boş

Görüntülenen kategori ‘Bilim ve Teknik’

‘Bu bir UFO’

Konya’da yerel bir gazetenin genel müdürü tarafından çekilen ve “UFO mu, değil mi?” sorularını gündeme getiren fotoğrafa, Sirius Ufo Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan resmi yazıyla cevap verdi.

Fotoğrafın bugüne kadar çekilenler arasında en neti olduğunu vurgulayan Akdoğan, “Fotoğrafta görülen cisim UFO. İncelemelerimizin ardından fotoğrafta kesinlikle yüzde yüz fotomontaj olmadığını tespit ettik ve fotomontaj olmadığına dair resmi araştırma sonuç belgesini merkezimizce verdik.

Birçok insan inanmak istemese de, UFO gerçeği vardır. İnsanoğlunun da bu gerçeği artık kabul etmesi gerekiyor” dedi. Ekibi ile birlikte fotoğrafın çekildiği Seydişehir Kibele Dağı bölgesine gidip araştırma yapacaklarını ifade eden Akdoğan, “Fotoğrafın çekildiği o bölge bizim için artık çok önemli, en kısa zamanda gelip uzman arkadaşlarımızla birlikte gerekli bilimsel çalışmalarımızı yapacağız” dedi.

Satürn’ün halkasında esrarengiz cisimler

Bilim insanları, Satürn’ün halkalarından birine zarar veren, esrarengiz cisimler keşfetti.

Satün’ün “F halkası”nda tespit edilen cisim, NASA’nın Cassini uzay aracı tarafından çekilen fotoğrafta ortaya çıktı. Uzay aracının çektiği fotoğraflarda, Satürn’ün en dıştaki halkası olan F halkası üzerinde ilerleyen, yaklaşık bir kilometre uzunluğunda cisimler görüldü.

F halkasında gezinen gök cisimlerinin, hareketleri esnasında buz parçacıklarını da hareketlendirdikler ve tıpkı jetlerin gökyüzünde arkalarında bıraktığına benzeyen bir iz ortaya çıkardıkları fark edildi. Gök bilimciler, F halkasındaki serseri cisimlerin geride bıraktığı izleri “mini jetler” olarak adlandırdı.

Londra’nın Queen Mary Üniversitesi’nde gök bilimci olan ve Cassini görüntüleme ekibinde yer alan Carl Murray, Space.com’a, “Bence F Satürn’ün en tuhaf halkası. Son tespitler bu halkanın sanıldığından çok daha hareketli olduğunu gösteriyor… F halkası bir kilometreden, 150 kilometrelik Prometheus uydusuna kadar birçok gök cisminin yer aldığı bir yer. Bu cisimlerin her biri görülmeye değer bir görüntü ortaya çıkarıyor” dedi.

NÖBETÇİ UYDULAR
F halkası, Satürn’ün iki uydusu, Prometheus ve Pandora’nın gözetimi altında. Bu iki uydu, halkanın içinde ve dışında kıvrılarak hareket ediyor. Bazı zamanlarda, iki uydu F halkasını düzensizleştiriyor ve ortaya “kar topları ve kanallar” çıkıyor. Bilim insanları, buz parçalarından oluşan bu kar tanelerinin, uzun süre hayatta kalmayı başararak F halkası üzerindek kayan cisimler haline geldiğini düşünüyor

.

F halkası, Satürn’den 140 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Halkanın üzerinde gezinen cisimlerin, saatte yaklaşık 6.4 kilometre hızla halkayla çarpıştığı tespit edildi. Bu düşük hıza rağmen, çarpışmaların ardından geride 40 ila 180 kilometre uzunluğunda izler kalıyor.

Cassini

görüntüleme ekibinden bir diğer isim Nick Attree, “F halkasının çevresi yaklaşık 550 bin kilometre. Mini jetler halkaya kıyasla çok ufak kaldığı için tespitleri çok zor oluyor… Cassi’nin çektiği 20 bin fotoğrafı inceledik ve Devamını Oku… »

Türk Telekom GSM sektörüne giriyor

Türk Telekom şimdi de Almanya öncelikli olmak üzere Avrupa’da Türk nüfusunun yoğun yaşadığı ülkelerin GSM sektörlerine girmeyi hedefleyerek hizmetlerini üstyapıya da taşıyor.

Türk Telekom Grubu bu politikanın ilk önemli adımı olarak uluslararası işbirliklerine bir yenisini daha ekledi ve Telefónica Almanya ile yaptığı işbirliği kapsamında yeni markası Türk Telekom Mobile ile Avrupa GSM sektörüne adım attı.

Türk Telekom ve Telefonica Almanya’nın üst yöneticileri her iki ülkeyi birbirine iletişimde daha

da yakınlaştırmayı ve iletişimi cazip kılmayı amaçlayan anlaşmayı “Telekom dünyasını şaşırtacak devrim niteliğinde bir işbirliği” olarak duyurdu.

-MOBİL SES, DATA, GÖRÜNTÜ TEK SIM KART ÜZERİNDEN-

Türk Telekom Mobile abonelerinin bu yeni işbirliği sayesinde hem Almanya hem de Türkiye’de tek SIM kart ile çok uygun fiyatlarla sınırsız konuşma fırsatına sahip olacakları bildirildi. Türk Telekom Mobile, Almanya’da Telefonica’nın GSM sektöründeki markası O2, Türkiye’de ise Avea altyapısıyla müşterilerine 2 Ağustos tarihi itibariyle mobil ses, data, görüntü ve diğer katma değerli ürünlerini sunmaya başladı. Ön ödemeli olarak çalışacak sistemle Türk Telekom Mobile kullanıcıları Türkiye’ye geldiklerinde herhangi bir SIM değişikliği yapmalarına gerek olmadan, aynı numarayı kullanarak Almanya’da olduğu gibi uygun tarifelerle konuşmaya devam edebilecekler. Türk Telekom Mobile hizmeti Almanya’da kurulan ve yüzde 100 Türk Telekom iştiraki olan Türk Telekomünikasyon Euro GmbH şirketi aracılığıyla sağlanacak. İşbirliği sayesinde, Spor Toto Süper Lig ve Bank Asya Birinci Lig maçlarının özet görüntülerinin, cep telefonları üzerinden izlenebilmesi de mümkün hale gelecek.

