boş

Arşiv aramaları için konu başlığı ‘isTANBUL’

Meteoroloji’den kuvvetli yağış uyarsı!

 Yapılan son değerlendirmelere göre; Yurdun kuzeybatı kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara bölgesi ile İzmir, Manisa ve Kütahya çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülüsağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

İŞTE SAĞANAK YAĞIŞ BEKLENEN İLLER!

Yağışların; akşam saatlerine kadar Çanakkale il geneli, Balıkesir’in kuzey ve batı ilçeleri (Edremit, Ayvalık, Burhaniye, Havran, Bandırma,Erdek, Gönen), Edirne’nin güney ilçeleri (Enez, İpsala ve Keşan) ile Tekirdağ’ın Malkara ve Şarköy ilçelerinde yerel olmak üzere kuvvetli gökgürültülü sağanak yağışbeklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara (Sel, su baskını, yıldırım, heyelan, yağış anında kuvvetli rüzgar, lokal dolu yağışı) karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

SICAKLIKLAR AZALIYOR!

Hava sıcaklığının, yurdun batı kesimlerinde 2 ila 4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzeyli yönlerden, Akdeniz kıyıları ile yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve batı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette; Batı Karadeniz kıyı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden yer yer Devamını Oku… »

Taksi sahipleri ve Taksi şoförlerine İş ve Sigorta Rehberi

İlk olarak İstanbul’da 1 Kasım 2010 gününden itibaren Trafik Polisleri ile birlikte SGK’nın denetim elemanları piyasaya çıkıp, taksilerde çalışanların sigortası konusunda denetim yapacaklar. Denetimlerde sigortasız işçi-şoför olursa da plaka sahiplerini en az 2500 lira ceza bekliyor. SGK konusunda yeterli bilgi sahibi olmayan plaka sahipleri ile sürücüler için bir rehber hazırladık…

Ali bey,taksi şoförlerini SGK’lı olması konusunda problemler olduğu kanısındayım ve sektörde büyük bir kaos var. Biz taksi sahipleri ve şoförleri olarak problemleri nasıl aşacağımızı da bilmiyoruz. Bu konuda işin duayeni olarak sizden yardım ve açıklama bekliyoruz.

1. Taksi plakası sahipleri SGK başvurularını nasıl yapacaklar? (Taksi sahipleri basit usulde vergilendiriliyor muhasebe kayıtlarını da yüzde 90 oranında esnaf odaları tutuyor)

2. SGK’lı olan taksi şoförleri kıdem ve ihbar tazminatı alabilecek mi?

3. Taksi sahipleri, ilk işe başlayanları deneme süresini nasıl beyan edeceler kontrollerde bunu nasıl kanıtlayacaklar?

4. Günlük, hatta saatlik taksiye çıkan şoförler ve araçlarını şoförlere verenler ne yapacaklar?

5. SGK başvurusunda hangi evraklar istenecek? Kime ne şekilde evrak teslim edilecek?

6. Esnaf odalarının bu konuda alt yapısı olmadığı halde bu işin içinden nasıl çıkılacak?

7. Bu konudaki ceza ve yaptırımlar nelerdir?

8. Esnaf odaları tarafından hazırlanan içinde ağır yaptırımlar bulunan ticari taksi hizmet sözleşmesinde yazılanlar uygulanabilir mi? (Örneğin belirtilen renkte pantolon ve gömlek giymediği tespit edilen taksi şoförünü kuralsız, şartsız, işten çıkarma, sakal tıraşsız şoförü tespit halinde işten çıkarma sebebi sayma gibi)

9- Taksi plakalarını kiraya vermesi için bırakan taksi sahipleri ile bu araçları kiralayıp esasen kendi adına kullananlar konusu ne olacak? Taksiyi kiralayıp kullananların sigortasını plaka sahipleri mi yaptıracak? İsmi Mahfuz

Sürücüler de sigortalı olmalı

Esasen plaka sahipleri kendi araçlarını kullandıkları ve vergi mükellefi oldukları için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince eski adıyla Bağ-Kur’lu yeni adıyla da 4/B’lidirler. Taksi plakası sahipleri adına takside çalışanlar-şoförler ise yine aynı Kanun gereğince SSK’lı (4/A’lı) olmalıdırlar. Fakat, gerek vergisel anlamda gerekse de sosyal güvenlik primleri anlamında maliyetlere bakılarak sürücüler genelde sigortasız (SSK’sız) çalıştırılmaktadırlar.

Esasen bir işveren (plaka sahibi) yanında taksi kullanan şoförlerinin mutlaka sigortasının yapılması gerekir.

Sosyal Güvenlikte deneme süresi olmaz

Deneme süresi İş Kanunu’na tabi işyerlerinde işe alınan işçilere ihbar ve kıdem tazminatı ödemeden işten çıkarmak için düzenlenmiştir. Devamını Oku… »

Marmara’da deprem

Marmara Denizi’nde saat 20.57′de 5.2 büyüklüğünde bir deprem oldu.

Marmara Denizi’nde meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’de de hissedildi.

Marmara Denizi açıklarında saat 20.57′de, 8.4 kilometre derinlikte meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem, Tekirdağ’da herhangi bir yıkıntıya sebep olmadı. Valilikten yapılan açıklamada depremin bir zarara yol açmadığı belirtildi. Deprem sonrası bazı vatandaşlar tedbir amacıyla evlerinden çıkarken, telefon hatlarında fazla yüklenmeden dolayı kısa süreli sorun yaşandı.

Öte yandan 5.2 büyüklüğündeki depremden 20 dakika sonra, Marmara Denizi’nde 2.7 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.

KALAFAT: AKTİVİTE NORMAL

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Dr. Doğan Kalafat, depremin, Marmara Denizi’nin normal bir aktivitesi olduğunu söyledi.

Kalafat depremi “orta şiddette” bir deprem olarak nitelendirerek, depremin sahil kesimleri ve yakın çevresinde daha güçlü hissedildiğini ifade etti. Kalafat “Bu deprem esasında Marmara Denizi’nin normal bir aktivitesidir. İstanbul’un özellikle Silivri, Çatalca, Büyükçekmece gibi sahil kesimlerinde daha güçlü hissedildi. Merkezi, denizin ortası olması sebebiyle herhangi bir hasar veya can kaybı olmadı. Şu an için korkulacak bir durum söz konusu değildir. Vatandaşlarımıza sakin olmalarını tavsiye ederim” diye konuştu.

Meteoroloji’den yüksek sıcaklık uyarısı

Meteoroloji, hava sıcaklıklarının yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğinden ayrıca yağışların, Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Erzurum’un kuzey ilçelerinde kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı vatandaşları uyardı.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre, Doğu karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzey ve dogusu ile öğle saatlerinden sonra Bolu, Karabük, Kastamonu, Zonguldak, Bartın, Düzce, Mersin, Çankırı, Adana’nın iç kesimleri ve Ankara’nın kuzey çevreleri (Kazan, Kızılcahamam, Çamlıca ve Güdül) kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların; Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Erzurum’un kuzey ilçelerinde kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklığı kuzey ve iç kesimlerde 3 ila 5 derece artacak, Marmara’nın kuzey ve batısı ile Ege kıyılarında 2 ila 4 derece azalacak. Ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edecek.

