boş

Arşiv aramaları için konu başlığı ‘Samsun’

4+4+4 Eğitim modeli teklifinde kritik değişiklikler yapıldı

AKP’nin zorunlu eğitimi kademelendirerek 12 yıla çıkartan ve kesintisiz eğitime son veren teklifi alt komisyonda yenilendi.

Teklifin son metnine göre kız çocuklarının eğitim dışı kalacağı eleştirilerine neden olan ilk kademe sonrası açıköğretim imkanı ikinci kademe sonrası için düzenlendi. Okula başlama yaşı bir yaş geriye çekilirken çıraklık yaşını 14’ten 11’e düşüren düzenlemeden vazgeçildi. İkinci kademede dini dersler gibi öğrencilere istedikleri yönde seçmeli ders imkanı sunulurken zorunlu ortaöğretim uygulamasının da önümüzdeki eğitim yılında başlamasına karar verildi.

AKP Grup Başkanvekillerinin ortam imzasıyla getirilen 4+4+4 yeni eğitim modeli teklifinin Milli Eğitim, Sağlık, Gençlik ve Spor Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyon çalışmaları tamamlandı. Komisyonun kabul ettiği teklifin son şeklinde yapılan önemli değişiklikler şöyle oldu:

-AÇIKÖĞRETİM İKİNCİ KADEMEDEN SONRA BAŞLAYACAK-
Teklifin ilk halinde ilk 4 yıllık kademenin ardından öğrencilere açık öğretime devam imkanı veriliyordu. Bu düzenleme özellikle kız çocuklarının örgün eğitim dışında kalacağı eleştirilerine neden olunca açıköğretime gitme imkanı ikinci kademeden sonrası için düzenlendi. Öğrenciler 4+4’ten sonra eğitimlerine açıköğretim imkanlarıyla devam edebilecek.

-OKULA BAŞLAMA YAŞI BİR YIL AŞAĞI ÇEKİLDİ-
Teklifte en sürpriz düzenlemelerden biri okula başlama yaşı ile ilgili oldu. İlköğretime başlama yaşı 6’dan 5’e çekildi. Bu düzenleme teklifte şöyle yer aldı: “Mecburi ilköğretim çağı 6-13 yaş grubundaki çocukları kapsar. Bu çağ, çocuğun 5 yaşını bitirdiği yılın Eylül ayı sonunda başlar, 13 yaşını bitirip 14 yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda biter. Teklif ilk getirildiğinde okul öncesinin de zorunlu eğitime katılması gerektiği tartışmalarına neden olmuştu. Okul yaşı aşağı çekilerek fiili olarak okul öncesi de zorunlu eğitime eklenmiş oldu.

CHP’li Serter bu düzenlemenin ortaöğretimin de bir yıl öne çekilmesi anlamına geldiğini belirterek şerh koydu. MHP’li Yeniçeri ise uygun buldu. Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik yaşın öne çekilmesinin 1 yıl değil 9 ay olduğunu, okula başlama yaşının da 194 ülkenin 111’inde bu yönde olduğunu belirterek teklifteki değişikliğe destek verdi.

-İKİNCİ KADEMEYE SEÇMELİ DERSLER GELİYOR-
Alt komisyonda son şekli verilen teklifte yönlendirme Devamını Oku… »

Bilsem Samsun’da kalırdım

Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Ankaragücü’nün genç futbolcusu Turgut Doğan Şahin, “Samsunspor’un Süper Lig’e çıkacağını bilsem takımda kalırdım” dedi.

Geçen yıl Samsunspor’dan Ankaragücü’ne transfer olan Turgut Doğan Şahin, Türkiye Futbol Federasyonunun yayın organı “Tam Saha Dergisi”ne verdiği röportajda, başkente transferini değerlendirdi.

