablo. Koruyucu bir kılıf içinde bakır kablonun veya optik fiberin oluşturduğu veri iletim ortamı.
 Cable modem :
Kablo modem. PC’nizi yerel kablolu TV hattına bağlamanızı ve veriyi 1. 5 Mbps hızında almanızı sağlayan cihaz.
 Cache Memory: Bir şeyin geçici bir süre saklandığı yer. Web sayfalarını, diskinizdeki browser’in cache dizininde saklayabilirsiniz. O sayfaya tekrar dönmek istediğinizde, browser sayfayı gidip sunucudan almak yerine cache’den alır ve size zaman kazandırır. Bilgisayarlar çeşitli seviyelerde cache içerirler, bunların arasında bellek cache’i (ön bellek) ve disk cache’i vardır. Bilgisayarlarımız üzerinde kullanılan bellek türleri SDRAM, DDRAM, RDRAM olabilir.
 CAD (Computer Aided Design) :
Mimarlar, mühendisler, tasarımcılar, sanatçılar ve teknik çizimle uğraşan kişiler tarafından kullanılan bir yazılım tipi. CAD yazılımları iki veya üç boyutlu modeller yaratmak için de kullanılabilir.
 CAD/CAM/Computer Aided Desing/Computer Aided Manufacturing:
Bilgisayar destekli tasarım/Bilgisayar destekli üretim.
 CAE/Computer Aided Enginering:
Bilgisayar destekli mühendislik. Mühendislerin tasarımlarını inceleyen yazılımlara verilen isimdir. Genellikle CAD yazılımları içinde bu tür programlar bulunur.
 Call center :
Çağrı merkezi. Müşterilerden gelen çağrılarla birlikte diğer çağrıların da bilgisayar otomasyonu yardımıyla yönetildiği merkez.
 Calculator:
Hesap makinesi. Matematiksel işlem yapmak için kullanılan bilgisayar programlarına verilen isim. Hesap makinesi, program haricinde küçük el bilgisayarı şeklinde de olabilir.
 CAM/Computer Aided Manufacturing:
Bilgisayar destekli üretim. Fabrikalarda makinaların çalışması için kullanılan veya yazılan programlara verilen isim.
 Cancel:
İptal. Bilgisayarımızda kullandığımız uygulamaları iptal etmek için kullanılan tuşa verilen isimdir. Program kurulumlarında kurulumu kesmek için de kullanılır.
 Caps Lock Key:
Klavye tuşlarından birine verilen isim. Bu tuş etkin olduğu durumda iken tüm alfabetik karakterlerin büyük harf ile yazılmasını sağlar.
 Capture:
Kullanılan programın belli bir durumunu kaydetmesi işlemine verilen isim. Genellikle görüntü programlarında kullanılır.
 Card: Üzerinde elektronik devreler bulunan bilgisayar içinde kullanılan parçalara verilen isim.
 Caret:
Şapka karekteri. Türkçe klavye üzerine shift ile beraber 3 sayısına basıldığında çıkan karaktere verilen isim.
 Carrier :
Taşıyıcı. Bilgi teknolojisi alanında, başka bir veri taşıyıcı işaret tarafından modüle edilmiş olan tek frekanslı elektromanyetik dalga veya alternatif akım. İletişim endüstrisinde ise, telefon şirketi veya iletişim servisi veren diğer şirketler için kullanılır.
 Carrier Signal:
Modemlerin kendi aralarında anlaşmak için kullandıkları sinyale verilen ad.
 Cartridge:
Kartuş. Büyük miktarlarda bilgiyi depolamak için kullanılır.
 Case Sensitive:
Kullanılan harflerin küçük ya da büyük harf olmasının yarattığı durumdur. Kelime işlem yazılımlarında metin içinde bir sözcüğü ararken bu özelliği kullanabilirsiniz. Küçük-büyük harf ayrımı yaparak arama yapmak istiyorsanız, buna uygun bir arama seçeneğini işaretlemeniz gerekiyor.
 Category 5 cabling :
Kategori 5 kablolaması. Standart UTP kablolamanın beş derecesinden biri. Veriyi 100 Mbps hızda iletir.
 CCITT/Comite Consultatif International Telephonique et Telegraphique:
Uluslararası iletişim standartlarını belirleyen bir kurum.
 CD-ROM/Compact Disk-Read Only Memory:
Bilgi depolamak için kullanılan disklere verilen isimdir. Bu diskleri okumak içim CD-ROM okuyucu gerekmektedir.
 Cell :
Hücre. Ağ alanında ATM tipi anahtarlamada temel veri birimi olarak kullanılır.
 Cell relay :
Ağ teknolojisi, küçük, sabit boyutlu veri paketlerine veya hücrelere dayanır. Hücreler sabit uzunlukta olduklarından, donanımda yüksek hızlarda işlenip anahtarlanabilirler. Cell relay, aralarında ATM, IEEE 802. 6 ve SMDS gibi protokollerinde bulunduğu pek çok yüksek hızlı ağ protokolunun temelidir.
 CGA/Color Graphics Adapter:
İlk kullanılan renkli ekran tipidir. CGA ekranlar zamanla VGA sistemlere dönüştüler. Bilgisayar sistemlerimiz üzerinde geri kalmış bir teknoloji.
 CGI (Common Gateway Interface) :
Bir Web sunucunun aynı bilgisayarda çalışan bir uygulamayla ve uygulamanın da (CGI programı) Web sunucu ile nasıl iletişim kuracağını belirleyen kurallar dizisi. Herhangi bir uygulama, CGI standardına göre giriş-çıkışı idare ediyorsa, bir CGI programı olabilir.
 Cgi-bin : Bir Web sunucuda CGI programlarının tutulduğu dizine verilen ad.
 CGMP/Cisco Group Management Protocol: IP host’ların ve router’ların IGMP’leri (Internet Group Management Protocol) tarafından bildirilen multicast trafiğini tanımak için Cisco anahtarları tarafından kullanılır. Anahtarlar bu bilgiyi, multimedya ortamındaki trafiği kısıtlayarak yerel ağ bant genişliğini korumak için kullanırlar.
 Channel :
Kanal. 1) İletişimde üzerinden işaretlerin aktığı ayrı bir yol. 2) Radyo ve televizyonda, bir kullanıcının seçebildiği ayrı bir program kaynağı. 3) Optik fiber iletiminde, ayrı bir ışık dalga boyu. 4) Internet’te, yenilenen bilgiyi otomatik olarak gönderen, önceden belirlenmiş bir Web sitesi. 5) Bilgisayar ve Internet pazarında, üretici ile alıcı arasındaki kuruluşlar. 6) IRC kullanımında, belirli bir chat grubu.
 Channel-attached : Kanal bağlantısı. Bir bilgisayara veri kanalları (giriş/çıkış kanalları) tarafından bağlanmış cihazlar.
 Character:
Karakter. Sabitdisk üzerinde bir byte’lık alana saklanabilen herhangi bir sembole verilen isimdir.
 Chassis :
Şasi. Bir otomobilin, uçağın, bilgisayarın veya çok parçalı herhangi bir cihazın üzerine kurulduğu yapı.
 Checksum :
İletim biriminden geçen bit’lerin sayısı. Aynı birimden alıcıda da bulunur. Böylece alıcıya aynı sayıda bit’in ulaşıp ulaşmadığı kontrol edilebilir.
 Circuit : Devre. 1) Elektronikte, elektrik akımının taşındığı iki veya daha çok nokta arasındaki yol. 2) İletişimde, iki veya daha fazla nokta arasında işaretlerin taşındığı özel yol.
 Circuit switching : Devre anahtarlama. Bir çağrı boyunca, çağrıyı yapanla alan arasında olması gereken özel fiziksel devredeki anahtarlama sistemi. Daha çok telefon ağlarında kullanılır.
 CISC/Complex Instructıon Set Computer:
Karmaşık komut seti. Bilgisayarların kullandığı bir yapıdır. İşlemcinin 200 kadar komutu uygulamasını sağlar.
 Class:
Sınıf. Programlarda nesneleri oluşturmak için kullanılan yapıya verilen isimdir.
 Click, Click On:
Kliklemek, tıklamak. Grafik arayüzünde bir ikonu veya bir nesneyi seçmek için farenin tuşuna basıp bırakmak.
 Client :
İstemci. Ağ üzerindeki bir nokta. Bir sunucu tarafından sağlanan kaynakları kullanan kullanıcı iş istasyonu.
 Client/server : İstemci/sunucu. İki bilgisayar programı arasındaki ilişkiyi tanımlıyor. Programlardan biri (istemci), talebini yerine getirecek olan programdan (sunucu), bir servis talebinde bulunur. Bir ağ üzerinde istemci/sunucu modeli, farklı yerlere dağıtılmış programlar arasında uygun bir iletişim yolu sağlar.
 Clipart:
Bilgisayar üzerinde yapılmış, kullanmak için hazır resimlere verilen isimdir.
 Clipboard:
Pano. Verinin bir yerden başka yere kopyalanırken geçici olarak tutulduğu belleğe verilen ad.
 Clock speed :
Saat hızı. Bir bilgisayarda, işlemcinin çalışma temposunu ayarlayan bir osilatör tarafından saniyede üretilen darbe sayısı. Genellikle MHz (megahertz veya saniyede milyon darbe) olarak ölçülür.
 Cluster :
1) Kişisel bilgisayar depolama teknolojisinde, bilgisayarın işletim sistemi tarafından yönetilen, sabit diskteki dosya depolama mantık birimidir. 2) İletişim teknolojisinde, ortak bir kontrol birimine veya sunucuya veya bir grup sunucuya bağlanmış terminal veya iş istasyonu grubudur. Böylelikle yapılan işler paylaşılabilir veya sunuculardan biri arızalandığında diğeri devreye girebilir.
 CMOS/Complementary Metal Oxide Semiconductor: Bilgisayarlarda saati, tarihi ve sistem parametrelerini saklamakta kullanılan devre. Bu devre bir pil ile beslenir.
 CMYK/Cyan Magenta Yellow Black:
Ofset baskıda kullanılan renk modeline verilen isimdir. Mavi, morumsu kırmızı, sarı, siyah renklerin karıştırılması ile tüm renkler elde edilebilir.
 Coaxial cable :
Kablolu TV bağlantılarında, Ethernet veya diğer tipteki yerel alan ağlarında kullanılan kablo.
 COBOL/Common Business Oriented Language:
Eski programlama dillerinden biridir. Bilgisayarlarda ticari uygulamalar yazmak için kullanılırlar.
 Codec :
1) (coder-decoder) İletişimde, analog işaretleri sayısal bit serilerine ve sayısal işaretleri de analoga dönüştürmek için darbe kod modülasyonunu kullanan cihaz. 2) (Compression/decompression) Büyük dosya veya programları küçültmek için sıkıştıran ve daha sonra açan özel bir program.
 Coding : Kodlama. İkili işaretleri taşımak için kullanılan elektrik teknikleri.
 Collision :
Çarpışma. Bir Ethernet ağında, aynı anda veri iletmek isteyen iki cihazın yol açtığı sonuç. Veri paketlerinin çarpıştığını tespit eden ağ her ikisini de iptal eder. Çarpışma, Ethernet ağının doğal bir sonucudur.
 Color Monitor:
Renkli ekran. İki renkten (siyah, beyaz) fazla renk gösteren bilgisayar ekranlarına verilen isimdir.
 Color Prınter:
Renkli yazıcı. Birden fazla renkte baskı yapabilen yazıcıya verilen isimdir. Renkli yazıcıların çoğu CMYK teknolojisini kullanır.
 Column:
Sütun. Kelime işlem yazılımlarında yukarıdan aşağı, ince uzun alanlardan her birine verilen isim.
 Column Graph:
Sütun grafiği. Sunumların dikey sütunlar ile gösterildiği grafik türüdür.
 COM /Component Object Model :
Program komponent nesnelerini geliştirmek ve desteklemek için Microsoft’un bir çalışması. COM+, DCOM ve ActiveX arayüzlerini ve araçlarını içerir.Örnek: Command.com
 COM port : İletişim yuvası. Bilgisayarlarda dışardan modem gibi cihazların takıldığı yuva. Örnek: Com1, Com2, Com3
 Command : Komut. Kullanıcının bilgisayarın işletim sistemine veya bir uygulama programına,  bir servisi uygulaması için verdiği özel emir.
 Command. Com:
DOS komutlarını çalıştıran dosyaya verilen ad. Girilen komutun doğru yazılıp yazılmadığını bu dosya kontrol eder. Bazı komutlar da bu dosyanın içinde saklanır.
 Command Key:
Macintosh bilgisayarlarda bulunan özel bir tuş. Bu tuşa basarken başka bir tuşa da basıldığında bir komut verilmiş olur.
 Command Line:
Komut girişi için kullanılan satıra verilen isim.
 Communication:
İletişim. Verilerin bir bilgisayardan başka bilgisayar gönderilmesi işlemine verilen isim.
 Communications Protocol:
İletişim protokolü. Veriler bir bilgisayardan başka bilgisayara gönderilirken bir protokol kullanmak zorundadırlar. Bu iletişim protokolleri genelde modemler ile yüklenir.
Communications Software: İletişim yazılımı. Bilgisayara bağlı modem ile telefon hattından veri gönderip alınmasını sağlayan yazılım türlerine verilen isimdir.
 Compatible, Compatibility:
Uyumlu, uyumluluk. Bilgisayar üzerindeki yazılım ve donanımların birbiri ile sorunsuz çalışması işlemine verilen isimdir.
 Compiler :
Derleyici. Belirli bir programlama dilinde yazılmış komutları işleyen ve onları bilgisayar işlemcisinin kullanacağı bir formata dönüştüren özel bir program.
 Component:
Kod parçalarını bir araya getirerek bir uygulama oluşturma işlemine verilen isimdir.
 Compression :
Sıkıştırma. Zamandan veya yerden tasarruf etmek için verinin boyutunu küçültme işlemi.
 Compuserve:
Dünyanın ilk ticari bilgi servisidir. Bu servis dünya üzerine değişik veri tabanlarına bağlıdır, böylece birçok güncel bilgiye ulaşabilirsiniz.
 Computer:
Bilgisayar. Girilen veriyi işleyerek, kullanabilir çıktı üreten makineye verilen isimdir.
 Concentrator :
Konsantratör. Veri iletim işaretlerini ileriye doğru aktaran cihaz. Bazen uzak erişim hub’ları için de aynı terim kullanılır.
 Config. sys:
Bilgisayarın çalışmasını düzenleyen komutların bulunduğu dosyadır. Açılışta config. sys dosyası çalıştırılarak bu komutlar uygulanır.
 Connectionless :
Bağlantısızlık. Sanal bir devre olmaksızın veri transferi yapılmasını tanımlar.
 Connection-oriented :
Bağlantı yönelimli. Sanal bir devre kurulmasını gerektiren veri transferini tanımlar.
 Connector:
Konnektör. Kabloların ucunda bulunan veya takılan, çeşitli araçlara veya bölümlere verilen isimdir.
 CTRL:
Kontrol tuşu. Bu tuş önceden kontrol karakterleri denilen karakterlerin yazılmasında kullanılırdı. Ancak günümüzde daha ziyade ALT tuşu gibi kullanılmakta, Kısayol tuş kombinasyonlarının çalıştırılmasında faydalanılmaktadır.
 Controller:
Denetleyici. Bilgisayarla dışarıdan girilen veri arasında denetleme yapan araca verilen isimdir.
 Control Panel:
Denetim masası. Windows işletim sistemlerinde, sistem işleyişine ilişkin düzenleme yapılabilen program.
 Convergence :
1) Bilgi işlem teknolojisinde, kişisel bilgisayarın, iletişimin ve televizyonun birleştirilip herkesin kullabileceği seviyeye getirilmesi. 2) İletişim teknolojisinde, ağ topolojisinde yapılan değişikliği kabul etmek için özel bir yönlendirme protokolü çalıştıran bir grup ağ cihazının hızı ve özellikleri.
 Coprocessor:
Ek işlemci. Sistemin işlemcisinin yanına eklenen ikinci işlemci.
 Copy:
Kopyalamak. Bir dosyanın veya bir verinin aynısının oluşturulması işlemine verilen isimdir.
 Copy Protection:
Kopya koruması. Yazılımın izinsiz kopyalanmasını veya çoğaltılmasını önlemek için kullanılan yöntemlere verilen isimdir.
 Corrupted File:
Bozuk dosya. İçeriği bozulmuş, okunamaz halde olan dosya türüne verilen isimdir.
 Cookie :
Bir Web sitesinin sabit diskinize yerleştirdiği bilgi. Daha sonra tekrar o siteyi ziyaret ettiğinizde bu bilgi sayesinde sizi hatırlayacaktır.
 Core router : Paket anahtarlamalı yıldız topolojisinde omurganın bir parçası olan router. Çevredeki ağlardan diğer ağlara giden trafiğin tümünün üzerinden geçeceği tek kanaldır.
 Cpi /characters per inch : İnç başına basılan karakter sayısı. Sabit genişlikteki fontlar için kullanılır. Değişken genişlikteki fontlar ortalama bir cpi değerine sahiptir.
 Cps /characters per second : Nokta vuruşlu yazıcıların saniyede bastıkları karakter sayısı.
 CPU/Central Processing Unit: Merkezi işlem birimi. Bilgisayarımız üzerinde bulunan mikroişlemciye verilen isimdir.
 CRC/Cylik Redundancy Check:
Karşı tarafa veri gönderilirken hataları ortaya çıkarmak için kullanılan bir yöntemdir.
 CRM /Customer Relationship Management :
Müşteri İlişkileri Yönetimi. Kurumların müşteri ilişkilerini düzenli bir şekilde yürütmelerine yardımcı olan yazılım ve metodolojiler için kullanılan terim.
 Cropping:
Kırpma. Bilgisayar üzerine kurulu bir programla resmin kenarlarındaki fazlalıkların kesilmesi işlemine verilen isimdir.
 CRT /Cathode Ray Tube :
Görüntülerin elektron ışınlarının fosforlu yüzeyine düşmesi ile oluştuğu özel bir tüp. Pek çok bilgisayar monitöründe kullanılır.
 Cursor:
İmleç. Klavyenin veya farenin bir tuşuna basıldığında, ekranın neresinde veya hangi noktasında işaretleneceğini belirten sembol.
 CSU/DSU (Channel Service Unit/Digital Service Unit) :
Kanal Servis Birimi/Sayısal Servis Birimi. Yerel alan ağlarında (LAN) kullanılan sayısal veri çatılarını, geniş alan ağı (WAN) çatılarına veya tersine dönüştüren modem boyutundaki bir cihaz.
 CTI (Computer telephony integration) :
Bilgisayar ve telefon ağlarının birarada çalışmalarını sağlayan yazılım. Çağrıya özel verileri sağlamak için daha çok çağrı merkezlerinde kullanılır.
 Cursor : İmleç. Kullanıcının metni gireceği yeri ekranda gösteren işaret.
 Cut and Paste:
Kes ve yapıştır. İşletim sistemleri üzerinde dosyayı veya klasörü bir yerden başka bir yere taşıma işlemidir.
 Cyberspace:
Siberalem. Bilgisayar sistemleri tarafından oluşturulan iletişim ortamına verilen isimdir.
 Cybernetics:
Sibernetik. İnsanlara ait pek çok özelliğin makinalara kazandırılması yolunda araştırma yapan bilim dalı.

DA/Display Adapter: Görüntü adaptörüne verilen isim.
 DAT/Digital Audio Tape:
Verileri saklamak için kullanılan bir tür manyetik bant çeşididir. İki gigabyte’tan beş gigabyte’a kadar veri saklayabilir.
 Data:
Veri. Bilgisayar ortamında kullanılan her tür bilgiye verilen isim.
 Database:
Veritabanı. Bilgisayar sistemleri içindeki erişilebilir ve kullanılabilir verilerin tümüne verilen isim. Bu düzen veri saklama ve erişim alanında kullanılır. Bilgisayar üzerinde daha az yer kaplar ve erişim süresi daha hızlıdır.
 Database Engine:
Veritabanı yazılımlarının içindeki verilere ulaşılması için kullandıkları bölüme verilen isim.
 Database MAanagement System:
Veritabanı yönetim sistemi. Veritabanlarının oluşturulmasını ve işletilmesini sağlayan programların tümüne verilen isim.
 Data Bus:
İşlemci ve hafıza arasındaki bilgi akışını sağlayan yollara verilen isim.
 Data Entry:
Programlar vasıtası ile veritabanlarına ve tablolara bilgi girilmesi işlemidir.
 Data mining :
Veri arama. Daha önce bulunmayan ilişkileri ortaya çıkarabilmek için yapılan veri analizi.
 Data rate :
Veri hızı. Belirli bir sürede bir yerden başka bir yere iletilen sayısal veri miktarı.
 Data Recovery:
Çeşitli nedenlerden dolayı bozulan veya kaybolan bilgileri kurtarma işlemlerine verilen isim.
 Data Transfer Rate:
Veri transfer hızı. Verilerin iki aygıt arasındaki aktarılma hızlarına verilen isim. Saniyede gönderilen megabit veya megabyte sayısı olarak gösterilir.
 Database :
Veritabanı. Kolayca erişilebilecek, yönetilebilecek ve güncellenebilecek şekilde düzenlenmiş olan bir veri topluluğu. Bir veritabanı, satış işlemleri, ürün bilgileri, stoklar ve müşteri bilgileri ile ilgili kayıtları barındırır.
 Database management system : Veritabanı yönetim sistemi. Bir veya birden fazla kullanıcının bir veritabanına bilgi girmesine veya veritabanındaki bilgilere erişmesine izin veren bir program.
 DBS:
Uydu sistemlerinde, televizyon sinyallerini uydudan televizyon antenine gönderen uydu yayın sitemine verilen isim.
 DCD/Data Carier Detect:
Haberleşme sistemlerinde frekans üzerinden taşınan bilgilerin taşındığı yola verilen isim.
 DDE/Dynamic Data Exchange:
Microsoft işletim sistemleri üzerinde aynı bilgileri birden fazla uygulamanın kullanması işlemidir.
 Debugger:
Bir kod üzerindeki hataları bulmak için kullanılan programlar.
 Debugging :
Bir bilgisayar programındaki hataların bulunup düzeltilmesi işlemi.
 Decimal:
Onluk düzen. Günlük hayatta kullandığımız sayılara verilen isim.
 Decission support system :
Karar destek sistemi. Kullanıcıların iş kararlarını daha kolay verebilmesi için verileri analiz eden ve sonuçları kullanıcıya sunan bir uygulama.
 Decoder:
Kod çözücü. Kodlu yayın yapan televizyon yayınlarını çözmek için kullanılan alete verilen isim. Rekabet nedeni ile birçok kuruluş bu sistemi kullanmamaktadır.
 Decryption :
Başkalarının okumasını engellemek amacıyla şifrelenen bilgilerin tekrar eski formatına dönüştürülmesi.
 Dedicated line :
Özel hat. Bir kullanıcının veya kurumun günün 24 saati kullanımına hazır olan, iki nokta arasındaki iletişim hattı.
 Default :
Kullanıcı bir ayar parametresini veya herhangi bir değeri belirlemediği zaman,  uygulamanın kullandığı daha önceden belirlenmiş sabit bir değer veya ayar parametresi.
 Default Route:
Varsayılan rota. Bilgisayarımızdan gönderdiğimiz bilgilerin adresleri bilinmiyor ise bu rota üzerinden gönderilirler.
 Definition:
Görüntünün kesinliğine verilen isimdir.
 Degrade:
Renk değişikliklerinde rengin başka renge dönüşürken oluşturduğu renk geçişine verilen isim. Örnek: Koyu renk açık renk arasında oluşan geçiş.
 Dekuplaj:
İstenmeyen sinyallerin şaseye iletilmesi işlemine verilen isim.
 Dekuple:
Şaseye aktarılan sinyallere verilen isim.
 Delay :
1) Kullanıcının başlattığı bir işlemle, işleme karşılık aldığı ilk yanıt arasında geçen süre. 2) Belirli bir kaynaktan gönderilen bir veri paketinin belirli bir yol üzerinden hedefe ulaşması için gereken süre.
 Delete:
Silme işlemine verilen isim. İşletim sistemlerinin özelliklerine göre değişik şekillerde uygulanabilir. Klavye üzerindeki Del tuşu da silme işlemini yapar.
 Delimiter:
Kaydetme işlemlerinde bilginin başlangıç ve bitişini işaretleyen karakterdir. Bu işlem için genellikle virgül veya iki nokta üst üste işareti kullanılır.
 Demodulation :
Modüle edilmiş bir işaretin eski durumuna dönüştürülmesi işlemi. Modemler bu işlemi, analog bir işareti orijinal haline (sayısal) dönüştürmek için uygularlar.
 Denial of service attack :
Internet’te, belirli servisleri almakta olan kullanıcıların bu servisleri alamama durumuna getirilmeleri. Danial of service (DoS) attack, bir bilgisayar sistemindeki dosyalara ve programlara da zarar verebilir.
 Desaturate:
Solgunluk. Bir alan veya bir bölge üzerindeki renklerin olduğundan solgun gösterilmesi işlemidir.
 Destination adress :
Hedef adres. Ağ üzerinde veriyi alan bir cihazın adresi.
 Desktop:
Masaüstü. Grafik yüzü kullanan işletim sistemlerinde kullanıcının rahat çalışması için düzenlenmiş çalışma ortamına verilen isim.
 Device driver :
Cihaz sürücü. Bilgisayara takılmış belirli tipteki bir cihazı kontrol eden program. Cihaz sürücüler, yazıcılar, ekranlar, CD-ROM okuyucular ve disket sürücü gibi cihazlar için kullanılırlar.
 Dial-up :
Pek çok kullanıcının bir çok hatta sahip bir sistem üzerinden kurdukları telefon bağlantısı. Sınırlı bir süre için sürdürülür. Alternatifi, sürekli bir bağlantı sağlayan kiralık hat bağlantısıdır.
 Dial-up line : Bir telefon ağını kullanarak anahtarlamalı devre bağlantısı yoluyla kurulmuş iletişim hattı.
 Dialog Box:
Diyalog kutusu. İşletim sistemleri üzerinde işlem gerçekleştirirken, işletim sistemi tarafından kullanıcının gerekli bilgileri girmesi için açtığı kutu şeklindeki pencereye verilen isim.
 Digital:
Sayısal. Tüm yapılan işlemlerin sıfır veya bir olarak ifade edildiği sisteme verilen isim. Bilgisayarlarımızda bu sistem kullanılır.
 Digital Analog Converter:
Sayısal analog dönüştürücüsüne verilen isimdir. Aldığı dijital sinyalleri analog sinyallere çevirir.
 Digital audio tape (DAT) :
Sayısal ses bantı. Profesyonel çalışmalarda sesin sayısal olarak kaydedilmesi için kullanılan teknik ve kayıt ortamı.
 Digital Monitor:
Gönderilen sayısal sinyalleri alarak görüntü oluşturmak için analog sinyallere çeviren ekran tiplerine verilen isimdir.
 Digital signal processing (DSP) :
Sayısal işaret işleme. Sayısal iletişimin doğruluğunu ve sürekliliğini sağlamak için kullanılan çeşitli teknolojiler.
 Digital signature :
Sayısal imza. Bir mesajı göndereni veya bir dokümanı hazırlayanı tespit etmek için kullanılan elektronik imza.
 Digitize
: Analog olan ses ve video sinyallerini bilgisayar tarzı dijital kod numaralarına dönüştürme işlemine verilen isim.
 Digitizer:
Analog bir video görüntüsünü dijital bilgisayar görüntüsüne çeviren cihaz.
 DIN:
Klavyelerin bilgisayara bağlanması için gerekli olan konnektör tiplerine verilen isimdir.
 Dip Switch:
Kartlar üzerinde bulunan, kartların çeşitli özelliklerini değiştirmek için kullanılan anahtar türüdür.
 Directory :
Dizin. 1) Internet’te, konu başlıklarının ve alt başlıklarının düzenli bir şekilde sunulduğu kılavuz. Bunlardan en çok bilineni Yahoo’dur. 2) Bilgisayarda, birbirine bağlı dosyaların diğerlerinden ayırdedilebilmesi için bir isim verilerek tutuldukları klasörlerden oluşan yapı.
 Directory services : Dizin servisleri. Servis sağlayıcıların ağ cihazlarını konumlandırmalarına yardımcı olan servisler.
 Disk Cache:
Harddisk üzerindeki bilgilere daha hızlı ulaşmak için kullanılan hafıza üzerindeki ayrılmış bölüme verilen isim.
 Disk Controller:
Disk denetleyicisi. Disk sürücüsünün çalışmasını denetleyen devreye verilen isimdir.
 Disk Drive:
Disk üzerinde veri yazan ya da okuyabilen bölüme verilen isimdir.
 Diskless Workstation:
Bir ağ üzerinde çalışan, diski olamayan bilgisayarlara verilen isimdir.
 Display:
Görüntü. Bir görüntünün elektriksel işaretlerden optik işaretlere çevrildiği düzene verilen isimdir. Örnek: Bilgisayar monitörü.
 Display Size:
Monitör üzerine kullanıcın çalışabileceği alana verilen isimdir.
 Distributed Database:
Kullanan kişiye tek bir veritabanı gibi görünen fakat farklı veritabanlarından oluşmuş veritabanı sistemine verilen isimdir.
 DLL/Dynamic Link Library:
Programlar tarafından kullanılan içinde çeşitli kod ve veriyi içeren dosya türüne verilen isimdir. Örnek: System. dll
 DMA/Direct Memory Access:
Bir aygıtın işlemci üzerinden geçmeden doğrudan hafızaya ulaşması yöntemine verilen isimdir.
 DNS/Domain Name System:
İnternet üzerinde bağlanılan sunucu ismini ip adresine çevirmek veya bağlanılan ip adresini sunucu ismine çevirmek için kullanılan sisteme verilen isimdir. İnternet üzerinde DNS sistemleri sayesinde aynı adı taşıyan sunucu, aynı ip adresini taşıyan bilgisayar bulunamaz.
 Doc:
Kelime işlem dosya uzantısına verilen isim.
 Docking station :
Taşınabilir bilgisayarların masaüstü bilgisayar gibi çalışmalarına izin verecek şekilde bağlantılar sağlayan bir donanım parçası. Docking station’lar ağ kartı da içerirler, böylece taşınabilir bilgisayarları ağa bağlarlar.
 Domain :
Bir isimle belirlenen bilgi alanı. Internet’te ağ adresleri dizisini içerir.
 Domain name system (DNS) :
Alan ismi sistemi. İsimlerin IP (Internet Protocol) adreslerine dönüştürülme yolu.
 DOS/Disk Operating System:
Microsoft firması tarafından geliştirilmiş disk işletim sistemine verilen isimdir.
 Dot Pitch:
Monitörlerimizin ekranındaki iki nokta arasındaki mesafe ölçüsüne verilen isimdir.
 Double Densty:
Standart disketlere göre iki kat fazla bilgi depolayabilen disket çeşidine verilen isimdir.
 Double Sided:
Her iki yüzüne de bilgi yazılabilen disket çeşididir.
 Dove:
Microsoft tabanlı işletim sistemleri için faks/modem cihazlarına verilen toplu isimdir.
 Downlink:
Uydu üzerinden bilgisayar ortamımıza gönderilen sinyal nakli işlemidir.
 Download :
İndirme. Bir dosyanın bir bilgisayardan diğerine iletilmesi. Internet’te bir kullanıcının bir Web sitesinde bulunan bir dosyayı kendi bilgisayarına alması.
 Drag And Drop:
Masaüstündeki bir nesneyi işaretleyip, başka bir nesnenin içine koyma işlemidir.
 Dram:
Bilgisayarlarda kullanılan bir bellek türü. Depolama hücrelerindeki bilgilerin sürekli yenilenmesini gerektirir.
 Drive: İşlemcinin işlem yapması için manyetik alanlar üzerine okuyup yazabilen araçlara verilen isimdir. Örnek: Harddisk, disket sürücü.
 Driver:
Bilgisayar üzerindeki donanımların birbirleri ile sorunsuz anlaşabilmesi ve işletim sistemi ile sorun çıkarmaması için donanımı kontrol etmek ve tanıtmak amacı için kullanılan programlara verilen isimdir.
 DSL (Digital Subscribe Line) :
Normal telefon hatları üzerinden verilerin yüksek bant genişliklerinde iletilmesini sağlayan teknoloji.
 Dual:
Çift. Genellikle donanımlar için kullanılır. Önüne geldiği donanımın çift özelliğini belirtir. Örnek: Dual BIOS, dual işlemci.
 Dump:
Bilgisayar üzerindeki hafıza bölümünü görüntülemek, yazmak ve depolamak için kullanılırlar.
 DVD/Digital Versatile Disk:
Yeni optik disk teknolojisine verilen isimdir. DVD’ler 17 gigabyte’lık video, ses ve diğer tipte veri saklama alanına sahiptirler.
 Dynamic HTML :
HTML’in önceki sürümüne göre daha gösterişli ve daha interaktif Web siteleri yaratılmasına izin veriyor, yeni programlama olanakları sunuyor.