-“İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLETİŞİMDE DEVRİM NİTELİĞİNDE BİR İŞBİRLİĞİ”-

Türk Telekom CEO’su Gökhan Bozkurt, Telefonica Almanya ile Türk Telekom arasındaki işbirliğinin duyurulması amacıyla Almanya’da Münih kentindeki O2 Tower’da her iki ülkeden medya mensuplarının katılımıyla gerçekleşen basın toplantısında yaptığı konuşmada, “Artık Türkiye ile Almanya her iki ülkenin en büyük telekom operatörlerinin kurduğu iletişim köprüsü sayesinde birbirine daha fazla yaklaşacak. Bu işbirliğini iki ülkenin iletişim tarihinde devrim niteliğinde bir gelişme olarak görüyoruz” dedi.

Müşterilere daha fazla değer sunabilmeyi ve her türlü hizmetten mümkün olabildiğince uygun fiyattan onları konuşturabilmeyi amaçladıklarını belirten Bozkurt, “Dünyayı konuşturan Türk olma hedefini Türkiye sınırı dışına taşıyoruz. Bu hedefimize sonuna kadar Devamını Oku… »

Güneş Sistemi bilinenden farklı oluşmuş

NASA astronomları, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin ayrı ayrı oluştuğuna ilişkin bulgular elde etti.

ABD’nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) Güneş Sistemi’nin nasıl oluştuğunu araştırmak üzere uzaya fırlattığı ve topladığı parçacıklarla 2004’te Dünya’ya dönen Genesis uzay aracının sağladığı bulgular, Güneş ile Güneş Sistemi’nin gezegenlerinin birbirinden ayrı oluştuğu ihtimalini ortaya çıkardı.

Bulgular, Dünya’nın da dahil olduğu iç gezegenlerin nasıl oluştuğuna dair teorileri alt üst edebilecek nitelikte. NASA’nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Güneş Sistemi’nde oldukça yaygın olan Oksijen ve Nitrojen elementlerinin Güneş ile gezegenlerdeki yapılarının farklı olduğunun anlaşılması, bu olasılığı akla getirdi.

Bu yapısal farklılık, çok küçük olmasına karşın, Güneş Sistemi’nin nasıl bir evrim sonucunda oluştuğuna dair yeni sorular ortaya çıkardı.

Genesis araştırmacılarından Kevin McKeegan, çekirdeğinde 16 nötronun bulunduğu Oksijen 16 atomunun (O-16) Dünya, Ay ve Mars’ta, Güneş’e göre daha az konsantrasyona sahip olduğunu belirterek, “İddia şu ki, bizler (Dünya), Güneş’i yaratan solar nebula (bulutsu) tarafından oluşturulmadık” dedi. Daha önce geçerli kabul edilen teoriye göre bir gaz bulutu olan nebulanın evrimi sonucunda, merkezde güneş ve bu güneşin çevresinde de yine aynı buluttan gezegenler oluşuyor.

Atom yapısına göre dünyada üç tür Oksijen atomu bulunuyor. Bunlardan ilki O-16, diğer ikisi ise O-17 ve O-18 Oksijen izotopları. Güneş Sistemi’ndeki Oksijen atomlarının neredeyse yüzde 100’ü Devamını Oku… »

En uzak parlak gök cismi görüntülendi.

Avrupalı gökbilimciler, Büyük Patlama (Big Bang)’dan sadece 770 milyon yıl sonra oluşmuş bir quasar (yıldızımsı gök cismi) görüntüledi.

Eşsiz bir parlaklığa sahip olan nesne, kütlesiGüneş’in 2 milyar katından fazla olan bir karadelik tarafından güç alıyor. Avrupa Güney Yarımküre Astronomik Araştırmalar Organizasyonu (ESO)’na ait olan Şili’deki VLT teleskopunun tespit ettiği quasar, şu ana kadar evrende keşfedilen en eski ve enparlak nesne. Bilim dergisi Nature’da dün yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, ‘ULAS J1120+0641’ adı verilen quasar dünyaya öyle uzak ki, ışığı bize ancak 12.9 milyar yıl sonra ulaşabildi. ESO’dan araştırma lideri Stephen Warren, “Bu gök cismi, evrenin hayati bir noktası. Bu, Büyük Patlama’dan milyonlarca yıl sonra süper kütleli karadeliklerin nasıl büyüdüklerini anlamamıza yardım edecek çok nadir bir nesne” açıklamasını yaptı. Bilim adamı Bram Venemans da, “Bu cismi bulmak 5 yılımızı aldı. Bize, evrenin tarihinde 100 milyon yıllık bir pencereyi keşfetmenin eşsiz bir fırsatını veriyor” dedi. Gizemleri tam anlamıyla çözülememiş olan quasar’lar, evrenin uzak köşelerinde akıl almaz bir enerjiyle parlayan gökadalar olarak da biliniyor. Daha önce, bugüne kadar gözlenen en eski quasar’ın varlığı, evrenin oluşumundan 870 milyon yıl sonrasına ait olarak tespit edilmişti.