Sözleşmesinin devam etmesine karşın, performansından dolayı daha üst ligdeki bir takıma gitmeyi istediğini belirten Şahin, şu görüşleri dile getirdi:

“Samsunspor’un da o dönem oldukça fazla borcu bulunuyordu. Bu nedenle beni gözden çıkarmışlardı. Herhangi bir tercihim yoktu ve yönetimin maddi açıdan anlaştığı bir kulübe gidecektim. O takım da en çok bonservis bedelini veren Ankaragücü oldu. Yani transfer gerçekleşene kadar ben Ankaragücü’yle temas kurmadım. Ama Samsunspor’un SporToto Süper Lig’e yükseleceğini bilsem, ben de takımda kalmak ve bu başarının bir parçası olmak isterdim.”

“Bank Asya 1. Lig’le Spor Toto Süper Lig’in arasında ciddi bir kalite ve zorluk farkı olduğunu düşünüyorum” diyen Şahin, şu ifadeleri kullandı:

“Bunu bu sezon Süper Lig’de mücadele etmeye başlayınca anladım. İlk sezonumda uyum sorunu yaşadım açıkçası. Sakatlığımdan ötürü sezon başı kampında bulunamam da bunda etkili oldu. Ancak gelecek sezon bu sorunu aşıp daha etkili olacağımı düşünüyorum. Bu sezon benim için bir acemilik dönemiydi.”

Şahin, hücum hattında oynayan Fatih Tekke’yi çok beğendiğine değinerek, “Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında onunla aynı takımda oynama fırsatım da oldu. Bu benim için çok büyük bir mutluluk kaynağıydı ve aynı zamanda da bir şanstı. Özellikle onun son vuruşlarını örnek almaya çalışıyorum. Dünya futboluna baktığımızda ise en beğendiğim forvet olarak Zlatan Ibrahimovic’i söyleyebilirim” dedi.
İspanya liglerinde tekniğin daha önemli olduğuna dile getiren Şahin, şunları kaydetti:

“En çok İspanya’da oynamak isterim. Çünkü Süper Lig, forvet oyuncularını fiziksel açıdan oldukça yıpratan bir lig. Ben de çok mücadeleye dayalı oyunu sevmiyorum açıkçası. O yüzden asla İngiltere’de oynamak istemem mesela. Hiç o kadar mücadeleye giremem yani. İspanya’da forvetler kendilerine daha fazla boş alan bulabiliyor. Orada teknik daha önemli.”

Fenerbahçe Şampiyonluk Sevincini Samsunda Yaşayamadı.

Fenerbahçe’nin deplasmanda Sivasspor’u 4-3 mağlup ederek şampiyon olmasının sevincini Samsun sokaklarında yaşayamadı. Üzerinde Samsunspor forması ellerinde Samsunspor atkısı bulunan bazı gençler, Fenerbahçe taraftarlarına saldırdılar. Olaylarda bir polis memurunun silahı çalındı.

Maçın bitiş düdüğünün ardından Samsun’un en işlek caddesi olan Çiftlik Caddesi üzerinde araçları ile şampiyonluk turu atmak isteyen Fenerbahçeli taraftarlar, burada üzerlerinde Samsunspor forması ve ellerinde Samsunspor atkısı bulunan bazı gençlerin saldırısına uğradı. Olaylarda bazı araçlarda maddi hasar meydana geldi. İlkadım ilçesi Kale Mahallesi 19 Mayıs Bulvarı’nda bir polis memuru ailesi ile birlikte gezerken, araçta bulunana çocuğunu üzerindeki Fenerbahçe formasını gören grup araca saldırdı. Bu sırada arbede yaşandı. Çocuğuna saldırıldığını gören polisin eşi aracın torpidosundaki eşine ait tabancayı ayarak çocuğuna saldırıyı önlemek istedi. Korkutmak için silahı doğrultan kadının elinden tabancayı alan kimliği belirsiz şahıslar silahla birlikte kaçtılar. Samsun polisi silahı bulmak için seferber oldu. Zafer Mahallesi Dr. Kamil Caddesi ile Çiftlik Caddesi’nin kesiştiği yerde Ünal Ateş idaresindeki 55 T 0306 plakalı ticari taksinin önünü kesen bir grup genç aracın içindeki üzerinde Fenerbahçe