EBCDIC/Extended Binary Coded Decimal Interchange: IBM bilgisayarlarda kullanılan karakter sistemine verilen isimdir. PC ve Macintosh bilgisayarlarda ASCII karakter sistemleri kullanılır.
 E-business :
e-iş. İşlerin Internet üzerinde yönetimi. Sadece mal alım satımını değil,  müşterilere servis vermeyi ve iş ortakları ile birlikte çalışmayı da kapsar.
 E-commerce :
Elektronik ticaret. Internet üzerinden servis ve mal alım satımı işlemleri.
 Edge router : ATM ağlarında kullanılan bir terim. Yerel ağlar ile ATM omurga ağı arasında veri yönlendirmesini sağlayan ağ cihazıdır.
 EDI (Electronic Data Interchange) : Elektronik veri değişimi. Veri alış verişi için standart bir format. Daha çok iş dokümanlarının transferinde kullanılır.
 Edit:
Bilgisayar üzerindeki bilginin değiştirilmesi veya düzenlenmesi işlemine verilen isimdir.
 Editor:
Bilgisayar üzerindeki bilginin değiştirilmesi veya düzenlenmesi işleminde kullanılan programlara verilen isimdir.
 EDO DRAM/Enhance Data Output Dynamic Random Access Memory:
DRAM’lerden hızlı SDRAM’lerden yavaş ram tipine verilen isimdir. Günümüzde SD, RD ve DDRAM’ler kullanılmaktadır.
 EFF/Electronic Frontier Foundation:
Bilgisayar kullanımının toplum üzerinde yarattığı sosyal ve hukuksal etkileri saptamak için oluşturulmuş kurum.
 EGA/Enhance Graphics Adapter:
IBM firması tarafından üretilmiş grafik görüntüleme sistemine verilen isimdir. 640′a 350 piksel çözünürlüğe sahiptir ve 16 renk görüntüleyebilir.
 EIDE:
Western Digital firması tarafından geliştirilmiş bir arabirimdir. 12 mb veri aktarım hızına sahiptir.
 EISA/Extended Industry Standart Artchitecture:
32 bit veri yolu standardı. Bilgisayar firmaları ISA standardını 32 bit veri yolu şeklinde geliştirmiş ve EISA standardını oluşturmuşlardır.
 ELD/Electuroluminescent Display:
Düz ve ince (Flat) ekranlar üretmekte kullanılan teknolojiye verilen isimdir.
 Elapsed Time:
Müzik CD’leri çalarken, çalınan bölümün süresine verilen isimdir.
 Electronic Editing:
Bilgileri video bandı üzerine bozmadan kaydetme işlemine verilen isimdir.
 Electronic Publishing:
Elektronik yayıncılık. Bilgilerin elektronik yollarla yayınlanması işlemine verilen isimdir.
 E-mail :
e-posta. İletişim kanalları kullanılarak bilgisayar üzerinden mesaj alışverişi. E-posta mesajları genel olarak metin formatındadır. Ancak grafik veya başka veri tiplerini mesajınıza iliştirip gönderebilirsiniz.
 Emmbedded Object:
Gömülü nesne. Bir program yardımı ile oluşturulup başka bir programın kullanması için içine yerleştirilmiş nesnelere verilen isimdir.
 Encoder :
Sayısal ses teknolojisinde, wav ses dosyalarını MP3 dosya formatına dönüştüren program.
 Emulation:
Bilgisayar programlarının, başka bilgisayar veya programların çalışmasını taklit etmesi işlemine verilen isimdir.
 Encryption :
Veriyi, istenmeyen kişilerin anlayamayacakları bir biçime sokan özel bir algoritmanın uygulanması.
 End:
PC ve Macintosh bilgisayarlarının klavye tuşlarından birisidir. İmleci satır sonuna taşımak için kullanılır.
 End User:
Son kullanıcı. Bilgisayar veya programları son kullanan kişilere verilen isimdir. Son kullanıcılar genellikle bilgisayar bilgileri sınırlı olan kişilerdir.
 Enhanced Keyboard:
102 veya 102 tuşlu olan klavye tipine verilen isimdir. Günümüzde kullandığımız klavye tiplerindendir.
 Enter:
Bilgisayar üzerinde bilgi girişi tamamlandıktan sonra onay vermek için kullanılan tuştur. Aynı zamanda satır sonlandırmak için de kullanılır.
 Enterprise :
Bilgisayar kullanan organizasyonlar için kullanılır. Pratik kullanımında daha çok büyük kurumları gösterir.
 Enterprise network :
Kurumsal ağ. Bir kurumun ana noktalarını birbirine bağlayan ağ. WAN’dan farkı, kurumun kendi özel bir ağ olmasıdır.
 Entity : Varlık. İletişim alanında genel olarak yönetilebilen bir ağ cihazını gösterir.
 Environment
: Ortam. Bilgisayar donanımlarının veya programlarının kendi çalışma bölgelerine verilen isimdir.
 EOF MARK/End Of File:
Dosyanın sonunun geldiğini gösteren karakterlere verilen isimdir. Program bu karakteri görünce dosyanın bittiğini anlar.
 EOL MARK/End Of Line:
Satır sonunun geldiğini gösteren karakterlere verilen isimdir. Program bu karakteri görünce satır sonunun geldiğini anlar.
 Ep:
Video üzerinde hızı düşürerek gerekli bant kapasitesini iki misline çıkarılması yöntemine verilen isimdir.
 Eprom :
Silinebilen programlanabilir bellek. Üzerindeki program silinip yeniden yüklenebilir.
 EPS/Encaplsulated Post Script:
Dosya türüdür. Bu tür dosyalar yazıcılar üzerinde daha yüksek kalitede ve hızda çıkış alınmasına imkan sağlar.
 Erase:
Magnetik bir bilgiyi silme işlemine verilen isimdir.
 Erasable Optical Disk:
Silinebilir optik disk. Yazılıp silinebilen optik diskler.
 ERP (Enterprise Resource Planning) :
Üretim yapan veya diğer iş alanlarında çalışan kurumların iş birimlerini yönetmelerine yardımcı olan çok modüllü bir uygulama. Yönetilebilen iş birimleri arasında üretim planlama, satın alma, yedek parça stoğu, sipariş izleme gibi birimler bulunabiliyor. ERP uygulaması, finans ve insan kaynakları modüllerini de içerir. Sistem çoğunlukla bir veritabanı ile entegre bir biçimde kullanılır.
 Error Detection:
Hata yakalama. Bilgi aktarılırken yanlış aktarılmasını önlemek için kullanılan yöntemlerin genel ismidir.
 Error Message:
Hata mesajı. Yazılımların çalışması sırasında oluşan hatayı kullanıcıya iletmek için kullandıkları ifade türlerine verilen isimdir.
 Esc: Escape tuşu. Kullanılan programdan çıkmak veya yapılan işlemi iptal etmek için kullanılan bir klavye tuşudur.
 ESDI/Enhanced Small Device Interface:
Eski bilgisayarlarda sabit diskleri bilgisayara bağlamak için kullanılan arabirim standardına verilen isimdir. Günümüzde SCSI ve EIDE arabirim standartlarını kullanmaktayız.
 Ethernet :
Yerel ağ protokolüdür. 100 Megabit veri aktarım hızına sahiptir.
 Extranet :
Bir intranet’e sahipseniz, müşterilerin, tedarikçilerin ve diğer önemli kişilerin ihtiyaçları olduğu alanlara güvenli bir şekilde erişmelerini sağlayarak, onun bir kısmını bir extranet haline dönüştürebilirsiniz.
 Even Parity:
Gönderilen bilginin bozulmadan alınıp alınmadığını anlamak için kullanılan yönteme verilen isimdir.
 Event:
Olay. Program tarafından bildirilen herhangi bir duruma verilen isimdir. Örnek: Programın hata mesajı vermesi bir olaydır.
 Eudora:
Windows işletim sistemi için geliştirilmiş popüler bir mail programıdır.
 Executable File:
Çalıştırılabilir dosya. Bilgisayar tarafından çalıştırılabilir halde bulunan dosyalara verilen isimdir.
 Execute:
Çalıştırmak. Bir programı etkin hale getirmek için kullanılır.
 Exe file:
DOS ve Windows işletim sistemlerinde uzantısı exe olan çalıştırılabilir dosyaları belirtir.
 Exit:
Çıkış. Bir programdan çıkmak veya programı durdurmak için kullanılan komuttur.
 Expansion Board:
Genişleme kartı. Bilgisayarın özelliklerini ve kullanım olanaklarını arttırmak için kullanılan kartlara verilen isimdir. Örnek: Ses kartları, grafik kartları.
 Expansion Bus:
Genişleme veri yolu. Bilgisayarın özelliklerini ve kullanım olanaklarını arttırmak için kullanılan kartların siteme bağlanması için gerekli olan veri yoluna verilen isimdir.
 Expansion Slot:
Genişleme yuvası. Bilgisayarın özelliklerini ve kullanım olanaklarını arttırmak için kullanılan kartların yerleştirildiği yuvaya verilen isimdir.
 Export:
Dışarıya bilgi verme. Bir yazılım tarafından oluşturulmuş dosyanın başka bir yazılım tarafından kullanılabilmesi sağlamak için yapılan işlemlere verilen isimdir.
 Expression:
İfade. Bir değere karşılık gelen anlamlı semboller dizisine verilen isimdir.
 External:
Dış. Bağımsız olarak üretilmiş donanımlara verilen isimdir.
 Extension:
Dosya adından sonra yazılan, üç karakterlik dosya uzantılarına verilen isimdir. Örnek: .AVI, .JPG.

