boş

Görüntülenen kategori ‘sağlık’

Bu hastalıklar iş kaybettiriyor!

Eklemlerinizde tutukluk ve şişlik hissediyorsanız, parmaklarınızı rahatça açıp kapatamıyorsanız, uzun süredir bel ağrısı çekiyorsanız, sabahları vücudunuzdaki katılık yataktan kalkmanıza izin vermiyorsa, iltihaplı romatizmal bir hastalığınız olabilir.

Romatizmal hastalıklarla ilgilenen bilim dalına ‘Romatoloji’ adı veriliyor. Tanımlanmış 100’den fazla romatizmal hastalık bulunuyor. Bu hastalıklar vücudun hareket ve destek sistemini oluşturan yapıların (eklemler, kemikler, kaslar, bağlar, vb.) iltihaplanması, dejenere olması ve fonksiyonlarını kaybetmesi anlamına geliyor. Bazı romatizmal hastalıklar iç organları da etkileyebiliyor. Bu hastalıklar içinde en önemli yeri eklem romatizmaları ile iltihaplı eklem romatizmaları tutuyor. Bunlar; oynak yerleri ile mafsalların yanında sistemik belirtileri olan akciğer, böbrek ve farklı içorganlarda da tutulum yapıyor.

GEÇMEYEN ŞİŞLİK İHMALE GELMEZ
Romatizmal hastalıklarda en sık görülen yakınmanın; ağrı, şişlik ve eklem tutukluğu olduğu belirtiliyor. Hastalığın çok erken evrelerinde doktora başvuran ve erken tanı konulan hastaların başarılı şekilde tedavi edilebildiklerine dikkat çekiliyor. Hastalığa göre değişmekle birlikte 1 veya daha fazla ekleminde şişlik olan, 3 aydan uzun süreli bel ağrısı çeken ve bu ağrısı dinlenerek geçmeyen hastaların; zaman kaybetmeden ilgili uzman hekime başvurmaları gerekiyor.

Bu alanda en sık görülen hastalığın, eklem kireçlenmesi olarak bilinen, ‘Osteoartrit’ olduğu görülüyor. İltihaplı romatizmal hastalıklardan bahsediliyorsa halk arasında iltihaplı eklem romatizması olarak bilinen ‘Romatoid Artrit’in (RA) ve omurga romatizması olarak bilinen ‘Ankilozan Spondilitin’in (AS) en sık karşılaşılan romatizmal hastalıklar olduğu belirtiliyor.

BEL AĞRISI ELE VERİYOR
AS’nin en önemli Devamını Oku… »

Kene kâbusu sürüyor!

Samsun’da bir kişi KKKA hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti…

Bir dönem korkulu rüya haline gelen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ( KKKA ) Hastalığı şüphesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitesinde tedavi gören bir kişi öldü.

Edinilen bilgiye göre, Tokat’ın Zile ilçesinde oturan Mahmut Sevindir’in (27) vücuduna kene yapıştı.

Yüksek ateş ve halsizlik nedeniyle önce Tokat Devlet Hastanesi’nde tedavi gören Sevindir, yapılan kontrollerin ardından bir hafta önce KKKA Hastalığı şüphesiyle (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi.

OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan ve polis memuru olduğu öğrenilen Sevindir, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılmadı.

 

Oruç tutan diyabetliler dikkat

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Dikbaş, iftardan sonra ve sahurda içilen çay ve kahvenin diyabet hastalarında kalp krizine neden olabileceğini söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Dikbaş, diyabet hastalarının doktorları ile görüşerek oruç tutmaları gerektiğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Dikbaş, “Diyabet hastalarından bazıları insülin ve şeker hapı kullanıyor. Özellikle insülin kullananlara oruç tutmalarını tavsiye etmiyoruz. Oruç tutup aç kaldıkları için kan şekerlerinde dalgalanmalar yaşanıyor. Bu da organ bozukluklarına yol açıyor. Böbrek hastası olanlar diyaliz makinesine bağlı kalabilir. Gözlerinde problem olan hastalar ise kalıcı görme bozuklukları riski ile karşı karşıya kalabilirler” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Oğuz Dikbaş, iftardan sonra ve sahurda çok fazla çay içen diyabet hastalarının kalp krizi riski ile karşı karşıya kalabileceğini ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Dikbaş, “Vücuttaki suyu atıcı etkisi olan kahve ve çay gibi içeceklerin gece çok fazla içilmesi çok sakıncalı. Özellikle sahurda çok fazla çay içilmemeli. Çok fazla çay ve kahve içmek oruç tutan kişide, bunalma, iftar saatine yaklaşıldıkça şuur durumunda bulanıklaşmaya neden olur. Kalp ve böbrek hastalarında ise çay ve kahve içmek kalpte çarpıntıya ve ritim bozukluğuna neden olur. Özellikle iftardan sonra çok fazla çay ve kahve içen kişide kandaki kafein ve teofilin düzeyinin artması sonucu yüksek derecede çarpıntı yaparak, kalbin pompa işlevini bozup kalp krizine neden olur” diye konuştu.

Yrd. Doç. Dr. Dikbaş iftarda çok fazla yemek yenilmemesini gerektiğini vurguladı. Yrd. Doç. Dr. Dikbaş, “İftarda çok fazla yemek Devamını Oku… »

Oruç tutarken susuzluğu gideren gıdalar

Ramazan Ayı’nın tahammül sınırlarını zorlayan yazın en sıcak olduğu zamana gelmesi, serinleten ve susuzluğu gideren gıdaları da gündeme getirdi.