Rüzgar genellikle kuzey ve doğu yönlerden yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, yağış alan yerlerde yağış anında yer yer kuvvetli olarak esecek.

-KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI-

Yağışların; Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Erzurum’un kuzey ilçelerinde kuvvetli olması beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı (Sel, ani su baskını, yıldırım düşmesi, vb.) vatandaşların ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.

-YÜKSEK SICAKLIK UYARISI-

Hava sıcaklıkları; yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edeceğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı vatandaşların ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.

-BAZI İLLERDE HAVA DURUMU-

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre bazı illerde hava durumu şöyle olacak:

İSTANBUL: Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu.(30)

ANKARA: Az bulutlu, öğle saatlerinde parçalı bulutlu, kuzey çevreleri (Kazan, Kızılcahamam, Çamlıdere ve Güdül) kısa Devamını Oku… »

İbrahim Akın : Şike caiz midir hocam?

Fenerbahçe’ye gol atmaması için kendisine 100 bin dolar teklif edilen futbolcu bir din adamına telefon açıp, “Hocam 100 bin dolar veriyorlar. Kabul edeyim mi” diye sormuş.

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın da gözaltına alındığı şike operasyonundan ilginç bir detayı Hürriyet gazetesi sayfalarına taşıdı. Habere göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu futbolcu İbrahim Akın’a, Aziz Yıldırım’ın isteğiyle 100 bin dolar teklif edildi.  Şike parasını bir poşet içinde teslim alam Akın, “Bu parayı kabul etmemin dinen bir zararı var mı” diye bir hocaya sordu.

İŞTE SORGUDAKİ O BÖLÜM:

İbrahim Akın akıl danıştığı kişiye, “Hocam bir şey sormam lazım. Şimdi hafta sonu Fener’le maçımız var ya, demişler ki İbo gol atmasın; 100 bin dolar para verelim…” diyerek şike yapıp para almasının sakıncalı olup olmadığı konusunda görüş istedi.

‘DOLAR DEĞİL EURO OLSUN’

Görüşme yaptığı kişinin sakınca olmadığını söylemesi üzerine İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı’yı arayarak teklifi kabul ettiğini ancak 100 bin dolar değil 100 bin Euro’dan aşağı kabul etmeyeceğini söylediği belirlendi. Aziz Yıldırım ve diğer şahısların Ahmet Çelebi’ye İbrahim Akın ile görüşülmesi ve şike karşılığında para teklif edilmesi yönünde talimat verdikleri, Ahmet Çelebi’nin Yusuf Turanlı aracılığı ile bu teklifi İbrahim Akın’a ilettiği ve şike konusunda mutabakat sağlandığı polis fezlekesine yansıdı.

Fenerbahçe’ye korkunç fatura!

Fenerbahçe prestijin yanı sıra yayından 28.4 milyon, başarı puanından 21 milyon, 1.’likten 15 milyon TL kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Ayrıca Devler Ligi’ne katılamazsa en az 15 milyon uçacak. Bank Asya’da sınır 3 olduğu için 8 yabancı da yollanacak.

İSTANBUL – Şike soruşturması kapsamında başkanı, asbaşkanı, muhasebe müdürü, oyuncuları gözaltına alınan F.Bahçe’de herkesin merak ettiği soru ‘şimdi ne olacak?’ Sarı-lacivertli futbolcular mümkün mertebe kendilerini bu gelişmelerden uzak tutup yeni sezon için hazırlıklarını sürdürürken, hem takımın, hem teknik heyetin, hem taraftarların hem de tüm camiada akıllar soruşturmada.

Hemen hemen herkes “18. şampiyonluk alınacak mı?”, “Takım küme düşürülecek mi?”, “Puanlar silinecek mi?”, “Şampiyonlar Ligi‘nde oynanabilecek mi?” sorularına yanıt bekliyor.

Soruşturma tamamlandığında ve en kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda hapis cezalarının çıkabileceği ifade edilirken en kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda F.Bahçe kulübü hem maddi hem de manevi olarak ağır bir darbe alacak. Buna göre küme düşmesi halinde sarı-lacivertlileri şu tehlikeler bekliyor:

1- Yayın geliri  Devamını Oku… »

2011 – 2012 Anaokulları Fiyatları

2011-2012 eğitim öğretim döneminin İstanbul için özel anakulu fiyatları ve kayıt ücretleri belli oldu. Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına daha zaman olmasına karşın ilk defa okullu olacak ana okulu öğrencileri için kayıt fiyatları açıklandı. Ancak dikkat çeken bir şey var ki o da bir öğrencinin kayıt parası neredeyse araba parasına denk gelmekte. Özel Eğitim Kurumları’nın açıklamış..

2011-2012 eğitim öğretim döneminin İstanbul için özel anakulu fiyatları ve kayıt ücretleri belli oldu.

Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına daha zaman olmasına karşın ilk defa okullu olacak ana okulu öğrencileri için kayıt fiyatları açıklandı. Ancak dikkat çeken bir şey var ki o da bir öğrencinin kayıt parası neredeyse araba parasına denk gelmekte.

Özel Eğitim Kurumları’nın açıklamış olduğu yönetmeliğe uygun olarak hazırlandığı belirtilen ücretlerde enflasyon oranının göz ardı edildiği belirtildi.Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetimi bu yıl ilk kez zamoranlarının enflasyonu aşmaması yönünde karar almayınca, okullar da kendileri inisiyatif kullandı. TED Ankara Koleji’nde anasınıfı öğrenim ücreti 3 bin TL zamla 35 bin TL’ye kadar çıktı.

2011-2012 EĞİTİM DÖNEMİ ÖZEL OKULLARIN ÜCRETLERİ KAÇ PARA?
DOĞA KOLEJİ:
19 bin 250 TL
Öğrenim ücretlerine sınıfa göre yüzde 4.1 ile yüzde 10 arasında zam yapıldı. Okul ücreti 19 bin 250 TL olarak açıklandı. Erken kayıtta 18 bin TL’ye, nakit ödemede ise 16 bin 560 TL’ye iniyor. İlköğretim 1-8. sınıf öğrenim ücreti ise 20 bin 250 ile 21 bin 250 TL arasında değişiyor. En yüksek artış yüzde 10 ile Acarkent IB’de (Uluslararası Bakolarya) görülüyor. 18 bin 640 TL olan ücret bu yıl 20 bin 500 TL’ye çıktı. Lise eğitimi ise bin TL zamla 19 bin 500’e çıktı. İlköğretimde yemek ücrete dahil, lisede ise üzerine 2 bin 750 TL ile 3 bin 250 TL daha ekleniyor. Ankara, Denizli, Bursa’daki Doğa Kolejleri’nde ise fiyatlar 9 bin 250 TL ile 14 bin TL Devamını Oku… »