FAQ (Frequently asked questions) : Sıkça sorulan sorular. Internet’in bir özelliği haline geldi. Internet üzerinde çeşitli konularda sık sorulan sorulara verilen yanıtları içeren pek çok FAQ bölümü bulabilirsiniz.
 Fast Ethernet : IEEE 802. 3u spesifikasyonuna dayanan Fast Ethernet, 10BaseT Ethernet spesifikasyonuna göre 10 kat fazla hız sağlar. Ayrıca çatı formatı, MAC mekanizmaları ve MTU gibi özellikleri de korur. Teorik olarak çıkış hızı toplam 100 Mbps’i bulur.
 FAT/File Allocation Table:
Dosya yeri tablosu. Bir sabit diskte saklanan dosyaların haritasını tutar. Diske kaydedilen dosyalar cluster’larda (diskin temel birimi) tutulurlar, bunların da yan yana olması gerekmez. İşletim sistemi dosyanın kaydedildiği cluster’ları bu tabloya bakarak öğrenir ve bulur
 Fatal Error:
Uygulamanın çalışmasına devam edemeyeceğini gösteren mesaj.
 Fault management :
Hata yönetimi. OSI tarafından belirlenen ağ yönetiminin beş kategorisinden biri. Ağ hatalarının bulunmasını ve kontrol edilmesini sağlar.
 Fault Tolerance:
Sistem üzerinde oluşan hataların sistemi çökertmemesi için daha önceden uygulamaya konulmuş sistem özelliklerine verilen isim.
 FAX:
aks makinesi ile gönderilen doküman.
 Fax Modem:
Telefon hatları üzerinden karşılıklı bilgi ve faks gönderip almak için kullanılan cihazlara verilen isim.
 FDDI (Fiber Distributed Data Interface) :
200 km’yi geçmeyen yerel ağlarda, fiber optik hatlar kullanılarak veri iletişim yolları kurulmasını belirleyen standart.
 FDHD/Floppy Drive High Density:
Disket sürücüsü.
 Feed:
Yazıcıya kağıt sağlamak anlamında kullanılan terim.
 Fiber optic :
cam, plastik kablo veya fiber üzerinde iletişimin ışık darbeleri ile yapılmasını sağlayan teknoloji ve ortam.
 Fibre Channel :
Bilgisayar cihazları arasında 1 Gbps hızında iletişim kurulmasını sağlayan teknoloji. Çoğunlukla sunucularla depolama cihazları arasında veya depolama cihazlarının kendi aralarındaki iletişim için kullanılır.
 Field:
Alan. Bilgi için ayrılan bölüme verilen isim. Örnek; hesap tablosu yazılımlarında ayrılan alana hücre denir.
 File:
Dosya. Bilgilerin bir düzen içinde korunması ve kolay erişiminin sağlanması için isimlendirilmiş veri gruplarına verilen isim.
 File extensions :
Dosya ekleri. Bir dosyanın formatını gösteren, dosya isminin devamında yer alan ekler.
 File formats : Dosya formatları. Kullandığınız her programda dosyalar belli formatlarda kaydedilirler. O dosyaları tekrar açmak için ya aynı programı kullanmak ya da o formatı destekleyen başka bir program kullanmak gerekir.
 FILE MANAGEMENT SYSTEM/Dosya Yönetim Sistemi:
Oluşturulmuş dosyaları belli bir düzen içinde saklamak için kullanılan sistem.
 File Name:
Dosyalara verilen isimlere denir.
 File Recovery:
Çeşitli nedenlerden dolayı bozulmuş dosyaları programlar vasıtası ile kurtarma işlemi.
 File Server: Bir network üzerinde kullanıcıların ortak kullandıkları dosyaların bulunduğu sunucu bilgisayara verilen isimdir.
 File sharing :
Dosya paylaşımı. Bilgisayar verilerinin herkes tarafından veya belirli kişiler tarafından paylaşımı. Çoğunlukla ağ üzerinde ayrılan bir alanda toplanan dosyalar kolaylıkla kullanıcılar tarafından paylaşılabilir.
 File Size:
Dosya büyüklüğü. Dosyanın disk üzerinde kapladığı alan.
 File system :
Bilgisayarda dosyaların isimlendirilme ve bilgisayarda tutulma sistemidir. Dosyalar klasörlerin oluşturduğu bir dizin yapısında tutulurlar.
 File transfer :
Dosya transferi. Dosyaların bir ağ cihazından diğerine aktarılmasına izin veren ağ uygulamaları kategorisi.
 Fill:
Grafik uygulamalarında bir nesnenin içini doldurmak için yapılan işlem.
 Filter :
Filtre. 1) Programlamada, belirli kriterleri karşılaması beklenen giriş ve çıkışları kontrol etmek için kullanılan program. 2) İletişimde belirli tipte işaretlerin geçmesine izin veren cihaz.
 Find:
Bul. Bilgiye ulaşmak için kullanılan komuta verilen isim.
 Finder:
Apple Macintosh bilgisayarlarda kullanılan masaüstü yöntemi ve dosya yönetim sistemi.
 Firewall :
Özel ağ kaynaklarını diğer ağ kullanıcılarından korumak için, bir geçit sunucusuna yerleştirilen uygulama.
 Firmware :
ROM’a yüklenmiş yazılım komutları.
 FireWire : Apple’ın çeşitli cihazların bilgisayara bağlanabilmesi için geliştirdiği bir standart. 63 kadar cihaz tek bir kablo ile 400 Mbps transfer hızında bilgisayarlara bağlanabiliyor.
 Fixed Disk:
Sabitdisk. Bilgisayarlar üzerinde bulunan bilgi depolama ünitelerine verilen isim.
 Fixed Length:
Sabit uzunluk. Veritabanlarında sabit uzunluk olarak tanımlanmış alanlara verilen isim. Sabit uzunluklu kayıtlarda tablo içindeki her kayıt eşit uzunluktadır.
 Fixed Pitch:
Sabit genişlik. Karakterlerin genişliğinin aynı olduğu fontlar için kullanılan terimdir.
 Flash memory :
Flash bellek. Cep telefonlarında, ağ anahtarlarında ve taşınabilir bilgisayarlardaki PC Card’larda kullanılan bir bellek türü.
 Flaat File Database:
Düz veritabanı. Bir tek tablodan oluşan veritabanlarına verilen isim.
 Flat Panel Display:
Düz panel ekran. Bilgisayar ekranlarında kullanılan ince ekran tiplerine verilen isim.
 Flat Technology Monitor:
Parlamaları azaltmak için flat ekranlarda kullanılan teknolojiye denir.
 Floating:
Kayan. Kullanıcıların ekrandaki nesneleri istedikleri yere yerleştirebilme özelliğine denir. Örnek: Araç çubukları.
 Flopy Disk:
Disket. Manyetik disklerin bir çeşididir. Küçük ve taşınabilirler.
 Flopy Drive:
Disket sürücü.
 Floptical:
Manyetik ve optik disk okuma tekniklerinin olumlu yanlarını birleştirerek oluşturulan disk sürücü tipi. . .
 Flow :
Akış. Bir ağdaki iki nokta arasında ver akışı.
 Flow control :
Akış kontrolü. Ağ üzerindeki cihazlar arasında gidip gelen verinin yönetimi.
 Flowchart : Akış diyagramı. Bir programın akış mantığı, iş veya üretim prosesleri ve organizasyon şeması gibi şeylerin grafik olarak gösterimi.
 Folder :
Klasör. Dosya sistemlerinde dosyaların içinde tutulduğu klasörler.
 Font :
Belirli bir tipte ve büyüklükteki yazı karakteri seti
 Font Cartridge:
Font kartuşu. Bir ya da daha fazla font içeren ROM kartuşları.
 Font Size:
Yazı boyu. Bilgi işlem yazılımlarında kullanılan fontların boyutları.
 Footer:
Bir belgede her sayfanın alt kısmında yer alan bir ya da birkaç satırlık metin.
 Footprint :
Bilgi teknolojisinde bir donanım biriminin, yazılımın kapsadığı alan.
 Forced Page Break:
Kelime işlem yazılımlarında kullanıcının bir sayfayı istediği yerde bitirebilmesi özelliği.
 ForeGround:
Ekranlarda görünen karakter ya da resimler, ön plan olarak isimlendirilirler.
 Format:
Biçimlendirme. Bir diski kullanıma hazır hale getirme işlemine denir.
 Form Feed:
Yazıcılarda, sürekli formun bir sonraki sayfasının başına gitmek için kullanılan komuta verilen isimdir.
 Fortran:
Programlama dili.
 Forwarding :
İletim. Ağ üzerindeki bir cihaz yoluyla bir çatıyı (frame) son hedefe doğru gönderme işlemi.
 Fourth Generation Language:
Dördüncü nesil programlama dili. Yazı diline yakın ifadeler kullanan programlama dillerine verilen isimdir.
 FPS/Frames Per Second:
Bir saniyede gösterilen kare sayısına verilen isimdir.
 Fractal:
Fraktal. Aynı şeklin değişik büyüklüklerde tekrarlanması sonucunda ortaya çıkan karmaşık görüntüye denir.
 Fragmantation :
Bir paketi, paketin orijinal boyutunu desteklemeyen bir ağ üzerinden iletmek için daha küçük parçalara bölme işlemi.
 Frame :
Çatı. 1) İletişimde, adres ve belirli protokol kontrol bilgilerini de içerecek şekilde, ağ noktaları arasında iletilen veri. 2) Video ve film kayıtlarında, görüntü dizisinin tek bir karesi.
 Frame Relay : Yerel ağlarla geniş alan üzerindeki uç noktalar arasında, aralıklı olarak sağlanan veri iletişimi için tasarlanmış iletişim servisi.
 Freeware:
Program üreticisi tarafından ücretsiz kullanıma sunulan programlar.
 Frequency-division multiplexing (FDM) :
Pek çok işaretin tek bir iletişim kanalı üzerinden iletilmesi için geliştirilmiş bir teknik. Her bir işaret farklı bir frekansda gönderilir.
 Friction Feed:
Yazıcılara kağıt sürmek için kullanılan yöntemlerden biridir.
 Front-end :
Ön uç. Kullanıcının doğrudan kullandığı uygulama. Back-end, arka uç uygulamalar, ön uç uygulamaları destekleyen servisleri dolaylı yollardan sunarlar.
 FTP (File TRansfer Protocol) :
Internet üzerinde dosya alışverişini basitleştiren standart bir Internet protokolu.
 Full Duplex :
Gönderici ile alıcı istasyon arasında aynı anda veri transferini gerçekleştirme özelliği. Tam duplex 100BaseT, 200 Mbps’lik bir çıkış hızı sağlar (her bir yönde 100 Mbps). Fiberle kullanıldığında daha uzak mesafelere iletime de izin verir. Tam duplex’de bir 100BaseFX bağlantısı 2 km’ye ulaşabilir.
 Full Pathname:
Tam yol adı. Bir dosyanın diskin üzerinde bulunduğu yeri belirtmek için kullanılan ifadelere denir.
 Full Screen
: Bilgisayar ekranının tamamının tek bir uygulamanın kontrolünde olması durumuna verilen isim.
 Funtion:
İşlev. Belli bir işi halletmek için oluşturulan kod grubu.
 Funtion Keys:
İşlev tuşları. Klavye üzerinde genellikle F1′den F12′ye kadar numaralanmış özel tuş grubuna verilen isim.
Garbage: Bilgisayar üzerindeki anlaşılmaz ve değersiz bilgilere verilen isimdir. Programlar anlamsız bir çıktı üretirlerse bu terim kullanılır.
 Gateway:
Geçit. İki ağ arasında bağlantı sağlayan donanım ve yazılımların adıdır.
 GB (gigabyte) :
1024 mb yada 1073 milyar byte’ın karşılığı olan değer.
 Gbps : Saniyede 1 milyar bit. Veri iletim ortamının bant genişliği ölçüsü.
 Geographic information system (GIS) : Coğrafi Bilgi Sistemi. Harita bilgisi verilerinin alınıp analiz edilmesini sağlar. Hava tahmini, satış analizi ve nüfus tahmini gibi alanlarda kullanılır.
 GHz :
1 milyar hertz. Alternatif akım veya elektromanyetik dalga frekans ölçüsü. Bilgisayarlarda işlemcinin saat hızını gösterir.
 GIF/Graphics Interface Format:
Grafik dosya saklama biçimidir. Grafiklerin sıkıştırılmış bir formda tutulmasını ve böylece hızlı olarak transfer edilebilmesini sağlar.
 Gigabit :
1 milyar bit. İki iletişim noktası arasında saniyede iletilen bit sayısının ölçüsü olarak kullanılır.
 Gigabit Ethernet : 1 Gbps hız sağlayan bir yerel ağ standardı. Çoğunlukla ağ omurgalarında kullanılır.
 Global Positioning System :
Küresel Konumlandırma Sistemi. Dünya etrafında bir yörünge izleyen 24 uydu yoluyla dünya üzerindeki çok küçük şeylerin bile yerini belirlemeyi mümkün kılan sistem. Doğruluk derecesi 10 ile 100 m arasında bir farkla değişiyor.
 GPPM/Graphics Page Per Minute:
Bir yazıcının metin özelliğinde olmayan sayfaların basma hızıdır.
 GPRS (General Packet Radio Service) :
Paketlere dayalı bir kablosuz iletişim sistemi. Mobil telefon ve bilgisayar kullanıcılarına 56 ile 114 Kbps’lik hızlar arasında Internet’e sürekli bağlanma olanağı sağlıyor.
 Graphical User İnterface:
Grafik kullanıcı arayüzü. Bilgisayarların grafik görüntüleme özellikleri kullanılarak oluşturulan program arayüzüne denir.
 Graphics:
Grafik. Bilgisayara resim işleme veya görüntüleme özelliğini kazandıran yazılım veya aygıtlara verilen isimdir.
 Graphics accelerator :
Grafik hızlandırıcı. Bilgisayar ekranındaki görüntüyü sürekli yenileyen bir bilgisayar programının yüklenebildiği bilgisayar parçası, video kartına takılan bir yonga seti. Bilgisayarın grafik gösterim hızını artırarak bazı efektlerin kullanılmasını mümkün kılıyor.
 Graphics ADAPTER:
Görüntü kartı. Bilgisayarın görüntüleme özelliklerini belirleyen kartlara verilen isimdir.
 Graphics Character:
Şekil ile gösterilen karakterlere verilen isimdir. ASCII tablosundaki 128′den büyük değerlere sahip karakterler, grafik karakterler olarak ifadelendirilir.
 Graphics Display System:
Grafik gösterim sistemi. Bilgisayara grafik görüntüleme özelliğini kazandıran sistemdir.
 Graphics File Formats:
Grafik dosya biçimleri. Grafik nesneleri saklamak için kullanılan dosya türlerine denir.
 Graphics Mode:
Grafik modu. Görüntüleme tekniklerinden biridir. Görüntü ekranının noktacıklardan oluşuyormuş gibi gözükmesi tekniğidir.
 Graphics Monitor:
Grafik ekran. Grafik görüntüleme özelliğine sahip ekran.
 Gray Scaling:
Gri derecelendirme. Gri tonların kullanılarak oluşturulan görüntü işlemidir.
 Greeking:
Ekranda harflerin sıkıştırılmış olarak görüntülenmesi işlemine denir.
 Grid:
Grafik ve masa üstü yazılımlarda, çizilen şekillerin ve yerleştirilen nesnelerin düz ve aynı hizada olması için kullanıcıya yol gösteren noktalı çizgilere verilen isimdir.
 Groupware :
Farklı yerlerde çalışan insanların bir arada çalışmalarına yardımcı olan programlar. Bu tip yazılımların sağladığı servisler arasında ajanda paylaşımı, bir yazı üzerinde ortak çalışma, e-posta idaresi, paylaşılan veritabanına erişim ve elektronik toplantılar gibi servisler bulunuyor.
 GSM (Global System for Mobile communication) : Avrupa’da yaygın olarak kullanılan sayısal bir mobil telefon sistemi. 900 veya 1800 MHz hızlarında çalışıyor.
 GUI (Graphical User Interface) :
Grafik Kullanıcı Arayüzü. Bugünün önde gelen işletim sistemlerinin kullanıcılara sundukları arayüz.
Hacker : Aslında akıllı programcı anlamına gelen bir terim, ancak günümüzde Internet üzerinden bilgisayar sistemlerini çökertmeye çalışan kötü niyetli programcılar için kullanılıyor.
 Half-duplex :
Veri iletiminin tek bir taşıyıcı üzerinden iki yönde ancak farklı zamanlarda yapıldığı durum.
 Halftone:
Baskı işlemlerinde kullanılan bir terimdir. Baskıdaki siyah ve beyaz noktaların yoğunluklarının ve dizilişlerinin düzenlenmesi işlemidir.
 Handle:
Seçilen grafik nesnenin etrafında oluşan küçük siyah karelerin her biri.
 Handshake/handshaking :
El sıkışma, anlaşma. Telefon iletişiminde iki modem, bağlantı sırasında hangi protokolün kullanacağı konusunda bilgi alışverişinde bulunur ve anlaşırlar.
 Hang:
Bilgisayar çalışırken, birden bire hiçbir kullanıcı hareketine yanıt vermemeye başladığında oluşan durum.
 Hanging İndent:
Kelime işlem yazılımlarında ilk satırın diğerlerinden daha solda yazılması.
 Hard Card:
Sabitkart. Genişleme kartı şeklinde üretilmiş sabit disk ve denetleyicisine verilen isimdir.
 Hard Coded:
Sabit olarak kodlanmış. Yazılım veya donanıma değişmez biçimde monte edilmiş olan özelliklere verilen isimdir.
 Hard Copy:
Basılı kopya. Yazıcıdan alınan çıktıya verilen isimdir.
 Harddisk
: Sabitdisk. Bilgisayar üzerindeki bilgi depolama ünitesine verilen isimdir. Büyük miktarlardaki bilgileri uzun süre saklamak için kullanılırlar.
 Harddisk Drive:
Sabitdisk sürücü. Sabitdiske veri yazan ve okuyan mekanizmadır.
 Harddisk Type:
Sabitdisk tipi. Sabitdiskin özelliklerini belirten numaraya verilen isim.
 Hard Hypen:
Kelime işlem yazılımlarında satır sonuna sığmayacak büyüklükteki sözcüklerin tire işareti ile bölünerek ayrı satırlara yazılması işlemi.
 Hard return:
Enter tuşu ile imleci yeni bir satıra gönderme işlemi.
 Hard Space:
Kelime işlem yazılımlarında satır sonuna gelen sözcükleri bölmemek için yapılan işlem. Sözcük bir alt satıra geçer.
 Hardware:
Donanım. Bilgisayar sistemlerinin içinde ünite ve nesnelerin elle tutulabilir olanlarını nitelemek için kullanılır.
 HD/High Density:
Yüksek kapasiteli disketlere denir.
 Head:
Kafa. Disket veya sabit diskteki verileri okuyan ya da yazan mekanizma.
 Head Crash:
Okuyucu kafanın disk üzerine düşerek oluşturduğu durumu belirtir. Çok ciddi bir arızadır.
 Header :
Başlık. 1) Bir dokümanın ekranda görüntülendiğinde veya yazıcıdan çıkarıldığında, başında yer alan yazı ve görüntü kombinasyonundan oluşan başlık. 2) E-posta’da, e-posta’nın geldiği yeri, adresi, diğer alıcıları, mesaj önceliği seviyesini ve diğer bilgileri gösteren e-posta’nın bir parçası. 3) Bir bilgisayar dosyasında, dosyanın içeriğinden önce gelen, içeriğin uzunluğunu ve dosyanın diğer özelliklerini gösteren bölüm. 4) Bir ağ iletim biriminde, veri veya kontrol işaretlerinden önce gelir, dosya veya iletim birimi hakkında, uzunluk ve bağlı bulunan başka dosya veya iletim birimi olup olmadığı gibi bilgileri içerir.
 Helical Scan Cartidge:
Sarmal taramalı kartuş. Video bantlar ile aynı teknolojiyi kullanan manyetik teyp cinsine verilen isimdir.
 Help:
Yardım. Yazılım ile çalışırken, karşılaşılacak sorunlar için daha önceden hazırlanmış dokümanlara denir.
 Hertz (Hz) :
Saniyedeki çevrim sayısını gösteren frekans birimidir. Evlerde kullandığımız elektrik 50 Hz’dir. Ancak iletişim daha yüksek frekanslarda yapıldığından kilohertz (KHz) veya megahertz (MHz) mertebesinde değerler kullanılır.
 Heterogeneous :
Heterojen, tek biçimli olmayan. Bütünü oluşturan parçaların farklılığını gösterir. Çoğunlukla, farklı üreticilerin parçalarının bir arada çalıştırılmasıyla oluşturulan ağlar için kullanılır.
 Hexadecimal :
16 tabanlı sayı sistemi. Her hanede 16 rakamın kullanılabildiği (0 da dahil),  sayı sistemi. Normalde kullandığımız 10 tabanlı sayı sisteminde ise her hanede 10 rakam kullanılır. Bu sistemde sayı hanelerinde kullanılan 0-9 arası sayılar rakamla daha üst sayılar ise A-F arasındaki harflerle gösterilir. Örneğin 10 tabanlı sistemde kullandığımız 10 sayısının karşılığı 16 tabanlı sistemde A’dır. Bu sayı sistemi iki tabanlı sayılarla çalışan bilgisayarlarda sayıların gösterimini kolaylaştırır. İki hexadecimal sayı hanesi ile sekiz haneli ikili tabandaki sayı veya bir byte gösterilebilir.
 HFS/Hierarchical File System
: Hiyerarşik dosya sistemi. Macintosh bilgisayarlardaki dosya saklama yöntemi.
 Hidden File:
Saklı dosya. Bir dosya özelliğidir. Dosyalara erişimi engellemek için kullanılır. İstendiğinde bu özellik kaldırılabilir.
 Hierarchical addressing :
Hiyerarşik adresleme. Yerleri göstermek için mantıksal bir hiyerarşi kullanan adresleme düzeni. Örneğin IP adresler, veri paketlerinin gidecekleri yere yönlendirilmeleri için IP yönlendirme algoritmalarının kullandıkları, ağ numaralarını, alt ağ numaralarını ve host numaralarını içerirler.
 Hierarchical Storage Management (HSM) :
Hiyerarşik Depolama Yönetimi. Depolama sisteminin ekonomik olarak kullanıldığı arşiv sisteminin policy (politika) temelli yönetimi. Çoğunlukla dağıtık kurumsal ağlarda kullanılan HSM, tek başına bir sistem olarak da kullanılabilir. Hiyerarşi, farklı yapıda depolama ortamlarının varlığını gösterir. Örneğin, RAID sistemleri, optik sistemler veya bant sistemleri.
 High Level Language:
Yüksek seviyeli dil. Programlama dilleri arasında kullanımı daha kolay olan ve üzerinde çalıştığı sisteme bağımlı olmayan tipte programlar yazmaya yarayan dillere verilen isim. Örnek: C, Pascal, Fortran, Sql
 Highlight:
Bilgisayar ekranındaki bir nesneyi diğer nesnelerden farklı görünecek şekilde belirleme işlemi.
 High Memory:
DOS işletim sistemi altında çalışırken, belleğin 640 KB ile 1 MB arasında kalan bölümüne verilen isimdir.
 Highh Density Disk:
Yüksek yoğunluklu disket.
 High Speed Serial Interface (HSSI) :
Yüksek Hızlı Seri Arabirim. Kısa mesafeli iletişim arabirimi. Çoğunlukla yerel veya geniş alan ağlarında yönlendirme ve anahtarlama cihazlarının birbirine bağlanması için kullanılır.
 Holographic Storage:
Holografik saklama. Işığa duyarlı bir malzeme üzerine lazer ışınlarıyla üç boyutlu görüntüleri kaydetme işlemine denir. Kayıt edilecek malzemenin büyük kapasitelerde olması gerekir.
 Home Computer:
Ev bilgisayarı. Özel olarak ev kullanıcıları için düzenlenmiş bilgisayarlara verilen isimdir.
 Home Key:
PC ve Macintosh klavyelerinde bulunan bir tuş. Genellikle kelime işlem yazılımlarında belgenin başına gitmek için kullanılır.
 Home network :
Ev içinde iki veya daha fazla bilgisayarın yerel alan ağı biçiminde birbirine bağlanmasıdır. Evde birden fazla bilgisayar varsa, bu şekilde dosyalar, programlar,  yazıcılar,  diğer çevre birimleri ve Internet erişimi paylaşılabilir.
 Home page :
Ana sayfa. Bir Web sitesinin ana sayfası, bir ziyaretçi siteye bağlandığında göreceği ilk ekran; genellikle hem o sitedeki hem de diğer sitelerdeki diğer sayfalara bağlantılar içerir.
 Hook :
Çengel. Programcılıkta, bir paket programa programcının kendi kodunu girmesine izin veren bir arayüzün kullanıldığı yer. Bazen içine kod girilen böyle bir program için de kullanılır.
 Hop :
Veri paketinin iki ağ noktası arasında iletilmesi. Bir paketin gideceği nokta sayısı (hop sayısı) paketin başlığındaki bilgiler arasında yer alır.
 Host : 1) Internet’te, diğer bilgisayarların iki yönlü erişim sağladıkları herhangi bir bilgisayardır. Ağ üzerindeki bir nokta anlamında kullanılır. 2) Ana bilgisayar (mainframe). Akıllı veya akılsız terminallere hizmet eder. 3) Kendinden daha küçük veya daha az özelliğe sahip olan cihaz veya programa hizmet veren cihaz veya program.
 Host number : IP adresinin, alt ağda ağ noktasını gösteren kısmı.
 Hosting : Bir veya daha fazla web sitesine hizmet vermek ve bakımını yapmak. Bilgisayarda yer ayırmanın ötesinde bir web sitesi için daha da önemlisi, Internet’e hızlı bağlantı olanağının sağlanmasıdır.
 Hot swap :
Bilgisayar çalışmaya devam ederken, sabit disk, CD-ROM sürücü, güç kaynağı veya bir bilgisayar parçasının değiştirilebilmesi.
 Hot Key:
Özel anlamlar taşıyan tuş dizileri.
 Hot Link:
İki yazılım arasında kurulan ve birinde yapılan değişikliklerin diğerini de etkilediği bağlantı türüne verilen isim.
 HourGlass İcon:
Kum saati simgesi. Windows işletim sistemi meşgul olduğunda kullanıcıya beklemesini belirten simgeye verilen isimdir.
 HTML (HyperText Markup Language) :
Web sayfası yaparken kullanılan Internet’in yazım dili.
 HTTP (HyperText TRansfer Protocol) : Internet üzerinde dosya (metin, grafik görüntüler, ses, video veya diğer multimedya dosyaları) alışverişi için kurallar dizisi. TCP/IP protokol setine gore HTTP bir uygulama protokoludur.
 Hub :
Bir grup ağ noktası için merkezi bağlantı noktası; merkezi yönetim için yararlıdır, ağ noktalarını aksaklıklardan izole etmek ve LAN alanını genişletmek için kullanılır.
 Hyperlinks : Internet’te nerenin “canlı” olduğuna bakmaksızın, kullanıcıların bir dokümandan diğerine geçmesine izin verecek şekilde Web sayfalarına yerleştirilmiş bağlantı noktaları.
 Hyphenation:
Kelime işlem yazılımlarında satır sonuna sığmayacak büyüklükteki sözcüklerin tire işareti ile bölünerek ayrı satırlara yazılması işlemi.
I-Beam Pointer: Grafik tabanlı kelime işlem programlarında gözüken I şeklindeki fare imlecidir.
 Ibm Compatible:
IBM uyumlu.
 Ibm Pc:
IBM firması tarafından üretilen bilgisayarlardır.
 Icon :
1) Bilgisayarın grafik kullanıcı arabiriminde bir uygulamayı veya bir özelliği gösteren resim. 2) Web sayfasında bir konuyu veya başka bir web sayfasını gösteren grafik görüntü.
 IDE/Intelligent Drive Electronics:
Sabitdiskleri bilgisayarlara bağlamak için kullanılan arayüzlere denir.
 Identifier:
İsim. Bir değişkene verilen isim.
 IEEE/Institute of Electrical and Electronic Engineers:
Elektrik ve elektronik mühendisleri enstitüsü. Bilgisayar ve elektrik endüstrisi için standartlar belirleyen kurum.
 IGMP (Internet Group Management Protocol) :
Multicast grup üyelerini komşu multicast router’a rapor etmek için IP host’lar tarafından kullanılır. Router’lar bu bilgiyi, multimedya ortamındaki trafiği sınırlayarak yerel ağ bant genişliğini korumak için kullanabilirler.
 Imaging :
Görüntüleme. Görüntülerin alınması, saklanması, yönetilmesi ve gösterilmesi.
 Image Enhancement:
Görüntü geliştirme. Bilgisayar üzerindeki görüntü kalitesini geliştirme işlemi.
 Image Processing:
Görüntü işleme. Görüntülerin işlenmesi anlamında kullanılan genel bir ifadedir.
 Import:
Almak. Başka bir yazılım veya yazılımın eski sürümü tarafında üretilen verilerin kullanılan yazılım tarafından işlenebilir hale getirilmesi işlemi.
 Inclusive Or:
Bir operatör türüdür. Bu operatör kullanılarak oluşturulan ifade, işleme giren ifadelerden birinin doğru değere sahip olduğu durumlarda doğru olarak değer alır.
 Incremental Backup:
Arttırarak yedekleme. Son yedeklemeden sonra yapılan değişiklikleri içerecek şekilde uygulanan yedekleme işlemidir.
 Indeo:
Intel Corporation tarafından geliştirilen, hareketli video gösterme teknolojisi.
 Index:
Dizin. Kelime işlem yazılımları dokümanın içinde yer alan kelimeleri bulabilmek için bir liste oluşturur. Bu listeye index denir.
 Information Highway:
Bilgi otoyolu. İnternet üzerinde bulunan bilgileri ifade eden bir terimdir.
 Infrastructure :
Altyapı. Bilgisayarları ve kullanıcıları birbirine bağlamak için kullanılan donanımlar. Telefon hatları, kablolu televizyon hatları, uydular ve antenler dahil olmak üzere tüm iletim ortamı, router’lar, tekrarlayıcılar ve iletim yollarını kontrol eden diğer cihazlar altyapıyı oluşturur. Ayrıca iletilen işaretlerin alınması, gönderilmesi ve yönetilmesi için kullanılan yazılımlar da altyapı elemanı sayılırlar.
 Inheritance:
Nesne tabanlı programlama yaparken bir nesneyi başka bir nesnenin özelliklerini taşıyacak şekilde oluşturma işlemi.
 Ini File:
Windows işletim sisteminin ayarlarını tutan . ini uzantısına sahip dosyaya verilen isimdir.
 Initialize:
Programlamada bir değişkene başlangıç değeri atamak için kullanılır.
 Ink_Jet Printer:
Mürekkep püskürtmeli yazıcı. Kağıda mürekkep püskürterek baskı yapan yazıcı türlerine verilen isimdir.
 Input:
Girdi. Bilgisayar üzerinde giriş yapılan her türlü bilgiye denir.
 Input Device:
Giriş aygıtı. Bilgisayara bilgi girişi yapmak için kullanılan aygıtlardır.
 Insert:
Araya eklemek. Bir nesneyi iki nesne arasına ekleme işlemidir.
 Insertion Point:
Araya ekleme noktası. Grafik tabanlı yazılımları kullanırken, klavyeden girilen karakterlerin ekranda nereden başlayarak görüntüleneceğini gösteren noktadır.
 Insert Mode:
Araya ekleme modu. Yazılacak karakterlerin metinde araya ekleyeceğini belirleyen tuş konumudur.
 Installation:
Kuruluş. Bir donanımı veya yazılımı çalışır hale getirme işlemi.
 Instruction:
Komut. Genellikle programlamada kullanılan komut ifadesidir.
 Integer:
Tamsayı. Pozitif ve negatif tamsayıları ifade etmek için kullanılan terimdir.
 Integrated Circuit-İc:
Birleşik devre. Yarı iletken bir maddeden üretilmiş küçük elektronik parçalardır. Birleşik devreler, pek çok elektronik araçta çeşitli amaçlar için kullanılır.
 Intel MicroProcessors:
Intel firması tarafından üretilen micro-işlemcilere verilen isimdir.
 Intelligent Terminel:
Akıllı terminal. Kendi üzerinde veri işleyebilen terminal tiplerine verilen isimdir.
 Interactive:
Etkileşimli. Çalışma sırasında kullanıcı ile iletişimde bulunan bilgisayar sistemleridir.
 Interface :
Arabirim, arayüz. 1) Kullanıcı arayüzü, kullanıcının bir program veya bilgisayarı kullanması için çeşitli araçlar sağlayan bir programdır. Grafik kullanıcı arabirimi bu iletişimi sağlamak için resimlere dayalı bir yapı sunar. 2) Programlama arayüzü, programcının kullanması için bir program veya programlama dili tarafından sağlanan komutlar ve veriler. 3) Bir cihazın başka bir cihaza veya bir konnektöre bağlanmasını sağlayan donanım parçası.
 Interlacing:
Bilgisayar ekranlarında yüksek çözünürlük sağlamak için kullanılan bir görüntüleme tekniğidir.
 Interleaving:
Disk üzerindeki sektörlerin düzenlenme biçimine verilen isimdir.
 Internal Modem:
Bilgisayar üzerine bir genişleme kartı olarak takılan modem türleridir.
 Internet :
Dünyadaki bilgisayarların birbirine bağlanmasını sağlayan, bilgisayarlar, router’lar ve kablo bağlantılarından oluşan global ağ.
 Internet telephony : Ses, faks ve diğer bilgilerin elektronik ortamda iletilmesini sağlayan telefon teknolojisi. Klasik telefon ağlarının yerine Internet altyapısını kullanır.
 Internetwork :
Router’lar ve diğer cihazlarla birbirine bağlanmış ve tek bir ağ gibi çalışan ağlar topluluğu.
 Interoperability :
Farklı üreticiler tarafından üretilmiş ekipmanların, bir ağ üzerinde birbiri ile başarılı bir şekilde iletişim kurabilmesi.
 Interpreter
: Yüksek seviye bir dille yazılan bir program kodunu çalıştıran programdır.
 Interprocess Communication-Ipc:
İşlemlerarası iletişim. Çok işlemli işletim sistemleri arasında işlemlerin birbirleri ile veri değiş tokuşu yapmalarını sağlayan özelliktir.
 Interrupt :
Kesme. Bilgisayarın çalışmasını durdurmak için, bilgisayara bağlı bir cihazdan veya bilgisayardaki bir programdan gelen işaret. Durma işaretini alan bilgisayar ya çalıştırdığı programa devam eder veya başka bir program çalıştırmaya başlar.
 Intranet :
Kullanıcıları birbirine bağlamak için Internet’le aynı teknolojiyi kullanan dahili bir ağ, ortak bir arayüz sağlamak için daha çok browser’lar kullanılır.
 IP (Internet Protocol) :
Internet’e bağlanan bilgisayarlar için bir standart. Internet erişimine sahip olan bütün bilgisayarlara, noktalarla birbirinden ayrılan dört rakam grubundan oluşmuş tek bir adres verilir.
 IP adress : TCP/IP protokolü kullanan bilgisayarlara verilen 32 bit adres.
 IP multicast : Bir kaynaktan pek çok hedefe veya birden fazla kaynaktan pek çok hedefe yayınlanan IP trafiğinin yönlendirilme tekniği.
 IPv6 : IPv4′ün yerini alacak olan yeni IP sürümü. Bu sayede IP adresleri 32 bit’ten 128 bit’e çıkıyor.
 I/O (input/output) :
Bir bilgisayarla veri alışverişinde kullanılan herhangi bir işlemi,  programı veya cihazı tanımlar. Tipik I/O cihazları arasında yazıcılar, sabit diskler, klavyeler ve mouse’lar yer alırlar.
 IRC/Inter Relay Chat:
İnternet üzerinde sohbet yapmak amacı ile kurulmuş bir yazılımdır.
 Irma Board:
IRMA kartı. Kişisel bir bilgisayarın, ana bilgisayarın terminaliymiş gibi görünmesini sağlayan karttır.
 Irq:
Bilgisayar üzerindeki aygıtların micro-işlemciye interrupt sinyali göndermek için kullandıkları hat türüne verilen isimdir.
 ISA/Industry Standart Architecture:
Ankartlar üzerinde kullanılan bir veriyolu mimarisidir.
 ISDN (Integrated Services Digital Network) :
Varolan herkese açık anahtarlı telefon ağı üzerinde veri işaretlerini göndermek, ses ve videoyu sayısallaştırmak için kullanılan bir iletişim standardı.
 ISO (International Organization for Standardization) :
1946′da kurulmuş, standartların oluşturulması için çalışan kurum. ISO, popüler bir ağ referans modeli olan OSI referans modelini geliştirdi.
 ISP (Internet Service Provider ) : Internet Servis Sağlayıcısı – ISS. Internet erişimi sağlayan şirket. Gittikçe artan oranda telefon ağı operatörü ISS olarak çalışmakta.
 Italic:
Harflerin sağa yatık olarak yazıldığı fontlar için kullanılır.
 ITU-T (International Telecommunication Union Telecommunication Standardization Sector) :
İletişim teknolojileri için uluslararası standartları oluşturan kurum.
Java: Bir programlama dilidir. Genellikle internet üzerinde kullanılır. Bu dil ile yazılan programlar tüm işletim sistemlerinde çalışır.
 JavaBeans : Sun Microsystems’in nesne yönelimli programlama arayüzü. Ağ üzerinde veya ana işletim sistemi platformunda yayabileceğiniz, yeniden kullanılabilen uygulamalar veya komponent denen program parçaları oluşturmanızı sağlar.
 JavaScript :
Netscape’in programlama dili. Microsoft’un Visual Basic’ine, Sun’ın tcl’ine, Unix’deki Perl’e ve IBM’in REXX’ine benzer özelliklere sahiptir. Genellikle script dillerinin kullanımı ve kod üretimi, yapısal veya C++ gibi derlenen dillere göre daha kolaydır.
 Java Beans:
Java dili ile yazılmış component’lara verilen isimdir.
 JOB:
İş. Bilgisayar üzerinde kendi başına bir bütünlüğü olan işlemlere verilen isimdir.
 Join:
Veritabanlarında iki ayrı tabloda yer alan verilerin birleştirilmesi işlemi.
 Joystick:
İmleci ya da başka bir görüntüleme simgesini ekran üzerinde tüm yönlere hareket ettirebilen kol mekanizmasına verilen isimdir.
 Jini :
Sun’ın ortaya attığı “anında networking” mimarisi. Jini’yi kullanarak yazıcıları, depolama cihazlarını, hoparlörleri veya herhangi bir cihazı doğrudan ağa bağlayabilirsiniz.
 JPEG/Joint Photographic Experts Group:
Görüntü sıkıştırma tekniği. Sıkıştırma oranı fazla değildir. Resim sıkıştırıldıktan sonra açıldığında bir miktar görüntü kaybı olur.
 Jumper:
Bir elektrik devresini kapamaya yarayan metal köprüdür. Jumper’ler kullanıldıkları devrenin çalışma şartlarını belirler. Genellikle harddisk ve anakartlarda kullanılır.
 Junk e-mail (spam e-mail) :
Internet üzerinde toplu olarak gönderilen istenmeyen e-postalar.
 Justification:
Kelime işlem programlarında metnin kenarlara yanaştırılması işlemine verilen isimdir.
 KB:
Kilobyte ifadesinin kısaltılmış halidir. 1 KB 1024 byte’a eşittir.
 Kbps (kilobits per second) :
Veri iletim ortamında bant genişliği ölçüsü, saniyede geçen kilobit sayısı. Daha yüksek bant genişlikleri megabit’lerle ve gigabit’lerle ölçülür.
 Kermit:
Columbia Üniversitesi tarafından geliştirilen bir dosya aktarma protokolüdür.
 Key:
Anahtar. Klavyede yer alan herhangi bir tuş veya veritabanı programlarında üzerinde sıralama yapılan alana verilen isimdir.
 Keyboard:
Klavye. Bilgisayara bilgi girişi yapmak için kullanılan donanımdır. PC’ler için 84, diğeri 101 tuşlu olan iki çeşit klavye tipi vardır.
 Keyword:
Veritabanı veya kelime işlem programlarında bir kayıt ya da dökümanı gösteren ifadelere verilen isimdir.
 KHz (kilo Hertz) :
1. 000 Hertz. İşaret bant genişliği ölçüsü olarak kullanılır. Analog işaretlerin yanı sıra sayısal işaretler için de kullanılır. KHz’ler mertebesindeki bir sayısal işaret bant genişliği bps mertebesinde veri hızlarına karşılık düşer.
 Kill:
Bir programın çalışmasını durdurmak için kullanılan uygulamadır. Genellikle program kullanıcıya yanıt vermediği zaman uygulanır.
 Kilobit :
1. 000 bit. Veri iletişiminde, iki iletişim noktası arasında saniyede iletilen veri miktarını gösterir, Kbps.
 Kiosk : Bilgi teknolojisinde, sokaktaki insana bilgi vermek için kullanılan cihazlardır (bir bilgisayar ve ekrandan oluşur). Türkçe kökenli bir kelimedir. Bazı şirketler multimedya kiosk’ler üretiyorlar. Bunlar bilgiyi dokunmatik ekran, ses ve video ile birlikte veriyorlar.
 Knowledge management : Bilgi yönetimi. Son dönemlerde ortaya çıkan bir kavram. Bilginin toplanmasını, düzenlenmesini, paylaşılmasını ve analiz edilmesini ifade ediyor.