Onlarla karşılaşmamıza çok az kaldı

Rusya’nın en önde gelen gökbilimcilerinden Andrey Finkelstein, dün yaptığı açıklamada, “insanlığın önümüzdeki 20 yıl içinde dünya dışından uygarlıklarla karşılaşacağını umduğunu” söyledi

Rusya Bilim Akademisi Uygulamalı Astronomi Enstitüsü Başkanı Andrey
Finkelstein, “Hayatın ortaya çıkması, atomların bir araya gelmesi kadar kaçınılmaz… Diğer gezegenlerde yaşam var ve 20 yıl içinde başka gezegenlerdeki hayatı keşfedeceğiz” dedi.

Dünya dışı yaşamın araştırılmasını konu alan uluslararası bir forumda konuşan Finkelstein, “Samanyolu Galaksisi’nde bir yıldızın (güneşin) yörüngesinde bulunan gezegenlerin yüzde 10’unun Dünya’ya benzerlik gösterdiğine” dikkat çekti.

Rus gökbilimci, “bu gezegenlerde su bulunması halinde hayatın da olabileceğini, hatta insanlar gibi iki kola, iki bacağa ve bir kafaya sahip uzaylıların var olabileceğini” ifade etti. Gazeteport’ta yer alan habere göre; Finkelstein, “Derilerinin renkleri bizimkinden farklı olabilir. Ama insanların bile derilerinin renkleri birbirlerinden farklı” dedi.

UZAYA MESAJ GÖNDERİYORLAR

Finkelstein’ın başında olduğu enstitü, 1960’larda başlatılan ve uzaydaki radyo sinyallerinin tespit edilmesini ve uzaya radyo sinyalleri gönderilmesini öngören bir program yürütüyor. Rus gökbilimci, “Dünya dışı yaşam aradığımız zaman boyunca, genel olarak uzaydan mesaj gelmesini bekledik ama tersini düşünmedik” ifadesini kullandı.

ABD Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Mart ayında Dünya’ya düşmüş olan fosillerin içinde uzaylı bakterilerin olduğunu öne sürmüştü.

Apple’ın yeni telefonu nasıl olacak

Beyaz iPhone 4′ün satışa sunulmasıyla birlikte Apple’ın iPhone 5 ve iPad 3′ü ne zaman satışa sunacağı merak konusu…

Şirkete yakın kaynaklara göre Mart ayında satışa sunulan iPad 2′nin ardından iPad 3′ün bu yıl raflarda yerini alması pek mümkün görünmüyor. Ancak söz konusu iPhone 5 olduğunda bu yılım Eylül” ayı telafuz ediliyor.

Peki iPhone 5 nasıl olacak? İşte kulislerde konuşulan iPhone 5 ve olası özellikleri:

- iPad 2′de olduğu gibi iPhone 5, işlemci olarak A5 yongasını kullanacak. Bu da iPhone 5′in daha da hızlı bir telefon olacağı anlamına geliyor.

- 5 megapiksel dahili kamerası olan iPhone 4′ün aksine Apple’ın yeni telefonunda bu rakam 8 megapiksel olacak.

- iPhone 5′in iOS 5 ile birlikte duyurulması bekleniyor.

- Yeni iPhone ile ilgili en çarpıcı nokta ise yeni nesil iPhone’ların gelişmekte olan ülkeler için nispeten ucuz sürümlerinin satışa sunulacağı. Ancak bu iPhone’lar, özellikleriyle daha çok iPhone 4 ile benzer olacak.

iPad 3 ile ilgili bir tarih henüz konuşulmuyor; ancak Apple’ın bu yeni tabletinde daha yüksek çözünürlüklü bir ekran kullanacağı ve çok daha hızlı yanıt veren bir dokunmatik arayüze sahip olacağı düşünülüyor.

Özellikle Android işletim sistemli telefonların satışlarının hızla arttığı bir dönemde Apple’ın ucuz iPhone için kolları sıvamış olması çok da düşük bir ihtimal olmasa gerek.

Yüzyılın tutulması

2011 yılının ilk Ay tutulması dün yaşandı. Türkiye saati ile 20.24’te Ay’ın Dünya’nın yarı gölge konisi içine girmesiyle başlayan tutulma 02.00’de sona erdi.

Tam tutulma 22.22 ile 00.02 arasında, 1 saat 40 dakika sürdü. Uzmanlar bu kadar uzun süreli Ay tutulmasının en son Temmuz 2000’de yaşandığını söyledi. Türkiye’den de izlenebilen tutulmanın yüz yılın en net tutulması olduğu açıklandı.

İstanbul’da tutulma hava koşullarının çok elverişli olamaması nedeniyle, tutulmadaki gümüşten turuncuya, ardından da kırmızıya dönen ayın rengi sırasıyla tam olarak görülemedi. Buna rağmen Ay tutulması izleyenlere görsel bir şölen sundu.

Ay tutulması Bodrum’da havanın bulutlu ve puslu olmasına rağmen kısmen de olsa izlenebildi. Ay tutulmasını ilçede bulunan yerli ve yabancı turistler Bodrum Kalesi ve Kumbahçe sahilinden ilgi ile izledi.

Dünyanın güneş ışınlarının erişmesini engellediği bölgeye ayın girmesi sonucu oluşan tam Ay tutulmasında Ay, karanlık bölgede ilerledikçe, rengi gümüşten turuncuya, ardından da kırmızıya döndü. Malatya’da tam bu sırada elektriklerin kesilmesi ve  her yerin karanlığa bürünmesi kısa süreli paniğe neden oldu.

AY TUTULMASI KAPADOKYADAN NET İZLENDİ

SON 11 yılın en uzun süreli ay tutulması, peribacaları ile ünlü Kapadokya bölgesinde de çok net bir şekilde izlendi.