Yeni taksi plakaları mı dağıtılıyor?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ”yeni taksi plakası” dağıtılması konusunda belediyenin herhangi bir çalışmasının bulunmadığını bildirdi…

Belediyeden yapılan açıklamada, bir gazetede yayımlanan ”Karşının taksisi karşıda gezemeyecek” başlıklı haberde yer alan ”8 bin yeni taksi plakası verileceği” bilgisinin gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı olarak taksi ve taksici esnafının lehine olacak çok sayıda proje yürütüldüğü vurgulanan açıklamada, şöyle denildi:

”Taksi duraklarının yenilenmesi, çağrı merkezinin kurulması, vatandaşın katılımıyla yeni taksi modelinin belirlenmesi gibi proje çalışmaları yürütülmektedir. Bu çalışmalar gerek vatandaşların katılımı ve gerekse taksici esnafının kayıtlı olduğu oda ve derneklerle koordine edilmektedir. Bütün çalışmalar sürecinde ‘yeni taksi plakası’ dağıtılması hiçbir zaman gündeme gelmemiş ve görüşülmemiştir. Devamını Oku… »

İstanbul’a 4 yeni metro hattı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul’un 4 yeni metro hattına kavuşacağını açıkladı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul’da metro taşımacılığına ilişkin 4 hat üzerinde çalışmaları olduğunu hatırlatarak, bunların en önemlilerinden birinin Ümraniye üzerinden Çekmeköy’e kadar gidecek olan Üsküdar-Çekmeköy hattı olduğunu söyledi.
Bu hattın çok önemli olduğunu ve çok yolcu talebinin bulunduğunu dile getiren Topbaş, hattın Tepeüstü’ne kadar olan bölümü için ihaleye çıkıldığını ancak şu anda tamamını yenileyerek uluslararası ölçekte bir ihaleye çıkılacağını ve hattın 38 ayda tamamlanacağını kaydetti.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 16-21 Haziran tarihleri arasında Washington, Baltimore ve New York’ta yapacağı ziyaretler için ABD’ye gitti. Topbaş, THY’nin tarifeli uçağıyla İstanbul’dan Washington’a hareketinden önce yaptığı açıklamada, ABD’deki ziyaretleri çerçevesinde önce Baltimore’da ABD Belediye Başkanları Birliği’nin yıllık Konferansına katılacağını belirtti.
4 YENİ METRO HATTI
İstanbul’a bunun dışında metro hattının daha planlandığını ifade eden Topbaş, bunlardan birinin Kabataş’tan başlayıp Beşiktaş üzerinden Çağlayan’ı da içine alıp, Kağıthane, Alibeyköy, Gaziosmanpaşa, Tekstilkent ve Mahmutbey’e kadar gidecek olan 24 kilometrelik bir hat olduğunu bildirdi. Topbaş, yap işlet olarak yapılacak hattın, takriben 700 bin yolcu kapasiteli olacağının öngörüldüğünü söyledi.
Diğer bir hattın da Ulaştırma Bakanlığı ile mutabakata varılarak, anlaşılması durumunda Bakanlık tarafından üstenilecek olan Bağcılar Kirazlı’dan başlayıp ve Bakırköy İDO iskelesine kadar yapılacak olan 9 kilometrelik bir hat olduğunu ifade eden Topbaş, bir başka Devamını Oku… »

100 milyon olamayacağız.

Türkiye nüfusunun, nüfus artış hızı, kaba doğum hızı ve ölen kişi sayısındaki seyir dikkate alındığında 100 milyona ulaşması pek mümkün görünmüyor.

Türkiye’de nüfus artış hızı 1990-2008 döneminde sürekli azalış gösterdi ve binde 17′den binde 11,7′ye kadar geriledi.

Nüfus artış hızı 2008 yılında ise binde 13,4′e yükseldi, ancak bu yükseliş devamlılık göstermedi ve 2009′dan itibaren nüfus artış hızı yine düşüş trendine girdi.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) projeksiyona göre, 2011 yılı itibariyle binde 12,8 olarak hesaplanan nüfusa artış hızı, 2019′a gelindiğinde ilk kez binde 10′un altına düşecek. 2019′da Türkiye nüfusu binde 9,9′luk artış hızıyla 80 milyon 983 bin kişiye ulaşacak. Nüfus artış hızı 2025 yılına gelindiğinde binde 7,7′ye gerileyecek. Bu tarihte Türkiye nüfusu 85 milyon 407 bin olacak.

TÜİK’in 2011-2025 nüfus artış hızı projeksiyonlarını baz alarak geleceğe yönelik yapılan tahminlere göre, nüfus artış hızı 2033 yılına gelindiğinde binde 4,8′e, 2046 yılına gelindiğinde de binde 0,1′e gerileyecek ve 2046′ta Türkiye nüfusu 92 milyon 276 bin kişi olacak.
Benzer eğilim devam ederse, 2046′dan sonra ise nüfus artış hızı sıfırın altına düşecek ve nüfus azalmaya başlayacak. Nüfus artış hızı 2055′te binde eksi 3,2′ye, 2060 yılında ise binde eksi 5′e gerileyecek. 2060 yılında Türkiye nüfusu neredeyse 30 yıl önceki seviyesine dönecek ve 88 milyon 870 bin kişi olacak.

KADIN BAŞINA ÇOCUK SAYISI

TÜİK rakamlarına göre, 1990 yılında 2,93 olan toplam doğurganlık hızı (kadın başına çocuk sayısı) giderek azalıyor. Söz konusu rakam 1998′de 2,46′ya, 2000′de 2,38′e, 2010′da 2,11′e indi. Kadın başına çocuk sayısı, bu yıl ilk kez, nüfusun kendini yenilemesi için gerekli olan 2,1 çocuk sayısının altına ineceği ve 2,09 çocuk olacağı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre, bu önemli bir eşik değer. Kadın başına çocuk sayısının 2,1′in altına inmesi, nüfusun belli bir zaman sonra (30-40 yıl) durağanlaşmaya, ardından azalmaya başlaması anlamına geliyor. TÜİK tahminlere göre, bu rakam 2022′de 2′ye, 2025′de ise 1,97′ye düşecek.

KABA DOĞUM HIZI AZALIYOR, ÖLÜMLER ARTIYOR

Nüfusun gelecekte ne kadar olacağına dair önemli hesaplama kriterlerden biri olan kaba doğum hızı da giderek azalıyor. 1990 yılında binde 24,1 olan kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20′ye, 2011 yılında ise binde 17,3′e geriledi.

TÜİK tahminlerine göre söz konusu rakam, 2018′de binde 15,8′e, 2023 yılında binde 14,8′e ve 2025 yılında da binde 14,4′e düşecek. Kaba doğum hızındaki bu seyir 35 yılda neredeyse binde 10 puanlık bir azalışa tekabül edecek. Ölen kişi sayısı da her yıl artıyor. 1990 yılında 392 bin kişi olan ölüm sayısı, 2010 yılında 459 bine çıktı. Ölen kişi sayısının 2016 yılında 500 binin, 2025 yılında da 600 binin üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.