Label: Etiket. Saklama aygıtları için her bir saklama birimine verilen isimdir.
 LAN/Local Area Network:
Yerel ağ. Belli bir alan içinde yer alan bilgisayarların kablolar aracılığı ile birbirlerine bağlanarak bir ağ oluşturmasıdır.
 Landspace:
Kelime işlem yazılımlarında belgenin yatay olarak düzenlendiğini gösteren ifadedir.
 Language:
Dil. İletişim kurmak için kullanılan sembollerden oluşmuş sisteme denir. Semboller belli kurallara göre bir araya getirilerek sözcük ve cümleleri oluştururlar.
 Laptop:
Dizüstü. Küçük ve taşınabilir bilgisayar tiplerine verilen isimdir.
 Laser (light amplification by stimulated emission radiation) :
Uyarılmış radyasyon yayımı ile arttırılmış ışık. Veriyi taşımak için, modüle edilmiş darbeler üreten dar bir ışık hüzmesi yaratabilen cihaz.
 Laser Printer:
Lazer yazıcı. Yüksek hızda ve kalitede baskı almak için kullanılan yazıcı.
 Layout:
Yerleşim. Kelime işlem yazılımlarında metin ve grafiğin yerleştiriliş düzenine verilen isimdir.
 LCD/ Liquid Crystal Display:
Sıvı kristal ekran teknolojisine denir. Kullandığımız ekranlara göre ince ve hafiftirler.
 Leased line :
Kiralık hat. Telekom taşıyıcı şirket tarafından bir müşteri için ayrılmış özel hat. Anahtarlamalı hat veya dial-up hattın karşıtı olarak kullanılır.
 LED/Light Emitting Diode:
İçinden elektrik akımı geçtiğinde yanan küçük elektronik parçadır.
 Left Justify:
Sola yanaşık. Kelime işlem yazılımlarında metnin sayfanın sol kenarına dayalı olduğu yanaştırma biçimidir.
 Legacy :
Şu anki teknolojiye önceki dillerden, platformlardan ve tekniklerden kalan veri ve uygulamalar. Bazı büyük kurumlarda kritik iş görevlerini yerine getiren eski uygulama ve veritabanları hala kullanılmaktadır.
 Legend:
Sunumlarda renk ve desenlerin hangi veri tipini belirttiğini göstermek için kullanılan kısa açıklamalardır.
 LQ/Letter Quality:
Yazıcıdan basılan metnin harflerinin daktilo kalitesinde göründüğü baskı özelliğidir.
 Library:
Kütüphane. Çalışmaya hazır kod parçalarının içinde bulunduğu dosya yapısıdır.
 Light Pen:
Işıklı kalem. Işığa duyarlı bir parça yardımı ile nesnelerin doğrudan bilgisayar ekranından seçilmesine yarayan kalem görünümündeki alettir.
 Line Graph:
Çizgi grafik. Veri noktalarını çizgiler ile birleştirerek iniş çıkışları gösteren bir grafik tipidir.
 Line Printer:
Satır yazıcı. Bir kerede bir satırı yazabilen, çok hızlı ama düşük kaliteli bir yazıcı tipidir.
 Line Spacing:
Satır aralama. Kelime işlem yazılımlarında bir metni oluşturan satırlar arasına boşluk koyma işlemidir.
 Link :
1) Internet’te, bir kelime, resim veya bilgiden bir başkasına yapılan bağlantı. 2) İletişimde, alıcı ve verici arasındaki bir devre veya iletim yolu ile bunlara ilişkin ekipmanları içeren kanal.
 Linker:
Bağlayıcı. Programı çalışır hale getirmeden önce, tüm kodları bağlayarak programı bütünleyen adım.
 Linux :
PC kullanıcılarına ücretsiz veya ucuz bir işletim sistemi sağlamayı hedefleyen Unix benzeri bir işletim sistemi. Çekirdeği, Finlandiya’da Helsinki Üniversitesi’nde Linus Torvalds tarafından geliştirildi.
 LISP/List Processing:
Özellikle yapay zeka araştırmalarında kullanılan yüksek seviye programlama dilidir.
 List Box:
Liste kutusu. Grafik kullanıcı arayüzüne sahip ortamlarda, bilgi girişine yardımcı olmak için olası değerler içeren ve bir liste ile görüntülenen kutu.
 Listing:
Programcıların yazdıkları kodu kağıt üzerinde görmeleri için bastıkları dokümana verilen isimdir.
 Load:
Yüklemek. Bir programı saklama aygıtından alıp bilgisayar üzerine kurma işlemidir.
 Load balancing :
Yük dengeleme. Bir router’ın, trafiği hedef adrese aynı uzaklıkta olan tüm ağ port’larına dağıtması özelliği. Ağ bant genişliğinin verimli kullanılabilmesı için önemlidir.
 Logical channel : Mantıksal kanal. İki veya daha fazla ağ noktası arasında özel olmayan,  paket anahtarlamalı veri iletim yolu. Paket anahtarlama, bir fiziksel kanal üzerinde aynı anda pek çok mantıksal kanalın oluşturulmasına izin verir.
 Local:
Yerel. Ağ üzerindeki iş istasyonuna ait kaynakları ifade ederken kullanılır.
 Local Area Wireless Network:
Kablosuz yerel ağ. Kullanıcılar arasındaki bağlantının kablolar ile değil, radyo dalgalarıyla kurulduğu bağlantı şeklidir.
 Local Bus:
Yerel veri yolu. Merkezi işlemciye daha hızlı erişim sağlayan veri yolu tipidir.
 Lock:
Kilit. Dosya veya verinin ulaşımını engellemek veya sınırlamak için kullanılan yönteme verilen isimdir.
 Logical Drive:
Kullanıcı tarafından bir sürücü gibi göründüğü halde sürücü alanının bir bölümünü ifade eden sürücü yapısıdır.
 Logon ve login :
Genel olarak bilgisayar kullanımında, genellikle uzaktaki bir bilgisayardaki işletim sistemine veya uygulamaya erişmek için kullanılan işlem. Unix işletim sisteminde login olarak kullanılır.
 Log Out:
Kullanıcı tarafından kullanılan bilgisayar sisteminin kullanımını sona erdirmek için yapılan işleme denir.
 Look Up Table:
Biri diğerine çevrilebilen ve karşılıklı değerler içeren tablolardır.
 Loop :
Çevrim. 1) Bilgisayar programlamasında, belirli şartlar sağlanana kadar sürekli tekrarlanan komut dizisidir. 2) İletişimde, veri paketlerinin hedefe varamadığı yönlendirme işleminde, belli bir ağ noktası dizisi arasında işlem sürekli tekrarlanır.
 Loopback :
Geri çevrim. Telefon sistemlerinde, ağdaki hedefe gönderilen bir test işaretidir,  mesaj alındığında işaret göndericiye döner. Çıkabilecek herhangi bir problemin teşhisine yardımcı olur.
 Lost Cluster:
Disk üzerinde verilerin saklandığı en küçük birime cluster denir. Bu cluster’lar bilgi içerdiği halde, hiçbir dosya tarafından kullanılıyor görünmüyorsa lost cluster olur.
 Lotus 1-2-3:
İlki 1982 yılında çıkartılmış bir hesap tablosu yazılımıdır.
 Low Level Format:
Düşük seviye format. Sabitdisklerin kullanıma açılmadan önce sektörlerinin düzenlenmesi için geçirdikleri formatlama tipi.
 Low Level Language:
Düşük seviye dil. İçindeki komutlar doğrudan donanım üzerinde yapılan işlemleri ifade eden programlama dilidir.
 LPT:
İşletim sistemleri tarafından yazıcıları adlandırmakta kullanılan ifadedir.
 LU (logical unit) :
IBM’in SNA’inde (Systems Network Architecture), bir son kullanıcıyı gösterir.

Mac adress : Bir ağa bağlı her bir port veya cihaza verilen adres. Ağdaki diğer cihazlar,  yönlendirme tablolarını ve veri yapılarını yenilemek için bu adresleri kullanırlar.
 Machine Dependent:
Makine bağımlı. Bir yazılımın sadece belli özelliklere sahip bilgisayar modeli üzerinde çalışabileceğini gösteren terimdir.
 Machine Independent:
Makineden bağımsız. Üzerindeki bilgisayarlara bağımlı olmayan çok farklı bilgisayar modellerinde çalışan yazılımlar için kullanılan terim.
 Machine Language:
Makine dili. Bilgisayardan ne istediğimizi belirtmek için kullanılan dil.
 Macintosh:
Apple firması tarafından geliştirilmiş bir tür bilgisayardır, aynı zamanda MAC olarak da adlandırılır. Bu bilgisayarlar çok yaygın olarak kullanılan PC türü cihazlarla uyumlu değildirler ve kendilerine has yazılımları vardır.
 Macro:
Makro. Bir yazılımı kullanırken çok sık tekrar edilen işleri kolayca halledebilmek için kullanılan yüksek seviye bir programlama aracıdır.
 Mail Box:
Posta kutusu. E-posta yazılımlarında her kullanıcıya gelen mesajların içinde tutulduğu yapıdır.
 Mail Merge:
Adres-Mektup birleştirme. Bir çok kelime işlem yazılımı tarafından bir seferde birden fazla alıcıya gönderilecek tipte mektupları düzenlemek için kullanılan sisteme verilen isimdir.
 Mailing list :
Postalama listesi. Belirli bir konuda periyodik e-posta dağıtımı yapılan insanların oluşturduğu liste.
 Mainframe :
Ana bilgisayar. IBM gibi şirketler tarafından üretilen büyük ölçekli bilgisayarlar için kullanılır.
 Main Memory:
Ana bellek. Bilgisayarın çalışması sırasında işleyeceği tüm verilerin toplandığı bellek alanı. (RAM)
 Map:
Bir programın çalışmaya hazır halinin yapısını içeren dosyadır.
 Margin:
Kenar boşluğu. Bir sayfanın herhangi bir kenarı ile metin arasında yer alan boşluğa verilen isimdir.
 Mass Storage:
Depolama. Büyük miktarda verinin kalıcı olarak depolanmasına olanak sağlayan araçlar için kullanılır.
 Maximize:
Büyütmek. Grafik arayüzüne sahip ortamlarda bir pencereyi ekranı kaplayacak şekilde görüntülemek için kullanılan komuttur.
 Maximum rate :
En yüksek hız. Sanal bir devreden geçmesine izin verilen maksimum veri hızı.
 MB (megabyte) :
Bilgisayar belleği veya depolama alanı için kullanılan bir ölçü. 1. 048. 576 byte’ı gösterir.
 Mbps (megabits per second) :
Veri iletiminde bant genişliği ölçüsü.
 MCA/Micro Channel Architecture:
IBMPS/2 bilgisayarlar ile piyasaya sunulan yeni bir veri yolu mimarisi.
 Mean time between failure (MTBF) :
Arıza arası çalışma süresi. Bir donanımın ne kadar güvenilir olduğunu gösteren bir ölçü. Bu ölçü pek çok donanım için bin hatta onbin saatler mertebesindedir. Örneğin bir sabit disk için bu ölçü 300 bin saat olabilir.
 Media :
Ortam. İletişim işaretlerinin üzerinden geçtiği çeşitli fiziksel ortamlar. Genel olarak ağ ortamı çift bükümlü, koaksiyel ve fiber optik kablolar ile atmosferden oluşur.
 Media rate :
Ortam hızı. Belirli bir ortam tipi için maksimum trafik hızı.
 Megabit : Veri iletişiminde 1 milyon bit’dir.
 Megahertz (MHz) : Bilgisayar işlemcilerinin saat hızı ölçüsü olarak kullanılır.
 Memory:
Bellek. Veri saklama alanlarına verilen isimdir.
 Memory Reident:
Sürekli bellekte duran anlamına gelen terimdir.
 Menu:
Bir komut ya da seçenek listesi. Bir yazılımı oluştururken verilecek komutların çeşitli guruplar halinde bir araya getirilmesi ile oluşan yardımcı araçlardır.
 Merge:
Birleştirmek, kaynaştırmak. Aynı yapıya sahip iki dosyayı tek bir dosya haline getirmek.
 Message :
Mesaj. 1) e-posta kullanımında, postanın bir parçasıdır. 2) Genel olarak bilgisayar kullanımında, bilgisayarın bir işlem, hata veya herhangi gelişen bir şartın durumunu kullanıcıya veya sistem operatörüne bildirmek için gönderdiği bilgi. 3) Bazı iletişim yöntemlerinde bir programdan veya kullanıcıdan diğerine iletilen bilgi veya veri birimidir. 4) Nesne yönelimli programlamada, bir nesnenin bir başkasından bir işlem talep etme yolu.
 Message queueing : Mesaj kuyruklama. Programlamada, işlemlerin veriyi bir arayüz kullanarak sistemin yönettiği mesaj kuyruğuna alması yöntemi.
 Message switching : Mesaj anahtarlama. Mesajların ağ üzerindeki bir noktadan diğerine aktarılmasında kullanılan anahtarlama tekniği. Mesaj, iletim yolu hazır olana kadar her bir noktada bekletilir.
 Metropolitan Area Network (MAN) :
Yerel alan ağından daha geniş bir bölgedeki bilgisayar kaynakları ile kullanıcıları birbirine bağlayan ağ. Geniş alan ağından (WAN) daha dar bir bölgeyi kapsar.
 Microcode :
Mikro kod. Makine komutları ve bir bilgisayarın temel işlemleri arasındaki iletim katmanı. ROM’da saklanır.
 Microprocessor : Bir bilgisayarın ana işlemcisi.
 Microsegmentation :
Bir ağın daha küçük parçalara bölünmesi. Genellikle ağ cihazlarının toplam bant genişliğini artırmak için kullanılır.
 Microwave :
1-30 GHz arasındaki elektromanyetik dalgalar. Büyük bant genişliğine sahip işaretlerin kablosuz iletiminde kullanılırlar.
 Middleware : İki ayrı program arasında aracılık eden herhangi bir program için kullanılır. Genel olarak, belirli bir veritabanına erişmek üzere yazılmış uygulamaların başka veritabanlarına erişmesini sağlamak için kullanılırlar.
 MIDI (Musical Instrument Digital Interface) : Kişisel bilgisayar ses kartları tarafından desteklenen sayısal bir sentezleyici ile müzikleri kaydetmek ve yeniden çalmak için tasarlanmış protokol.
 MiniComputer:
Mini bilgisayar. Büyüklük ve kapasite açısından ana bilgisayarlarla iş istasyonları arasında yer alan bilgisayar tipi.
 Minimize:
Grafik kullanıcı yüzüne sahip ortamlarda bir pencereyi simge durumuna indirme işlemidir.
 MIPS (millions of instructions per second) :
Bir işlemcinin bir saniyede işlediği komut sayısı.
 Mirror site :
Ayna (kopya) site. Bir Web sitesinin veya bir sunucudaki dosyaların, ağ trafiğini azaltmak için başka bir ağ sunucusuna kopyalanması.
 MIS (management information systems) : Bir kurumda iş operasyonları hakkında bilgi sağlayan bilgisayar sistemi.
 Mode:
Durum. Bir program ya da bir aracın içinde bulunduğu duruma denir.
 Modem (modulator-demodulator) :
Bir bilgisayardan başka bir bilgisayar veya sayısal cihaza gidecek olan sayısal işaretleri telefon kablosundan gidecek şekilde analog işaret haline getiren, gelen analog işaretleri de sayısal işarete çeviren cihaz.
 Modula-2:
Pascal programlama dilini yazan Niklaus Wirth tarafından, bu dilde bulunmayan bazı özellikleri de içerecek şekilde yaratılan programlama dili.
 Modulation :
Modülasyon. Bir elektronik veya optik işaret taşıyıcıya bilginin eklenmesi. Modülasyon, doğru akıma (açma kapama şeklinde), alternatif akıma ve optik işaretlere uygulanabilir.
 Module:
Program parçasına verilen isimdir, modül.
 Monitor:
Ekran. Bilgisayarlar ile kullanıcılar arasındaki görsel bağlantıyı sağlayan birimdir.
 Monochrome:
Tek renk. Bir zemin ya da yüzey rengi kullanılarak oluşturulan görüntü ya da baskılar için kullanılır.
 Monospacing:
Her karakterin aynı genişliğe sahip olduğu fontlar için kullanılan terimdir.
 Morphing:
Bir animasyon yöntemi. Bir şeklin yavaşça başka bir şekle dönüştürülmesi işlemidir.
 Motherboard:
Anakart. Bilgisayardaki temel devre ve bileşenleri üzerinde bulunduran kart.
 Motion Jpeg:
Bir dijital görüntü saklama ve sıkıştırma standardı.
 Mause:
Fare. İmlecin ekran üzerindeki hareketlerini kontrol eden araç.
 MP3 (MPEG-1 Audio Layer-3) :
Orijinal ses kalitesini koruyarak, bir ses dizisini küçük bir dosyaya sıkıştırmak için geliştirilen standart bir teknoloji ve format.
 MPEG (Moving Picture Experts Group) : ISO’nin (International Organization of Standardization) himayesinde çalışan MPEG, sayısal video ve sayısal ses sıkıştırma standartlarını geliştiriyor. MPEG standartlarının her biri farklı amaçlar için geliştiriliyor.
 Multiaccess network :
Çok erişimli ağ. Birden fazla cihazın aynı anda bağlanarak iletişim kurmasına izin veren ağ.
 Multicast :
Bir gönderici ile ağ üzerinde birden fazla alıcı arasında kurulan iletişim.
 Multicast adress : Bir çok ağ cihazını gösteren tek adres.
 Multilayer switch : Çok katmanlı anahtar. MAC adreslerine ve ağ adreslerine dayanan paketleri filtreden geçiren ve ileten anahtar.
 Multimedia : Metin, ses ve video’nun birleşimi için kullanılır.
 Multimode fiber :
Çok modlu fiber. Farklı frekanslardaki ışığı yayabilen optik fiber.
 Multimedia Kit:
Çoklu ortam paketi. Bir PC’nin çoklu ortam uygulamalarını çalıştırabilmek için sahip olması gereken donanım ve yazılım ürünlerini içeren paket.
 Multimedia Pc:
Çoklu ortam uygulamalarını çalıştırabilen PC’ler için kullanılan terim.
 Multiplexing :
Çoklama. Birden fazla işaretin veya bilgi dizisinin aynı anda tek bir ortamdan iletilmesinin sağlanması. Analog işaretler genellikle FDM (frequency-division multiplexing) ile çoklanırken, sayısal işaretler TDM (time-division multiplexing) ile çoklanırlar.
 Multiprocessing :
Bir programın işlemlerinin birden fazla işlemci tarafından koordine edilmesi.
 Multitasking :
Çok görevlilik. Bilgisayar programcılığında bir görev, işletim sistemi tarafından kontrol edilen programlamanın temel birimidir. Bugünün işletim sistemlerinin çoğu birden fazla görevin aynı anda yapılmasına izin verir.
 Multithreading : Thread, birden fazla kullanıcıyı aynı anda idare edebilen bir programın tek bir kullanımına ilişkin bilginin tutulduğu yerdir. Program açısından ise, bir kullanıcıya hizmet vermek için gereken bilgidir. Bugünün işletim sistemleri her bir kullanıcı için yer ayırıp multithreading’e izin veriyorlar.
 Multi-User:
Çok kullanıcılı. Birden fazla kullanıcının aynı anda kullanabildiği sistemleri belirtmek için kullanılır.
 Multivendor network :
Çok üreticili ağ. Birden fazla üreticinin ekipmanından oluşturulan ağ. Bu tip ağlarda tek üreticili ağlardan daha çok uyumluluk problemi yaşanır.
 Mux : Çoklayıcı (multiplexing) cihazı. Tek bir hat üzerinden birden fazla işaretin iletilmesini sağlar.

Name: İsim. Bir dosyayı, nesneyi, değişkeni ya da herhangi bir bütünü belirten bir dizi karakterdir.
 Name server :
İsim sunucusu. Ağ adreslerine ağ isimleri atayan, ağa bağlı sunucu.
 Nanosecond:
Nanosaniye. Saniyenin milyarda biri gibi ölçülecek küçük hızları belirtmekte kullanılan birime verilen isimdir.
 Native:
Kendine özgü anlamı da kullanılır. Yazılımların kendine özgü dosyaları saklama biçminede denilir.
 Natural Language:
İnsanlar arasında konuşulan dillere denir.
 Navigation:
Bilgisayar içinde veya network üzerinde bir verinin yolunu bulması anlamına gelir.
 Near Letter Quality:
Nokta vuruşlu yazıcıların yazdırabilme özelliğine verilen isimdir. Yazıcının yazdığı karakterler daktilo yazısına benzer.
 NetBIOS (Network Basic Input/Output System) :
Farklı bilgisayarlardaki uygulamaların bir yerel alan ağı ile iletişim kurabilmelerini sağlayan program.
 NetWare :
Novell tarafından geliştirilmiş, yaygın olarak kullanılan dağıtık ağ işletim sistemi.
 Network : Ağ. Bilgi teknolojisinde, iletişim yolları ile birbirine bağlanmış bir dizi noktadan oluşur. Ağlar, diğer ağlarla iletişim kurabildikleri gibi alt ağları da içerirler. Ağı oluşturan noktalar, bilgisayarlar, yazıcılar, router’lar, anahtarlar ve diğer cihazlardan oluşur.
 Network address : Ağ adresi. Fiziksel bir ağ cihazından çok sanal bir cihazı gösteren ağ katmanı adresi. Protokol adresi de denir.
 Network administrator : Ağ yöneticisi. Bir ağın çalışmasından, bakımından ve yönetiminden sorumlu kişi.
 Network analyzer : Ağ analizörü. Çeşitli ağ arızalarının saptanıp giderilmesinde kullanılan yazılım veya donanım cihazı.
 Network computer : Ağ bilgisayarı. Oracle ve Sun şirketlerinin ortaya attığı, ağlarda kullanılabilecek ucuz kişisel bilgisayar kavramı. Temel parçaları içerir, CD sürücüsü, disket sürücüsü ve genişleme yuvaları yoktur, merkezi olarak yönetilip bakımı yapılabilir. Intel’in dışındaki işlemcilerle de gerçekleştirilebilir, Windows’un dışında Java temelli bir işletim sistemi ile de çalışabilir. Bazen ince istemci (thin client) da denir.
 Network File System (NFS) :
Ağ dosya sistemi. Bir kullanıcının uzaktaki bir bilgisayarda,  kendi bilgisayarındaymışcasına dosyaları kullanması, kaydetmesi ve yenilemesini sağalayan bir istemci/sunucu (client/server) programıdır. Kullanıcının bilgisayarının bir NFS istemcisi,  diğer taraftaki bilgisayarında bir NFS sunucusu olması gerekir. Sun Microsystems tarafından geliştirilen NFS, bir dosya sunucu standardı olarak tasarlandı.
 Network Interface Card (NIC) : Ağ arabirim kartı. Ağa bağlanması için bilgisayara takılan bir kart.
 Network layer : Ağ katmanı. OSI referans modelinin 3. katmanı. Bu katman, iki uç sistem arasında bağlantı ve yol seçimini sağlar.
 Network management : Ağ yönetimi. Bir ağın, bakımı, yönetimi, arızalarının tespiti ve giderilmesi için yardımcı olan sistem veya işlemler.
 Network Management System (NMS) :
Ağ yönetim sistemi. Ağın en azından bir bölümünün yönetiminden sorunludur.
 Network number : Ağ sayısı. Bilgisayarın ait olduğu ağı tanımlayan IP adresinin bir parçası.
 Network Operating System (NOS) :
Ağ işletim sistemi. Ağa bağlı iş istasyonlarını, PC’leri ve diğer cihazları desteklemek üzere tasarlanmış işletim sistemi. Bir ağ işletim sistemi, yazıcı paylaşımını, ortak dosya sisteminin ve veritabanının paylaşımını, uygulama paylaşımını, bir ağ isim dizinini yönetme özelliğini ve güvenliğini sağlar.
 Network operator :
Ağ operatörü. Bir ağı sürekli olarak gözleyip kontrol eden kişi.
 Neural network :
Sinirsel ağ. Bilgi teknolojisinde, insan beyni gibi çalışan programlar ve veri yapıları sistemidir. Çok sayıda işlemcinin birbirine paralel çalışmasını gerektirir. Bunların herbirinin bir bilgi alanı vardır ve yerel bellekteki verilere erişirler.
 Newsgroup : Haber grubu. Bir haber grubu, merkezi bir Internet sitesine yazılan ve haber tartışma gruplarının oluşturduğu dünya çapında bir ağ olan Usenet üzerinden dağıtılan belirli konular üzerinde tartışır.
 NIC/Network Interface Card:
Ağ arabirim kartı. Bilgisayarları ağa bağlamak için kullanılan kartlardan birine verilen isimdir.
 Nicad Battery Pack:
Nickel Cadmium pil. Taşınabilir bilgisayarlar üzerinde kullanılan yeniden doldurulabilir pillerdir.
 NLQ/Near Letter Quality:
Nokta vuruşlu yazıcıların yazdırabilme özelliğine verilen isimdir. Yazıcının yazdığı karakterler daktilo yazısına benzer.
 Node :
Ağdaki bir bağlantı noktasıdır. Veri iletiminin yeniden dağıtıldığı bir nokta veya son nokta olabilir.
 Noise :
Gürültü. İşaretin ve verinin kalitesini düşüren, istenmeyen elektriksel veya elektromanyetik enerji. Sayısal veya analog sistemlerde oluşur, her tip dosya ve iletişimi etkiler.
 Non-Impact Printer:
Vuruşsuz yazıcı. Nokta vuruşlu yazıcılar dışın kalan yazıcıların girdiği sınıftır. Örnek; Mürekkep püskürtmeli yazıcı, Lazer yazıcı.
 Non-Volatile Memory:
Uçmayan bellek türü. Elektrik kesildiğinde üzerindeki bilgilerin silinmediği bellek türüne verilen isimdir.
 Nos:
Network Operating System
 Notebook Computer:
Hafif ve taşınabilir bilgisayar cinslerine verilen isimdir. Genellikle seyahat eden ve sürekli şirket dışında çalışan kullanıcılar için tasarlanır.
 Not Operator:
Değil operatorü. Operatöre gelen ifadelerden en az biri doğru ise doğru, Diğer durumlarda yanlış olarak değer alır.
 NTSC/National Television Standards Comittee:
Amerika birleşik devletlerinde televizyon standartlarını belirleyen bir kuruluş.
 Null Character:
Boş karakter. Hiçbir değeri olmayan karaktere verilen isimdir.
 Null Modem Cable:
İki bilgisayarı seri portlarından birbirlerine bağlamak için kullanılan kablo türüdür.
 Numeric Keypad:
Sayısal tuş takımı. Klavye üzerindeki sayıların ve dört işlem karakterlerinin bulunduğu tuş gurubudur.
 Numlock:
Klavye üzerindeki iki durumlu bir tuşa verilen isimdir. Tuş aktif olduğunda klavye üzerindeki sayıların ve dört işlem karakterlerinin bulunduğu tuş gurubu da aktif olur.