Tutulmanın başladığı saat 22.05’den itibaren, peribacalarının yoğun olduğu bölgelerde yerli ve yabancı turistler,tam ay tutulmasını ilgi ile izledi. Son olarak 2000 yılı Temmuz ayından bu yana izlenebilen en uzun süreli ay tutulması sırasında güneşten yansıyan ışınların, dünya atmosferinden geçerken kırılmaya uğraması nedeniyle ay bir süre bakır, ardından kırmızının değişik tonlarına büründü. Kapadokya bölgesindeki fotoğraf meraklılarının yanı sıra, tatilciler ve turistler de ay tutulmasını izledi. Kapadokya’daki turistler, fotoğraf makinelerinin yanı sıra kameraları ile bu anı görüntülemeye çalıştı. Yaklaşık 1 saat 40 dakika ile devam eden gökyüzündeki görsel şölen, objektiflere yansıtıldı.

Ve sanal savaş başladı!

Anonymous adlı Uluslararası Hackerlar Topluluğu’nun Türkiye İletişim Başkanlığı’nın sitesine saldırması üzerine Türkiye’deki hackerler atağa geçti …

  Cyber-Warrior’a bağlı AKINCILAR ve CW Askerleri idimli Türt hackerle grupları, baştaAmerikave Avrupa ülkeleri olmak üzere Anonymous grubuna destek veren tüminternetsitelerine siber savaş başlattığını duyurdu.

İnternete getirilmesi kararlaştırılan filtreleme paketi uygulaması sonrasında kendilerini sanal alemin savunucuları olarak tanımlayan “hacker” grubu Anonymous,”Operasyon Türkiye” adıyla duyurdukları, TİB başta olmak üzere devlet kurumlarının internet sitelerine yönelik saldırılarda bulunmuşlardı.

Bu saldırıların ardından Türk hackerlar da atağa geçti. Cyber-Warrior’a bağlı AKINCILAR ve CW Askerleri grupları, başta Amerika ve Avrupa ülkeleri olmak üzere Anonymouse grubuna destek veren tüm internet sitelerine siber savaş başlattığını duyurdu.

Şu ana kadarki en büyük saldırıyı başlattıklarını bildiren Cyber-Warrior grupları, Anonymous adlı hacker grubunun faaliyetleri sona erene kadar saldırıyı devam ettireceklerini açıkladılar.

Wikileaks’in Amerika Dışişlerine ait gizli belgeleri yayınlamasının ardından, siteye aitbankahesaplarını durduran Visa ve Paypal gibi büyük internet sitelerine yaptıkları saldırılarla sesini duyuran Anonymous, dünyanın her tarafından gönüllü kişiler tarafından oluşan bir grup olarak biliniyor.

Yaptıkları ise kişilerin bilgisayarlarının kontrolünü ele geçirip o bilgisayarlar üzerinden internet sitelerine aşırı yükleme yaparak siteleri kullanılmaz hale getirmek. Grubun internet sayfası ve grupla ilgili diğer internet sayfalarına erişim, saldırıların ardından şu an için sağlanamıyor.

Şu anda Anonymous grubunun haber sitesi olan AnonNews.org sitesinden yapılan açıklama Anonymous’un geri adım attığı yönünde. Açıklamada, OperasyonTürkiyeisimli basın bildirisini yayınlamak dışında Anonymous’un saldırılarla bir ilgisinin olmadığı ve kendilerine düzenlenen saldırıların durdurulmasını istedikleri yer almaktadır

Öte yandan Türk hackerlerden yapılan açıklamada Anonymous grubunca ülkemize yapılan saldırılara Cyber Warrior olarak verdiğimiz karşılık, kendilerine hacker diyen bazı gruplarca kendileri tarafında yapılmış gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Bazı basın organlarının da aynı hataya düştüğünü tespit etmiş bulunmaktayız…. bu grupların gerçek dışı beyanlarının aksine yapılan tüm index ve saldırılar Cyber-Warrior’a ( CW Askerleri ve Akıncılar ) aittir.” ifadelerine yer verildi.

İşte 2050′nin yolcu uçağı

Airbus, 2050 yılı için hazırladığı yeni konsept tasarımını tanıttı.

Airbus, 26 Haziran’da başlayacak olan Paris Havacılık Fuarı öncesi,internetsitesinde “geleceğin uçağı”nı tanıttı.

Fransız uçak üreticisi Airbus’ın, 2050 yılında uçuş seferlerine başlaması planlanan yeni modelinin, transparan tavan ve duvarlara sahip olacağı açıklandı.

İçinde ayrıca üç boyutlu oyunların oynanabileceği, hologramlı görüşmelerin yapılabileceği uçaklarda, birinci sınıf veekonomisınıfı gibi ayrımların olmayacağı, uçağın “dinlenme bölümü”, “çalışma bölümü” ve “sosyalleşme bölümü” olarak ayrılacağı belirtildi.

 

Ay dev bir disko topu olacak..

Bir Japon şirketi Ay’ı güneş panelleriyle kaplı dev bir disko topuna çevirmeyi planlıyor.

 

Kulağa bilimkurgu filmlerini andıran bir senaryo gibi gelse de Japonlar gerçekten ‘çılgın’ bir projeye imza atmaya hazırlanıyor. Shimizu adlı şirket Ay yüzeyini güneş panelleriyle kaplayarak dünyadaki tüm enerji ihtiyacını bu şekilde karşılamayı öneriyor.

Daily Mail’in haberine göre, yerleştirilen güneş panellerinin bakımının robotlar tarafından yapılması düşünülen projede enerjiyi lazer veya mikrodalga yoluyla Dünya’daki istasyonlara taşıyarak 13 bin teravatlık sürekli bir kaynak yaratılması hedefleniyor.