ABDULLAH COŞKUN – İSTANBUL

Oruç tutacak olanların zorlanmamaları için serinleten gıdalar almaları gerekiyor. Sahurda tüketilecek bazı gıdalar sayesinde oruç tutarken susuzluğu en aza indirmek mümkün. İşte oruç tutacakların susuzluğunu giderecek olan bazı gıdalar

Şeftali: Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır. Bağırsakları yumuşatır. Hazmı kolaylaştırır. Susuzluğu ve ağız kokusunu giderir. Cildi nemlendirir dudaklara sürüldüğünde nemlendirici özelliği ile oruç tutanların dudaklarının kurumasını önler.

Meyan şerbeti: Bağışıklık sistemini güçlendiren ve sıcak havalarda gazlı içeceklerin yerine tercih edilmesi gereken ve susuzluğu gün boyu gideren ender içeceklerden bir tanesi.

Siyah üzüm: Antioksidan özelliği çok kuvvetli olan ve yaz aylarında kolayca bulunabilen siyah üzüm de susuzluğu gideren gıdaların başında geliyor.

Kavun ve karpuz: Yaz meyvelerinden olan kavun ve karpuz da sahurda soğuk olarak tüketildiğinde uzun süre su içme ihtiyacını gideriyor.

Ev yapımı Yoğurt: Evde hazırlanacak olan mayalanmış tuzsuz yoğurt da susuzluğu gidererek yazın sıcak günlerinde oruç tutanlara kolaylık sağlıyor.

Domates: Yüzde 95 oranında su içeren domates, serinleten bir sebze. Domateste bol miktarda magnezyum, potasyum ve kalsiyum, Devamını Oku… »

Süper Antikor Bulundu

İnsanlarda ve hayvanlarda ağır enfeksiyona yol açan A tipi grip virüsüne karşı etkili bir ‘süper antikor’ bulundu.

Antikor sayesinde tüm grip virüsü türlerine karşı tek tip aşı geliştirilmesi mümkün olabilir…

En tehlikeli grip tiplerinden biri olan A tipi grip virüsüne karşı süper antikor geliştirildi. İngiltere’deki resmi bir tıbbi araştırma kuruluşu National Institute for Medical Research ile İsviçre’deki özel bir bilimsel araştırma kuruluşuHumabs’tan biliminsanlarının ortak çalışması sonucu bulunan, F16 adlı süper antikorun, A tipi grip virüsünün şu anmevcut olan 16 alt tipinin tamamına karşı etkili olduğu bildirildi.

Science dergisinde yayımlanan araştırmada, F16 antikorunun, insan vücudunda çok nadir görülen antikorları bulma şansını artırmak amacıyla çok büyükmiktarlardaki insan plazma hücrelerini test etme imkanı veren yeni bir yöntemle ortaya çıkarıldığı belirtildi. Bilim insanları, F16 antikorunun verildiği fareler ile dağ gelinciklerinin, A tipi grip virüsünün iki ana grubunda yer alan tümalt tiplerine karşı korunduklarının gözlendiğini kaydetti.

TÜM VİRÜSLERE TEK AŞI

Araştırmacılar, çalışmalarının henüz başlangıç aşamasında bulunmasına karşın, tümgrip virüsü türlerine karşı tek tip aşı geliştirilmesinin yolunu açabilecek olması bakımından önemli olduğunun altını çizdi.A, B ve C adı verilen 3 ayrı tipi bulunan grip Devamını Oku… »

Pazartesi hava daha da ısınacak

Hava sıcaklığı pazartesi gününden itibaren çok daha yükselecek.

Libya’dan gelecek yeni sıcak hava dalgası yurdu etkisi altına alacak…

Ülke genelinde mevsim normallerinin 2-4 derece üzerinde olan hava sıcaklığı pazartesi gününden itibaren çok daha yükselecek.

Marmara Bölgesi’nde hava önümüzdeki günlerde güneşli olacak. Poyraz hafta sonu biraz sert esecek, sıcaklık yarın 33-35 derece. Pazar gününden itibaren ise 35 dereceyi geçecek.

İç Anadolu’da yarın Yozgat-Sivas tarafında yine yağmur olabilir. Eskişehir 32, Konya 32 ve Sivas 30 derece. Pazartesiden itibaren yazın en sıcak güneleri yaşanacak, sıcaklık 40 dereceye dayanacak.

Ege’de sıcaklıklar hiç düşmüyor. Pazar ve pazartesi rüzgarlar çok zayıf, güneşin yakıcı etkisiyle hava aşırı bunaltıcı olacak. Yaşlılar ve kalp ve tansiyon hastaları mümkün olduğunca serin yerlerde dinlenmeyi tercih etmeli.

Akdeniz’de iki gün rüzgar daha kuru esecek. Antalya gölgede 40, güneşin altında ise 46 derece. Yarın Mersin, Adana, Kahramanmaraş ve Adıyaman boyunca yaz sağanaları olabilecek. Diyarbakır 38 derece.

Doğu Anadolu’da Erzurum’da daha kuvvetli olmak üzere Kars’tan, Van ve Hakkari’ye kadar kuvvetli yaz yağmuru devam edecek. Pazar günü Siirt ve Hakkari’ye çöl tozları taşınacak.