TÜİK verilerini ileriye yürüterek yapılan projeksiyona göre, 2011-2060 döneminde ülkenin yıl ortası nüfusu ve nüfus artış hızı şöyle;

Yıl - Nufüs(Bin) - Artış Hızı(Binde)

2011 – 73950 12,80
2012 – 74885 12,50
2013 - 75881 11,80
2014 - 76707 11,70
2015 - 77601 11,40
2016 - 78478 11,10
2017 - 79337 10,80
2018 - 80173 10,20
2019 - 80983 9,90
2020 - 81778 9,70
2030 - 88266 5,9
2040 - 91746 2,2
2045 - 92271 0,4
2046 - 92276 0,1
2047 - 92247 -0,3
2048 - 92184 -0,7
2049 - 92088 -1,0
2050 - 91959 -1,4

İstanbul´un zam şampiyonu patates!

İstanbul’da geçen ay fiyatı en fazla artan ürünler patates ve soğan oldu!

İstanbul Ticaret Odası (İTO), mayıs ayı ve yıllık bazda İstanbul’da perakende fiyatları bazında en fazla artan ve azalan maddeleri, fiyat ve artış oranlarıyla birlikte açıkladı.

2011 Mayıs ayında İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksine 66 maddenin fiyatında artış görüldü. Gıda harcamaları yaş, kuru sebze ve meyve grubunda yer alan patatesin ihraç edilmesi ve yeni hasadın henüz toplanmaması nedeniyle mayıs ayında yüzde 39,55 oranı ile fiyatı en fazla artan madde oldu. Patatesi yine gıda harcamaları grubunda yer alan yüzde 21,11 ile balık, yüzde 17,77 ile soğan, yüzde 8,24 ile muz izledi.

2011 Mayıs ayında kayısı yüzde 76,59 oran ile yıllık bazda fiyatı en fazla artış gösteren madde olurken, fiyatları bir önceki yıla göre en fazla artan diğer maddeler ise yüzde 60,84 ile erik, yüzde 51,63 ile basma kumaş, yüzde 50,84 ile poplin kumaş oldu.

AYLIK AZALIŞ
Mayıs ayında indekste 36 maddenin fiyatında azalış izlendi. Söz konusu ayda yaş, kuru sebze ve meyve indeksinde yer alan ve Devamını Oku… »

Münevver Karabulut Cinayetinde Testereyi Alan Belli Değil

İstanbul’da işlenen Münevver Karabulut cinayetine ilişkin davaya dün devam edildi.

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Cem Garipoğlu ile tutuksuz sanıklar Habib Kurt, Mehmet Karakayalı, Ahmet Batur ile anne Tülay Makbule , amca Hayyam ve baba Mehmet Nida Garipoğlu katıldı. Cem’in ağabeyi Levent Garipoğlu da ilk kez izleyici olarak geldi. Mahkeme Başkanlığı’nı ilk kez kadın hakim Seval Yıldırım üstlendi. Mahkemenin geçen celsede ‘Testereyi alanın Cem olup olmadığının araştırılması talebine Adli Tıp’tan yanıt geldi. Yazıda testereyi alanın belli olmadığı kaydedildi. Karabulut Ailesi’nin avukatı ‘Baba Garipoğlu’na ait kıyafetlerdeki kan lekelerinin silme, sıçrama veya dokunmayla olup olamayacağını çıplak gözle incelenmesini istedi. Cem soru üzerine ‘Bu aşamada diyeceğim bir şey yok’ yanıtı verdi. Mahkeme Adli Tıp’tan Garipoğlu’na ait içlikte bulunan kan lekelerinin nasım oluştuğuna ilişkin rapor istedi.

 

2011 – 2012 Anaokulları Fiyatları

2011-2012 eğitim öğretim döneminin İstanbul için özel anakulu fiyatları ve kayıt ücretleri belli oldu. Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına daha zaman olmasına karşın ilk defa okullu olacak ana okulu öğrencileri için kayıt fiyatları açıklandı. Ancak dikkat çeken bir şey var ki o da bir öğrencinin kayıt parası neredeyse araba parasına denk gelmekte. Özel Eğitim Kurumları’nın açıklamış..

2011-2012 eğitim öğretim döneminin İstanbul için özel anakulu fiyatları ve kayıt ücretleri belli oldu.

Yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına daha zaman olmasına karşın ilk defa okullu olacak ana okulu öğrencileri için kayıt fiyatları açıklandı. Ancak dikkat çeken bir şey var ki o da bir öğrencinin kayıt parası neredeyse araba parasına denk gelmekte.

Özel Eğitim Kurumları’nın açıklamış olduğu yönetmeliğe uygun olarak hazırlandığı belirtilen ücretlerde enflasyon oranının göz ardı edildiği belirtildi.Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetimi bu yıl ilk kez zamoranlarının enflasyonu aşmaması yönünde karar almayınca, okullar da kendileri inisiyatif kullandı. TED Ankara Koleji’nde anasınıfı öğrenim ücreti 3 bin TL zamla 35 bin TL’ye kadar çıktı.

2011-2012 EĞİTİM DÖNEMİ ÖZEL OKULLARIN ÜCRETLERİ KAÇ PARA?
DOĞA KOLEJİ:
19 bin 250 TL
Öğrenim ücretlerine sınıfa göre yüzde 4.1 ile yüzde 10 arasında zam yapıldı. Okul ücreti 19 bin 250 TL olarak açıklandı. Erken kayıtta 18 bin TL’ye, nakit ödemede ise 16 bin 560 TL’ye iniyor. İlköğretim 1-8. sınıf öğrenim ücreti ise 20 bin 250 ile 21 bin 250 TL arasında Devamını Oku… »

İşsizlikle mücadelede yeni bir trend: İstihdam Fuarı Esenler’de

İstanbul’da ilk kez Esenler’de gerçekleştirilen ve işsiz ile patronu buluşturan ‘istihdam fuarı’, işsizlikle mücadelede yeni bir trend.

Yüzlerce kadın ve erkek gözlerindeki endişeli ifadeyi gizlemeye çalışarak, dev kapının aralığından geniş hole süzülüyor. Kimi askerden yeni dönmüş, kimi liseyi yeni bitirmiş, kimi yıllardır iş aramaktan bunalmış, kimi ise ev bütçesine katkıda bulunmak için 40’ından sonra iş aramaya başlamış bu insanlar, Türkiye’nin işsizleri… Tek amaçları var: Holün her köşesine dağılmış onlarca şirketin işe almak için aradığı şartlara sahip o ‘şanslı’ eleman olabilmek.