forması bulunan özürlü genç Kader Özgül’e (21) saldırdılar. Taksinin ön sağ kapı camını kırdan saldırganlar polisin ve vatandaşın araya girmesi sonucu kaçtılar. Özürlü genç ile ayağından özürlü olan bastonlu babası Hasan Özgül, yapılan haksız saldırıya adeta isyan ettiler. Özürlü genç aracın camının kırılması sonucu elinden de yaralandı. Samsunspor Mekansızlar Taraftarlar Derneği Başkanı Kerem Karpuzoğlu, Söğütlü Bahçe Taraftarlar Derneği Başkanı Hakan Çaloğlu ve Kasırgalar Taraftarlar Derneği Başkanı

Serkan Koçan, özürlü genç ile babasını teselli edip aracın camının masrafını karşılamaya hazır olduklarını söylediler. Samsunspor anonscusu Ömer Özcan ise olayları Samsunspor taraftarlarının değil, Trabzonspor taraftarlarının başlattığını söyledi. Özürlü genci yatıştıran ve yakından ilgilenen Özcan,”Bu olaylar Samsunspor’a mal edilemez” dedi.

19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

19 MAYIS 1919 TARİHİNİN ANLAMI VE ÖNEMİ

19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır. Atatürk Millî Mücadele sıralarında Türk milletini ileri götürecek olanların ve köhnemiş fikirlere karşı gelecek olanların genç fikirler olduğunu görmüştü. Bu nedenle de “gençlik” kavramı Atatürk için ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.” (1)

Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini daha iyi anlayabilmek için Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu bir kez daha hatırlamamız gerekir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki önemli olaylardan biri Atatürk’ün Samsun’a ayak basışıdır. TürkMilleti Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun’a ayak basarak “Kurtuluş” yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul’dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler. Samsun’a ayak basışının taşıdığı önem Atatürk’ün Büyük Nutku’nu 19 Mayıs 1919 Samsun’a çıkışı ile başlatmasından anlaşılmaktadır ki şimdi bu yolculuğu kısaca anlatmaya çalışalım.

Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askerî birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi adındaki bir teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması (2)dikkatleri bu bölgeye çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği’nin de Türk halkının silâhlandığı konusundaki Devamını Oku… »

Şehirler ve İsimlerinin Anlamları

TRABZON
“Trapezus” sözcüğünden gelir. Anlamı dörtköşe’dir.

TUNCELİ
Burada bazı maden yataklarının bulunmasından dolayı şehre Tunceli adı verilmiştir. Yani tunçülkesi demektir.

SAKARYA
Adını sınırları içinden geçen Sakarya nehrinden alır

SAMSUN
Eski adı “Amisos”dur. Samsun ismi bu kelimenin halk arasından değiştirilmesidir.

SİVAS
Adının nereden geldiği konusunda her hangi bir kayda rastlanmamıştır.

SİİRT
Siirt adının Keldani aslından geldiği ve şehir anlamına geldiği söylenir. Diğer bir ravayete göre ise Sert kelimesinin bozulmuş şeklidir.

RİZE
Kafkas kökenli bir kelime olduğu sanılmaktadır.

ORDU
Eski adı “Kotyora”dır. Halk tarafından bu isim değişikliğe uğramıştır.

NİĞDE
İlkçağda bölgede Nagdoslular adlı bir kavim yaşadığından bu şehre isimlerini vermişler. Arap kaynakları şehre “Nekide veya Nikde” demişlerdir. Halk ise şehre Niğde adını vermiştir.

NEVŞEHİR
Onsekizinci yüzyıla kadar şehir bir köydü ve adı “Muşkara” idi. Daha sonra Nevşehirli Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni şehir anlamında Nevşehir adını verdi.

MALATYA
Hititler döneminde buranın adı “Meliddu”dur. Halk tarafından Malatya olarak değişmiştir.