Şu ana kadar kurulması planlanan en büyük altyapı sisteminde Ay’ın aydınlık yüzünde 6800 mil uzunluğunda ve 248 mil genişliğinde bir bant yer alacak. Yüzeyde de 12 mil genişliğinde antenler olacak.

Japonya, Mart ayında yaşanan deprem ve ardından yaşanan nükleer felaketlerin ardından alternatif enerji arayışına girmişti. Şimdilik projeye ne zaman başlanacağına ve ne kadar sürede bitirileceğine dair bir takvim açıklanmadı.

 

İran’a helal internet için dev filtre geliyor

İran ülkeye özel internet ağı için çalışmaları hızlandırdı. Wall Street Journal gazetesi dev filtrenin çok yakında devreye gireceğini yazdı
İnternete sert sansürler uygulayan İran, bir adım öteye geçerek kendine özel internet kurma çalışmalarını hızlandırdı. Rejim, ülkeyi dünyanın geri kalanından ayıracak bu internet filtresinin İslami değerlerin korunmasını sağlayacağını söylüyor. İran politikasını yakından tanıyanlar rejimin bu proje ile internetin kontrolü için verdikleri mücadeleyi yakın zamanda tamamlayacağını söylüyor. 2009 seçimlerine itiraz eden muhalefetin, sert müdahaleleri internet sayesinde dünyaya duyurmasının projeyi hızlandırdığı düşünülüyor.
Önce yüzde 60 etkilenecekİran İletişim Bakanı Reza Bagheri şubat ayında, ülkenin yüzde 60’ının çok yakında dünyanın geri kalanından ayrı bir internet ağı kullanmaya başlayacağını, iki yıl içinde bunun tüm ülkeye yayılacağını söylemişti. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve Devamını Oku… »

Atatürk’ün yazdığı geometri kitabı..

Atatürk’ün yazdığı Geometri kitabının 3. baskısına ait kapak görüntüsü

ÖNSÖZ

Bu kitabı Atatürk, ölümünden birbuçuk yıl kadar önce, III. Türk Dil Kurultayı’ dan hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayı’ nda kendi eliyle yazmıştır.
1936 sonbaharında bir gün Atatürk beni, Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman’ın yanına katarak Beyoğlu‘ndaki Haşet Kitabevi‘ne gönderip uygun gördüğümüz Fransızca Geometri kitaplarından birer tane aldırttı. Bunlar Atatürk‘le birlikte gözden geçirildikten sonra, yazılacak geometri kitabının genel tasarısı çizildi. Bir süre sonra ben ayrıldım ve kış aylarında Atatürk bu yapıt üzerinde çalıştı. Elinizdeki kitapçık bu emeğin ürünüdür.
Askerlik çığırından gelen Atatürk‘ü, siyaset olayları büyük bir devlet adamı yapmış olduğu gibi, yurdun kültür sorunları da Onu büyük bir eğitimci durumuna getirmiştir. Tarih boyunca yabancı ülkelerde “büyük” sanını kazanan asker devlet başkanları, uluslarına eğitim alanında da babalık etmişler, kendi kalemleriyle eğitici yapıtlar meydana getirmişlerdir. Anglosaksonların Büyük Alfred‘i (Alfred the Great, 849 – 899) ile Almanların Büyük Friedrich‘i (Friedrich der Grosse, 1712 – 1786) bu gerçeğin iki büyük tanıtıdır.
Kitabın kapağında önemle belirtildiği gibi, Atatürk‘ün bu yapıtı, “geometri öğretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığı‘nca neşredilmiştir” Yazar adı yok, fakat yazının ruhu ve tutumu, onun, Atatürk‘ten çıkmış olduğunu apaçık gösterir.
Geometri, eski terimle Hendese, eğitim örgütümüzde önemli bir yer tuttuğu halde, bunun terim düzeni çok ağdalı ve çapraşıktı. Arapça ve Farsça okul programından kaldırılmış, fakat Arapça üzerine kurulmuş olan terimler kalmıştı. Örneğin, müselles-i mütesâviyül adlâ‘yı çözümlemeli olarak hangi öğrenci anlayabilirdi? Müselles‘in kökü selâse; mütesâvi‘nin kökü sivâ; adlâ‘nın tekili de dıl‘dır. Eğitimde bir gerçek var: Anlayış yolunun açık olması, bir ipucu bulunması gerekir. müselles-i mütesâviyül adlâ bu nitelikte değildi; bir külçe gibi anlayış yolunu tıkayan, öğrencinin eline hiçbir ipucu vermeyen, cansız bir tekerleme idi. Atatürk, öğrencideki bu anlayış yolunun tıkanıklığını açmak için bu terimi, anadili öğelerinden yapılı eşkenar üçgen‘e çevirdi.
İşte bu 44 sayfalık küçük kitapta* boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe gibi terimler hep bu amaçla Atatürk tarafından türetilip konmuştur.
Atatürk eleştirileri daima memnunlukla karşılamış ve ortaya koyduğu yeni sözcük ve terimlere bir deneme hakkı tanıdığını belirtmiştir. Amacı daima “daha uygun”a doğru ilerlemekti; önerilen değişiklikleri haklı görünce hemen benimserdi. Atatürk‘ün ortaya koyduğu terimlerden birtakımı bugün kullanılıştan çıkmış, yerlerini “daha uygun”lara bırakmış olabilir, tümey açı yerine tümler açı ile bütey açı yerine bütünler açı‘da olduğu gibi. Atatürk ilke adamı olduğu için, bunları hoş görecek, hattâ sevinecekti, yeter ki ortaya koyduğu ilke sarsılmasın ve yine zâviyetân-ı mütekabiletân-ı dahiletân (= içters açılar) gibi terimlere dönülmesin.
Bu kitap başka bir önemli gerçeği de tanıtlamaktadır. Atatürk, III. Dil Kurultayı‘nda bir “dil felsefesi kuramı” olarak Güneş-Dil Teorisini ortaya koydu. Kimi çevreler bunu, Türkçe‘yi arıtma çığırından Osmanlıcacılığa geri dönüş için Atatürk‘ün yaptığı bir “manevra” sandılar. Bu kitap bu sanının yanlış olduğunu kesin olarak ortaya çıkarmaktadır. Eğer bu sanı doğru olsaydı, III. Kurultay‘dan hemen sonra yazdığı bu yapıtında, Atatürk, koyu Türkçeciliği bırakır, Osmanlıca‘da kullanıla gelmekte olan terimleri Güneş-Dil Teorisine göre birer birer çözümler, bunların öz Türkçe olduğunu “tanıtlar” ve bu zahmetlere girmezdi. Atatürk bu nitelikte bir önder değil, içten, yüreği açık bir Ata idi, kılıcı ulusunu kurtaran, kalemi ile de onu yükselten.