Object: Nesne. Tek başına seçilebilen ya da üzerinde işlem yapılabilen elemana verilen ad.
 Object code :
Nesne kodu. Kaynak kod ve nesne kodu, bir programın bilgisayarda çalıştırılmaya hazır olması için derlenmesinden önceki ve sonraki durumlarıdır. Kaynak kod, bir metin editöründe yazılmış program komutlarını içerir. Bu metin dosyası derlenerek nesne dosyası haline dönüşür. Nesne kodu, insanların anlayamayacakları ancak bilgisayarın anlayabileceği biçimdeki komut dizilerini içerir.
 Object Oriented:
Nesne yönelimli. Nesneler üzerinde işlem yapmamıza imkan sağlayan yazılımların ortak ismidir.
 Object Oriented Graphics:
Nesne yönelimli grafik. Grafik nesnelerin matematik formülleri ile ifade edilmesi işlemidir.
 Object Oriented Programming (OOP) :
Nesne yönelimli programlama. Bilgisayar programlamasında yeni bir anlayış. Daha önce programlara, veriler üzerinde çalışan prosedürler olarak bakılıyordu. OOP bu görüşü, programın önce veriyi düşünerek başlaması gerektiği şeklinde değiştirdi. Sonunda ana amaç, prosedürün kendisi değil sonuç idi. Veri modelleme kavramını ve tekniklerini kullanan programcılar, veri nesnelerini ve birbirleri ile ilişkilerini belirleyebiliyorlar. Bir veri nesnesinin, mümkün veri değişkenler ve yöntemleri ile genelleştirilmesi, bir veri nesneleri sınıfını oluşturur. Bir sınıfın gerçek örneği, bir nesnedir.
 OCR (Optical Character Recognition) :
Optik karakter tanıma. Basılı veya yazılı metinlerin bilgisayar tarafından tanınması. Metnin taranmasını, taranan görünütünün analizini ve karakter görüntülerinin, çoğunlukla veri işlemede kullanılan ASCII gibi karakter kodlarına dönüştürülmesini kapsar.
 Octal:
Sekizli sayı sistemi. 0′dan 8′e kadar olan sayıların kullanıldığı sayı sistemine denir.
 ODBC (Open Database Connectivity) :
Bir veritabanına erişmek için, açık uygulama programlama arayüzü (API). ODBC komutlarını kullanarak, pek çok farklı veritabanındaki dosyalara erişebilirsiniz.
 Odd Parity:
Tek eşlik. Her bir byte veri içinde, tek sayıda 1 değeri olması gerektiğini ifade eden eşlik kontrolü modu.
 OEM (Original Equipment Manufacturer) :
Orijinal ekipman üreticisi. Bir ürünü oluşturan parçaları başka şirketlerden alarak oluşturduğu ürünü kendi markası altında satan şirket.
 Office Automation:
Ofis otomasyonu. Kelime işlem, haberleşme, iş akışı düzenlenmesi, belge takibi gibi günlük ofis işlemlerinin bilgisayar sistemleri yardımı ile yapılmasına denir.
 Off-Line:
Kapalı olma durumu. Bir Network üzerinde o sırada açık olmayan bir makineye verilen isimdir.
 Offset:
Masaüstü yayıncılıkta kağıdın kenarı boyunca bırakılan boşluğa denir.
 OLE (Object Linking and Embedding) :
Birleşik doküman teknolojisi için Microsoft’un framework’ü. Birleşik bir doküman, her tür sanal nesneyle bilgi nesnelerini içeren bir masaüstüne benzer. Bunların arasında metin, takvim, animasyon, ses, video ve üç boyut gibi nesneler vardır. Her bir masaüstü nesnesi de bağımsız bir programdır. OLE, birleşik dokümanı oluşturmak ve göstermek için gerekli API’lardan oluşur.
 Ole Db :
Farklı veri kaynaklarına erişmek için, Microsoft’un stratejik alt seviye uygulama program arayüzü (API). OLE DB, veriyi okumak ve yazmak için bir yöntemler setidir.
 OLTP (Online transaction processing) :
Veri girişi veya bankacılık ve havayolları gibi sektörlerde işlem (transaction) yapmak için kullanılan uygulamaları yöneten bir program türü.
 On-Board:
Kart üzerinde. Devre kartlarının üzerine başka bir işi yapması için eklenmiş elemanlar için kullanılır.
 On-Line:
Bağlı ve çalışır durumda. Çalışmaya hazır olan birimler için kullanılır. Açık.
 On-Line Help:
Bir yazılımla çalışırken aynı ortamda yardım alabilme özelliğine verilen isimdir.
 On-Line Service:
Kullanıcıların iletişim hatları üzerinden geniş çaplı bilgiye ulaştıkları sistemlere denir.
 Open:
Açmak. Bir kaynağı kullanıma sunma işlemidir.
 Open Architecture:
Açık Mimari. Bir ürünün özelliklerinin isteyen herkese açık olması.
 Open circuit :
Açık devre. İletim yolunda, ağ iletişimini engelleyen açık yol.
 OpenGL (Open Graphics Library) :
Açık grafik kütüphanesi. Bilgisayar endüstrisinin, iki ve üç boyutlu görüntüleri belirlemek için kullandığı uygulama program arabirimi (API).
 Operand:
İşlenen. Üzerinde işlem yapılan ifade ya da nesne.
 Operating System:
İşletim sistemi. Bilgisayarların çalışabilmesi ve bizim isteklerimize cevap verebilmeleri için gereken temel yazılımlardır.
 Operator:
Bilgisayarı kullanan kişilere verilen isimdir.
 Optical disk:
Optik disk. Disk üzerindeki yazma ve okuma işlemlerini lazer ışınları ile yapan disk çeşidi.
 Optical fiber :
Cam, plastik veya fiber bir kablo üzerinde ışık darbeleri ile bilgi iletiminin yapıldığı ortam ve teknoloji.
 Optical Scanner:
Optik tarayıcı. Kağıda basılı yazı ve resimleri okuyup bilgisayarın anlayacağı biçime çeviren aygıt.
 Optimize:
Programcılıkta bir programın en iyi hali ile çalışması için yapılan ayarlardır.
 Option:
Seçenek. Bir komutun yanında kullanılan ve o komutun belli bir kullanımına yönelik ek ifade.
 Option Key:
Macintosh bilgisayarlarda başka tuşlar ile kullanılan bir tuş. Tuşlara farklı fonksiyon kazandırır.
 OS (Operating System) :
İşletim sistemi. Bilgisayarın açılması ile bilgisayar belleğine yüklenen ve bilgisayardaki tüm programları yöneten program. Diğer programlara uygulama adı verilir.
 OSI (Open Systems Interconnection) :
Bir iletişim ağındaki herhangi iki nokta arasında mesajların nasıl iletileceğini belirleyen standart veya referans model.
 Outline Font:
Dış çizgi font. Her karakterin dış çizgilerinin matematiksel formüller ile tanımlandığı font tipidir.
 Output: Çıktı. Bilgisayar tarafından üretilen herhangi bir şey.
 Output Device:
Çıktı aracı. Bilgisayarın bilgi sunma kapasitesine sahip.
 Outsourcing :
Dış kaynak kullanımı. Bir şirketin, bir başka şirkete onun yerinde servis verme düzeni. Bazı durumlarda tüm bilgi sisteminin yönetimi başka şirketlere devredilir.
 Overclocking :
Bilgisayarın işlemcisinin, üreticinin belirlediği hızdan daha yüksek bir hızda çalıştırılması.

Packet : Paket. Internet veya herhangi bir paket anahtarlamalı ağ üzerinde, bir kaynak ve bir hedef arasında gidip gelen veri birimi. Bir veri dosyası ağ üzerinde kolay gönderilebilecek boyutta parçalara bölünür. Bu paketlerden her biri ayrı ayrı numaralanırlar ve her biri hedef Internet adresini içerir. Hepsi ağ üzerinde farklı yollardan gider, hedefe vardıklarında tekrar birleştirilip ana veri dosyası oluşturulur.
 Packet switching :
Paket anahtarlama. Paket diye adlandırılan küçük veri paketlerinin, her bir pakette hedef adresin bulunmasına dayanan ağ yapısı üzerinden yönlendirildiği bir ağ tipi.
 Pad Character: Doldurma karakteri. Boşlukların doldurulmasında kullanılan karakter.
 Padding:
Boşlukları doldurmak.
 Page:
Metin sayfaları.
 Pager :
Kısa mesajları alan ve genellikle sürekli yer değiştiren, hemen telefonla cevap vermesi gerekmeyen kişiler tarafından kullanılan çağrı cihazı.
 Page Break:
Sayfa sonu.
 PDL/Page Description Language:
Sayfa tanımlama dili. Sayfaların yerleşimini ve içeriğini tanımlamakta kullanılan dil.
 Page Down :
Basıldığında imleci bir sonraki ekran sayfasına götüren klavye tuşudur.
 Page Printer:
Sayfa yazıcı. Bir seferde tüm sayfayı yazabilen yazıcı tipidir.
 Page Up :
Basıldığında imleci bir önceki ekran sayfasına götüren klavye tuşudur.
 Pagination:
Sayfalara bölme. Bir belgeyi sayfalara ayırarak düzenleme işlemi.
 Palette:
Grafik programlarında bir dizi renk içeren boyama aracıdır.
 Paperless Office:
Kağıtsız ofis. Bilgi ve belgelerin elektronik ortamda saklandığı ve elektronik olarak taşındığı varsayılan ideal ofis.
 Parallel:
Paralel. Aynı anda oluşan anlamında kullanılır.
 Parallel Interface:
Paralel arayüz. Aynı anda birden fazla bit aktarabilme özelliğine sahip arayüz.
 Parallel Port:
Bazı donanımların bilgisayara bağlanabilmesi için kullandıkları paralel arabirim.
 Parallel processing :
Paralel işlem. Bir bilgisayar programının daha kısa bir sürede çalıştırabilmek için, program komutlarının birden fazla işlemci arasında bölüştürülmesi işlemi.
 Parameter:
Argüman. Bir komuta ya da işleve eklenen değere denir.
 Parity :
Eşitlik. Verinin, bir diskte bir yerden başka bir yere taşınması veya bilgisayarlar arasında iletilmesi sırasında kayba uğrayıp uğramadığını kontrol etme tekniği.
 Parity Checking:
Mesajların doğru iletilip iletilmediğini denetleyen yöntem.
 Park:
Sabit diskimizin kafası çalışmadığı zamanlarda kendisini korumak için güvenli bir yerde hareketsiz halde durması işlemi.
 Partititon :
Bölümleme. Kişisel bilgisayarlarda sabit diski mantıksal bölümlere ayırma işlemi. Böylece aynı sabit diske farklı işletim sistemleri yükleyebilir veya dosya yönetimi, çoklu kullanım veya diğer amaçlarla kullanılmak üzere birden fazla disk yaratmış olursunuz.
 Pascal:
Bir programlama dili.
 Password :
Şifre. Bir bilgisayar sistemine erişmeye çalışan kişinin gerçekten o kişi olup olmadığını belirlemeye yarayan ve bir dizi karakterden oluşan şifre.
 Paste:
Yapıştır. Daha önceden kopyala görevi yapılmış nesnenin kopyalama işlemini tamamlamak için yapılan işlemdir.
 Path :
Yol. 1) Bilgisayar işletim sistemlerinde, bir dosyaya erişmek için dosya sistemi tarafından çizilmiş olan yoldur. Her işletim sisteminin kendine özel bir yol formatı vardır. 2) Ağ üzerindeki iki nokta arasında yönlendirme yapılan yol.
 Pathname:
Bir dosyayı nitelemek için kullanılan semboller dizisidir.
 Payload :
Yük. Bir hücrenin, çatının veya paketin, üst katman bilgisini içeren kısmı.
 PBX (Private Branch Exchange) :
Abone sistemine dayanan sayısal veya analog telefon santralı, özel veya herkese açık telefon ağlarını birbirine bağlamak için kullanılır.
 PCI (Peripheral Component Interconnect) : Bilgisayarın işlemcisi ile, genişleme yuvalarına takılmış olan kartlar arasındaki bir bağlantı sistemi.
 PCL/Printer Control Language: Yazıcı kontrol dili. Hewlett Packard tarafından üretilen ve pek çok yazıcıda kullanılan kontrol diline verilen isim.
 PCMCIA/Personal Computer Memory Card International Association:
Uluslararası kişisel bilgisayar bellek kartı kurumu.
 Pcx:
PC Paintbrush programı tarafından kullanılan grafik dosya formatı.
 Peak rate :
En yüksek hız. Sanal bir devrede gerçekleşen, kbps cinsinden maksimum hız.
 Peer To Peer Architecture:
Bire bir bağlantı. Her bilgisayarın aynı zamanda server olarak da kullanılabildiği ağ ortamına verilen isimdir.
 Peer-to-peer computing :
Bir uygulamanın hem istemci hem de sunucu kısmını çalıştıran ağ cihazlarının oluşturduğu yapı. Aynı zamanda, farklı iki ağ cihazında, aynı OSI referans modeli katmanı arasındaki iletişimi tanımlar.
 Performance management :
Performans yönetimi. OSI ağlarının yönetimi için ISO tarafından belirlenmiş olan beş ağ yönetim kategorisinden biri. Performans yönetimi altsistemleri, ağ hızı ve hata oranını içeren ağ performansının analizini ve kontrolünü yapar.
 Peripheral Device :
Çevre birimi. Bilgisayarın ana parçalarından olmayan, ancak bilgisayara takılarak kullanılan cihazlar. Bunlardan bazıları bilgisayarın içine takılır: Sabit disk, CD-ROM sürücü ve ağ adaptörü gibi. Bazıları ise bilgisayara dışardan bağlanırlar: Yazıcı ve tarayıcı gibi.
 Personel Computer:
Kişisel bilgisayar. Bir kişi tarafından kullanılmak üzere tasarlanmış bilgisayar türü.
 Petabyte :
Bellek veya depolama cihazları için kullanılan ölçü birimi. Terabyte’ın bin katı.
 Physical layer :
Fiziksel katman. OSI referans modelinin birinci katmanı. Uç sistemler arasında fiziksel bağlantının kurulması için, elektriksel, mekanik ve fonksiyonel özellikleri belirler.
 Photocd:
Kodak firması tarafından geliştirilen bir dijital fotoğraf saklama yöntemi.
 Pie Chart:
Değerlerin bir pastanın dilimleri şeklinde gösterildiği sunum şekline verilen isim.
 Pin:
Konektörler üzerindeki ince çıkıntı.
 Pipeline :
İşlemcinin bir komutu uygulamak için attığı aritmetik adımlar. Pipeline kullanılmadan, işlemci önce bellekteki komutu alır, onu uygular ve bellekte ondan sonra gelen komuta geçer. Pipeline ile, işlemci aritmetik işlemleri yaparken bir sonraki komut alınır ve işlemciye yakın bir tampon bellekte tutulur. Böylece belirli bir sürede işlenen komut sayısı artar.
 Piracy :
Korsan. Bir yazılımı illegal bir şekilde kopyalayan, dağıtan veya kullanan.
 Pixel :
Piksel. Bir bilgisayar ekranında veya görüntüsünde programlanabilen temel renk birimi. Fiziksel değil mantıksal bir birimdir. Bir piksel’in boyutu, ekranın ayarladığınız çözünürlüğüne bağlıdır.
 Pkzip:
Bir dosya sıkıştırma yazılımıdır.
 Platform:
Bir sistemin donanım ve yazılım altyapısının oluşturulduğu ortam.
 Plother:
Çizici. Grafik özellikleri gelişmiş bir yazıcı türü.
 Plug-and-play (PnP) :
Tak çalıştır. Bilgisayara bir cihaz taktığınızda, bilgisayarın o cihazı otomatik olarak tanımasını sağlayan standart.
 Plug-in :
Kolaylıkla kurulabilen ve Web browser’ın bir parçası olarak kullanılan uygulamalar.
 Pointer:
Fare imleci. Grafik arayüzüne sahip sistemlerde, farenin hareketine bağlı olarak yeri değişen imleç.
 Pointing Device:
İşaretleyici. İmlecin hareketini ve ekrandaki yerini kontrol etmek için kullanılan araç.
 Policy :
Politika. Politika temelli ağ, ağ kaynaklarının istemciler arasında nasıl dağıtılacağını belirleyen bir yapıdır. İstemciler; tek başına kullanıcılar, bölümler, bilgisayarlar veya uygulamalar olabilir. Kaynaklar, günün içinde bulunulan zamanına göre, istemciye tanınan önceliğe göre, kaynakların durumuna ve diğer faktörlere göre dağıtılabilir.
 Policy routing :
Yönlendirme politikası. Paketlerin, kullanıcılara göre belirlenmiş politikalara dayanan özel arayüzlere yönlendirmek için düzenlenen yönlendirme tablosu.
 Polling:
Bir araçtan sürekli veri silme işlemi.
 Pop :
1) Point of Presence. Internet’e erişim noktasının bulunduğu yer. POP, tek bir Internet adresi gerektirir. 2) Post Office Protocol. İstemci e-posta uygulamalarının, bir posta sunucudan postayı almak için kullandıkları protokol.
 Pop Up Window:
Bir işlev tuşuna basıldığında birden ortaya çıkan pencere.
 Port :
Bağlantı noktası. 1) Diğer cihazlara fiziksel bağlantı yapmak için kullanılan arabirim. 2) Programlamada, mantıksal bağlantı noktasıdır. 3) Programlamada, bir uygulamanın bir işletim sistemi üzerinde çalışmak üzere o platforma taşınması. 4) IP terminolojide, alt katmandan bilgiyi alan üst katmanın yaptığı iş.
 Port numbers : Bağlantı noktası sayıları. Internet veya diğer ağ mesajlarının, bir sunucuya vardıklarında yönlendirilmeleri için uygulanan özel bir işlem şekli.
 Portal : Liman. Kullanıcıların Internet’e erişmek için kullandıkları ana siteyi belirten terim.
 Portable:
Taşınabilir. aşınabilir bilgisayarlara verilen isim.
 Portrait:
Dikey yönlendirme. Belgenin dikey olarak düzenlendiğini gösteren ifade.
 Postscript:
Adobe firması tarafından geliştirilen bir sayfa tanımlama dilidir.
 Powerpc:
IBM, Apple ve Motorola tarafından geliştirilen RISC tabanlı bilgisayar mimarisidir.
 Power Supply:
Güç kaynağı.
 PPM/Pages Per Minute:
Yazıcıların hızını ölçmekte kullanılan birim.
 PPP (point-to-point protokol) :
Seri bir arabirim kullanan iki bilgisayar arasındaki iletişim protokolu. Örneğin kişisel bir bilgisayarın bir telefon hattı ile sunucuya bağlanması sırasında kullanılır.
 Precision:
Kayan noktalı sayılarda noktadan sonra yer alan rakam sayısını belirtmek için kullanılır.
 Presentation layer :
Sunu katmanı. OSI referans modelinin 6. katmanı. Bu katman, başka bir sistemin uygulama katmanı tarafından okunabilen, bir sistemin uygulama katmanı tarafından gönderilen bilgiyi sağlar.
 Presentation Graphics:
Sunum grafiği. Verilerin görsel olarak sunumunu sağlayan yazılım çeşidi.
 Presentation software :
Sunu yazılımı. Bir hikayeyi anlatmak için kullanılan resim ve kelime dizilerini oluşturan veya seyircilere karşı yapılan sunu ve konuşmalara yardımcı olan uygulama programı.
 Preview:
Ön izleme. Belgenin kağıt üzerine basıldığında nasıl görüneceğini önceden görmek için kullanılır.
 PRI (Primary Rate Interface) :
ISDN’de iki seviyeli servis vardır: Ev ve küçük kurumlarda kullanılan BRI (Basic Rate Interface) ve büyük kurumlar tarafından kullanılan PRI. Her ikisi de çeşitli B kanalına, bir adet de D kanalına sahiptir. B kanalları, veriyi, sesi ve diğer servisleri taşırken, D kanalı, kontrol ve işaret bilgisini taşır.
 Printed Circuit Board:
Basılı devre kartı. Üzerinde elektronik elemanların bulunduğu tabakaya verilen isim.
 Printer:
Yazıcı. Bilgisayar üzerinden metin ve resimleri kağıda basmak için kullanılan araç.
 Printout:
Çıktı. Kağıt üzerine basılmış verileri ifade etmek için kullanılır.
 Print Screen:
Klavye üzerinden bu tuşa basıldığında ekran görüntüsünün resmini hafızaya alır. Bir grafik yazılımı açıp yapıştır yaptığınızda, ekran görüntüsünün resmini elde etmiş olursunuz.
 Print server :
Yazıcı sunucusu. Diğer ağ cihazlarından gelen baskı taleplerini, yöneten ve uygulayan ağa bağlı bilgisayar sistemi.
 Procudere:
Bir programın belli bir işi yapan bölümüne verilen isim.
 Program:
Belli bir işi yapmak için hazırlanmış komutlar topluluğuna verilen isim.
 Programmer:
Programlama dillerini kullanarak program yazan kişiye denir.
 PROM/Programmable Read Only Memory:
Programlanabilir salt okunur bellek. Sadece bir kere, üzerine program yazılan belleklerdir.
 Prompt:
Bilgisayarın giriş yapılmasını beklediğini gösteren sembol.
 Property:
Bir nesnenin özelliklerine verilen isim.
 Protocol :
Protokol. Bir ağ üzerindeki cihazların aralarında nasıl iletişim kuracağını belirleyen kurallar dizisi.
 Protocol converter : Protokol dönüştürücü. Bir cihazın veri iletişim kodunu diğer cihazınkine dönüştürerek, farklı veri formatlarına sahip cihazların iletişimini sağlar.
 Protocol stack :
Protokol yığını. OSI referans modelinin yedi katmanının bazılarında veya hepsinde iletişimi sağlayan ve bir arada çalışan iletişim protokollarına ilişkin set.
 Protocol translator : Protokol çevirici. Bir protokolu diğerine çeviren ağ cihazı veya yazılım.
 Proxy server :
Proxy sunucu. Internet kullanan bir kurumda, iş istasyonu kullanıcıları ile Internet arasında aracılık yapan sunucu. Böylece güvenlik sağlanır ve yönetim kontrolü elde tutulur.
 PSTN (Public Switched Telephone Network) :
Dünyadaki çeşitli telefon ağlarını ve servislerini gösterir.
 PULL DOWN MENU:
Açılan Menü. Bir menü çubuğundaki seçeneklerin altında beliren ek seçenekleri içeren menü.
 Public domain software :
Herkesin kullanımına açık yazılım. Yazarı herkesin kullanmasını istediğinden, telif hakkı sorunu olmayan program.
 Purge:
Eski ve kullanılmayan verilerin düzenli bir biçimde silinmesi işlemi.
 Push : İtme. İstemci tarafından değil, bilgiyi sağlayan sunucu tarafından Web üzerinden bilgi gönderimi.
 QoS (Quality of Service) :
Servis Kalitesi. İletişim kalitesi ve servisin sürekliliğini göstermek amacıyla, iletişim sistemi için kullanılan performans ölçüsü.
 Quadbit :
Bazı iletişim işaretlerinde kullanılan, dört bit kombinasyonunun mümkün olan 16′sından biri. Bir işaret, her seferinde bir bit gönderilecek şekilde değil de, quadbit birimleri şeklinde kodlanmış olabilir.
 Queue : Kuyruk. 1) Genel olarak, işlenmeyi bekleyen elemanların sıralı listesi. 2) Ağda yönlendirme işleminde, bir router arabirimi üzerinden yönlendirilmeyi bekleyen paket yığını.