Esenler Belediyesi, İŞKUR, İstanbul Ticaret Odası ve Tekstilkent yönetiminin ortaklaşa organize ettiği 2011 İstanbul İnsan Kaynakları ve İstihdam Fuarı’ndayız. Kısa adı İSİİF’11 olan fuar, Türkiye ekonomisinin kalbi olmasına karşın yüzde 14,3’lük işsizlik oranı ile 700 bine yakın işsize ev sahipliği yapan İstanbul için bir ilk.

118 şirket stand açtı
23-25 Mayıs tarihleri arasında Esenler’deki Tekstilkent hizmet binalarında yapılan fuarı 2 günde 3 bin işsiz ziyaret etti. Fuar, şimdilik yalnızca Esenler’de yaşayan işsizlere iş bulmayı vaat etse de, önümüzdeki dönemde İstanbul’un birçok belediyesinde bu tarz etkinliklerin yapılacağını kestirmek zor değil. Çünkü son yıllarda dünya çapında sayıları giderek artan ‘istihdam fuarları’, artık Türkiye’de de işsizlerin umudu olmaya başladı.

Son 1 yılda Kocaeli, Eskişehir ve Antalya’da küçük çaplı organizasyonlarla hayata geçirilen istihdam fuarları, bir değil yüzlerce iş kapısını işsiz yığınların ayağına getiriyor. Tabii diğer taraftan bu tür fuarlar her kademede işine yarayacak eleman arayan şirketler için de bulunmaz bir ‘çalışan havuzu’ yaratıyor. Bu yüzden İstanbul’daki ilk istihdam fuarı tıklım tıklım. Neredeyse her sektörden 118 şirketin stand açtığı fuara gençlerin ilgisi büyük.

Liseden yeni mezun olmuş ya da üniversiteyi yeni bitirmiş ‘taze’ işsizler, tek tek tüm standları gezerek ‘CV’ dolduruyor, şirketlerin nasıl elemanlar aradığını öğrenmeye çalışıyorlar. Matematik bölümü mezunu 26 yaşındaki Serkan Kulaksız, bankacılık sektöründe iş aradığını söylüyor. Ancak fuara katılan bankaların daha çok güvenlik elemanı ya da ofisboy aradığından yakınıyor Serkan. “Askerden yeni döndüm, iş bakıyorum. Bu fuar fikri çok iyi. Bizim de iş ararken işimizi kolaylaştırıyor” diyen Serkan’ın bir de talebi var: Devamını Oku… »

Kilci: Her yıl bin 500 denetim uzmanı alacağız

Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Kilci, Torba Yasa olarak adlandırılan 6111 sayılı kanun çerçevesinde kamu alacaklarının yapılandırılması fırsatının iyi değerlendirilmesini istedi. Denetim kapasitesini artıracaklarını ifade eden Kilci, “Her yıl bin 500 tane inceleme elemanı alacağız. Gelir uzmanı alıyoruz. İstanbul için 2 bin tane gelir uzmanı aldık. Gelir uzmanı diğer iller içinde alacağız. Önümüzdeki 2-3 yılda her yıl bin 500 vergi denetmeni alacağız.” dedi.

Kayseri Genç Sanayici ve İşadamları Derneği(GESİAD)’nin düzenlediği ‘İş Dünyası 2023 Vizyonu’ konulu konferansa Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Kilci, yaptığı konuşmada, kamu kurumlarının da özel sektör gibi kendilerine 2023 hedefini koyduklarını ve vizyonlarını bu şekilde belirlediklerini anlattı. Kilci, 2023 vizyonu denildiğinde kalkınma sürecini tamamlamış, dünya ekonomisiyle entegre olmuş ve büyümüş bir ekonomiden bahsedildiğini söyledi. Bu anlamda bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün 2023 vizyonuna göre hazırlanması, hedef belirlemesi, bundan sonraki iş ve işlemlerinde böyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Mehmet Kilci, 2023 vizyonuna baktıklarında da vergi yükünün azaldığı, bükçe açıklarının indiği ve kayıt dışı ekonominin bittiği ekonomi olarak gördüklerini ifade etti. Bu konuda da ilk adımı 6009 sayılı çıkarılan kanunu gösteren Kilci, şöyle devam etti: “Maliye Bakanlığı olarak iş adamlarını ilgilendiren en önemli hadise vergi incelemeleridir. Vergi incelemeleriyle ilgili kanun getirildi. İncelemeye süre getirdik. İnceleme süresini tamamladık ve sirküler ile tebliğiler aleyhine rapor yazılamayacağını ortaya koyduk. Rapor değerlendirme komisyonunu ortaya koyduk. Bu vizyon değişikliği için önemlidir.”

Torba Yasa’yla ilgili olarak da bilgiler veren Mehmet Kilci, vergi mükelleflerini matrah konuşunda uyardı ve şu bilgileri verdi: “Bu kanun çıktığı andan itibaren hiçbir mükellefi matrah artışında zorlamayacağız. ‘İnceleyeceğiz’ diye de ifade de bulunmayacağız. Gerçekten matrah artışında vergisel anlamda sorununuz varsa değerlendirin. Her yıl bin 500 tane inceleme elemanı alacağız. Gelir uzmanı alıyoruz. İstanbul için 2 bin tane gelir uzmanı aldık. Gelir uzmanı diğer iller içinde alacağız. Önümüzdeki 2-3 yılda için her yıl bin 500 vergi denetmeni alacağız. Denetim kapasitemiz artacak. Asıl denetim kapasitemizi artıran yine bu risk analiz merkezinden çıkan sonuçlar. Kanunlar çıktığından dolayı taşraya gönderemediğimiz incelemeler var. Kanunların bitmesini istiyoruz. Kanundan yararlananlar muaf tutulacak. Bir mükellefin vergi ile ilgili sorunu olup olmadığını inceleme sonucunda anlarız. Risk unsurunun çıkması vergi kaçırdığı anlamına gelmez. Fakat mükellef kendisini en iyi şekilde bilir. Tavsiyemiz vergisel anlamda bir sorun varsa başvurun. Denetim kapasitemizi artırdık. Geçmiş tarihli incelemeden kurtulmak istiyoruz. Amacımız gelecek adına mükellefe yol gösterme adına çalışmak istiyoruz. Borçlu mükelleflerin yeterli gayret göstermesini istiyoruz. Kanun yararlanmalıyız.”

“İŞ DÜNYASI KENDİSİNE BİR VİZYON BELİRLEMELİ”

RIXOS Grup Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, iş dünyasının kendisine bir vizyon belirlemesi gerektiğini ve Türkiye’nin bölgesinde lider ülke konumuna geldiğini ifade etti. Kendilerinin grup olarak işlerinin yüzde 80′lik bölümünün yurt dışında olduğunu Devamını Oku… »

Başbakan Ankara için projelerini açıkladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Projelerini açıkladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Ankara, bugün sadece Türkiye’nin başşehri değil, dünyanın takip ettiği, izlediği, acaba ne diyecek diyerek merakla takip ettiği, gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir başşehir, bir Başkent oldu” dedi.

Erdoğan, Ankara Ticaret Odasında (ATO) Ankara Proje Tanıtım Toplantısındaki konuşmasında, ”Başkent Ankara için çok büyük bir heyecanı paylaştığımız bu tarihi günde, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum” dedi.