MANİSA
Yunanca Magnesya’dan gelmiştir. Türkler burayı alınca Manisa olarak şehrin ismini değiştirdiler.

MARDİN
Mardin adı Süryanice’de Marde’den geldiği rivayet edilir. Romalılar “Maride” Araplar ise “Mardin” adını vermişlerdir. Diğer bir rivayet göre ise FORUM KURALLARINA GÖRE SİYASET YASAKTIRçedeki Mer-din yani erkek, yiğit -görmek kelimesinden geldiği söylenmiştir.

MUĞLA
Eski adı “Mobolla”‘dır. Türkler buraya daha sonra Muğla demişlerdir.

MUŞ
Bir rivayete göre süryanice’deki suyu bol anlamına glene Muşa’dan diğer bir rivayete göre ise Şehrin kurucusu “Muşet’den gelmiştir

KARAMAN

İlk ismi LKARAMANaranda’dır. Selçuklu ve Osmanlılarda ki ismi Larende idi. Karamanoğullarının başkenti olduğundan buraya daha sonra Karaman adı verildi.
KAHRAMANMARAŞ
Asıl adı Markasi’dir. Halk dilinde Maraş olarak değişmiştir. Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı şehirlerini kahramanca savunduklarından meclis tarafından ll Şubat 1922′de kahraman ünvanı verildi.

KARS
MÖ: 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve ya da koyun yününden yapılan elbise veya şal kuşağı anlamına gelir.

KASTAMONU
Şehrin eski adı “Tumana”dır. Buraya daha sonra Gas-Gas isimli bir kavim yerleşti. İşte Kastamonu Gas ve Tuman’ın birleşmesinden meydana gelmiştir.

KAYSERİ
Romalılar Mazaka adlı şehri alınca buraya Kaysarea adını verdiler. Yani İmparator şehri anlamına gelir. Daha sonra Kayseri olarak halk arasında yayıldı

KIRŞEHİR
Kır ve Şehir kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.

KOCAELİ
Orhan gazi döneminde bu bölgeyi feth eden Akçakoca isimli komutandan dolayı buraya Kocaeli denildi.

KONYA
İsa’dan önce 47-50 ve 53 yıllarında Hristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti ve şehir önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. Bu nedenle Hıristiyanlar ona, “İsa’nın tasviri” anlamına gelen “ikonyum” adını verdiler. Abbasiler burayı alınca “Kuniye’ye” çevirdiler. Türkler bu ismi Konya olarak değiştirdi.

KÜTAHYA
Frigler buraya “Katyasiyum veya Katiation” adını vermişlerdir. Daha sonra yöre halkı buraya Kütahya demiştir

İSTANBUL
MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas tarafından kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir.Roma imparatoro Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anıldı.Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi adını verdi. Şehre “Konstantin veya Konstanpolis” adı verildi. Araplar “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişlerdir. Daha sonra bu ismin kısaltılmış şekli olan “Stin-polis” deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu “Stin-Polis” şehrinden türetildi.Türkler burayı alınca Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını verdiler. Fakat daha sonra İstanbul olarak değiştirildi.

İZMİR
Şehrin asıl adı “Smyrna”dır. İzmir kelimesi smyrna’nın halk arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu kent ismini Kıbrıs Kralı Kinyras’ın kızı Smyra’dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli’dir. Kimi kaynaklara göre de, İzmir şehrini ilk kuran Hititler değil, Amazonlar’dır. (Hititler de buraya Navlühun adını vermişlerdir.

GAZİANTEP
Şehrin eski adı Ayıntab’dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921′de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.

GÜMÜŞHANE
Burada daha önceleri gümüş madenleri olduğundan, bu şehre Gümüşhane denilmiştir

EDİRNE
Romalılar döneminde imparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir “Hadrianopolis” dını alır. Hadrianus’un şehri anlamına gelen bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.

ELAZIĞ
1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu.1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz’in onuruna “Mamuretülaziz” adı verildi. Bu ismi uzun bulan halk onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Elazığ’a çevrildi.