Ragged: Metin isleme yazılımlarında kenara yanaştırılmış anlamında kullanılır.
 RAM (random-access memory) :
Rastgele erişimli bellek. İşlemci tarafından okunup yazılabilen, üzerinde bilgilerin geçici olarak tutulduğu bellek.
 RAD(Rapid application development) :
Hızlı uygulama geliştirme. Daha hızlı ve daha kaliteli uygulama geliştirilmesini sağlayan ürünleri anlatan kavram.
 Ram Disk:
Disk gibi kullanılmak için ayarlanmış ram tipine verilen isimdir.
 Random Access:
Rasgele erişim. Verilere doğrudan erişimi sağlayan yöntemdir.
 Range:
Kelime işlem uygulamalarında tablo üzerindeki bir yada daha fazla komşu hücre topluluğudur.
 Raster :
Bir ekranın, görüntüyü oluşturma özelliğine sahip olan bölgesi.
 Raster graphics :
Belirli bir alanda oluşturulmuş sayısal görüntü. Raster, ekranın görüntü alanının x ve y koordinatlarının oluşturduğu ızgara tipi yapıdır. Bir raster görüntü dosyası, tek renkli veya renkli noktaları göstermek için bu koordinatları kullanır.
 Raster image processor (RIP) : Vektör ifadeleri şeklinde tanımlanmış görüntüyü oluşturan donanım veya donanım/yazılım kombinasyonu. Örneğin lazer yazıcılar, vektör formunda gelen görüntüyü basılı hale getirmek için RIP’leri kullanırlar.
 RDBMS (Relational DataBase Management System) : İlişkisel Veritabanı Yönetim Sistemi. İlişkisel bir veritabanının oluşturulmasına, güncellenmesine ve yönetilmesine izin veren bir program. RDBMS, kullanıcının girdiği veya bir uygulamadan gelen SQL (Structured Query Language) komutlarını alır, veritabanını oluşturur, günceller veya ona erişim sağlar.
 Read:
Okuma. Disk üzerindeki verileri islemek için yapılan işlemdir.
 Readme File:
Beni oku dosyası. Yazılımlar hakkında bilgi edinmek için üretici firma tarafından hazırlanmış dosya.
 Read Only:
Salt okunur. Sadece görüntülenebilen üzerinde değişiklik yapılamayan anlamına gelir.
 Read Write:
Okunur yazılır. Hem görüntülenebilen hem de üzerinde değişiklik yapılabilen anlamına gelir.
 Real time :
Gerçek zaman. Kullanıcının yeterince hızlı bulduğu bilgisayarın cevap verme seviyesi. Gerçek zamanda çalışan işlemler ve bilgisayarlar için kullanılır. Gerçek zaman, makineye bağımlı bir zamanı değil insan için geçerli olan zamanı gösterir.
 Real-time clock (RTC) :
Gerçek zamanlı saat. Bilgisayarın anakartındaki bir mikroyonganın parçası olarak kullanılan, pille beslenen saat. Bu işlemciyi, mikroişlemci ve diğer işlemcilerden ayırd etmek için CMOS da denir. Bu yonga üzerindeki küçük bir bellek, sistemle ilgili bazı değerleri saklar.
 Real time operating system (RTOS) :
Gerçek zamanlı işletim sistemi. Belirli bir zaman sınırı içinde belirli özellikleri garanti eden işletim sistemi.
 Reboot:
Yeniden yüklemek. Bilgisayarı kapatıp açma işlemine verilen isimdir.
 Recalculate:
Yeniden hesaplama. Kelime işlem uygulamalarında tablolar üzerindeki formül değiştirildiğinde yeni durumu göstermek için hesaplamaları yeniden yapar.
 Record :
Kayıt. Veri işlemede, bir program tarafından işlenmek üzere bir araya getirilmiş veri parçaları topluluğu. Bir dosyada bir çok kayıt yer alır.
 Recover:
Geri almak, kurtarmak. Silenen bir dosyanın tekrar kullanılabilir hale getirilmesi işlemidir.
 Redundancy :
Yedek. Bir ağda, cihazların veya servislerin çift olma durumu. Bunlardan biri devre dışı kaldığında yedeği aynı işi yapmaya devam eder.
 Redundant system : Yedekli sistem. İki sabit disk, iki işlemci veya iki güç kaynağı gibi önemli sistemlerin çoğundan iki veya daha fazlasını içeren, bilgisayar, router, anahtar veya diğer sistemler.
 Refresh:
Bir aygıtı yenileme işlemidir. Bu işlem yazılım ile yapılır.
 Register:
Merkezi işlem biriminin üzerindeki veri depolama alanı.
 Relational database :
İlişkisel veritabanı. Veritabanı tablolarının yeniden düzenlenmesini gerektirmeksizin, erişilebilen ve çeşitli şekillerde kullanılabilen verilerin oluşturduğu, belirli bir şekilde tanımlanmış tablo dizisi olarak düzenlenen veri topluluğu. İlişkisel veritabanı, önceden belirlenmiş kategorilere uyan verilerden oluşturulur.
 Relational Operator:
Karsılaştırma operatörü. İki değer arasında karsılaştırma yapan operatör tipidir.
 Reliable :
Güvenilir. Bir bağlantıdan sürekli alınması beklenen hız. Bu hız yüksekse hattın güvenilir olduğundan bahsedilebilir. Bir yönlendirme ölçüsü olarak kullanılır.
 Remote:
Uzak. Ağ ortamında bulunmayan kaynak veya bilgisayarlar için kullanılır.
 Remote access server :
Uzaktan erişim sunucusu. Uzaktan erişim, uzak bir noktadan bir bilgisayara veya bir ağa erişimdir. Büyük kurumlarda, şubelerde çalışan veya seyyar çalışan insanların merkezdeki ağa bağlanma ihtiyaçları olur. Ev kullanıcıları da Internet’e, uzaktan erişim yoluyla bağlanırlar. Uzaktan erişim sunucusu da, kurumun ağına uzaktan erişmek isteyenleri yöneten bir yazılım ve bunu çalıştıran bilgisayardır.
 Remote bridge : Uzak köprüsü. WAN linkleri yoluyla farklı yerlerdeki ağ bölümlerini fiziksel olarak birbirine bağlayan köprü.
 Remote Control:
Uzaktan kontrol. Dışarıdan bir yazılım yardımı ile bilgisayarı yönetme işlemidir.
 Rename:
Yeni isim verme işlemi.
 Repeater :
Tekrarlayıcı. TRafiği bir ağ bölümünden diğerine rastgele ileten ağ cihazı.
 Repaginate:
Kelime işlem yazılımlarında sayfaya ekleme çıkarma yapıldıkça sayfaları otomatik olarak ayarlar.
 Replace:
Bir nesnenin yerine yeni bir nesne koyma işlemidir.
 Replication :
Kopyalama. Bir şeyin kopyasını çıkarma işlemi. Internet’te, tümüyle kopyalanarak ayna site denen başka bir siteye yerleştirilmiş Web sitesi. Lotus Notes gibi groupware ürünleri kullanılarak kopyalama, bir sunucudan diğerine periyodik olarak yapılır.
 Report:
Verilerin belli bir biçme göre düzenlenmiş haline denir.
 Reserved Word:
Programlama dillerinde özel bir anlamı olan sözcük.
 Reset Button:
Bilgisayar kilitlendiğinde yeniden başlatmak için kullanılan düğme.
 Resolution :
Çözünürlük. Bir monitörün içerdiği piksel sayısı. Bir görüntünün keskinliği,  ekranın çözünürlüğüne bağlıdır.
 Resource:
Kaynak. kullanılabilir veriler için kullanılır.
 Response time :
Cevap süresi. Bir bilgisayarda bir sorgunun veya talebin bitmesi ile cevabın alınmaya başladığı an arasında geçen süre.
 Restore:
Yedeklenen dosyaları yeniden bilgisayara yükleme işlemidir.
 Return on investment (ROI) :
Yatırımın geri dönüşü. Bir yatırımda kullanılan paranın, kar veya maliyet tasarrufu şeklinde dönüşü.
 RF (Radio frequency) :
Telsiz frekansı. Telsiz iletişimine uygun frekansları gösterir. Kablolu TV ve yayın ağları RF teknolojisini kullanırlar.
 RMON (Remote monitoring) :
Uzaktan izleme. Bir ağ yöneticisinin, bir grup dağıtık LAN’ı birbirine ve merkeze bağlayan T-1/E-1 ve T-2/E-2 bağlantılarını izlemesini, analiz etmesini ve arızalarını tespit edip gidermesini sağlayan standart bilgileri verir.
 Ring :
Halka. Mantıksal devre topolojisinde iki veya daha fazla istasyonun birbirine bağlanması. Bilgi aktif istasyonlar arasında gider gelir.
 Ring group :
Halka grubu. Tek köprülü bir Token Ring ağının parçası olan bir veya daha fazla router üzerindeki Token Ring arabirimleri topluluğu.
 Ring topology : Halka topolojisi. Tek bir kapalı çevrim oluşturmak için, tek yönlü iletim bağlantıları tarafından birbirine bağlanmış bir dizi tekrarlayıcıyı içeren ağ topolojisi.
 RISC (reduced instruction set computer) : Daha az sayıda bilgisayar komut tipini işlemek üzere tasarlanmış işlemci. Yüksek hızlarda çalışırlar.
 Robotics:
Robot ve robot teknolojileri üzerinde çalışan bilgisayar bilimleri ve mühendislik alanı.
 ROM (read only memory) :
Sadece okunabilen bellek. Geçici olmayan bellek. İşlemci tarafından okunabilir, ancak üzerine yazılamaz.
 Root directory : Temel dizin. Hiyerarşik veya ağaç yapısında düzenlenmiş bir bilgisayar dosya sisteminde, bütün diğer dizinleri içeren ana dizin.
 Route : Yol. Ağ üzerinde yol.
 Route map :
Yol haritası. Yönlendirme alanları arasında yeniden dağıtılan yolları kontrol etme yöntemi.
 Router :
Birden fazla ağı birbirine bağlayan cihaz; ağlar arasında paketleri akıllı bir şekilde yönlendirir.
 Routing : Hedef bilgisayara doğru bir yol bulma işlemi.
 Routing domain : Yönlendirme alanı. Uç sistemler ve ara sistemler grubu, aynı yönetim kuralları altında çalışır.
 Routing metric : Yönlendirme ölçüsü. Bir yolun diğerinden daha iyi olduğunu belirleyen yönlendirme algoritması tarafından kullanılan yöntem.
 Routing protocol : Yönlendirme protokolu. Belirli bir yönlendirme algoritmasının kurulumu ile yönlendirmeyi tamamlayan protokol.
 Routing table : Yönlendirme tablosu. Belirli ağ hedeflerine giden yolların bulunduğu, router veya başka ağ cihazlarında saklanan tablo.
 ROUTINE:
Rutin. Bir programın belli bir isi üstlenen bölümün denir.
 RS 232C
: Seri aygıtları bilgisayara bağlamak için kullanılan bir arayüz standardıdır.
 RTF/Rich Text Format:
Microsoft firması tarafından geliştirilen bir belge biçimlendirme standardıdır.
 Ruler:
Cetvel. Kelime işlem yazılımlarında Ekranda düşey yada yatay olarak yer alan ölçek alınacak çizgiye verilen isimdir.
 Run:
Çalıştırmak. Bir programı çalıştırmak için kullanılır.
 Runtime Error:
Bir programın çalışması sırasında ortaya çıkan hata.

Safety: Güvenlik. Bir şeyin koruma güvencesi vermesi. Bel bağlanabilir olması.
 Safety factor:
Güvenlik katsayısı. Bir öğenin doğru çalışmasını sağlamak üzere tasarımda öngörülen güvenlik payı.
 Sample:
Numune, örnek. Bir evrenin belirli bir özelliğini incelemek için o evreden seçilen birimler topluluğu. Örnekleme yöntemiyle yürütülecek herhangi bir çözümleme çalışmasında kullanılmak üzere seçilen örnek öğeler kümesi.
 SAN (Storage Area Network) :
Depolama alanı ağı. Büyük ağ kullanıcılarına hizmet vermek üzere veri sunucuları ile birlikte farklı tipte veri depolama cihazini birbirine bağlayan, özel amaçlı, yüksek hızlı bir ağ.
 Sanitizing:
Bir manyetik ortama yazılmış her türlü bilginin tümüyle silinmesi için gereken işlemler.
 Satellite communication :
Uydu iletişimi. Dünya üzerindeki çeşitli istasyonlar arasında veri iletişimi sağlamak için dünya yörüngesindeki uyduların kullanılması.
 Satellite access protocol: Uydu erişim protokolü. Dağıtılmış VSAT terminallerinin paylaşılan uydu kanalına erişmelerini düzenleyen kurallar.
 Satellite bandwidth:
Uydu bant genişliği. Uydu kanallarının frekans bant genişliği.
 Satellite-cellular telephone:
Uydulu telsiz telefon. Uydu üzerinden hücresel telefon. Hem uydu sistemine göre hem de karadaki hücresel sisteme göre işleyebilen iki kipli telefon.
 Save to:
Saklamak, belleğe atmak. Yazı işlemede bir metin parçasını dosyada saklama işlemi. Verileri ana bellekten ikincil belleğe kopyalama.
 Scalability :
Ölçeklenebilirlik. Bir uygulama veya ürünün, değişik boyutlardaki kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayabilmesi.
 Scan:
Taramak, gözden geçirmek. Parça parça gözden geçirmek. Bilgisayar ekranında yazılmış metni gözden geçirmek.
 Scanner :
Tarayıcı. Basılı dokümanlardaki resimleri, bilgisayarda işleyebilmek ve ekranda gösterebilmek amacıyla tarayan cihaz.
 Scannability:
Kolay okunurluk. Bir göz atmayla amaç ve içeriğinin kolayca algılanabilir olması.
 Scheduled maintenance :
Programlı bakım. Belirli bir zaman programına göre yürütülen koruyucu bakım.
 Screen:
Ekran. İmgelerin yansıtıldığı yüzey.
 Screen saver:
Ekran koruyucu. Belirli bir süre kullanılmadığında ekranı karartan ya da seyrek hareketli görüntülerle kaplayan program.
 Script :
Bilgisayar programcılığında, bilgisayar işlemcisi tarafından değil başka bir program tarafından kullanılan bir dizi komut veya program.
 Scripted message:
Hazır mesaj. Belirli bir durumda bir insanı bilgilendirmek amacıyla önceden tasarlanıp hazırlanmış mesaj.
 Scroll bar:
Kaydırma çubuğu. Bir parametrenin değerini kaydırma çubuğunun yatay ya da dikey oynatılması ile değiştirmeye yarayan grafik arayüz öğesi.
 Scrolling menu: Akıtmalı menü. Bir fare ya da tuşla açılan, ancak açıldığında tümü ekranda gösterilmeyip akıtma ile devamı görülebilen menü.
 Scrolling mouse:
Ruletli fare. Tıklama tuşlarından başka ekranda akıtma eylemini gerçekleştiren bir tekerciği olan fare.
 SCSI (Small Computer System Interface) :
Küçük Bilgisayar Sistem Arabirimi. Bilgisayarın çevre birimleri ile iletişimini sağlayan ANSI standardında elektronik arabirim.
 Sealable equipment:
Sızdırmaz donanım. Kutu ya da muhafazası içine kapatılarak ya da kilitlenerek korunan donanım.
 Seamless network:
Saydam ağ. Tele iletişim ağı içinde bir noktadan diğerine sorunsuzca iletişim kurulmasına engel olabilecek veriler üzerinde herhangi bir değişikliğin yer almadığı ağ.
 Search directory:
Arama dizini. Gönderme yapılan sitelerin kategorilere ayrıldığı, bağlantılı metin bağları ile ulaşılan ve bu sitelerin envanterinin tutulduğu örün sitesi.
 Search engine :
Arama motoru. Internet’te istenen bilgileri aramak için kullanılan arama motorunun üç bölümü vardır. Örümcek denen bölümü, aramak için girdiği web sitesinin diğer sayfalarını da bulmak ve okumak için linkleri kullanır. Bir başkası, okunabilen sayfalardan oluşturulan büyük bir indeks yaratır. Üçüncüsü ise, sizin talep ettiğiniz bilgiyi alır, indeksle karşılaştırır ve bulduğu sonuçları size sunar.
 Secondery bus: İkincil veriyolu. Bilgisayar donanımında, birincil veriyolu arızalandığında kartlar arasında veri iletişimini sağlayan veriyolu.
 Secret key:
Gizli anahtar, kişisel anahtar. Bilgisayar güvenliğinde sadece kişinin bildiği ve başkalarının eline geçtiğinde güvenlik tehdidinin oluşacağı anahtar.
 Secure http:
Güvenli http. Bilgisayar ağları üzerinde, özellikle kredi kartı ile ödemelerde kullanılan güvenli http protokolü.
 Secure voice equipment:
Şifreli ses donatımı. Güvenli ses donatımı.
 Security classification:
güvenlik sınıflaması. Bir bilgi öğesine gereksindiği korumaya göre verilen güvenlik oranı.
 Security counter – measures:
Güvenlik önlemi. Bir bilgisayar sisteminde bilgi güvenliğini tehdit eden tehlikelere karşı savunma önlemleri.
 Security management :
Güvenlik yönetimi. OSI ağlarının yönetimi için ISO tarafından belirlenmiş olan beş ağ yönetim kategorisinden biri. Güvenlik yönetimi alt sistemi, ağ kaynaklarına erişimi kontrol eder.
 Seed router :
Çekirdek yönlendirici. Ağ numarası veya kablo dizisi, port’unda tanımlanmış olan, AppleTalk ağı üzerindeki bir router.
 Segment : Bölüm. 1) Köprüler, router’lar veya anahtarlarla sınırlanmış olan ağın bir bölümü. 2) Bir veri yolu topolojisi kullanılan LAN’da, tekrarlayıcılarla diğer bölümlere sık sık bağlanan sürekli bir elektronik devre. 3) TCP spesifikasyonunda, tek bir iletim katman birimini tanımlamak için kullanılır.
 Selection:
bir öğeler topluluğunda belirli ölçüleri sağlayan nesneleri tanılama. Bir veritabanında belirli ilişkileri sağlayan grupları bulma.
 Selector switch:
Seçici anahtar. Birçok kontrol devresinden birini seçmekte kullanılan ve elle işletilen çok konumlu anahtar.
 Self-extracting file :
Kendini açabilen dosya. Dışardan sağlanan bir programa gereksinmeden sıkıştırılmış halinden kendi kendine açabilen dosya.
 Serial port:
Seri kapı. Dış modem ya da fare aygıtı örneklerinde olduğu gibi seri kipte çalışan aygıtları bağlamak için kullanılan ve bitlerin her saat darbesiyle teker teker iletildiği kapı.
 Serial transmission :
Seri iletim. Veri karakter bit’lerinin tek bir kanal üzerinden sırayla iletildiği veri iletim yöntemi.
 Server :
Sunucu. 1) Aynı veya farklı bilgisayarlarda bulunan uygulamalara servis sunan bir bilgisayar programı. 2) Sunucu programının çalıştığı bilgisayar. 3) İ stemci/sunucu yapıda,  istemci PC’lere dosya erişimi, baskı kuyruğu veya uzaktan uygulama çalıştırma gibi servisler sunan bir ağ noktası.
 Server application:
Sunucu uygulaması. Dinamik bir link ile istemci uygulamasındaki bir hedef belgeye bağlanacak veriler ya da hedef belgedeki bir nesneye gömülecek nesne içeren belge yaratan uygulama.
 Session :
Oturum. İki veya daha fazla ağ noktası arasındaki iletişim işlemleri.
 Session layer : Oturum katmanı. OSI referans modelinin 5. katmanı. Uygulamalar arasında oturumu başlatır, yönetir ve bitirir. Sunu katmanındaki cihazlar arasında da veri değişimini yönetir.
 Set-top box :
TV cihazının Internet’te kullanılması ve sayısal TV yayınlarını alabilmesini sağlayan cihaz.
 Shared access:
Paylaşımlı erişim. Verilere aynı anda birden fazla kullanıcının erişebilmesi.
 Shareware :
Kullanıcının ihtiyaçlarını tanıması ve daha sonra ödeme yapması amacıyla ücretsiz dağıtılan program.
 Shell: Bir bilgisayarın işletim sistemi ile kullanıcı arasında yer alan ve klavye, dokunmalı ekran ya da işaretçiyle yapılan kullanıcı girişlerini yorumlayıp işletim sistemine ileten arayüz.
 Signaling :
İşaretleşme. İletişim amacıyla fiziksel bir ortamdan bir iletişim işareti gönderme işlemi.
 Signaling packet :
İşaretleşme paketi. Başka bir cihazla iletişim kurmak isteyen ATM ağına bağlı bir cihazın gönderdiği paket.
 Simplex : Alıcı ve verici istasyon arasında, sadece tek yönlü iletişim yapabilme özelliği.
 Single mode fiber : Tek modlu fiber. Işığın sadece tek bir açıdan girmesine izin veren dar çekirdekli fiber optik kablolama. Çok modlu fiberden daha yüksek bant genişliğine sahiptir, fakat lazer gibi dar bir spektruma sahip ışık kaynağı gerektirir.
 Smart card : Üzerinde gömülü olarak veri yüklü bir mikroyonga bulunan, kredi kartı boyutlarında plastik kart. Periyodik olarak doldurulabilen kart, telefon görüşmelerinde, para ödemelerinde ve benzeri uygulamalarda kullanılıyor.
 SMTP (Simple Mail TRansfer Protocol) : Elektronik posta servisi sunan Internet protokolu.
 SNA (Systems Network Architecture) :
IBM tarafından 1970′lerde geliştirilen, büyük, karmaşık ve zengin özellikleri bulunan bir ağ mimarisi.
 SNMP (Simple Network Management Protocol) : Özellikle TCP/IP ağlarında kullanılan ağ yönetim protokolu. Ağ cihazlarının izlenmesi ve kontrolünü, konfigürasyonların, istatistik işlemlerinin, performansın ve güvenliğin yönetimini sağlar.
 Socket : Yuva. 1) Bir ağ cihazında, uç nokta ile iletişim için çalıştırılan yazılım yapısı. 2) AppleTalk ağına bağlı bir ağ noktasındaki adreslenebilen varlık.
 Socket 7 : Intel Pentium işlemcinin ana karta takılma biçimini tanımlar.
 SOHO (Small Office Home Office) : Küçük ofis/ev ofisi. Bilgi teknolojisinde, küçük işyerlerini ve ev ofislerini tanımlayan terim.
 Source code : Kaynak kod. Kaynak kodu ve nesne kodu, bir program kodunun derlenmeden önceki ve sonraki durumunu gösterir. Kaynak kod, bir programcının bir editor programı kullanarak yazdığı program komutlarını içerir. Bu kod derlenerek nesne kodu haline getirilir.
 Spam : Internet üzerindeki istenmeyen e-postalar.
 Span : İki sayısal nokta arasında tamamen duplex sayısal iletişim hattı.
 Speech recognition : Ses tanıma. Bir makine veya yazılımın ses komutlarını anlama özelliği.
 Spelling Checker:
Yazım denetleyicisi. Bilgisayardaki metinlerin yazım denetimini, bir yazım sözlüğü aracılığı ile gerçekleştirilen program.
 SQL (Structured Query Language) :
Bir veritabanından bilgi almak ve güncellemek için kullanılan standart bir programlama dili.
 SSL (Secure Sockets Layer) :
Ağ üzerindeki mesaj iletişiminin güvenliğinin yönetimi için Netscape tarafından oluşturulmuş bir program katmanı.
 Stack :
Yığın. 1) TCP/IP, sıkça bir “yığın” olarak gösterilir. Veri değiş tokuşunda hem istemci hem de sunucu tarafında bütün veri geçişlerinin yapıldığı katmanlar (TCP, IP ve diğerleri). 2) Programcılıkta, yönetilmesi gereken ihtiyaçların saklandığı veri alanı veya tampon bellektir.
 Stackable hub :
İstiflenebilir hub. Genişleyebilen bir yığın şeklinde üst üste dizilebilmek ve birbirine bağlanabilmek için tasarlanmış hub’lar.
 Starter diskette:
Başlatma disketi.
 Star topology :
Yıldız topolojisi. Ağ üzerindeki bir uç noktanın, noktadan noktaya bağlantılarla anahtarlandığı ortak bir merkeze bağlanması şeklindeki ağ yapısı.
 Static IP Number:
Statik IP adresi. bir servis sağlayıcı tarafından özellikle sunuculara ve veritabanlarına verilen değişmez IP adresi.
 Statistical multiplexing :
İstatistik çoklama. Bir çok mantıksal kanaldan gelen bilginin tek bir fiziksel kanal üzerinden iletilmesini sağlayan teknik. Bant genişliği sadece aktif kanallara ayrılır.
 Status code:
Bilgisayarda bir işlemin, örneğin taşıma, eşlik denetim hatası, elde, vb gibi sonucunu belirten kod.
 Store and forward packet switching :
Saklayan ve ileten paket anahtarlama. Frame’lerin özel port’lara gönderilmeden önce işlendiği paket anahtarlama tekniği.
 Storage structrure: Bellek yapısı. Verilerin bellekteki, ilişkilerini koruyacak şekilde tasarlanmış saklatım yapısı.
 Streaming data:
Duraksız veriler. Çoklu ortam içerikli ve sunucudan istemci terminaline sürekli iletim halinde gönderilip okutulabilen veri.
 Streaming media :
Internet üzerinden videonun sıkıştırılarak gönderilmesini ve ulaştığı noktada kullanıcılar tarafından seyredilmesini sağlayan ortam.
 Streaming media player: Akıtmalı çoklu ortam okuyucusu. Bir çoklu ortam sunucusundan gelen verileri açıp gerçek zamanda okuyabilen dolayısıyla ekrana görüntü, hoparlöre ses olarak gönderebilen, istemcinin terminaliyle bütünleşik yazılım.
 Subchannel :
Alt kanal. Ayrı iletişim kanalları yaratmak için frekanslara göre ayrılmış alt bölümler.
 Subinterface : Alt arabirim. Tek bir fiziksel arabirimdeki pek çok sanal arabirimden biri.
 Subnet adress : Alt ağ adresi. Alt ağ maskesi tarafından alt ağ olarak tanımlanan, IP adresi bölümü.
 Subnet mask : Alt ağ maskesi. Alt ağ adresi için kullanılan IP adresinin bit’lerini göstermek için IP’de kullanılan 32-bit adres maskesi.
 Subnetwork :
Alt ağ. 1) IP ağlarında, belirli bir alt ağ adresini paylaşan ağ. 2) OSI ağlarında, tek bir yönetim alanının kontrolu altında olan ve tek bir ağ erişim protokolunu kullanan, uç ve ara sistemler topluluğu.
 Subscriber groupe: Abone grubu. Aynı tür hizmeti kullanan abonelerin grubu.
 Supervisor:
Bir işlemin, programın vb. yürütümünü izleyen program.
 Surf :
Sörf. Internet’te belirli bir plana bağlı olmadan serbest bir biçimde gezinmek.
 Surround sound:
Dörtlü stereo, çok hoparlörlü ses.
 Swap image:
Bukelamun imge. Bir örün sayfasındaki imgenin, farenin üzerinden geçirilmesi sonucu şeklini ya da rengini değiştirmesi.
 Switch :
Anahtar. Her frame’in hedef adresine dayanarak frame’leri filtreleyen ve ileten ağ cihazı. Anahtar, OSI modelinin veri bağlantı katmanı olarak çalışır.
 Switched LAN : Anahtarlı yerel ağ. LAN anahtarları ile oluşturulmuş yerel ağ.
 Synchronous transmission :
Senkron iletişim. Çok dakik bir şekilde iletilen sayısal işaretleri belirtir.
 System clock:
Sistem saati. Mikroişlemcilerde gerek dışarısı ile veri alış verişini gerekse de içindeki veri alışını işlemeye ürettiği darberlerle eşzamanla bilgi sağlayan elektronik devre.
 System configuration:
sistem düzenleşimi. Genellikle bir bilgisayar sistemini oluşturan birimleri, alt sistemleri de göstererek belirleyen herhangi bir çizim ya da liste.
 System disk:
Sistem diski. Bilgisayarın çalışmaya başlaması için işletim sisteminin sadece gerekli kısımlarını barındıran disk.
 System maintance:
Sistem bakımı. Bir bilgisayar sisteminde, sistemin değişen koşullara ya da isterlere uyarlanması, hataların düzeltimi, başarımın iyileştirilmesi gibi işler.
 System resource:
sistem özkaynakları. Bilgisayar sistemi tarafından kontrol edilen programlar, aygıtlar ve işlere ayrılan bellek alanları.