Açıklayacağı projelerin, Ankara için, Türkiye için hayırlı olmasını dileyen Başbakan Erdoğan, şu ana kadar İstanbul için iki büyük proje açıkladıklarını bunlardan birinin ”Kanal İstanbul Projesi”, diğerinin de İstanbul için ”2 Şehir Projesi” olduğunu anımsattı.

12 Haziran seçimlerinin ardından, bu projelerin plan, etüd çalışmalarını en ince teferruatına kadar başlatacaklarını anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

Devamını Oku… »

BİR ZAMANLAR TÜRKİYE

 

adana

adana

Adıyaman

Adıyaman

Afyon

Devamını Oku… »

Kanal İstanbul

‘Kanal İstanbul’un içinden geçmeyecek’

Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Görgülü, “Çılgın Proje’nin Terkos’un ve Büyükçekmece’nin batısında gerçekleşeceğini tahmin ediyorum” dedi.

İSTANBUL – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul için ‘çılgın projesi’ni açıkladı.

Projeye göre, Karadeniz ve Marmara arasında yeni bir kanal açılacak, kanalın uzunluğu 40 kilometreyi bulacak, derinliği 25 metre, genişliği ise 150 metre olacak.

Erdoğan’ın projesini NTV canlı yayınında değerlendiren Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Zekai Görgülü, projenin Terkos’un ve Büyükçekmece’nin batısında gerçekleşeceğini söyledi.

Görgülü projeyle ilgili şöyle konuştu:

“Proje için Haliç-Cendere Vadisi gibi konuştuk ama simulasyonu izleyince bu tek başına bir kanal projesi değil. Özellikle Karadeniz kıyısında ciddi bir yapılaşmanın da kurulduğunu gördük. Belki de yeni açıklanan kentlerden biri de olabilir.

Böylesine bir kanalın maliyetini minimize edecek şekilde geçirmek açısından varolan mevcut yapılaşma bu konuda önem kazanıyor. Bir mevcut yapılaşma, ikincisi mülkiyetin özelde değil de kamuya ait olması yani hazine, belediye gibi. Başbakan böyle bir ipucu da verdi. Bu da doğaldır.

İstanbul’u bütün olarak düşündüğümüzde bu iki faktörü Küçükçekmece ve Marmara’ınn güney kıyısındaki bantlar hiç bir şekilde sağlamıyor. Bu alanlar da artık kendisini kuzeye doğru büyümeye atan alanlar. Dolayısıyla bunlar olağanüstü maliyetli ve tankerlerin, şileplerin böylesine bir dokunun içinden geçmesiyle boğazı kullanması arasında hiç bir fark yok. Tehlike orada da var çünkü bir yapılaşmanın içinden geçiyor olacak. Hem mülkiyet hem de yapılaşmanın olmadığı yerler adına baktığınızda benim tahminim Terkos’un ve Büyükçekmece’nin ötesinde gerçekleşecek.

‘YILLARDIR İSTANBUL’UN GÜNDEMİNDEYDİ’
Bence çılgın değil. Çünkü bu konu boğazdaki güvenlik meselesi yüzünden zaten İstanbul’un gündeminde yıllardır varolan bir şeydi. Bence çılgın olan şey keşke böyle bir kanal gerçekten güvenlik meselelerini çözmeye yönelik sınırlar içinde kalabilse de yeni yapılaşmalara yeni toprak değerlerinin maksimizasyonuna imkan vermese.

‘KUZEYDE YAPILAŞMA ARTACAK’
Simulasyonda bunu gördük özellikle Karadeniz’de çok ciddi bir yapılaşma var. Onu da 3. köprüyle bağladığımızda İstanbul’un çiğeridir dediğimiz alanlar yapılaşmaya başlayacak. Temel tehlike burada. Biz planlamayı bıraktık olağanüstü bir projeci anlayışa girdik. Başbakan bunu açıklarken şunu düşündüm 2 sene önce İstanbul’da bir Metropolitan Planlama Bürosu kuruldu. Uzmanlar olağanüstü hizmetler verdiler. O planlamanın, projelerin içinde bu tür senaryolar yoktu. Mevcuttaki İstanbul’un 100 bin ölçekli planında da böyle şeyler yok. Ama projeci tavır var ve bütün İstanbul’un yeni baştan ele alınması gerekiyor.

CAŞIN: DÜNYA ULAŞTIRMA MERKEZİ OLACAK
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Mesut Caşın da, “Bence mükemmel bir proje. Her şey düşüncelerde başlar. Almanlar Baltık’a çıkamıyordu Danimarka boğazını yaptı. Süveyş’i yapan da Türk zekası. Başka bir şey Fatih, Kasımpaşa’ya girdi Bizans’ı aldık. Bu daha önemli bir proje neden? Rusya’yı ve Karadeniz’e sahili olanları da rahatlatacak. Bir başka şey Türkiye’nin savunmasının bel kemiği Boğazlar.

Burası bir dünya ulaştırma merkezi olacak. Yeni bir iş sahası doğacak. İstanbul sanayileşmenin de bel kemiği oldu ama artık taşıyamıyor. İzmit Körfezi de doldu. En ideal yer burası.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre bir zararımız yok. Burada hukuken bir ada doğdu. Türk adası oluyor. Uluslararası hukuk açısından kontrol tamamen bizde olacak. Savunmamızı da güçlendirecektir.”

Şehirler ve İsimlerinin Anlamları

TRABZON
“Trapezus” sözcüğünden gelir. Anlamı dörtköşe’dir.

TUNCELİ
Burada bazı maden yataklarının bulunmasından dolayı şehre Tunceli adı verilmiştir. Yani tunçülkesi demektir.

SAKARYA
Adını sınırları içinden geçen Sakarya nehrinden alır

SAMSUN
Eski adı “Amisos”dur. Samsun ismi bu kelimenin halk arasından değiştirilmesidir.

SİVAS
Adının nereden geldiği konusunda her hangi bir kayda rastlanmamıştır.

SİİRT
Siirt adının Keldani aslından geldiği ve şehir anlamına geldiği söylenir. Diğer bir ravayete göre ise Sert kelimesinin bozulmuş şeklidir.

RİZE
Kafkas kökenli bir kelime olduğu sanılmaktadır.

ORDU
Eski adı “Kotyora”dır. Halk tarafından bu isim değişikliğe uğramıştır.

NİĞDE
İlkçağda bölgede Nagdoslular adlı bir kavim yaşadığından bu şehre isimlerini vermişler. Arap kaynakları şehre “Nekide veya Nikde” demişlerdir. Halk ise şehre Niğde adını vermiştir.

NEVŞEHİR
Onsekizinci yüzyıla kadar şehir bir köydü ve adı “Muşkara” idi. Daha sonra Nevşehirli Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni şehir anlamında Nevşehir adını verdi.