ERZİNCAN
Erzincan ovasından adını alır. Ezirgan diye halk tarafından söylenir. Buranın eski adı Eriza’dır.

ERZURUM
Adı Rum kelimesinden gelir. Yani Rum toprağı demektir. Diğer bir rivayete göre de Selçuklular buraya Erzen-Rum demişlerdir. Erzen darı demektir. Şehir o zamanlar bir tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.
ESKİŞEHİR
Eski adı Doylaion’dur. 1080 yılında Türkler burayı ele geçirdi. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Kılıçarslan bu şehri daha sonra geri alınca, ona “Bizim eski Şehrimiz” anlamına gelen Eski Şehir adını verdi.

DİYARBAKIR
Bakır ülkesi anlamına gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir’dir. Bekir’in memleketi anlamına gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va’il adlı Arap göçebe boyunun buraya yrleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır’ın eski adı Amid veya Amed’dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut kitabında Amid’e Hamid de denilmiştir.

DENİZLİ
Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eski Türkçe’de ülke, memleket anlamına gelir. Yani deniz memleketi denilir.Bir diğer rivayete göre de kelimenin aslı domuz-ili’dir. Bu da bölgede domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.

ÇANAKKALE
Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz’daki şehir ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Bugünkü ismini buradan alır.

ÇANKIRI
İlkçağda “Gangra” kalesinin eteğinde kuruldu. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı’ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.
ÇORUM
Rivayete göre Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da bölgede zamanında Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

BURSA
Eski çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Buraya kurucusu Bitinya kralı Prusias’ın adı verildi. (MÖ:ll.yüzyıl)
BURDUR
Eski adı Askaniya’dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.

BOLU
Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. Daha sonra bu da halk dilinde değişerek Bolu oldu.

BİTLİS
Kimi tarihçilere göre, “Bageş” ya da “Pagiş” sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine göre de Büyük İskender’in komutanı “Lis” ya da “Badlis” burada bir kale kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın isminden kaynaklanıyormuş.

BİNGÖL
Buradaki bir çok göllerden dolayı bu isim kendisine verildi.

BİLECİK
Bizanslılar döneminde burada Bilekoma adlı bir kale vardı. Osman bey burayı alınca bu adı Bilecik olarak adını verdi.

BAYBURT
Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı “Paypert” ya da “Pepert” idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.

BALIKESİR
Şehrin adının eski hisar anlamına gelen Paleokastio’dan türediği sanılmaktadır. Halk arasında dolaşan bir söylentiye göre de balı çok anlamına gelir. Çünkü Kesir Arapça’da çok anlamına gelmektedir

AĞRI
İsmi sınırları içindeki “Ararat” dağından alır. Çok eski çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber bütün canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına göre) (Hristiyan kaynaklarına göre de Ararat – Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı adını aldı.

AKSARAY
Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde cami, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir “Aksaray” adını işte bu beyaz saraydan aldı.

AMASYA
Amasya şehrini tarihçi Strabon’a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anlamına gelen “Amasesia” ismini verdi.

AYDIN
İlk olarak Argoslar tarafından kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey’den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir.

ARTVİN
İskitler tarafından kuruldu. Artvin sözü iskitçe’dir.

ANTALYA
MÖ ll.ci yüzyılda Bergama karalı Attalos ll tarafından kuruldu. Şehir önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia adıyla anıldı. Daha sonra bu isim Adalia, Antalia ve en son Antalya şekline dönüştü.

ANKARA
İslam kaynaklarında Ankara’nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça “Üzüm” anlamına gelen Engür’den, ya da Yunanca’da Koruk anlamına gelen”Aguirada’dan türemiştir.Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki “Eğmek” anlamına gelen Ank ya da Sankskritçe de; “Kıvrıntı”,, anlamına gelen ankaba’dan veya Latince’den çengel anlamına gelen uncus’dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank “engebeli, karışık arazi anlamına gelir.” Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.