T1 : Servis sağlayıcıları Internet’e bağlamakta kullanılan T1 hattının hızı 1. 544 Mbps’dır.
 T3 : Internet servis sağlayıcılar tarafından kullanılan T3 hattının hızı 44. 736 Mbps’dır.
 Tab:
Sekme. Yazılan sayfa üzerinde yazıcının ya da sayfanın konumunu ekran ise imlecin konumunu önceden saptanmış belirli bir yere atlatmak.
 Table:
Çizelge, tablo. Kullanıma elverişli biçimde sıralanan sayısal bilgiler dizgesi.
 Tablet:
Düz bir yüzey üzerinde bir kalemin konumunu koordinat verilerine dönüştüren bilgisayar giriş birimi.
 Tag:
Bir veri kümesi hakkında kimlik ve diğer bilgileri taşıyan karakter kümesi.
 Tag switching :
Etiket anahtarlama. Ağ katmanı (3. katman) yönlendirmesi ile veri link katmanı anahtarlamasını entegre eden, ağ çekirdeğinde ölçeklenebilir ve yüksek hızlı anahtarlama sağlayan, yüksek performanslı paket iletme teknolojisi.
 Tape:
Manyetik bant. Manyetik özellikli ve kayıt amacıyla kullanılan bant. Örneğin manyetik bant sürücüsü, manyetik bant etiketleri.
 Target:
Hedef. Bilgisayarda verilerin yazıldığı bellek aygıtına ilişkin. Bir komutun gönderilmiş olduğu program ya da sistem. Gönderilen bilginin amaçlandığı alıcı.
 Task:
Görev. Çoklu programlamalı ya da çoklu-işlemcili bir ortamda bilgisayar tarafından bir iş öğesi olarak ele alınan bir ya da daha çok komut dizesi. Yönetim tarafından muhasebesi yapılabilen en küçük iş parçası.
 Task bar:
Görev çubuğu. Windows işletim sisteminde sıkça kullanılan değişik yazılımların başlatma simgelerini içeren dikdörtgen alan.
 TCP (TRansmission Control Protocol) :
Internet üzerinde bilgisayarlar arasında mesaj birimleri biçiminde veri göndermek için, Internet Protokolu (IP) ile birlikte kullanılan bir protokol.
 TCP/IP (TRansmission Control Protocol/Internet Protocol) : Internet’in temel iletişim dili veya protokolu. Intranet ve extranet gibi özel ağlarda da iletişim protokolu olarak kullanılır.
 TDM (time-division multiplexing) :
Tek bir iletişim hattı veya kanalı üzerinde iletişim için düzenlenen çeşitli işaretlerin düzeni. Her bir işaret, süresi çok kısa olan çeşitli bölümlere ayrılır.
 Telecommunication :
İletişim. Telefon ağları üzerinden yapılan iletişim (genellikle bilgisayarları da kapsar).
 Telephony :
Telefona bağlı cihazlar kullanan farklı taraflar arasında ses, faks veya diğer bilgilerin elektronik iletişimle birleştirildiği teknoloji.
 Telephone network: Telefon ağı. Birincil olarak telefon hizmeti vermek üzere kurulmuş teleiletişim ağı.
 Telnet :
İzin verdikleri ölçüde başkalarının bilgisayarına erişme yolu. Uzaktaki bilgisayarlara erişmek için, bir komut ve onun altındaki TCP/IP protokolu.
 Temperature sensor:
Sıcaklık algılayıcısı. Sıcaklığa tepki veren ve elektriksel bir çıktı ya da mekanik bir eylemle sonuçlanan algılayıcı.
 Template:
Şablon. Ortak özellikleri olan nesneleri yaratmakta ya da bulmakta kullanılan model.
 Temporary data:
Geçici veriler. Sadece ilgili sürecin yaşamı boyunca tutulan veriler.
 Terabit:
Veri hızı ölçü birimi, Onlu gösterimde 10′nun 12. kuvveti. 1 trilyon bit.
 Terabyte :
Bilgisayarın depolama alanı ölçü birimi, 2′nin 40. kuvveti, bin adet milyar byte.
 Terminal : 1) Veri iletişiminde, iletilen bir işareti bir uçta (alıcı veya verici) sona erdiren cihaz. 2) Telefonda, bilgisayar ve modem arasında DTE-to DCE (Data Communications Equipment) iletişimdeki bilgisayar ucunu tanımlayan DTE (Data Terminal Equipment) terimi. 3) Bilgisayarda, bir ana bilgisayarın veya başka bir bilgisayarın aklını kullanan,  üzerinde hiç yazılım olmayan veya küçük bir yazılım bulunan, çoğunlukla bir klavye ve monitörden oluşan cihaz, aptal terminal de denir. 4) Bazen, bir ağa bağlanan herhangi bir kişisel bilgisayar ve iş istasyonu içinde kullanılır.
 Terminal adapter (TA) :
Terminal kartı. Bir bilgisayar ve ISDN hattı arasındaki donanım arabirimi.
 Terminal emulation : Bir kişisel bilgisayarın, özel bağlantı arabirimleri ile bir ana bilgisayara veya başka bir bilgisayara bağlanmak için aptal terminal gibi davranabilme özelliği.
 Terminal server : Terminal sunucusu. Terminalleri ortak bir bağlantı noktasından yerel veya geniş alan ağlarına bağlayan sunucu.
 Text:
Metin, yazı. İki boyutlu ve kolayca anlaşılmak amacıyla düzenlenmiş (örneğin kağıda basılı ya da ekranda görünür biçimde) bilgi. Bu bilgi simgeler, tümceler, resimler, çizenekler,  çizelgeler şeklinde olabilir.
 Texture:
Doku. İmge işlemede bir bölgedeki piksellerin gri tonlamalarının uzamsal düzenleşimi.
 Thin client :
İnce istemci. NetPC veya Network Computer (NC) için kullanılan terim. Bu cihazlar merkezi olarak yönetilmek üzere temel konfigürasyonu oluşturacak parçalarla tasarlanmışlardır, CD sürücü, disket sürücüsü ve genişleme yuvaları bulunmaz.
 Thread:
İzlek. Bir elektronik forumda tartışmanın çizgisi. Bir bilgi işleme sürecinde gerçekleştirilebilecek en küçük işlem birimi. Bir süreçte tek bir kontrol akışı.
 Threat:
Tehdit. Bilgisayar güvenliğinde bilgi sistemini örseleyebilecek, bilgileri açığa çıkarabilecek, hizmet vermeyi engelleyebilecek, herhangi bir durum.
 Threshold:
Eşik. Üstünde olunduğunda bir şeyin doğru ya da çalışır duruma geçtiği, altında olunduğunda da tersinin geçerli olduğu değer, düzey ya da nokta. Bir fizyolojik ya da psikolojik etkinin kendini göstermeye başladığı durum.
 Throughput :
1) Bilgisayarın belli bir sürede yaptığı iş. 2) Veri iletişiminde, bir yerden başka bir yere belli bir sürede taşınan veri miktarı.
 Thumbnail :
Grafik tasarımcılar ve fotoğrafçılar tarafından büyük bir resmin küçültülmüş haline denir.
 Tick mark:
İşaret çentikleri. Bir grafiğin eksenleri üzerinde değerleri, kategorileri vb. göstermek üzere kullanılan kısa dik çizgiler.
 TIFF (Tag Image File Format) :
TIFF. Bazı kişisel bilgisayarlarda kullanılan ve taranmış imgeleri saklamak ya da alıp vermek için yararlanılan grafik dosya formatı.
 Time alignment:
Zamanlama ayarı. İki sürecin görece zaman referanslarının uyumlu kılınması.
 Timeout :
Başka bir ağ cihazından belirli bir sürede cevap bekleyen ağ cihazının bu cevabı alamaması durumunda oluşan olay. Sonunda ya bilgi yeniden gönderilmeye çalışılır, ya da iki cihaz arasındaki bağlantı koparılır.
 Timer:
Zamanlayıcı. Zamanı ölçmek üzere içeriği dönemli olarak değiştirilen yazmaç.
 Token ring :
IBM tarafından geliştirilmiş ve desteklenen jeton (token) geçişli yerel ağ. Token Ring, bir halka topolojisi üzerinde 4 veya 16 Mbps’de çalışır.
 Toner:
Toner, toz mürekkep. Lazer yazıcılarda ya da fotokopi makinelerinde kullanılan toz halindeki mürekkep.
 Tool:
Araç. Bir uygulama programını geleneksel programlama dillerini kullanmak gerekmeden geliştirmelisine elveren yazılım.
 Toolbox:
Araç kutusu. Bilgisayarda kullanıcının fare tıklaması ile harekete geçirebileceği fonksiyonları bir arada gösteren kutu ya da palet.
 Topology :
Topoloji. Bir kurumsal ağda, ağ noktalarının ve ortamın fiziksel olarak düzenlenmiş hali.
 TRackball :
İz topu. Pek çok taşınabilir bilgisayarda kullanılan bilgisayar imleci kontrol cihazıdır. Aslında mouse’un ters dönmüş halidir.
 TRafic management : TRafik yönetimi. Çakışmayı engelleme, ağ trafiğini şekillendirip yönlendirme teknikleri.
 TRafic policing :
TRafiği yönlendirme. Belirli bir bağlantıdan geçen trafiği ölçüp, onu o bağlantı için uygun bir konuma çekme işlemi.
 TRafic shaping :
TRafil şekillendirmek. Bir ağı tıkayacak olan ani dalgalanmaları sınırlandırmak için kuyrukları kullanmak.
 TRansaction :
İşlem. Bir dizi bilgi alışverişi.
 TRansducer : Enerjiyi bir biçimden diğerine çeviren elektronik cihaz. En iyi örnekleri mikrofonlarda, hoparlörlerde ve antenlerde görülür.
 TRansfer rate :
Tarnsfer hızı. Belirli bir sürede bir yerden başka bir yere iletilen sayısal veri miktarı.
 TRansport layer :
Taşıma katmanı. OSI referans modelinin 4. katmanı. Bu katman iki nokta arasında güvenli bir iletişim ihtiyacını karşılar.
 Transmission:
İletim. İletilerin bir noktadan bir ya da birkaç noktaya taşınması eylemi.
 Transparent:
Saydam. Kullanıcı tarafından yürütümü, çalışması, gerçekleştirimi algılanmayan alet, işlem, program. Veri iletiminde kontrol karakterleri içermeyen veriler. Işığı olduğu gibi geçiren, varlığı gözle ayırt edilmesi zor olan madde.
 TRee topology :
Ağaç topolojisi. Veri yolu topolojisine benzer bir topoloji. Yalnız ağaç topolojisi birden fazla ağ noktasını taşıyan dalları içerir.
 Trial:
Deneme. Bir olayı oluşturmak üzere olasılıksal bir tasarımla yapılan deney.
 True color:
Gerçek renk. Bilgisayar ekranlarındaki yeşil, kırmızı ve mavi renklerin sekizer bitle, toplam 24 bitle gösterildiğinden elde edilen renkler.
 TRunk :
Telefon sistemlerinde, iki santral anahtarlama sistemi arasında birçok veri ve ses kanalı taşıyan bir hat.
 Tuner:
Radyo alıcısı. Audio yükselticisini içermeyen radyo ya da bir alıcı kanal ayar mekanizması.
 Tuning:
Ayarlama. Bir aygıtın bir ya da daha çok sayıda parametresini ayarlayarak çınlama frekanslarından birini uyumlama. En iyi başarımı elde edebilmek için bir sistem ya da devrenin frekansa göre uyumlanması.
 Tunneling :
Özel güvenli bir ağın parçası olarak Internet’i kullanmak. “Tünel”, belirli bir şirketin mesaj ve dosyalarının Internet üzerinde taşındığı belirli bir yoldur.
 Tutorial:
Eğitim kursu. Eğitim amaçlı sunulan bilgi. Bir yazılımı kavramak için verilen eğitim bilgileri.
 Twisted pair :
Bükümlü çift. Evde veya işyerinde bilgisayarları telefon hattına bağladığımız sıradan bakır kablo. Kabloların birbirini manyetik olarak etkileyerek yarattıkları hat gürültüsünü azaltmak için, bir kılıf içine birbirine sarılarak yerleştirilirler.
 Type:
Tip. Örneğin tip öznitelikleri, tip bildirimi.

UART (Universal Asynchronous Receiver/TRansmitter) : Bir bilgisayar arabirimini kontrol etmek için seri cihazlara takılan programlanabilir yonga.
 UHF band:
3 Ghz arasındaki frekansları içeren radyo bandı.
 Ultrasound:
Hızı, ses hızından yüksek olan.
 Unavailable:
Kullanılmayan, yararlanılmayan.
 Under construction:
Kurulmakta olan site, yapım aşamasında. Internet ortamında bir örün sitesinin henüz kurulmakta olduğunu belirten deyim.
 Underline:
Altını çizmek.
 Undo:
Geri almak, iptal etmek.
 Unformatted:
Formatlanmamış. Bilgi işlemde giriş ya da çıkış işlemlerinden önce hiç bir düzenlemenin yapılmaması.
 Unicast :
Ağdaki tek bir hedefe gönderilen mesaj.
 Unicast address : Tek bir ağ cihazını gösteren adres.
 Unicode:
Dünyanın bütün dillerini kapsayan, karakter başına 16 bit kullanan, dolayısıyla 65. 000 karakteri gösterebilen karakter kodlama sistemi.
 Uniform:
Düzgün, bir biçimli.
 Union:
Ortaklık. C Programlama dilinde birden fazla tip sahibi olup herhangi bir anda ancak bir tipte olabilen değişken. Veritabanında yapılan aramada iki arama anahtarının birlikteliği.
 Unit:
Birim, aygıt. Bir işi yapacak olan alet, aygıt, sistem.
 Universal:
Evrensel, genelgeçer.
 Unix :
Interaktif zaman paylaşımlı bir sistem olarak 1969′da Bell laboratuvarlarında geliştirilmiş bir işletim sistemi.
 Unpack:
Açmak. Bilgi işlemde verileri yoğunlaştırılmış biçimden özgün biçimlerine getirmek.
 Unsigned:
İşaretsiz.
 Unzip:
Zip sıkıştırmasını açmak.
 Update:
Güncelleme. Bir bilgi işlem sisteminde yeni bilgiler eklemek, eski bilgileri tazelemek gibi etkinlikler; örneğin dosya güncelleme.
 Upgrade:
Niteliğini iyileştirmek, sınıf atlatmak. Bilgisayar yazılım ya da donanımını daha iyisi ve yenisiyle değiştirmek.
 Uplink :
Uydu iletişiminde downlink, uydudan yer istasyonuna veya alıcıya yapılan bağlantıdır. Uplink ise yer istasyonundan uyduya yapılan bağlantıdır.
 Upload:
Yukarı yönde yükleme. Herhangi bir bilgi depolama yerinden, çoğunlukla kişisel bilgisayardan, genellikle daha üstün bir bilgisayar belleğine veri gönderme.
 Uploading :
Bir sistemden diğerine, büyük bir sisteme yapılan dosya transferi.
 UPS (uninterruptible power supply) :
Kesintisiz Güç Kaynağı – KGK. Elektrik enerjisi kesildiğinde sisteminizin en azından kısa bir süre de olsa çalışmasını sağlayan cihaz. Ayrıca sisteminizi güç dalgalanmalarına karşı da korur.
 URL (Universal Resource Locator) :
Internet üzerinden ulaşılabilecek bir dosyanın adresi. Bu adres bir Web sayfasını, bir görüntü dosyasını, CGI uygulaması veya Java applet’i gibi bir programı ve HTTP tarafından desteklenen herhangi bir dosyayı gösterebilir.
 Usability:
Kullanılabilirlik. Bilgi işlemde kullanımı kolay ve anlaşılır olan yazılım veya donanım.
 User:
Kullanıcı. Bir sistemin hizmetlerine gereksinen herhangi biri. Örneğin kullanıcı erişimi,  kullanıcı kodu, kullanıcı arayüzü , kullanıcı etiketi, kullanıcı terminali.
 Userid:
Kullanıcı adı. Bir bilgisayar sisteminde bir kullanıcıyı tanıtan özel karakter dizgisi.
 Utility :
Yardımcı yazılım. Bilgisayarda, işletim sisteminin sağladıklarına ek özellikler getiren küçük program.
 UTP (unshielded twisted-pair) :
En çok kullanılan bakır telefon kablosu.
 V. 24 :
DTE ve DCE arasındaki fiziksel bir katman arabirimi için ITU-T standardı.
 V. 32 : 4. 8 veya 9. 6 Kbps hızlarda çift yönlü veri iletişimini sağlamak için ITU-T standardı seri hat protokolu.
 V. 32bis : V. 32′yi 14. 4 Kbps hızına genişleten ITU-T standardı.
 V. 34 : Seri bir hat protokolunu belirleyen ITU-T standardı. V. 34, 28. 8 Kbps hızını ve gelişmiş veri sıkıştırma tekniğini de içererek V. 32 standardını genişletiyor.
 V. 35 : Bir ağ erişim cihazı ile bir paket ağı arasındaki iletişim için kullanılan senkron, fiziksel katman protokolunu tanımlayan ITU-T standardı. V. 35 daha çok Avrupa ve ABD’de kullanılır, 48 Kbps hız sağlar.
 V. 42 : V. 32 ve V. 32bis ile aynı iletişim hızı ve aynı standartları kullanır. Fakat daha iyi bir hata düzeltmeye sahiptir, o nedenle daha güvenli bir standarttır.
 Validation:
Sağlama, geçerlilik sınaması. Bir ölçme aracı ya da ölçümün konusuna uygunluğunu ve her türlü dizgeli, dizgesiz yanılgıdan arınmışlığını gösterme.
 Value:
Değer. Bir simgeye karşılık gelen nicelik ya da tutar. Bir simgeye, parametreye, değişkene atanan değer.
 VAR (value added reseller) :
Değer Katan Satıcı. Bilgisayar sektöründe, var olan bir ürünü alıp, ona özel bir uygulama gibi değerler katarak, farklı bir paket olarak satan kurum.
 Variable:
Değişken. Değeri değişebilen ve çoğunlukla ölçülebilen bir nicelik ya da özellik. Programlama dillerinde herhangi bir anda tek bir tane olmak üzere farklı değerler alabilen dil nesnesi.
 Vector:
Vektör, yöney. Sıralı sayı kümesi ile tanımlanan nicelik. Bilgisayar grafiğinde yönlü doğru çizgi.
 Verification:
Doğrulama. Bir sistem ya da bileşenin geliştirilme sürecinde belirli bir evresinin istenen koşulları sağlayıp sağlamadığının saptanması.
 Version:
Sürüm. Bir belge ya da yazılım programının başlangıçtaki dağıtımı ya da aradaki düzeltmeleri de içeren ara dağıtımı.
 Vibration:
Titreşim. Esnek bir maddenin ya da dalgalanan bir ortamın denge durumundan ayrılıp bırakılmasıyla başlayan yinelemeli devinim.
 Video card:
Grafik kartı, video kartı. Bilgisayarın ürettiği grafik ve verileri saklayan ve ekrana sürekli tazeleyerek getiren ekleme kart.
 Video compressor:
Video sıkıştırıcısı. Video işaretlerini sayısal olarak sıkıştırarak iletim bant genişliği ve bellek hacmini azaltan aygıt ya da yöntem.
 Video conferencing:
Videokonferans. İki ya da daha çok nokta arasında iki yönlü konuşma ve görüntünün aktarımı ile oluşturulan iletişim oturumu.
 Video streaming:
Duraksız video aktarımı. Internet üzerindeki video dosyaların gerçek zamanda okunması.
 View:
Bakış. Veri yönetiminde ilgili alanların, sınıfların, ilişkilerin, özelliklerin, kısımların vb. Belirli bir amaca yönelik olarak derlenmesi.
 Viewpoint:
Bakış açısı.
 Virtual circuit :
Sanal devre. İki ağ cihazı arasında güvenli bir iletişim oluşturmak için kurulan mantıksal devre. Sanal devreler, Frame Relay ve X. 25′de kullanılırlar. ATM’de sanal devreye sanal kanal denir.
 Virtual:
Sanal. Görünürde gerçek gibi olup, aslında başka araçlarla hayata geçirilen.
 Virtual Private Network (VPN) :
Sanal özel ağ. Herkese açık olan iletişim altyapısını kullanan özel bir veri ağıdır. Tünel protokolu ve çeşitli güvenlik prosedürleri ile izinsiz girişlere karşı korunur.
 Virus:
Virüs. Bir bilgisayarda sistem öz kaynaklarını boğacak şekilde belleği bozan program.
 Visibility:
Görünürlük. Bilgisayar grafiğinde bir öğrenin ekranda görünüp görünmeyeceğini belirleyen özellik.
 Visual:
Görsel.
 VLAN (Virtual LAN) :
Sanal yerel ağ. Birçok farklı ağ bölümüne dağılmış olan, ancak aynı kabloya bağlıymışlar gibi birbiri ile iletişim kurmaları sağlanan, bir veya birkaç yerel ağ üzerindeki cihazlar grubu.
 Voice:
Ses
 Voice over IP (VoIP) :
IP üzerinde ses. IP (Internet Protocol) protokolunu kullanarak ses bilgisinin yayılmasını yönetme özellikleri.
 Volume:
Gürlük, kazanç. Ses genliğinin düzeyi. Bir nesnenin uzayda tuttuğu üç boyutlu yer.
 VRML (Virtual Reality Modeling Language) :
Sanal gerçeklik modelleme dili. Üç boyutlu görüntü dizilerini tanımlayan ve kullanıcılarının onlarla etkileşim içinde olmasını sağlayan bir dil.
Wait condition: Bekleme durumu. Bir bilgisayarın hiç bir iş yapmadığı, iki işlem arasında beklemede olduğu durum.
 WAN (Wide Area Network):
Geniş alan ağı. Bir bölge ülke ya da yerküreyi kaplayabilen boyutta, bilgisayarları, uçbirimleri, ve yerel alan ağlarını bağlantılayan veri iletişim ağı.
 WAP (Wireless Application Protocol):
Telsiz erişim protokolü. Cep telefonu abonelerinin sınırlı bir kanaldan Internet’e erişimlerini sağlayan protokol.
 Warping:
Bir nesnenin, bir yüzeyin şeklinin kalıcı biçimde bozulması.
 Wave:
Dalga. Zaman, uzam ya da her ikisinin birden işlevi olan bir görüngü.
 Web browser:
Internet üzerinde bilgi kaynaklarını aramaya elveren ve bağlantılı metin ve ortamların olanaklarını kullanan istemci yazılımı.
 Webmaster:
Site şefi. Bir örün sitesinin bakımı ve sunucunun iyi işlemesi, yeni örün belgelerinin hazırlanması gibi yükümlülükleri olan uzman.
 White paper :
Beyaz sayfa. Bir kurumun durumunu, felsefesini, ürünlerinde kullandığı teknolojileri açıklayan makale türü yazılar.
 Wildcard character :
Bir veya birkaç karakterin yerine kullanılan özel bir karakter. Bu tür bir karakter olarak daha çok (*) işareti kullanılmaktadır.
 Window: Pencere. Bilgisayar ekranında komutların yazıldığı ya da bilgilerin gösterildiği alan.
 WinSock (Windows Socket Interface) :
Pek çok uygulamanın Internet bağlantısını kullanmasına ve paylaşmasına izin veren bir yazılım arayüzü.
 Wire speed :
Kablo hızı. Bir iletişim teknolojisinin fiziksel bir kabloda sağladığı veri transfer hızı.
 Wireless :
Kablosuz. Bir işareti kablo yerine atmosfer ortamını kullanarak taşıyan elektromanyetik dalgalarla yapılan iletişim.
 Wiring:
Kablo bağlantıları. Elektriksel bağlantıları sağlamak üzere kablo gibi iletkenlerin düzenleşimi, örneğin kablo bağlantı çizeneği, kablo bağlantı aygıtı, kablo bağlantı programı.
 Wiring closet :
Kablolama odası. Bir veri veya ses ağının kablolaması için kullanılan özel tasarımlı oda.
 Wizard:
Sihirbaz, yardımcı program. peş peşe gelen diyalog kutuları sayesinde kullanıcıya zor bir görevin yerine getirilmesinde yardımcı olan ve bir yazılımla tümleşik sunulan yardımcı yazılım.
 Word:
Sözcük. Bir bütün olarak değerlendirilen bit dizisi.
 Workflow :
İş akışı. Bir iş prosesinin her bir adımındaki görevler, prosedürel adımlar, gerekli bilgi giriş çıkışı ve araçlardan oluşur. Bir iş prosesinin analizinde ve yönetilmesindeki iş akış yaklaşımı, dokümanlara, veriye ve veritabanına odaklanan nesne yönelimli bir yaklaşımla birleştirilir. Genel olarak iş akışı yönetimi, dokümanlardan çok proseslere odaklanır.
 Workgroup :
Çalışma grubu. Birbirleri ile veri alışverişi ve iletişim için tasarlanmış olan yerel bir ağdaki iş istasyonları ve sunucular topluluğu.
 Workgroup switching :
Çalışma grubu anahtarlaması. Ethernet ve CDDI veya FDDI arasında yüksek hızlı çevirici köprüleme ile Ethernet ağları arasında yüksek hızlı (100 Mbps) şeffaf köprüleme sağlayan anahtarlama yöntemi.
 Workshop:
Çalıştay. Belirli bir uzmanlık alanında, bir sorunu irdelemek üzer toplanmış kişilerin etkinliği.
 Workspace:
Çalışma alanı. Robotbilimde bir robotun iki ana hareket ekseni boyunca erişebileceği noktaların belirlediği uzay.
 Workstation :
İş istasyonu. 1) Kişisel bilgisayardan daha hızlı ve daha kapasiteli olan ve tek kullanım hedeflenerek tasarlanmış olan bilgisayar. 2) Bazen ana bilgisayara bağlı bilgisayarlar için de kullanılır.
 Worm:
Kurt, Solucan. Başlatıldıktan sonra sürekli kendini kopyalayarak bellek yiyen saldırı programı.
 Wrap-around:
Sarma. Bilgisayar grafiğinde ekranın bir ucundan çıkan bir nesnenin ekranın diğer ucundan girmesi.
 Write-protect:
Yazmaya karşı koruma. Bir veri saklama ortamında kaza eseri verilerin kaybına yol açacak şekilde yazılmasını önleyici düzen.
 WWW(World Wide Web) :
Bir browser gibi istemci uygulamaları kullanılarak bağlanılan ve çeşitli servisler sunan, Internet sunucularının oluşturduğu büyük ağ.
 WYSIWYG (what you see is what you get) :
Ne görürsen onu alırsın. Yazılım geliştiricinin bir arabirim veya doküman oluştururken sonucunu bire bir görmesini sağlayan editor programı.
 XML (Extensible Markup Language) :
Internet üzerinde bilgiyi paylaşabilmek için ortak bir bilgi formatı yaratma yolu. HTML diline benzer.
 x-intercept:
X ekseni kesmesi.
 x-rays:
radyoloji görüntüsü. Röntgen imgesi.
 x-Windows:
X-penceresi. Birçok Unix sistemi tarafından kullanılan grafik nitelikli kullanıcı arayüzü.
 y-intercept:
Y ekseni kesmesi.
 Yaw angle:
Rotadan sapma açısı.
 Zero-address instruction:
Adressiz komut.
 Zero-synchronization:
Sıfır ayarı.
 Zig-zag scanning:
Zikzak tarama.
 / :
Taksim işareti. web adreslerinde kullanılır.
 @ :
e-mail adreslerinde kullanıcı ismini kullanıcının Internet adresinden ayırmak için kullanılır. Örneğin: mehmet@hotmail. com
 \ :
Ters taksim işareti. Çoğunlukla DOS ve Windows dizinlerinde kullanılır.
 ~ :
Web adreslerinde kullanılır. Bir alt dizini gösterir.
 100BaseFX :
Fiber kablo kullanılan 100 Mbps’lik Fast Ethernet spesifikasyonu. 400 metreyi geçmeyen bağlantılar için kullanılır.
 100BaseT :
UTP kablo kullanan 100 Mbps’lik Fast Ethernet spesifikasyonu. 100BaseT bağlantısı, ağ üzerinde trafik yokken darbeler gönderir.
 100BaseTX :
UTP veya STP kablo kullanılan 100 Mbps’lik Fast Ethernet spesifikasyonu. İlk kablo çifti veriyi almak için, ikincisi iletmek için kullanılır. 100BaseTX 100 metreyi geçen bağlantılarda kullanılmaz.
 3-D (Üç Boyutlu) :
Bilgisayarlarda derinliği algılamayı sağlayan görüntü biçimini tanımlar.

Tarihte İlk Uçan Türk Hezarfen Ahmet Çelebi

Tarihte İlk Uçan Türk Hezarfen Ahmet Çelebi
17. yüzyılda yaşamış olan Hezarfen Ahmet Çelebi ilk uçan Türk ve çeşitli buluşlarıyla ünlü bir bilgindir. Zaten Ahmet Çelebi”ye “Hezarfen” lakabının verilmesi de, bu kelimenin “binbir şey bilen” anlamına gelmesindendir.
17. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Hezarfen Ahmet Çelebi”nin hayatı ayrıntılarıyla bilinmiyor. Bu konuda kesinlikle bilinen, hayatının bir döneminin IV. Murat (1623-1640) zamanına rastlamış olduğudur. Hezarfen Ahmet Çelebi daha yukarda da değinmiş olduğumuz gibi çeşitli buluşlarıyla ünlü,uyanık, gerçekten bilge bir kişiydi. İnsanların çok eski zamanlardan beri en büyük rüyası olan havalarda uçmak bu hayali gerçekleştirebilmek, Ahmet Çelebi”nin de zihnini meşgul ediyordu. Bu konuda daha önceki bilginlerin düşünce ve çalışmalarını da incelemiş,bunlardan ne ölçüde yararlanabileceğini tesbit etmişti.
Sonunda kendi hazırladığı kanatları takarak Galata Kulesi”nin tepesine çıkmış, oradan kendini bırakıp denizi aşmış ve Üsküdar”da Doğancılar Meydanına inmişti.Bu başarı üzerine Hükümdar IV. Murat onu bir kese altınla ödüllendirmiş, fakat böyle bir adamın tehlikeli olabileceğini düşünerek Ahmet Çelebi”yi Cezair”e sürmüştü.
Gerçek ne olursa olsun, tarihte ilk uçan Türk Hezarfen Ahmet Çelebi”dir.Aynı zamanda dünya uçuş tarihinin de öncülerinden biri sayılması gerekir.Ahmet Çelebi”nin Cezair”de ne yaptığı, sonunun ne olduğu,bilimsel çalışmalarını sürdürüp sürdürmediği hayatının daha önceki devirleri gibi bilinmiyor. Devrin tarihi belgelerinde de bu duruma ışık tutacak kayıtlara rastlanmamıştır. Bir söylentiye göre, IV.Murat onu Cezair”e sürmekle de yetinmemiş,sonradan Cezair”e gönderdiği bir fermanla Hezarfen Ahmet Çelebi”nin öldürülmesini sağlamıştır. Aynı kaynaklar ,IV. Murat”ın Hezarfen Ahmet Çelebi”ye karşı böyle bir tavır takınmasının büyük bilgini kıskanan sözde saray çevresi bilginlerine,okumuşlarına,onların kıskançlığına ve bazı bağnaz kişilerin olumsuz etkilerine yormaktadırlar. Hezarfen Ahmet Çelebi”nin kanatlar takarak kendini tepesinden koyuverdiği Galata Kulesi”nde, onun adını ve gerçekleştirdiği işi belirten, ona adanmış bir plaka vardır.