Karadeniz’de Trabzon, Rize, Artvin ve Bayburt’ta iki gün yağmur kuvvetli yağabilecek. Zonguldak-Sinop arası açık ve daha rüzgarlı olacak.

ÜÇ KENTTE DURUM
İstanbul yarın 32 derece olacak. Kentte sıcaklık pazartesiden itibaren 35 dereceye çıkacak.

Ankara yarın 32 derece, Pazartesiden itibaren sıcaklık 37-38 dereceye çıkacak.

İzmir ise yarın 35 derece olacak. Pazardan itibaren, sıcak esecek rüzgarlar hissedilen sıcaklığı 39 dereceye çıkaracak.

UYARILAR
Yurt genelinde etkili olan sıcak hava dalgasına karşı mümkün olduğunca güneşe çıkılmamalı. Açık renkli, teri çeken pamuklu ve bol kıyafetler tercih edilmeli. Açık renkli şemsiyeler kullanılmalı.

Yaşlılar ile kalp ve tansiyon hastaları ise terlemenin oluşturacağı ısı kramplarına karşı, serin yerlerde dinlenmeli ve fazla hareket etmemeli. (NTV)

ŞANLIURFA’YA ’45 DERECE’ UYARISI!
Şanlıurfa Meteoroloji Bölge Müdürü Ramazan Sağır, hava sıcaklıklarının 38- 40 derece arasında seyrettiği Şanlıurfa’nın pazartesi gününden itibaren Basra üzerinden gelecek sıcak hava dalgasının etkisinde kalacağını ve sıcaklıkların 45 dereceye yükseleceğini söyledi.

Meteoroloji Bölge Müdürü Ramazan Sağır, Türkiye’nin en sıcak kentlerinin başında gelen Şanlıurfa’yı daha sıcak günlerin beklediğini

söyledi. Sağır, şu an 38- 40 derece arasında seyreden sıcaklıkların, önümüzdeki hafta içerisinde 44- 45 derece seviyesine yükseleceğini Devamını Oku… »

Vücudunuzu oruca böyle hazırlayın!

Eğer gerekli önlemleri baştan almayı bilmezsek birçok sağlık problemi yaşayabiliriz…

Oruç tutmak bütün dinlerin ortak paydalarından biridir. Şekil ve içerik olarak farklılıklar gösterse de tüm dinlerde vücudu arıtmanın bir yolu olarak görülür. Oruç tutmanın vücuda çok fazla yararı vardır. Özellikle son yıllarda yapılan birçok araştırmada, canlıların sağ kalım süresini uzatmanın en iyi yollarından biri kalori kısıtlaması yapmak olarak gösterildi. Bu açıdan baktığımızda, beslenme yetersizliği yapmayan kalori kısıtlaması yapmak, direkt yaşam süremizi uzatıyor ve metabolik hastalıklara yakalanma riskimizi azaltıyor.

Oruç tutmak da bir tür kalori kısıtlaması yapmaktır aslında. Ancak çoğu zaman sahura kalkmıyoruz ve iftarda kendimizden geçmişçesine pilavlar, börekler, etler, pideler ve çeşit çeşit tatlılar yiyerek orucun vücudumuza vereceği yararı yok edip kendimize zarar veriyoruz.

Özellikle oruç tutacağımız bu yıllarda, oruç tutmak yaz aylarına denk geldiği için günler çok uzun ve çok sıcak. Eğer Devamını Oku… »

Meteoroloji’den yüksek sıcaklık uyarısı

Meteoroloji, hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğinden ayrıca yağışların, Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Erzurum’un kuzey ilçelerinde kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı vatandaşları uyardı.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre, Doğu karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzey ve dogusu ile öğle saatlerinden sonra Bolu, Karabük, Kastamonu, Zonguldak, Bartın, Düzce, Mersin, Çankırı, Adana’nın iç kesimleri ve Ankara’nın kuzey çevreleri (Kazan, Kızılcahamam, Çamlıca ve Güdül) kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların; Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Erzurum’un kuzey ilçelerinde kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklığı kuzey ve iç kesimlerde 3 ila 5 derece artacak, Marmara’nın kuzey ve batısı ile Ege kıyılarında 2 ila 4 derece azalacak. Ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edecek.

Rüzgar genellikle kuzey ve doğu yönlerden yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, yağış alan yerlerde yağış anında yer yer kuvvetli olarak esecek.

-KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI-

Yağışların; Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Erzurum’un kuzey ilçelerinde kuvvetli olması beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı (Sel, ani su baskını, yıldırım düşmesi, vb.) vatandaşların ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.

-YÜKSEK SICAKLIK UYARISI-

Hava sıcaklıkları; yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı vatandaşların ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.

-BAZI İLLERDE HAVA DURUMU-

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre bazı illerde hava durumu şöyle olacak:

İSTANBUL: Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu.(30)

ANKARA: Az bulutlu, öğle saatlerinde parçalı bulutlu, kuzey çevreleri (Kazan, Kızılcahamam, Çamlıdere ve Güdül) kısa Devamını Oku… »

Diyetsiz nasıl zayıflanır.

Diyetsiz nasıl zayıflanır,nasıl zayıflarım,diyet tarifleri Diyetsiz zayıflayın

İşte diyet yapmadan zayıflamanın püf noktaları: Yemekten önce mutlaka su için. Her gün ip atlayın. Merdivenleri ikişer ikişer çıkın, düzenli bir uyku çekin.