MALATYA
Hititler döneminde buranın adı “Meliddu”dur. Halk tarafından Malatya olarak değişmiştir.

MANİSA
Yunanca Magnesya’dan gelmiştir. Türkler burayı alınca Manisa olarak şehrin ismini değiştirdiler.

MARDİN
Mardin adı Süryanice’de Marde’den geldiği rivayet edilir. Romalılar “Maride” Araplar ise “Mardin” adını vermişlerdir. Diğer bir rivayet göre ise FORUM KURALLARINA GÖRE SİYASET YASAKTIRçedeki Mer-din yani erkek, yiğit -görmek kelimesinden geldiği söylenmiştir.

MUĞLA
Eski adı “Mobolla”‘dır. Türkler buraya daha sonra Muğla demişlerdir.

MUŞ
Bir rivayete göre süryanice’deki suyu bol anlamına glene Muşa’dan diğer bir rivayete göre ise Şehrin kurucusu “Muşet’den gelmiştir

KARAMAN

İlk ismi LKARAMANaranda’dır. Selçuklu ve Osmanlılarda ki ismi Larende idi. Karamanoğullarının başkenti olduğundan buraya daha sonra Karaman adı verildi.
KAHRAMANMARAŞ
Asıl adı Markasi’dir. Halk dilinde Maraş olarak değişmiştir. Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı şehirlerini kahramanca savunduklarından meclis tarafından ll Şubat 1922′de kahraman ünvanı verildi.

KARS
MÖ: 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve ya da koyun yününden yapılan elbise veya şal kuşağı anlamına gelir.

KASTAMONU
Şehrin eski adı “Tumana”dır. Buraya daha sonra Gas-Gas isimli bir kavim yerleşti. İşte Kastamonu Gas ve Tuman’ın birleşmesinden meydana gelmiştir.

KAYSERİ
Romalılar Mazaka adlı şehri alınca buraya Kaysarea adını verdiler. Yani İmparator şehri anlamına gelir. Daha sonra Kayseri olarak halk arasında yayıldı

KIRŞEHİR
Kır ve Şehir kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.

KOCAELİ
Orhan gazi döneminde bu bölgeyi feth eden Akçakoca isimli komutandan dolayı buraya Kocaeli denildi.

KONYA
İsa’dan önce 47-50 ve 53 yıllarında Hristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti ve şehir önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. Bu nedenle Hıristiyanlar ona, “İsa’nın tasviri” anlamına gelen “ikonyum” adını verdiler. Abbasiler burayı alınca “Kuniye’ye” çevirdiler. Türkler bu ismi Konya olarak değiştirdi.

KÜTAHYA
Frigler buraya “Katyasiyum veya Katiation” adını vermişlerdir. Daha sonra yöre halkı buraya Kütahya demiştir

İSTANBUL
MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas tarafından kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir.Roma imparatoro Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anıldı.Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi adını verdi. Şehre “Konstantin veya Konstanpolis” adı verildi. Araplar “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişlerdir. Daha sonra bu ismin kısaltılmış şekli olan “Stin-polis” deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu “Stin-Polis” şehrinden türetildi.Türkler burayı alınca Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını verdiler. Fakat daha sonra İstanbul olarak değiştirildi.

İZMİR
Şehrin asıl adı “Smyrna”dır. İzmir kelimesi smyrna’nın halk arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu kent ismini Kıbrıs Kralı Kinyras’ın kızı Smyra’dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli’dir. Kimi kaynaklara göre de, İzmir şehrini ilk kuran Hititler değil, Amazonlar’dır. (Hititler de buraya Navlühun adını vermişlerdir.

GAZİANTEP
Şehrin eski adı Ayıntab’dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921′de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.

GÜMÜŞHANE
Burada daha önceleri gümüş madenleri olduğundan, bu şehre Gümüşhane denilmiştir

EDİRNE
Romalılar döneminde imparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir “Hadrianopolis” dını alır. Hadrianus’un şehri anlamına gelen bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.

ELAZIĞ
1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu.1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz’in onuruna “Mamuretülaziz” adı verildi. Bu ismi uzun bulan halk onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Elazığ’a çevrildi.

ERZİNCAN
Erzincan ovasından adını alır. Ezirgan diye halk tarafından söylenir. Buranın eski adı Eriza’dır.

ERZURUM
Adı Rum kelimesinden gelir. Yani Rum toprağı demektir. Diğer bir rivayete göre de Selçuklular buraya Erzen-Rum demişlerdir. Erzen darı demektir. Şehir o zamanlar bir tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.
ESKİŞEHİR
Eski adı Doylaion’dur. 1080 yılında Türkler burayı ele geçirdi. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Kılıçarslan bu şehri daha sonra geri alınca, ona “Bizim eski Şehrimiz” anlamına gelen Eski Şehir adını verdi.

DİYARBAKIR
Bakır ülkesi anlamına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir’dir. Bekir’in memleketi anlamına gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va’il adlı Arap göçebe boyunun buraya yrleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır’ın eski adı Amid veya Amed’dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut kitabında Amid’e Hamid de denilmiştir.

DENİZLİ
Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eski Türkçe’de ülke, memleket anlamına gelir. Yani deniz memleketi denilir.Bir diğer rivayete göre de kelimenin aslı domuz-ili’dir. Bu da bölgede domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.

ÇANAKKALE
Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz’daki şehir ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Bugünkü ismini buradan alır.

ÇANKIRI
İlkçağda “Gangra” kalesinin eteğinde kuruldu. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı’ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.
ÇORUM
Rivayete göre Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da bölgede zamanında Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

BURSA
Eski çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Buraya kurucusu Bitinya kralı Prusias’ın adı verildi. (MÖ:ll.yüzyıl)
BURDUR
Eski adı Askaniya’dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.

BOLU
Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. Daha sonra bu da halk dilinde değişerek Bolu oldu.

BİTLİS
Kimi tarihçilere göre, “Bageş” ya da “Pagiş” sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine göre de Büyük İskender’in komutanı “Lis” ya da “Badlis” burada bir kale kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın isminden kaynaklanıyormuş.

BİNGÖL
Buradaki bir çok göllerden dolayı bu isim kendisine verildi.

BİLECİK
Bizanslılar döneminde burada Bilekoma adlı bir kale vardı. Osman bey burayı alınca bu adı Bilecik olarak adını verdi.

BAYBURT
Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı “Paypert” ya da “Pepert” idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.

BALIKESİR
Şehrin adının eski hisar anlamına gelen Paleokastio’dan türediği sanılmaktadır. Halk arasında dolaşan bir söylentiye göre de balı çok anlamına gelir. Çünkü Kesir Arapça’da çok anlamına gelmektedir

AĞRI
İsmi sınırları içindeki “Ararat” dağından alır. Çok eski çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber bütün canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına göre) (Hristiyan kaynaklarına göre de Ararat – Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı adını aldı.

AKSARAY
Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde cami, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir “Aksaray” adını işte bu beyaz saraydan aldı.