ANTAKYA
MÖ 300 yıllarında Makedonya Kralı Seleukoz bu yörede Antakya’yı kurdu ve şehre babasının ismi olan Antiokhia adını verdi. Zamanla büyüyen kent, başkent halini aldı.

AFYONKARAHİSAR
Afyon türkülerinde sık sık “Hisar” sözcüğü geçer. “Hisarın bedenleri çevirin gidenleri” Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. “Hisar” kuşatma anlamına gelir. Acılarla elde edilen yere “Karahisar” dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirlmeye başlayınca, Karahisar’ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir “Afyonkarahisar” adını aldı.

ADAPAZARI

Bu ilimize Adapazarlılar kasaca Ada der. Çünkü Sakarya ve Çark suyu arasında yer alan şehir, tıpkı bir adayı andırır. “Pazar sözüne gelince: Burası onyedinci yüzyılda yörenin Pazar yeriydi. İşte, Adapazarı bu iki sözcüğün “Ada” ve “Pazar” sözcüklerinin birleşmesinden oluştu. Adapazarı, Sakarya ilimizin merkezidir

Samsun’da Pontusçu Faaliyetler

SAMSUN’DA PONTUSÇU FAALİYETLER

Başlangıçta, Batum’dan Sinop’un doğusuna kadar bütün sahili ve İç Anadolu’da Sivas ve Kayseri’ye kadar geniş bir alanı kaplayan Pontos emeli, bazı politik gelişmelerden sonra Samsun’u merkez seçerek faaliyetlerini burada yoğunlaştırmıştı.
Samsun, coğrafi ve ticari önemi sebebiyle Pontos’a başkent olarak seçilince, nüfusça da desteklenerek Rum mucahir iskânı yoluna gidilmiştir. XIX. yy sonlarında Samsun’un Hançerli, Pazar, Kaleiçi, Çayıriçi (Cedid) ve Meğde mahalleleri gibi büyük müslüman mahalleleri yanında, yerleştirilen Rum’larla yeni mahalleler teşekkül etmişti.
Devamını Oku… »

Samsun AVM projesini Rönesans devraldı, inşaata başlıyor

 
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale ile Meinl Group’a verilen AVM projesi başlayamadı. Projeyi satın alan Rönesans Gayrimenkul Yatırım inşaat çalışmalarına Nisan 2011’de başlayacak.

 

Projenin son sahibi olan Hollanda menşeli firma Atrium ile RGY arasındaki satış anlaşması 17 Şubat 2011 tarihinde imzalandı. Samsun-Ordu karayolu ve eski otobüs terminali arsası üzerinde ve Doğu Park’ın tam karşısında bulunan arazide, inşaat çalışmalarına Nisan 2011 tarihinde başlanacak.Şehir merkezine sadece 2,5 km uzaklıkta bulunan ve 29 Ekim 2012 tarihine yetiştirilmesi hedeflenen projede, alışveriş merkezinin yanı sıra bir de 5 yıldızlı otel bulunacak.

 Rönesans Gayrimenkul’un AVM projesinde yer alan 156 odalı otel de, şehrin ilk 5 yıldızlı konaklama tesisi olacak ve son yıllarda dışa açılan Samsun’un uluslararası standartlarda konuk ağırlama ihtiyacını karşılayacak. AVM ve 5 yıldızlı otel kompleksinin yatırım tutarı yaklaşık 250 milyon TL olarak bütçelendi.

SAMSUN KOCADAĞ VE ÇEVRESİNİN FLORASI

Araştırma alanı olan Kocadağ, Türkiye florasında kareleme sistemine göre, A6 karesi ve Samsun ili sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Kocadağ, Samsun-Bafra karayolunun televizyon istasyonu sapağından yaklaşık 14 km. güneydedir. En yüksek noktası 1250 m. Olan Kocadağ, kuzeydoğu yönünde 5 km. uzunluktadır.