Ankara, 10.11.1971
A.DİLÂÇAR
Türk Dil Kurumu Başuzmanı

Geometri, Atatürk tarafından ilk defa Türkçe geometri terimleri kullanılarak 1936 yılının sonunda yazılmış olan 44 sayfalık kitap.

Agop Dilaçar kitabın 1971 baskısına yazdığı önsözde, kitabın yazılış hikâyesini anlatır. 1936 yılının sonbaharında Atatürk, Özel Kalem Müdürü Süreyya Anderiman ve Agop Dilaçar’ı Beyoğlu’ndaki Haşet kitabevine gönderir ve Fransızca geometri kitapları aldırır. Kitaplar gelince uzmanlarla beraber gözden geçirmiş ve geometri kitabının ilk çalışmalarına başlamıştır. Kış ayları boyunca Dolmabahçe Sarayı’nda bu kitap üzerine çalışan Atatürk’ün hazırladığı kitap Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1937′de yayımlanmıştır. Atatürk kitabında Arapça ve Farsça kökenli bazı geometri terimlerine, üçgen, dörtgen, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, yüzey, uzay, boyut, çember, çap, açı… gibi günümüzde hala kullanmayı sürdürdüğümüz Türkçe karşılıklar bulunmuştur. 1936 yılının kışında Atatürk kitap üzerinde çalışır ve 44 sayfalık içinde geometri terimlerinin Türkçeleştiği kitap ortaya çıkar. Kitabın yazarının Atatürk olduğu kitapta belirtilmez sadece kapağında geometri öğretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığı’nca neşredilmiştir şeklinde bir not düşülür.

Osmanlı döneminde üçgene müselles, alan için Mesaha-i sathiye, dik açı yerine zaviye-i kaime, yükseklik yerine kaide irtifaı deniliyordu. üçgenin alanını tanımlamak için üçgenin alanı taban uzunluğu ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir tanımı yerine, bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesinin irtifaına hâsıl-ı zarbinin nıfsına müsavidir deniliyordu.

Atatürk bizzat kendisi bir geometri kitabı yazdı. Osmanlıca eğitimde kullanılan geometri tabirlerinin yerine Türkçelerini buldu. Bu terimler bugün de Türkçe müfredatta değişmeden kullanılan boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, çokgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe ,.. gibi kelimelerdir.

Kaynakça

^ Agop Dilâçar, “Geometri” kitabının Önsözü, Türk Dil Kurumu Yayınları, 1981
^ Geoffrey Lewis, the Turkish Language Reform: A Catastrophic Success, 2002, Oxford Üniversitesi Yayınevi
^ Atatürk’ün geometri kitabı

IBM

IBM (International Business Machines; Uluslararası İş Makineleri), bilgisayar yapımında uzmanlaşmış ABD şirketi.
Merkezi Armonk, New York, ABD’de olan, dünyanın en büyük bilişim teknolojisi şirketidir. 330.000 çalışanı ile 170 ülkede faaliyet göstermektedir.Faaliyet gösterdiği alanlar arasında bilgisayar ve donanım parçaları üretimi, yazılım, servis, sunucu servisleri ve AR-GE bulunmaktadır.
Devamını Oku… »

Kimyasal Bağlar

KİMYASAL BAĞLARBirleşiğin en küçük parçasın oluşturan ve en az iki atomun birleşmesinden meydana gelen kararlı yapı moleküldür. Moleküldeki atomları bir arada tutan kuvvet ise kimyasal  bağlardır.Atomları Bir Arada Tutan KuvvetAtomun en ilginç karakteristik özelliği, bileşik oluşturmak için öteki atomlarla bağ yapma ve birleşme özelliğidir. Dalton: bileşik atomların birleşmesi sonucu oluştukları keşfetmiş, ancak atomların birbirine nasıl bağlandıklarını açıklayamamıştır. Günümüzde elementlerin aynı tür atomlardan, bileşiklerin ise farklı tür atomlardan oluştuklarını ve bileşiklerin, kendini oluşturduğu elementlerden farklı özellikle gösterdiklerini biliyoruz.Örneğin; sodyum ve klor atomlarından oluşan yemek tuzunun özellikleri, onu oluşturan sodyum ve klor elementinin özelliklerinden oldukça farklıdır. Ayrıca yemek tuzunun özellikleri; karbon, hidrojen ve oksijen elementlerinden oluşan çay şekerinin özelliklerinden de farklılık gösterir. Ancak yemek tuzu ile çay şekeri katı ve kristal yapılı olmak gibi kısmet benzer olan özellikleri de gösterebilir.