Özel bir diyet programı uygulamadan ya da spor salonuna gitmeden kilo vermek zor değil.Amerika’da çıkan, Diana Ironz imzasını taşıyan “Kolay güzellik sırları” adlı kitaba göre, bu mümkün. İşte kilo vermenin basit ancak etkili 30 yolu şöyle: 
- Yemekten önce su için. Bu size doygunluk hissi verir.
- -Kendinize çok sevdiğiniz bir kıyafet alın ve onun içine girmeyi hedefleyin.
Yemeklerde kullanılan zencefil, arnavutbiberi ve biber, yağların yüzde 25′ini daha hızlıyakıyor.

DÜZENLİ UYKU ŞART 
- Düzenli uyuyan kadınların metabolizması, yüzde 40 daha hızlı çalışıyor. - Alışverişe yürüyerek gidin. 
- İçkiden uzak durun.
Karanlıkta oturmayın. Çünkü karanlık ortamlar, insanları daha çok yemek yemeye teşvik ediyor. 
- Kahvaltıyı kesinlikle atlamayın.
Az kalorili tatlıları tercih edin. 
- Mutsuz olduğunuz zaman, sevdiğiniz bir şarkıyı dinleyin. Bu, yemeğe yönelmenizi engeller.
Dışarıda oturacak bir yer bulana kadar yemek yemeyin. 
- Yeşil çay için.
Yemek yerken tv izlemeyin ya da bilgisayar başında yemek yemeyin. 
- Günün 20 dakikasını mutlaka dışarıda geçirin.
Dışarıda salata yemeye özen gösterin. Ancak sossuz olmalı! 
- Dişlerinizi fırçalayın. Çünkü, dişinizi fırçaladıktan sonra hemen yemek yediğinizde aynı tadı vermez. Bu yöntem, daha az yemenize yardımcı olur.

EV İŞLERİ KALORİ YAKIYOR 
Porsiyonlarınızı mutlaka not edin. Ve hepsinin kalorisini hesaplayın. 
- Yemekle ilgili kötü bir alışkanlığınızı bırakın. Yatakta yemek ya da sürekli fast-food yemek gibi.
Kısa sürede zayıflamaya çalışmayın. 
- Trafikte beklerken belinizi sağa sola çevirin, karnınızı içinize çekip bırakın.
Vücudunuzun düzenli çalışması için ip atlayın. 
- Asansör yerine merdivenle çıkın.
Eşyaları evin içine dağıtın, sonra onları yeniden toplayın. 10 dakika içinde 150 kalori verebilirsiniz. 
- Ev işleri yapın. Süpürmek, ütü yapmak, bulaşık yapmak gibi. 8 Evde egzersiz videolarıyla çalışın. 
- Bahçeyle ilgilenin. Bir saat bahçe işleriyle uğraşarak 500 kalori yakmanız mümkün.
Merdivenleri ikişer ikişer çıkın. Bu, kaslarınızın çalışmasını sağlar. 
Arabanızı evinizden uzağa park edin, böylece yürümüş olursunuz.
Yemekten sonra sakız çiğneyin. Çünkü sakızın salgıladığı asit, yemeklerin hazmınıkolaylaştırır.

Türk bilim adamlarından müthiş buluş

Çalışmalarını ABD’de yürüten Türk bilim insanlarından kronik Hepatit-C ve AIDS’e karşı iki yeni ilaç geliştirildiği müjdesi geldi!


ABD’nin Pensilvanya eyaletindeki Merck Araştırma Laboratuvarında görevli Dr. Ercem Atillasoy ve Dr. Dalya Güriş, kronik Hepatit-C’ye yönelik ilacın dirençli hastalarda bile tam tedavi sağladığını, HIV ilacının ise AIDS’i kronik bir hastalığa dönüştürerek hastaların yaşam süresini 20-25 yıl artırabildiğini bildirdiler.

Merck Araştırma Laboratuvarı’nda Global Ruhsatlandırma İşlerinden Sorumlu Yetkili Müdür ve Aşılardan Sorumlu Tedavi Alanı Lideri olarak görev yapan Dr. Ercem Atillasoy, ABD’de FDA’dan ruhsat alan, Avrupa’da ise yakında ruhsatlandırılması beklenen kronik Hepatit C’ye karşı geliştirilen ilaçla ilgili bilgiler verdi.

”Proteaz inhibitörü” denilen ilacın, çok yönlü görev yapan protein yapının parçalanmasına engel olarak, virüs parçacıklarının gelişmesini engelleyen bir özelliğe sahip olduğunu ifade eden Atillasoy, tedavide, virüsün çoğalmasını engelleyen enzimin yok edilmesinin hedeflendiğini bildirdi.

Şimdiye kadarki Hepatit-C ilaçlarının enjekte edilen nitelikte olduğunu, bu ilacın ise ağızdan alındığını belirten Atillasoy, şu bilgileri aktardı:

”Tedavide bugüne kadar daha çok antiviral ilaçlar veriliyordu, yani Hepatit-C’ye yönelik spesifik ilaçlar yoktu. Bu ilaç ise doğrudan bu hastalığı ortadan kaldırmaya yönelik. Yeni ilaçla artık tedavide etkinlik artacak, süreç ise kısalacak. Tam bir tedaviden söz etmek mümkün. Hepatit-C’ye karşı tıpkı kanserdeki gibi kombine tedavi ön plana çıkıyor. Bu ilaç için de aynı şeyi söylemek mümkün. Yeni Devamını Oku… »

Piknikçilere kene uyarısı

Yazla birlikte virüslü kenelerin sayısında artış olduğunu belirten uzmanlar, piknikçileri ve tarlada çalışanları daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Yazla birlikte kene vakalarında artış yaşandığnı kaydeden uzmanlar, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) virüsü taşıyan kenelerin ısırıklarına en fazla, ormanlık alanlara gidenler ile tarlada çalışanlarda rastlandığını söyledi.