 

Araştırma alanında genellikle Quercus cerris L. var. cerris ve Q. Petraea (Mmattuschka) Liebl. Subsp. iberica (Steven ex Bieb. ) Kraslin. Ormanları hakimdir. Fakat bir çok yerde bu ormanlar biyotik faktörlerin etkisiyle uzun yıllardan beri tahrip edilmiş olup, bugün bölgenin birçok yerinde bozuk orman ve çalı görünümündedir. Bu alanlarda bu ormanların yerini Rhododendron luteum Sweet. Toplulukları almıştır.

Araştırmalarımız süresince araştırma alanında 74 familyaya ait 206 cins , 308 tür ve türaltı takson tesbit edilmiştir. Bunlardan ancak 141 tanesinin floristik bölgeleri belirlenebilmiştir. Bu taksonlardan %33,14’ü Euro-Siberian (Bunun %8,19’u euxine, % 2,62’si Hyrcano-Euxine2dir), %6,53’ü Mediterranean ve % 3,26’sı da Irano- Turanien floristik bölgelerine aittir. Floristik bölgeleri bilinmeyen ve kozmopolit taksonların tüm floraya oranı ise %54,22 oranında bulunmuştur.

samsun,tarihi,ekonomisi,konumu

Karadeniz Bölgesi’ndeki en geliş­miş illerimizden biri olan Samsun aynı zaman­da bölgenin en kalabalık ilidir.Güneyde Kuzey Anadolu Dağları’nın (bak. Kuzey Anadolu Dağları) kıyı dağları ile iç sıralarını birbirinden ayıran çukurluklardan, kuzeyde Karadeniz kıyısına kadar uzanan il topraklan fazla yüksek sayılmaz. Karadeniz’e kıyısı olan iller arasında düzlüklerin en çok bulunduğu il Samsun’dur.Samsun adı geçince, Kurtuluş Savaşı’nın  başlangıcı sayılan, Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919′da burada Anadolu kıyısına çıkışı akla gelir. Her yıl 19 Mayıs’ta kutlanan Atatürk’ü Anma,Gençlik ve Spor Bayramı için Ankara’da düzenlenen törende atletler tarafından Sam­sun’dan başlayarak ilden ile taşınan bayrak ve toprak cumhurbaşkanına verilir.
Doğal yapısı:
Samsun ili toprakları güney ve batı kesimdeki dağlık alanlardan Karadeniz kıyısına doğru gidildikçe alçalır. Güneybatıdaki küçük bir kesimi Batı Karadeniz Bölümü’nün sınırları içinde kalan Samsun ili topraklarının büyük bölümü Orta Karadeniz Bölümü’nde yer alır.Samsun ilinin doğu ve güney kesimini Canik Dağları, batı kesimini de Küre (İsfen- diyar) Dağları engebelidir. Bu topraklar metreye erişen Kunduz Dağı’dır. Bu kığlar akarsular tarafından derin biçimde parçalanmıştır. Ülkemizin en uzun akarsuyu an Kızılırmak ile Yeşilırmak Samsun ili sınırları içinde Karadeniz’e dökülür. İl topraklarından kaynaklanan suları toplayan öteki akarsular Terme. Abdal, Mert ve Kürtür çaylarıdır.Samsun ilindeki başlıca düzlükler, akarsularin taşıdığı alüvyonların Karadeniz kıyısında yığılması sonucunda oluşmuş olan delta ova­lıdır. Bunların başlıcaları Kızılırmak’ın del­ici olan Bafra Ovası ile Yeşilırmak ve Terme . ayı’nın taşıdığı alüvyonlarla oluşan Çarşamba Ovası’dır. Samsun kenti yakınındaki düz­eler ise Kürtün ve Mert çaylarının getirdiği alüvyonlarla oluşmuş kıyı ovalarıdır. Bu ova- ar ilin başlıca tarım alanlarıdır.Samsun ilinde birçok doğal ve yapay göllerdır. Başlıca doğal göller kıyı ovalarında fer alan lagünler (denizkulağı) ile Lâdik C ‘iıi’dür. Yapay göller ise Yeşilırmak üzerin­le kurulmuş olan Suat Uğurlu ve Hasan paşa barajlarının ardında suların toplanmasıyla oluşan baraj gölleridir.Kızılırmak ve Yeşilırmak deltası geniş ve bat birer yanmada gibi Karadeniz’e uzanır. :.tra Ovası’nın kuzeyinde yer alan, Kızılır- –v’ın Karadeniz’e ulaştığı kesimdeki çıkıntı r–:ra Burnu, bu ovanın doğusundaki çıkıntı