Devamını Oku… »

Eylem felsefesi

Genel olarak ve en geniş anlamında eylem felsefesi, tasarım ve tasvire nazaran eyleminönceliğini ve ilkliğini savunan pragmatizm, hümanizm, aletçilik gibi her türlü doktrine verilenbir isimdir. Bu anlamıyla ele alındığında insan varlığının esasını eylem olarak görenPascal’dan, Descartes’ın Cogito’sunu “eyliyorum o halde varım” biçimine dönüştüren vepratik olanı her türlü teorik olarak kabul edilmiş hakikatten daha üstün gören Fichte’ye kadarpek çok filozofun sistemi için eylem felsefesi ifadesi kullanılabilir. Ancak eylem felsefesi, asılolarak Maurice Blondel’in felsefesine verilen bir isim olarak belirginlik kazanmıştır.Blondel’in doktrini olan eylem felsefesi, kurucusunun L’Action (1893) adlı eserinde ortayakoyduğu bir felsefi sistemdir.

Devamını Oku… »

Sanatın doğuşu

Bugün için, sanatın ortaya çıkışına tam ve kesin bir cevap verebilecek durumda değiliz. İlk insandan günümüze kadar geçen zaman içinde insanoğlu, çeşitli amaçlarla maddeye biçim vermiş, maddeye hükmetmeye çalışmıştır. Bütün bu faaliyetler içerisinde, sanatın başlangıç noktasını kestirmek oldukça zordur. Sanatın başlangıcı sorununu aydınlatmak üzere, pek çok yazar, kitaplarının giriş bölümlerinde uzun sayfalar ayırmaktadırlar. Bütün bu çabalara rağmen, bu konunun pek az aydınlatılabildiğini söyleyebiliriz.
Sanatın başlangıcı olarak kabul edilen örnekleri “ilkel sanat” başlığı altında toplamak, alışkanlık halini almıştır. “İlkel sanat” terimi, ilk bakışta ve çabucak bazı şeyleri çağrıştırmakla birlikte; geniş anlamda kullanılan ” ilkel” kelimesinin kapsamından dolayı, bazı anlam kaymalarına da yol açmaktadır. Bu yanlış anlamalara fırsat vermemek için, bizi ilgilendiren ” ilkel sanat “, tarihî kronolojinin Devamını Oku… »

Sanatın Önemi

Günümüzde, insanların karşı karşıya kaldığı psiko-sosyal sorunlara çözüm olabilecek alanlardan biri de sanattır. İnsan duyarlığının karmaşık ürünleri olan ve daima insan özgürlüğünün hakkını arayan sanat eserleri, bazı kalıpları sürekli olarak zorlayıp aşar, onların nitelik olarak daha üstün ve yoğun yeni seviyelere ulaşmasını sağlar.

Devamını Oku… »

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İLETİŞİM ARAÇLARI

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İLETİŞİM ARAÇLARI

M.Ö 3000 civarında Mısırda HİYOROGLİF adı verilen yazı sistemi bulundu. Bu yazılar insan hayvan ve eşya şekillerinden ve bazı sembollerden oluşmaktaydı

M.Ö 1300 Civarında Mezopotamya’da ( Bugünkü Suriye ve Irak toprakları) ilk alfabenin kullanıldığı bilinmektedir.

M.S 1045 Mısırlılar tarafından bulunan papirus adlı kağıdı geliştiren Çin’de ilk kez Pi CHENG adlı mucid matbaa harflerini icad etmiş ve kitap basmıştır. Daha sonraları 1645 Avrupada Guttenberg adlı mucit matbaa makinasını icad etmiştir.

” 1820 yılında Danimarkalı OERSTED adındaki bilim adamının elektromanyetik akımı keşfetmesiyle günümüzde kullanılan modern iletişim araçlarının temel çalışma prensipleri doğmuştur.

1826 da günümüzde en yaygın iletişim araçlarından biri olan Fotoğrafı Fransız NIEPCE tarafından bulmuştur.

1936 da İngiliz Cooke ve arkadaşı elektrikli telegrafı icad ettiler.

1843 de Amerikalı li bilim adamı kendi adı olan ve (.) ve (-) lerden oluşan MORS alfabesini icad etmiştir. Böylece Fransızcada Uzaktan yazma denilen Tele-Graph : Telgraf aleti herkes tarafından kolay kullanılır hale gelmiştir.

1867 yılında Amerikalı politikacı ve mucit SHOLES ilk daktilo makinasını icad etmiştir.Bu makina yazıyla iletişimde devrim yaratmıştır.

1876 Yılında Amerika’da sağırlar okulunda öğretmenlik yapmakta olan ve bu arada ses üzerine araştırmalar yapan İskoçya asıllı araştırıcı A.Graham BELL elektrik telleri üzerinden ilk insan sesini iletmeyi başarmış ve bu aletin adına Tele-Phone : Telefon yani uzaktan konuşma adını vermiştir. BELL ile yardımcısı Watson arasında 10Mart 1876 da odadan odaya gerçekleşen bu buluş modern iletişimin başlangıcı Devamını Oku… »

Piyasaya Sürülecek Cep Canavarları

Bu cep bombalarının tümü yakında patlayacak. Özellikleri ve çıkış tarihleriyle cep canavarları…

Nokia X7
4 inç 360×640 OLED kapasitif dokunmatik ekran, Symbian3 Anna işletim sistemi, 1GB depolama, microSD kart slotu, 720p video yakalayabilen 8MP kamera, 680MHz işlemci.