Hafta sonunu fırsat bilerek soluğu ormanlık alanda alan piknikçilerin kene ısırıklarına maruz kalabildiğini kaydeden uzmanlar, kene vakalarının en fazla Haziran – Eylül ayları arasında görüldüğünü, vatandaşların kene ısırıkları konusunda dikkatli olması gerektiğini dile getirdi.

Kene hastalığının hafif seyirli olabileceği gibi kanamaların ve organ yetmezliklerinin görüldüğü ağır seyir de gösterebilen bulaşıcı bir hastalık olduğunu anımsatan uzmanlar, ‘Hastaların çoğu hastalığın seyri sırasında gelişen beyin, karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer yetersizliklerinden hayatını kaybediyor.

KKKA virüsü, insanlara başlıca ‘Hyalomma’ cinsi kenelerin kan emmesi sırasında bulaşıyor. Keneler haricinde ayrıca hastalara ve salgılarına temasla, virüsü geçici olarak taşıyan hayvanların kesilmesi sırasında hayvana ait kan ve dokulara temasla da bulaşmaktadır. Hatta hastalarla aynı ortamda kalındığında özellikle kanamalı seyreden vakalardan solunumla dahi geçtiği dahiolabiliyor. Hastalık en sık tarım çalışanları, hayvancılık yapanlar, çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et ürünleri market işçileri, veterinerler ve hasta hayvan ile teması olanlar, bu hastalığın takibini yapan sağlık personeli, askerler, kamp yapanlar, deri fabrikası çalışanları, piknik alanına gidenlerde görülebiliyor.

KENE ISIRIĞINA KARŞI NELER YAPILMALI

Virüsün kenenin ağız salgısında ve mide içeriğinde bulunduğundan uzaklaştırılması sırasında salgısının bulaşmasını önleyecek ve kusturulmayacak şekillde çıkarılması geretiğini ifade eden uzmanlar, ‘Vücuttan uzaklaştırılırken ezilmemeli, başı kopartılmamalı, parçalanmamalı, ısı ve kimyasal herhangi bir madde uygulanmamalı. Bir penset veya cımbız yardımıyla sağa sola oynatılarak Devamını Oku… »

Deri hücresinden kan damarı üretilecek

ABD’den bilim adamlarının yaptığı bir bilimsel çalışma, donörlerden alınan deri hücreleriyle laboratuvar ortamında üretilmiş çeşitli boy ve ebatlarda her an ameliyatlarda kullanıma hazır kan damarlarının üretilmesinin yolunu açtı.

Bilim adamları, hasta yerine donörlerden alınan deri hücreleriyle doku uyuşmazlığı ile doku reddini engelleyici ilaçlara ihtiyaç bırakmayan, laboratuvar ortamında üretilmiş kan damarlarını, bir soğutucu içinde muhafaza edilen her an kullanıma hazır, çeşitli boy ve ebatlarda kan damarları üretilmesi hedefine ulaşmada önemli bir adım olarak değerlendiriyor.
Polonya’da laboratuvar ortamında üretilmiş kan damarları nakledilen 3 diyaliz hastasının, ameliyattan 2 ila 8 ay sonra doku reddi sorunuyla karşılaşmadan işlevlerini yerine getirdikleri, American Heart Association adlı tıp kuruluşu için dün görüntülü ve sesli internet ortamında yapılan bir bilimsel sunumla gösterildi.
Bilimsel çalışmayı yöneten ABD’nin San Francisco kentindeki Cytograft Tissue Engineering Inc adlı hücreden doku üretimi mühendisliği şirketinin şefi Todd McAllister, yaptığı açıklamada, “Kan damarlarının, donörden alınan numune hücrelerle üretimi, maliyeti büyük ölçülerde azaltarak 6 ila 10 bin dolara indirdi” diye konuştu.
McAllister dünyada bu teknolojiden istifade edecek yüz binlerce hastanın bulunduğuna işaret etti.
Daha önce de hastaların kendi derilerinden alınan hücrelerle laboratuvar ortamında kan damarları üretilebiliyordu. Ancak bu yöntem çok fazla zaman ve para kaybına neden olması nedeniyle kullanışlı olmaktan çok uzaktı.
Kök hücresi kullanılmadığı için hiçbir ahlaki soruna da yol açmayacak bu teknoloji, kan damarları zarar görmüş diyabetli hastalar, uzuvları zarar gören askerler, by pass ameliyatı geçirenler ve diğer gruptaki hastaların tedavisinde kullanılabilecek.
Devamını Oku… »

Tarçın, diyabet için yeni bir umut

Araştırmalar, şeker hastalığının günümüzde sıklığı giderek artan ve ciddi bir halk sağlığı problemi olduğunu gösteriyor.