2011 Bankalar Personel Alımları -Hangi banka kaç kişi alacak

Halen 9 bin 149 olan şube sayısındaki artışa bağlı olarak bankalar, yıl sonuna kadar 7 bine yakın yeni eleman alacak… 2001 krizinin aksine geçen yılki global krizden fazla etkilenmeyen Türk bankalarının büyüme süreci sürüyor. 2001 krizinde küçülme sürecine giren ve birçok şube kapatan sektörde 50 binden fazla çalışan da işsiz kalmıştı.

İNTERNET ÜZERİNDEN SINAV

Ziraat Bankası, şimdi bu sınavın daha ileri bir aşamasını uygulamayı planlıyor. Can Akın Çağlar, internet üzerinden sınav yapmak için bir çalışma yürütüyoruz.

İlgili çalışmalar sonuçlanınca bankamız eleman sınavlarını internet üzerinden yapacak. Yine belli bir puanın üzerindekileri kendi sistemimize davet edeceğiz. Bu uygulama hayata geçerse Türkiye’de bir ilk olacak” diyor.

VAKIFBANK 900 KİŞİ ALACAK

Ziraat Bankası gibi hızlı büyüme trendini sürdüren bir diğer kamu bankası da VakıfBank… Hatırlanacağı gibi İş Bankası’ndan transfer edilen yeni Genel Müdür Süleyman Kalkan, bankanın 2010 yılının ilk sekiz ayında 61 yeni şube açarak toplam şube sayısını 602’ye çıkarmasında etkin rol oynadı.

Söz konusu dönemde VakıfBank, çalışan sayısını da 10 bin 252’ye yükseltti.

Banka bu yılın sonuna kadar İstanbul, İzmir, Antalya, Hatay, Manisa, Balıkesir, Kırklareli, Tokat, Bursa ve Mersin’de yeni şubeler açacak. Aynı zamanda bankanın genel müdürlük birimleri de Ankara’dan İstanbul’a taşınacak.

VakıfBank ekim ayında 300’ü uzman, 600’ü memur olmak üzere 900 kişiyi bünyesine katmaya hazırlanıyor. Taşınma nedeniyle işe alımlarının büyük bölümü İstanbul’da yapılacak. Memur adaylarının KPPS’den 65 puanın üzerinde not almaları gerekiyor.

BANKASI BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRÜYOR

Türkiye İş Bankası, gerek yurtiçi gerekse yurtdışındaki büyümesini sürdürüyor. Banka, 2010 yılının ilk sekiz ayında 34 yeni şube açtı. Yılın kalan döneminde ise 26 yeni şube açmayı planlıyor. İş Bankası, söz konusu dönemde çalışan sayısını da 1.600 kişi artırdı.

Yeni elemanlar daha çok kadro ihtiyacı duyulan genel müdürlük birimleri ile şubeler için yapıldı. Banka, 2009 yılında Anadolu ve İstanbul şubeleri için 1.800, genel müdürlük birimleri için 559, yurtdışı şubeleri içinse 22 eleman almıştı.

İş Bankası’nın yeni eleman alımları yılın son aylarında da sürecek. Emekli olanların yerine geleceklerle birlikte bankanın 500 yeni eleman alması bekleniyor.

İş Bankası, yeni eleman alımlarında, sektördeki yenilikleri takip eden, satışa dönük, değişime açık, müşteri odaklı düşünebilen, katma değer yaratan, öğrenmeye istekli, iletişim becerisi yüksek ve takım çalışmasına yatkın olanları tercih ediyor.

YAPI KREDİ’DEN 23 YENİ ŞUBE

Yapı Kredi Bankası, Ağustos 2010 sonu itibariyle 23 yeni şube açtı. Banka, bu yılın geneli için 60 yeni şube açmayı planlamıştı. Bu plan çerçevesinde çalışmalar sürüyor. Yeni açılan şubelerde toplam 137 yeni eleman görev yapıyor.

Yapı Kredi Bankası, 2010 yılı işe alım planlarını ağırlıklı olarak çağrı merkezi ve şubelerdeki ihtiyaçlar için yapmıştı. Banka, önümüzdeki yıl için de büyük ve gelişmekte olan illerdeki KOBİ piyasalarına yönelik büyüme planları yapıyor.

Bunun yanı sıra perakende şubeler açmaya da devam edecek. Büyük il merkezleri dışında Anadolu’daki gelişmekte olan il ve ilçelerde de şube açılışlarını sürdürmeyi planlıyor. Yapı Kredi Bankası İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cihangir Kavuncu, yeni alınacak elemanlarda aranan özellikleri şöyle sıralıyor: “Öğrenmeye ve gelişime açık, dinamik, geleceğin yöneticileri olabilecek nitelikte adayları işe alım süreçlerimize dâhil ediyoruz.

Deneyimsiz eleman işe alımlarımızda ise lisans mezunu ve yabancı dil bilgisine sahip, bankamızda uzun soluklu çalışabilecek, Yapı Kredi değerlerine uyum sağlayabilecek genç yetenekleri bünyemizde istihdam etmeyi tercih ediyoruz.

Yönetici adayı seçim sürecimizde; Türkiye ve yurtdışındaki önde gelen üniversitelerin lisans ve/veya mastır programlarından mezun, çok iyi derecede İngilizce bilgisine sahip, erkek adaylar için askerlik görevini tamamlamış ya da iki yıl süre ile tecilli olmaları aradığımız öncelikli özellikler arasında yer alıyor.”

AKBANK, 3 AYDA 450 ELEMAN ALACAK

2010 yılında 80 yeni şube açılışı planlayan Akbank 27 Ağustos itibariyle bunun 31’ine ulaştı. Bu da bankanın farklı illerde 49 yeni şube daha açacağı anlamına geliyor. Bu süreçte Akbank, yaklaşık 1.500 de yeni eleman alım planlıyordu. 27 Ağustos itibariyle 1.050 yeni eleman istihdam edildi. Bu durumda bankanın yıl sonuna kadar 450 yeni eleman daha alması bekleniyor. Akbank İnsan Kaynakları İş Biriminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bade Sipahioğlu Işık, ağırlıklı olarak şube satış kadroları için eleman aldıklarını, bunların büyük bölümünün de yeni mezunlardan oluştuğunu belirtiyor.

Yeni alınan elemanlar, gişeden başlayacak şekilde satış kadrolarına yerleştirilmek üzere eğitiliyor. Böylece Akbank gişe kadrolarını sürekli besliyor ve orada deneyim kazanan, potansiyeli ve performansı yüksek olanları şube satış kadrolarına transfer ediyor.

Akbank’ın bu yıl işe aldığı elemanların yüzde 76’sını deneyimsiz, yüzde 24’ünü ise sektör/fonksiyon deneyimi bulunan adaylar oluşturuyor. Akbank, sadece büyük illerde değil Türkiye genelinde yaygın alımlar yapıyor. Deneyimsiz alımlarda; 28 yaşını doldurmamış olmak, üniversitelerin bankacılıkla ilgili bölümlerinden mezun olmak, yetkili kulvarında askerliğini tamamlamış olmak önkoşulları aranıyor.

Hem deneyimli hem deneyimsiz adaylarda; müşteri odaklılık, kişisel gelişime açıklık, sonuç odaklılık, inisiyatif alabilme, analitik düşünebilme, değişen koşullara kolay uyum sağlayabilme, ekip çalışmasına yatkınlık gibi temel yetkinlikler aranıyor.

GARANTİ PERSONEL SAYISINI 1.231 ARTTIRDI

En çok şube açan bankalardan biri de Garanti… Yılbaşından bu yana 24’ü il, 14’ü de ilçe merkezinde olmak üzere 38 yeni şube açan banka, bu süreçte personel sayısını da 1.231 artırdı. Ocak ayından bu yana şube açılan ve yeni eleman alınan il ve ilçe merkezleri şöyle: Siirt ve Tunceli il merkezlerinin yanı sıra Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Hatay, İstanbul, Mersin, Sakarya ve Uşak il merkezleri, Alanya, Bandırma, Bodrum, Edremit, Gebze, Kazan, Kulu, Serik ve Susurluk ilçe merkezleri…

Garanti Bankası, 2011 yılında da büyümeye devam edecek. Garanti Bankası İnsan Kaynakları Koordinatörü Osman Tüzün 2011 yılında 75 yeni şube açmayı ve yaklaşık 1.104 kişiyi işe almayı planladıklarını söylüyor. Banka, yetiştirilmek üzere alınan deneyimsiz adaylarda kişisel özelliklere özellikle dikkat ediyor. Örneğin “gişe asistanı” pozisyonu için adayların insan ilişkileri, ikna yetenekleri, aktif ve dinamik bir ortamda çalışma istekleri bile sorgulanıyor.

Çünkü bu elemanlar müşteriyle yüz yüze çalışıyor ve bankanın temsil edilmesinde önemli bir role sahipler. Bankacılık deneyimi olan adaylarda ise sahip olunan deneyimin göreve uygunluğuna dikkat ediliyor.

DENİZBANK’TAN 1.000 KİŞİYE İŞ İMKANI

DenizBank, yılın ilk sekiz ayında 12 yeni şube açtı. Banka, yılın sonuna kadar 38 şube daha açmayı planlıyor. Bu süreçte 500 de yeni eleman alındı. DenizBank, ağırlıklı olarak şube operasyon ve satış pozisyonlar için eleman alımı yaptı. Bu elemanlar, önemli bir kısmı Büyükşehirlerde olmak üzere 67 ilde istihdam edildi. DenizBank 2011 yılında da 50 yeni şube açmayı planlıyor. Önümüzdeki yıl personel sayısı da 1.000 kişi artırılacak.

DenizBank Yönetim Hizmetleri Grubu Genel Müdür Yardımcısı Tanju Kaya, iş başvurusu yapan adayların sahip oldukları yetkinliklerin işe uygun olması gerektiğini söylüyor. Kaya, “Yeni adayların katma değer yaratabilmeleri, problem çözücü ve analitik düşünce yapısına sahip olmaları aradığımız öncelikli kriterler arasında” diyor. Şekerbank, 2010 yılının ilk sekiz ayında İstanbul/Esenyurt, Muğla/Ortaca, Konya/Ilgın ve Bursa/Mustafakemalpaşa şubelerini hizmete açtı.

Banka, yıl sonuna kadar 6 şube daha açarak toplam sayıyı 266’ya çıkarmayı planlıyor. Şekerbank, oluşan ihtiyaçlar ve yeni açılan 4 şube için toplam 40 personel aldı. Özelikle Anadolu’daki yaygın şube ağıyla 70 ildeki 260 şubesiyle hizmet veren Şekerbank, yeni açılan şubelerin bulunduğu illerdeki pazarlama ve operasyon kadroları için 40 eleman aldı. Yıl sonuna kadar 6 şube için de 60 yeni eleman alınması bekleniyor.

YENİ MEZUN ADAYLAR

2011 planları yıl sonuna doğru netleşecek olmakla birlikte Şekerbank, “Anadolu bankacılığı” misyonu gereği, bankacılık hizmetlerinden yeterince faydalanmayan bölgelerdeki şube açılışlarına devam edecek. 2001 yılına göre çalışan sayısının yüzde 38 arttığını vurgulayan Şekerbank Genel Müdür Yardımcısı Nejat Bilginer, eleman alımlarında önem verdikleri kiriterleri şöyle sıralıyor: “Deneyimsiz işe alımlarda üniversiteden yeni mezun olmuş, kurumda çalışmaya istekli, dinamik, takım çalışmasına yatkın, yüksek katma değer yaratacak adayları seçiyoruz.

Bankamızın ihtiyacı olan deneyimli personel alımlarında ise pozisyonun gerektirdiği bilgi, deneyim ve yetkinliklere sahip olunması bizim için önem taşıyor.

Tüm işe alımlarda, kurum kültürüne uygun, açık iletişim ve sürekli gelişime inanan, kurum aidiyetine sahip, müşteri ve sonuç odaklı, pozisyon için gerekli eğitim, yabancı dil gibi özellikleri taşıyan adayların Şekerbank ailesine katılımına dikkat ediyoruz.”

EUROBANK TEKFEN ŞUBE MÜDÜRLERİ ARIYOR

Türkiye’de hızlı büyüyen bankalardan biri de Eurobank Tekfen… 2010, bankanın şube ağını hızla genişlettiği bir yıl oluyor. Hatırlanacağı gibi Eurobank Tekfen, ilk perakende şubelerinden ikisini şubat ayında İstanbul Davutpaşa ve Sahrayıcedit’te açmıştı. Mart ayında bunları İstanbul Kartal ve Antalya Çallı şubeleri izledi. Nisan-ağustos ayları arasında ise sırasıyla İstanbul’da Hasanpaşa, İzmir’de Karabağlar, Bursa’da ise Yıldırım ve Nilüfer şubeleri hizmete girdi.

Son olarak 1 Eylül’de Antalya Lara’da hizmete açılanla birlikte Eurobank Tekfen’in toplam şube sayısı 51’e ulaşmış oldu. 2010 geneli için 16 şube açılışı planlayan banka, bugüne kadar bunun 9’una ulaşmış oldu. Bu da yıl sonuna kadar 7 yeni şube açılacağı anlamına geliyor. Yeni açılan 9 şubeden dördü, hem ticari hem de perakende bankacılık kadrolarıyla “karma şube” şeklinde hizmet veriyor. Diğerlerinde ise işletme bankacılığı ve bireysel bankacılık hizmeti sunuluyor. Bunlar “perakende şube” olarak hizmet veriyor.

Eurobank Tekfen, özellikle KOBİ’ler için uzman portföy yöneticisi kadroları oluşturuyor. Yıl sonuna kadar açılacak yeni şubelerin de “perakende bankacılık” hizmeti verecek doğrultuda konumlanması bekleniyor. Eurobank Tekfen İnsan Kaynakları Grup Başkanı ve Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Türkselçi, ağırlıklı olarak işletme bankacılığı potansiyeli yüksek olan lokasyonları tercih edeceklerini belirtiyor.

Eurobank Tekfen, yeni şubeleri için 1 Eylül itibariyle 54 kişiye yeni istihdam sağladı. Yeni şubelerde daha çok satış kadrosu için eleman alındı. Ticari, KOBİ ve bireysel portföy yöneticiliğine yönelik alımlar devam ediyor.

5 YIL BANKACILIK SEKTÖRÜ DENEYİMİ

Bankanın yeni eleman alımları daha çok İstanbul, Bursa, İzmir ve Antalya illerinde oldu. Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Türkselçi, Eurobank Tekfen ailesine katılacak elemanlarda aradıkları özellikleri şöyle anlatıyor: “Pozisyonun gerektirdiği niteliklere ve bankamızı temsil edebilecek kültürel birikime sahip; sürekli gelişime inanan, çevik, etik değerlere saygılı, katılımcı, dinamik, yaratıcı, analitik düşünebilen, azimli, başarma isteği olan, hırslı, dürüst, motivasyonu yüksek, sorumluluk sahibi kişileri tercih ediyoruz.”

Eurobank Tekfen, önümüzdeki günlerde açılması planlanan “karma” ve “perakende” yeni şubeler için şube müdürü, KOBİ ve bireysel bankacılık portföy yöneticileri alacak. Şube müdürlüğü için en az 10, portföy yöneticileri içinse 5 yıl bankacılık sektörü deneyimi aranıyor.

ALBARAKA TÜRK 300 KİŞİYİ ALACAK

Albaraka Türk Katılım Bankası, 2010 yılı başından bu yana 216 yeni personel aldı. Banka, yıl sonuna kadar bu sayıyı 300’e çıkarmayı planlıyor. Yeni alımlar daha çok genel müdürlük birimleri ve şubelerin ihtiyacına göre norm kadro çerçevesinde yapılıyor. Başta İstanbul olmak üzere şubelerinin bulunduğu tüm iller için eleman alınıyor.

5 YENİ ŞUBE

Albaraka Türk, ağustos sonu itibariyle bu yıl 5 yeni şube açtı. Banka, yıl sonuna kadar 5 şube daha açacak. 2011 yılında 20 şube açmayı planlayan Albaraka Türk, 160 de personel alacak. Yeni işe alınacak adayların katılım bankacılığı alanında çalışmaya istekli olması, özgüvenin ve iletişim kabiliyetinin yüksek olması isteniyor. Adayların öncelikle bankacılık alanında kariyer yapmayı hedeflemesi, severek ve isteyerek çalışması gerektiği vurgulanıyor. Türkiye Finans Katılım Bankası, 2010 yılı başında şubeleşme konusunda kesin bir hedef belirlemedi. Banka, bunun yerine ekonomik gelişmeler paralelinde açılışlara yön verme stratejisini benimsedi.

Bu strateji uyarınca da 2010 yılının ağustos ayına kadar geçen bölümünde sadece İstanbul Taksim ve Kurtköy’de olmak üzere iki yeni şube açtı. Banka, aynı döneminde 195 kişiyi işe alarak toplam çalışan sayısını 3 bin 389’a yükseltti.

Yeni elemanlar daha çok genel müdürlük birimlerinde yani İstanbul’da istihdam edildi. Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Afyon, Şanlıurfa, Yalova, Yozgat, Van, Sivas, Gaziantep gibi illere ise ihtiyaç gereği personel alımları yapıldı.

Bank Asya Katılım Bankası ise Ordu, Kastamonu, Antalya/Muratpaşa ve Siirt’te olmak üzere 4 yeni şube açtı. Banka, yıl sonuna kadar 10-15 şube daha açmayı planlıyor. Bu süreçte 350 kişi işe alındı. Alımlar şube ve genel müdürlük birimleri için yapıldı. Bank Asya, yıl sonuna kadar 150 kişiyi daha işe almayı planlıyor. Kuveyt Türk Katılım Bankası, 2010 yılı geneli için 22 yeni şube açmayı 354 yeni personel almayı planlamıştı. Ancak banka daha sonra planlarını büyüttü ve 10 şube daha açma kararı aldı.

2010 yılının ilk sekiz ayında 17 şube açan Kuveyt Türk, personel sayısını ise 442 kişi artırdı. Yeni şubeler İstanbul, Antalya, Bolu, Diyarbakır, Ankara ve Kayseri’de açıldı. Yıl sonuna kadar 15 yeni şube daha açılması ve yaklaşık 235 yeni personel istihdam edilmesi planlanıyor. Kuveyt Türk Katılım Bankası, 2011 yılında ise minimum 20 şube açmayı ve 400 yeni personel almayı planlıyor. Bankacılık Servis Grubundan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Albayrak, büyümenin ağırlıklı olarak şube kadrolarında, özellikle şube satış ve gişe yetkilisi pozisyonlarına yönelik olduğunu söylüyor.

Genel müdürlükte yürütülen projeler nedeniyle bilgi teknolojileri için de yeni alımlar yapıldı.

Aylin COŞKUNOĞLU NAZLIAKA / HRM Yönetici Ortağı

“Psikometrik bazlı testler bile yapılıyor”

Çoğu banka kriz döneminde şubelerin hacmini küçültüp sayısını artırma stratejisi benimsiyor. Bu yüzden de yeni eleman alımları ağırlıklı olarak yeni şubelere yönelik oluyor.

Bankalarda orta ve üst kademeler içinse genelde içeriden atama yöntemi tercih ediliyor. Bu nedenle tüm bankalar, kendi yöneticilerini yetiştirmek amacıyla management trainee (MT) adını verdikleri yönetici adaylığı pozisyonuna yönelik yoğun bir istihdam yapıyor.

Özellikle Haziran 2010’dan bu yana MT olarak alınan yeni mezunların sayısı önceki yıllara oranla bir hayli artmış durumda.

Bankalar, gelecek yıl 7 bin 500’ün üzerinde kişiye yeni istihdam yaratmayı amaçlıyor. Yani önümüzdeki 14 aylık süreçte sektörün yaklaşık 550 yeni şube açıp, 11 bini aşkın yeni çalışanı bünyesine katması bekleniyor.

Yeni elemanlar şehir bazında İstanbul, Ankara ve İzmir, bölgesel bazda ise daha çok Ege ve Akdeniz’de istihdam ediliyor.

Bankacılar, temsil yeteneği olan, iyi derecede finans bilgisine sahip, tercihen iyi düzeyde İngilizce bilen ve güvenilir kişilere öncelik veriyor.

Üniversitelerin 4 yıllık eğitim veren bölümlerinden mezun olmak, yüksek rekabet ortamında çalışabilmek, takım çalışmasına yatkınlık, analitik düşünce yapısına sahip olmak gibi nitelikler aranıyor.

Bu amaçla MT kadroları için adayların bilgi düzeylerini ölçen sınavlar yapılıyor. Bu sınavı geçenler dil sınavına tabii tutuluyor. Bazı bankalar sınavlarda başarılı olan adayları psikometrik bazlı testlerden de geçirip öyle işe alıyor.

Hemen tüm bankalar alımlarını sınavla yapıyor. Sınavlara başvuru koşulları ise alım yapılacak pozisyona göre değişiyor. Yabancı bankaların giriş sınavlarında İngilizce yeterliliğin ve analitik düşüncenin sınanması amaçlanıyor.

Ayrıca firmalarının tanıtımı, sektör içerisindeki yeri, hedefleri gibi konular üzerinde adayları bilgilendirmek adına detaylı sunumlar yapılıp, bu hizmet için danışman firmalardan yararlanılabiliyor.

Yerli bankaların da benzer süreçleri izlediğini söyleyebiliriz. Ancak yabancı bankalar firma prezentasyonu ve adayların bankayı tanıyor olmalarının üzerinde oldukça fazla duruyor.

Yerli bankalardaki mülakat süreçlerinde genel müdür yardımcıları, birim yöneticileri gibi farklı kişiler de adaylarla muhatap olabiliyor.

Yabancı bankalarsa vaka çalışması üzerinden adayları gözlemleyip, insan kaynakları departmanıyla aday seleksiyonunu yapıyor.

Yabancı bankalar başka şehirlerden mülakata gelen adayların ulaşım ücretini mutlaka karşılıyor. Yerli bankalardan da karşılayanlar var.

Bir de yabancı bankalar son görüşmeye çağırdıkları adaylara veda ederken küçük bir hediye veriyor. Üzerinde bankanın logosunun olduğu bir bardak, kupa ya da ajanda gibi…

Bankacı olmak isteyenlere öneriler

* Bankacılık sektörüne girmek isteyen adaylardan öncelikle insan ilişkilerinde iyi olmaları; iletişim, müşteri odaklılık ve ekip çalışması konularında kendilerini geliştirmeleri isteniyor.

* Gündemi ve yenilikleri takip etmeleri, akademik başarının yanında kişisel gelişimlerine özen göstermeleri de iş görüşme sürecinde etkin olmalarına katkı sağlayan diğer özellikler.

Yabancı dil, teknoloji gibi konularda fark yaratacak donanımlar kazanmaları da önemli.

* Tüm mesleklerde olduğu gibi bankacılık hakkında da detaylı araştırma yapmak, bilgi sahibi olmak, bunun sonucunda gerçekten ilgi duyduğundan ve kendine uygun olup olmadığından emin olmak şart.

* Bankacılık disiplin, analitik bakış açısı, planlama, özgüven, değişime hızlı uyum, etik ilkelere bağlılık, yaratıcılık gibi çok çeşitli yetkinliğin bir arada kullanımını gerektiren bir iş alanı.

Bu anlamda mutlu ve başarılı olmak için adayların kendilerini iyi tanımaları ve bu gerekliliklere ne kadar uygun olduklarını iyi tartmaları gerekiyor. Tabii sürekli gelişmekten de vazgeçmemeleri öneriliyor

* İyi bir kariyer planının kişinin gerçek potansiyelini ortaya çıkarabileceği, kendini geliştirebileceği ve onu mutlu edeceği vurgulanıyor. Kariyer seçiminde öncelikle ilgi alanları ve beceriler belirlenmeli, ardından da içinde bu parçaları barındıran meslekler ve sektörler hedeflenmeli.

Öğrencilere önce kariyer hedeflerini belirlemeleri, sonra da kendilerini buna yönelik hazırlamaları, performanslarını her zaman yüksek tutmaları tavsiye ediliyor.

* Bankacılık sektörü, yapısı gereği iyi eğitimli, satışa dönük, teknolojiye yatkın, yabancı dil bilen, stres altında çalışabilen, genç, istekli, yaratıcı ve dinamik, takım çalışmasına yatkın kişilere ihtiyaç duyuyor.

Bu doğrultuda bankacılıkta kariyer yapmak isteyen genç üniversitelilere ve yeni mezun adaylara öncelikle İngilizce, Almanca, Fransızca dillerinden en az birini çok iyi öğrenmeleri ve olabildiğince erken yaşlarda bu sektörde çalışma kararı alıp deneyim kazanmaları öneriliyor.

ID:- 1359Blog Adı:- Günlük Süt
Pagerank:- N/A Çiftliğimden Süt %100 Doğal %100 Katkısız Günlük Sütünüz… çocuk ve kadın ... Çocuğunuza güvenle içirebileceğiniz katkısız doğal günlük süt. sütlaç uzun ömürlü sütlere göre tadı daha güzel olan süt. bunun piyasasına ilk olarak  süt hakimmiş fakat möö süt kutu süt satmaya başlayınca işleri daha  iyi olduğunu gördük. GÜNLÜK SÜTÜN ÖZELLİKLERİ. “Taze” sütler modern çiftliklerden toplanır. Her Sabah Özenle Sağılan İnek ve Keçilerimizin Taze Doğal Sütleri Evinize Teslim Katkısız ve doğal çiğ süt kapınıza kadar geliyor. %100 katkısız, doğal ve günlük çiğ sütü kapınıza getiriyoruz. Sütlerimizi kargo ile değil, soğutuculu dağıtım
Açıklama:- Günlük Doğal Çiftlik Sütü Evinize teslim. Samsun 'da kapınıza teslim. Kapıya teslimat taze köy sütü için bizi arayın. Alosüt hattı:0533 593 1615. Arayın çiftlikten sofranıza taze yoğurt tereyağ süt gelsin. Kategori:- çelik kasaYemek Ekleyen:- osman
Ekleme Tarihi:- December 07, 2016 11:28:58 AM Hitleri:- 0 RSS:- http://www.moosut.com/feed/ Gönderileri: süt yoğurt - blog linkleri - kasa