Yurtdışı çıkış tarihi: 2011′in ikinci çeyreği

 

Nokia E6
2.46 inç 360×640 piksel OLED kapasitif dokunmatik ekran, 1GB depolama, 720p video yakalayabilen 8MP kamera, 680MHz işlemci, QWERTY klavye.

Yurtdışı çıkış tarihi: 2011′in ikinci çeyreği

Nokia-E6

 

HP-pre-3
HP webOS, 1.4GHz tek çekirdekli işlemci, 8/16GB depolama, 3.58 inç 480×800 kapasitif dokunmatik ekran 5MP kamera.

Yurtdışı çıkış tarihi: 2011 yazı

HP-pre-3

 

HTC Sensation
Android 2.3.3, Qualcomm MSM 8260 1.2GHz çift çekirdekli işlemci, 1-4GB depolama, microSD slotu, 4.3 inç 16:9 oranına sahip 940×560 Super LCD kapasitif dokunmatik ekran, 1080p kayıt yapabilen 8MP kamera, Sense 3.0 ara yüzü.

Yurtdışı çıkış tarihi: Mayıs ortası

htc-sensation

htc-sensation

 

Sony Ericsson Xperia Pro
Android 2.3, 1GHz tek çekirdekli işlemci, microSD kart slotu, 1GB depolama, 3.7 inç 480×800 kapasitif dokunmatik ekran, 720p video kaydedebilen 8MP kamera, QWERTY klavye.

Yurtdışı çıkış tarihi: 2011 yaz

Sony Ericsson Xperia Pro

Acer Icona Smart
Android 2.3, 1GHz tek çekirdekli işlemci, 8GB depolama, microSD kart slotu, 4.8 inç 480×1024 kapasitif dokunmatik ekran, 720p video kaydedebilen 8MP kamera.

Yurtdışı çıkış tarihi: Nisan 2011

Acer Icona Smart

Samsung Galaxy S II
Android 2.3, 1GHz çift çekirdekli işlemci, 16GB / 32GB depolama, microSD kart slotu, 4.3 inç 480×800 Super AMOLED Plus kapasitif dokunmatik ekran, 1080p video kaydedebilen 8MP kamera.

Yurtdışı çıkış tarihi: 2011 ilkbahar

Samsung Galaxy S II

Samsung Galaxy S II

LG Optimus 3D

Android 2.2, 1GHz çift çekirdekli işlemci, 8GB depolama, microSD kart slotu, 4.3 inç 480×800 3D kapasitif dokunmatik ekran, 1080p 2D veya 720p 3D kayıt yapabilen çift 5MP kamera.

Yurtdışı çıkış tarihi: Nisan 2011

LG Optimus 3D
LG Optimus 3D

 

Sony Ericsson Xperia Neo


Android 2.3, 1GHz tek çekirdekli işlemci, 320MB depolama, microSD kart slotu, 3.7 inç 480×854 kapasitif dokunmatik ekran, 720p video kaydedebilen 8MP kamera.

Yurtdışı çıkış tarihi: Nisan 2011

Sony Ericsson Xperia Neo

Sony Ericsson Xperia Neo

 

LG Optimus Black

Android 2.3, 1GHz tek çekirdekli işlemci, 2GB depolama alanı, microSD kart slotu, 4 inç 480×800 kapasitif dokunmatik ekran, 720p video yakalayabilen 5MP kamera.

Yurtdışı çıkış tarihi: 2011 ilkbahar

LG Optimus Black

LG Optimus Black

 

Dell Venue

Android 2.2, 1GHz tek çekirdekli işlemci, 1GB depolama alanı, microSD kart slotu, 4.1 inç 480×800 AMOLED kapasitif dokunmatik ekran, 720p video kaydı destekleyen 8MP kamera

Yurtdışı çıkış tarihi: 2011 ilkbahar

Dell Venue

Dell Venue

 

Dell Venue Pro
Windows Phone 7, 1GHz tek çekirdekli işlemci, 8GB/16GB depolama, 4.1 inç 480×800 AMOLED kapasitif dokunmatik ekran, 720p video kaydedebilen 5MP kamera, kızaklı QWERTY klavye.

Yurtdışı çıkış tarihi:
2011 ilkbahar

Dell Venue Pro

Dell Venue Pro

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

ID:- 1359Blog Adı:- Günlük Süt
Pagerank:- N/A Çiftliğimden Süt %100 Doğal %100 Katkısız Günlük Sütünüz… çocuk ve kadın ... Çocuğunuza güvenle içirebileceğiniz katkısız doğal günlük süt. sütlaç uzun ömürlü sütlere göre tadı daha güzel olan süt. bunun piyasasına ilk olarak  süt hakimmiş fakat möö süt kutu süt satmaya başlayınca işleri daha  iyi olduğunu gördük. GÜNLÜK SÜTÜN ÖZELLİKLERİ. “Taze” sütler modern çiftliklerden toplanır. Her Sabah Özenle Sağılan İnek ve Keçilerimizin Taze Doğal Sütleri Evinize Teslim Katkısız ve doğal çiğ süt kapınıza kadar geliyor. %100 katkısız, doğal ve günlük çiğ sütü kapınıza getiriyoruz. Sütlerimizi kargo ile değil, soğutuculu dağıtım
Açıklama:- Günlük Doğal Çiftlik Sütü Evinize teslim. Samsun 'da kapınıza teslim. Kapıya teslimat taze köy sütü için bizi arayın. Alosüt hattı:0533 593 1615. Arayın çiftlikten sofranıza taze yoğurt tereyağ süt gelsin. Kategori:- çelik kasaYemek Ekleyen:- osman
Ekleme Tarihi:- December 07, 2016 11:28:58 AM Hitleri:- 0 RSS:- http://www.moosut.com/feed/ Gönderileri: süt yoğurt - blog linkleri - kasa