Ülkemizde her 9 kişiden biri şeker hastası. Amerikan Hastanesi Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Sinan Tanyolaç, besin maddeleri arasında şeker hastalığının gelişimini geciktirdiğine inanılan maddelerin başında tarçının geldiğini söyledi. Tanyolaç, “Tarçının en çarpıcı yararı kan şekerini kontrol edebilmesidir. Örneğin günde yarım çay kaşığı tarçının şeker hastalarında kan şekerini anlamlı olarak düşürdüğü, trigliserid ve kötü kolesterol (LDL-kolesterol) düzeylerinde azalmaya yol açtığı gösterilmiştir.” dedi. Dr. Tanyolaç, beslenme alışkanlığında herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, düzenli egzersiz olmadan tarçının yararlı etkilerinin görülmesinin beklenemeyeceğine dikkat çekti.

“Tarçın şeker metabolizmasını yaklaşık 20 kat kadar hızlandırmaktadır. Bu etki kan şekerinde düşmeye yol açmaktadır.” diyen Tanyolaç, ” Tarçının kimyasal yapısı ‘insülin’ denilen kan şekerini düzenleyen hormona yapısal olarak benzerliği nedeniyle insülin hormonu gibi davranmaktadır.” şeklinde konuştu. Tanyolaç, “Tarçın, mide boşalma zamanını uzatması nedeniyle ani şeker yükselmelerini önlemekte ve insülin hormonunun daha etkili bir şekilde çalışmasını sağlamaktadır.” dedi.

 

Televizyon kilo yapıyor

20 yıl boyunca 120 bin kişinin beslenme alışkanlıklarını inceleyen bilim adamları ilginç sonuçlara ulaştı
Beslenme alışkanlığı ve hayat tarzındaki küçük değişikliklerin, uzun vadede kiloyu etkilediği belirlendi. ABD’nin Harvard Üniversitesi’nden bilimadamları, 20 yıl boyunca ve 4 yıllık dönemler halinde 3 gruba ayırdıkları sağlıklı, normal kilodaki 120 bin kadın ve erkeğin beslenme alışkanlıklarını ve nasıl yaşadıklarını izledi. Araştırmanın 4. yılında katılımcıların çoğunun ortalama 1,52 kilo aldığı görülürken, 20 yıl sonunda alınan kilonun ortalama 7,62 olduğu tespit edildi.En çok kilo alanların, günlük patates kızartması, cips, nişastalı ürünler, şekerli içecekler, et ve şarküteri ürünlerinin tüketimini artıranlar olduğu görüldü. Bununla beraber günlük sebze, tahıl, meyve, ceviz ve yoğurt tüketimini artıranlarınsa kilo verdiği belirlendi.
Bilimadamları, gece 6-8 saat uyuyanların, 6 saatten az ve 8 saatten fazla uyuyanlara göre daha az kilo aldığını,fiziksel aktivite veya televizyon karşısında geçirilen zamandaki değişiklilerin de yıllar içinde kilo alımını etkilediğini vurguladı. “New England Journal of Medicine” dergisinde kilo alımını önlemek için en etkili yöntemin, kalori hesabı yapmak yerine daha az şekerli içecekler, şekerlemeler, patates gibi nişastalı besinler, beyaz ekmek, beyaz pirinç gibi rafine tahıl ürünlerinin daha az; sebze, meyve, yoğurt, ceviz gibi besinlerin daha çok tüketilmesi olabileceğine dikkat çekildi.

İstanbul Plajlarının Su Kalite Analiz Raporları

İstanbul denizlerinin su kalite analizleri yapıldı. İşte İstanbul plajlarının su kalitesi.

İstanbul’da denize girilebilecek plajların su kalitesi İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri analiz etti. İstanbul Plajlarının su kalite analizleri sonucları:

KINALIADA SU SPORLARI KLÜBÜ ÖNÜ

Toplam Koliform: 159
Fekal Koliform: 47
Fekal Streptotokok: 0

Değerlendirme sonucu: İYİ KALİTEDE SU

KINALIADA VAPUR İSKELESİ SAĞ TARAF ÖNÜ

Toplam Koliform: 80
Fekal Koliform: 17
Fekal Streptotokok: 0

Değerlendirme sonucu: İYİ KALİTEDE SU

KINALIADA VAPUR İSKELESİ SOL TARAF ÖNÜ

Toplam Koliform: 123
Fekal Koliform: 35
Devamını Oku… »

Orta yaştaki erkekler bu 10 şikâyete dikkat

Gündelik hayatta karşılaşılan basit şikâyetlerin kanser, diyabet, beyin tümörü gibi pek çok sağlık sorununun habercisi olabileceğine dikkat çekildi

 

1. KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ
Orta yaşlı erkeklerde görülen konuşma güçlüğü, beyne giden damarlarda kan pıhtılaşması ve daralmanın habercisi olabiliyor.

2. KISA VE HIZLI NEFES ALIP VERME
Hızlı soluma ihtiyacı, kalp kaslarına yeterli oksijenin gitmediğini ve yaklaşan kalp krizi riskini haber veriyor.

3. KARNIN ALT BÖLGESİNDE KRONİK AĞRILAR
Böbrek taşının veya böbreklerde meydana gelen tümörün habercisi olabiliyor.

4. TUVALETTE UZUN ZAMAN HARCAMA VE İDRAR KANAMASI
Böbrekte meydana gelen taş veya tümörün belirtisi olabileceği gibi, mesane kanserinin de habercisi olabiliyor.