AMASYA
Amasya şehrini tarihçi Strabon’a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anlamına gelen “Amasesia” ismini verdi.

AYDIN
İlk olarak Argoslar tarafından kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey’den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir.

ARTVİN
İskitler tarafından kuruldu. Artvin sözü iskitçe’dir.

ANTALYA
MÖ ll.ci yüzyılda Bergama karalı Attalos ll tarafından kuruldu. Şehir önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia adıyla anıldı. Daha sonra bu isim Adalia, Antalia ve en son Antalya şekline dönüştü.

ANKARA
İslam kaynaklarında Ankara’nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça “Üzüm” anlamına gelen Engür’den, ya da Yunanca’da Koruk anlamına gelen”Aguirada’dan türemiştir.Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki “Eğmek” anlamına gelen Ank ya da Sankskritçe de; “Kıvrıntı”,, anlamına gelen ankaba’dan veya Latince’den çengel anlamına gelen uncus’dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank “engebeli, karışık arazi anlamına gelir.” Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.

ANTAKYA
MÖ 300 yıllarında Makedonya Kralı Seleukoz bu yörede Antakya’yı kurdu ve şehre babasının ismi olan Antiokhia adını verdi. Zamanla büyüyen kent, başkent halini aldı.

AFYONKARAHİSAR
Afyon türkülerinde sık sık “Hisar” sözcüğü geçer. “Hisarın bedenleri çevirin gidenleri” Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. “Hisar” kuşatma anlamına gelir. Acılarla elde edilen yere “Karahisar” dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirlmeye başlayınca, Karahisar’ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir “Afyonkarahisar” adını aldı.

ADAPAZARI

Bu ilimize Adapazarlılar kasaca Ada der. Çünkü Sakarya ve Çark suyu arasında yer alan şehir, tıpkı bir adayı andırır. “Pazar sözüne gelince: Burası onyedinci yüzyılda yörenin Pazar yeriydi. İşte, Adapazarı bu iki sözcüğün “Ada” ve “Pazar” sözcüklerinin birleşmesinden oluştu. Adapazarı, Sakarya ilimizin merkezidir

Kız Kulesi

KIZ KULESİ

TARİHÇE
Kızkulesi’nin mimari yapılanma süreci M.Ö. 341 yılına kadar uzanır. O dönemlerde boğazın çıkıntısı olan bu burun, (daha önce yarımada oldugu ile ilgili söylenceler vardır) “vus” adı ile anılır. Bu tarihte Komutan Chares’in eşi için, mermer sütunlar üzerine yapılan bir anıt mezar kimliğinden sonra, M.Ö. 410′da Sarayburnu’nun bulunduğu yerden, kulenin bulunduğu adaya zincir gerilerek, boğazın giriş ve çıkışlarını kontrol eden bir gümrük istasyonu haline getirilir. M.S. 1110′lere geldiğimizde ise ilk belirgin yapı (kule), İmparator Manuel Comnenos tarafından inşa ettirilir. Savunma kulesi olarak inşa ettirilen bu yapı “Küçük Kale” anlamına gelen Arcla adını alır. Bu yapı ile ilgili net bilgiler olmamakla birlikte bugünkü boyutlarına yakın olduğu düşünülmektedir. İstanbul’un fethi sırasında savunma amaçlı olarak kullanılan kule, 1453 yılından sonra çok farklı amaçlarla kullanılmıştır. Osmanlı döneminde savunma kalesi olmaktan çok bir gösteri platformu olarak kullanılmış ve Mehterler burada adaya yerleştirilen topların atışları ile birlikte nevbet (bir çesit İstiklal Marşı) okumuşlardır. 1509 depreminde zarar gören yapı, daha sonraki yıllarda tekrar inşa ettirilir. Bunun dışında ilave edilen fenerle de gemilere yol gösterme işlevi yüklenir. O dönemde inşa edilen yapı, kule ve kale olarak iki ayrı bölümden oluşmuş ve içine sarnıç yapılmıştır. 1719 yılında fenerden çıkan alevle yanan kızkulesi, 1725 yılında şehrin Başmimarı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa tarafından tekrar onarılır. Kule kısmı biraz değiştirilerek üst tarafa camlı bir köşk ve onun üzerine de kurşunla kaplı bir kubbe oturtturulur ve bina kagir olarak tekrar yapılır. 1830 senesinde kolera salgınının şehre yayılmaması için karantina hastanesine dönüşür.Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş devrine girmesi ile tekrar savunma kalesi olarak kullanılmaya başlanır ve toplarla donatılır. Ünlü hattat Rakim’in yazısı ile kapısının üzerindeki mermere Sultan II. Mahmut’un tuğrasını taşıyan kitabe yerleştirilir. 1857′de tekrar fener ilave edilir ve 1920 yılında fenerin lambası otomatik ışık yapma sistemine

 

kavuşur. 1944 senesinde restorasyon yapılır. 1959 senesinde Askeriye’ye devredilir ve radar istasyonu olarak kullanılır. 1982 senesinde Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne devredilir, bu dönemde bir ara geçici olarak siyanür deposu olarak kullanılır. 1992′ den itibaren buranın özel sektöre devri konuşulur, İstanbul Belediyesi, Üsküdar Belediyesi, Mimarlar Odası, Şairler, Turing, Ulusoy Şirketler Grubu gibi pek çok kurum çeşitli medyatik projeler üretirler…

Kız Kulesinin Restorasyon Öncesi Görüntüleri

Devamını Oku… »

ID:- 1359Blog Adı:- Günlük Süt
Pagerank:- N/A Çiftliğimden Süt %100 Doğal %100 Katkısız Günlük Sütünüz… çocuk ve kadın ... Çocuğunuza güvenle içirebileceğiniz katkısız doğal günlük süt. sütlaç uzun ömürlü sütlere göre tadı daha güzel olan süt. bunun piyasasına ilk olarak  süt hakimmiş fakat möö süt kutu süt satmaya başlayınca işleri daha  iyi olduğunu gördük. GÜNLÜK SÜTÜN ÖZELLİKLERİ. “Taze” sütler modern çiftliklerden toplanır. Her Sabah Özenle Sağılan İnek ve Keçilerimizin Taze Doğal Sütleri Evinize Teslim Katkısız ve doğal çiğ süt kapınıza kadar geliyor. %100 katkısız, doğal ve günlük çiğ sütü kapınıza getiriyoruz. Sütlerimizi kargo ile değil, soğutuculu dağıtım
Açıklama:- Günlük Doğal Çiftlik Sütü Evinize teslim. Samsun 'da kapınıza teslim. Kapıya teslimat taze köy sütü için bizi arayın. Alosüt hattı:0533 593 1615. Arayın çiftlikten sofranıza taze yoğurt tereyağ süt gelsin. Kategori:- çelik kasaYemek Ekleyen:- osman
Ekleme Tarihi:- December 07, 2016 11:28:58 AM Hitleri:- 0 RSS:- http://www.moosut.com/feed/ Gönderileri: süt yoğurt - blog linkleri - kasa