5. CİNSEL İSTEĞİN AZALMASI
Cinsel isteksizlik veya sertleşme sorunu, kardiyolojik bir sorun olabileceğine ve 2 ila 5 yıl içinde kalp krizi geçirilebileceğine işaret ediyor.

6. KRONİK YORGUNLUK
Gün içinde kendini gösteren erken uyuma isteği ve enerji bitimi, uyku apnesinin habercisi. Uyku apnesi ani kalp krizlerine, beyin kanamalarına ve inmelere neden olabiliyor.

7. GERGİN HİSSETME
Özellikle 40 yaş üstü erkeklerde görülen kendini gergin hissetme, mutlu olamama durumu, yaklaşan depresyonun habercisi olabiliyor.

8. İDRARA SIK ÇIKMA
Tip 2 diyabet veya prostat bezinde meydana gelen büyümenin habercisi olabiliyor. Dikkate alınmadığı takdirde prostat kanserine kadar varabiliyor.

9. CİLTTE SARARMA
Hepatit, pankreas kanseri ve safra kesesindeki taşın veya tümörün habercisi olabiliyor.

10. YÜZDE DEFORMASYON VE LEKELER
Yüzde meydana gelen alışılmadık lekeler veya kızarıklıklar cilt kanseri, mantar gibi hastalıkların habercisi olabiliyor.

 

Mardin Park Hastanesi’nde Ücretsiz Şeker ve Tansiyon Ölçümü Kampanyası

Mardin Park Hastanesi’nde tansiyon ve şeker hastalığına dikkat çekmek için ücretsiz şeker ve tansiyon ölçümü kampanyası başlatıldı.

Özel Mardin Park Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Abdurrahim Bedir, yüksek tansiyon ve şeker gibi bölgede yüksek oranlarda görülen kronik metabolik hastalıklarla ilgili farkındalığı arttırmak ve vatandaşların bu konuda dikkatini çekerek sağlıklarına dönük erken teşhis için ücretsiz şeker ve tansiyon ölçümü kampanyası başlattıklarını söyledi.

Gelen hastalara hemşire eşliğinde ücretsiz şeker ve tansiyon ölçümü yaptıklarını belirten Bedir, “İnsanlarda sıklıkla görülen şeker, tansiyon rahatsızlığına bağlı diğer hastalıkların tedavisinde erken teşhisin önemine vurgu yapmak istiyoruz. Bu kapsamda belirli zaman aralıklarında ölçüm yaptırılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi

 

Çocuklar için en sağlıklı atıştırmalıklar

Çocuklarınız için sağlıklı atıştırmalıklar hazırlamak çok fazla zamanınızı almaz. Hızlı bir şekilde kısa zamanda çocuklarınız için sağlıklı atıştırmalıklar hazırlamak ister misiniz?

Mayo Clinic’te yer alan habere göre, bir şeyler atıştırma birçok çocuk için eğlencelidir. Besleyici atıştırmalıklar, çocuklara enerji ve önemli besinleri sağlamasının yanında çocuğunuzun gün boyunca açlığını bastırmasına yardım edebilir. Peki çocuğunuz için nasıl sağlıklı atıştırmalıklar hazırlarsınız?

1. Abur cuburu evden uzak tutun: Eğer eve abur cubur almazsanız, çocuğunuz da şekerli, çikolatalı yiyecekler ya da cipsler için yaygara yapmaz. Kendiniz evde hazırlayacağınız sağlıklı atıştırmalıklar ile güzel bir menü oluşturabilirsiniz.

2. Tahıllı yiyeceklere yönelin: Tam tahıllı krakerler, bol lifli ve tam tahıllı gevrekler gibi tahıllı yiyecekler çocuğunuza enerji sağlar.

3. Karıştırın ve uyum sağlayın: Küçük havuçları ya da diğer çiğ sebzeleri humus ya da yağsız salata sosuyla karıştırabilirsiniz. Yağsız yoğurdun için taze meyveler atabilirsiniz.

4. Menüyü genişletin: Ananas, kızılcık, kırmızı veya sarı biber, mango ya da kavrulmuş soya fıstığı gibi sıra dışı gıdalarla atıştırmalıklarınızı çeşitlendirin.

5. Kahvaltıyı deneyin: Yağda pişirilmiş yumurta ya da tam tahıllı tost gibi kahvaltılık yiyecekleri sağlıklı atıştırmalıklar olarak çocuklarınıza verebilirsiniz.

6. Atıştırmalıkları tatlandırın: Çocuklar için hazırlanan sağlıklı atıştırmalıkların lezzetsiz olması gerekmiyor. Çocuğunuzun ağız tadını yerine getirmek için puding, donmuş yoğurt ya da meyveler verebilirsiniz. Süt, yoğurt ve taze meyvelerle içecekler hazırlayabilirsiniz.

7. Eğlence katın: Peynir ya da tam tahıllı ekmek dilimlerini kurabiye kalıplarıyla keserek değişik şekiller yapabilirsiniz. Meyve kebabı Devamını Oku… »

Diyabetin maliyeti 13 milyar TL

Bu rakamın yüzde 84′ünü, diyabetin etkin tedavi edilememesi nedeniyle ortaya çıkan komplikasyonlar ve ilgili maliyetler oluşturuyor
Diyabet hastalığı ve komplikasyonlarının sosyal güvelik sistemine maliyeti konusunda yapılan model çalışmaya göre, Türkiye’de diyabetin kamuya maliyetinin yıllık toplam 13 milyar TL olduğu bildirildi.
Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Bölümü’nden Doç. Dr. Simten Malhan tarafından, gerçek hayat verileri kullanılarak, ”Türkiye’de Tip 2 Diyabet Komplikasyonlarının Maliyeti” başlıklı çalışma yapıldı.
Çalışma, 1 Ocak–31 Aralık 2009 tarihleri arasında diyabet tedavisi gören 7 bin 95 hastanın verileri incelenerek hazırlandı.
Çalışma, Türkiye’de yaklaşık 6.5 milyon hastayı etkilediği düşünülen diyabet hastalığı ve komplikasyonlarının, Sosyal Güvenlik Kurumuna doğrudan maliyetinin yaklaşık 13 milyar TL olduğunu ortaya koydu.
Bu rakamın yüzde 84′ünü, diyabetin etkin tedavi edilememesi nedeniyle ortaya çıkan komplikasyonlar ve ilgili maliyetler oluşturuyor.
Çalışmaya göre, komplikasyonların başında kardiyovasküler komplikasyonlar geliyor.Diyabetlilerin hastalıklarına eşlik eden kardiyovasküler, böbrek, göz ve nörolojik komplikasyonların doğrudan maliyeti de araştırıldı.
Diyabet tedavisine eşlik eden komplikasyonlar arasında yer alan kardiyovasküler komplikasyonların toplam maliyetler içindeki oranının yüzde 32.6, böbrek komplikasyonlarının oranının yüzde 25, göz komplikasyonlarının oranının yüzde 6.4 ve nörolojik komplikasyonların oranının yüzde 6 olduğu tespit edildi.
Çalışmada ayrıca, diyabetin sosyal güvenlik sistemine oluşturduğu yıllık doğrudan maliyetin sadece yüzde 10.9′unu, diyabetin tedavisine yönelik ilaçların oluşturduğu ortaya çıktı.

Şeker Hastalığının Çaresi Kudret Narı mı?

Hipertansiyon Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Türk, kudret narında şekeri düzenleyen dört farklı madde tespit edildiğini söyledi.

Şeker hastalığının insanlığı tehdit eden bir hastalık olarak hızla yayıldığını belirten Nefroloji ve Hipertansiyon Uzmanı Prof. Dr.Süleymn Türk kudret narında şekeri düzenleyen dört farklı madde tespit edildiğini söyledi.

Nefroloji ve Hipertansiyon Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Türk, şeker hastası sayısının düzensiz beslenme ve fast-food kültürünün yaygınlaşması ile birlikte hızla arttığını ifade ederek, “Ülkemizde 20 yıl öncesinde 1 milyon olan şeker hastası sayısı günümüzde 5 milyona ulaştı.

Sayının hızla artacağını tahmin ediyoruz” dedi. Şeker hastalığının tedavisinin çok önemli olduğunu, aksi takdirde organlarda tahribatın kaçınılmaz olduğunu belirten Prof. Dr. Süleyman Türk, “Hastalıklara şifa doğadan.

Geleneksel Çin tıbbında çok yaygın olarak şeker hastalığının tedavisinde kullanılan kudret narından elde edilen ekstrenin şekeri düzenlediği modern tıp tarafından da kabul edildi. Bu çalışmanın sonuçları `The International Journal Chemistry & Biology` isimli dergide yayınlandı.

Kudret narından elde edilen madde vücuttaki enerji metabolizmasını düzenleyen ve şekerin hücre içine girmesini sağlayan enzim olan AMKP`yi düzenliyor. AMKP`nin aktivitesi egzersizle artıyor. K

udret narı da AMKP`nin aktivasyonunu artırarak, şekerin hücre içine girmesini sağlayarak şekeri düzenliyor. Kudret narında şekeri düzenleyen dört farklı madde tespit edildi.

 

ID:- 1359Blog Adı:- Günlük Süt
Pagerank:- N/A Çiftliğimden Süt %100 Doğal %100 Katkısız Günlük Sütünüz… çocuk ve kadın ... Çocuğunuza güvenle içirebileceğiniz katkısız doğal günlük süt. sütlaç uzun ömürlü sütlere göre tadı daha güzel olan süt. bunun piyasasına ilk olarak  süt hakimmiş fakat möö süt kutu süt satmaya başlayınca işleri daha  iyi olduğunu gördük. GÜNLÜK SÜTÜN ÖZELLİKLERİ. “Taze” sütler modern çiftliklerden toplanır. Her Sabah Özenle Sağılan İnek ve Keçilerimizin Taze Doğal Sütleri Evinize Teslim Katkısız ve doğal çiğ süt kapınıza kadar geliyor. %100 katkısız, doğal ve günlük çiğ sütü kapınıza getiriyoruz. Sütlerimizi kargo ile değil, soğutuculu dağıtım
Açıklama:- Günlük Doğal Çiftlik Sütü Evinize teslim. Samsun 'da kapınıza teslim. Kapıya teslimat taze köy sütü için bizi arayın. Alosüt hattı:0533 593 1615. Arayın çiftlikten sofranıza taze yoğurt tereyağ süt gelsin. Kategori:- çelik kasaYemek Ekleyen:- osman
Ekleme Tarihi:- December 07, 2016 11:28:58 AM Hitleri:- 0 RSS:- http://www.moosut.com/feed/ Gönderileri: süt yoğurt - blog linkleri - kasa