Samsun ilinin doğu ve güney kesimini Canik Dağları engebelendirir.İncir Burnu adıyla anılır. Bafra Ovası kıyılarında doğal kumsallar uzanır. Kumsalın hemen ardında yer alan lagünlerin çevresi sazlık ve bataklıktır. Bu ovadaki başlıca lagünler Karaboğaz, Liman ve Balık gölleri ile Uzungöl’dür. Çarşamba Ovası’nın doğu ucunda Çaltı Burnu, batı ucunda da Cıva Burnu yer alır. Bu ovadaki kumsalların geri­sinde bulunan başlıca lagünler ise Dumanlı- göl, Akgöl ve Simenlik Gölü’dür.Çevresinde ülkemizin en etkin deprem bölgelerinden biri bulunan Kuzey Anadolu kırık kuşağı, Samsun ilinin güney kesiminden geçer. Tarih boyunca bu kesimde oluşan depremlerin önemli ölçüde yıkıma ve can kaybına neden olduğu bilinmektedir.Samsun ili nemli ve ılıman bir iklimin etkisi altındadır. Yıllık ortalama yağış miktarı 1.000 milimetreyi geçmeyen Samsun iline en çok sonbahar ve kış mevsimlerinde yağış düşer. Uzun yıllardır yapılan gözlemler sırasında hava sıcaklığının -10 C’nin altına düştüğü görülmeyen Samsun’da ölçülen en yüksek hava sıcaklığı da 37 style="color: #eeeeee;">°C’den azdır.Kıyıdan uzaklaştıkça yağış miktarı azaldı­ğından doğal bitki örtüsü dağılışında bazı farklılıklar görülür. Karadeniz’e bakan kıyı dağlarındaki ormanlar daha çok kestane, meşe, gürgen ve kayın gibi genişyapraklı ve kızıl çam gibi iğneyapraklı ağaçlardan oluşur; iç kesimdeki dağlık alanlarda daha az ormana rastlanır. İç kesimdeki ormanlarda meşe ile kayınların yanı sıra soğuğa ve kuraklığa dayanıklı kara çamlarla sarı çamlar daha yaygındır.
Tarih:
Yapılan kazı ve araştırma sonuçlarına göre çok eski bir yerleşim alanı olduğu anlaşılan Samsun yöresi, İÖ 8. yüzyıla kadar Kaşka- lar’ın yurdu olan topraklar arasında yer alı­yordu. İÖ 7. yüzyıldan sonra Miletli denizci­lerin Karadeniz kıyısında bazı ticaret koloni­leri kurmaya başlaması ve Anadolu’ya çeşitli yönlerden göç dalgalarının gelmesine bağlı olarak bu yöreye de başka halk toplulukları yerleşti. İÖ 6. yüzyılda Persler’in denetim kurmaya çalıştığı Samsun yöresi, İÖ 3. yüzyıl­da Pontos Krallığı’na bağlandı. Daha sonra Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine giren Samsun, 11. yüzyılda Bizans İmparatorluğu’ nun yerel yönetim birimlerinden Armeniakon Theması’nın sınırları içindeydi. Bu sırada Anadolu’ya doğudan girmeye başlayan Türk­menler 11. yüzyıl sonlarına doğru Samsun yö­resine kadar yayıldılar. Bir süre Bizanslılar ile Anadolu Selçukluları arasında el değiştiren Samsun, 13. yüzyılda Komnenos hanedanı ta­rafından kurulan Trabzon Rum İmparatorlu- ğu’na bağlandı. Bazı girişimlerine karşın Ana­dolu Selçukluları tarafından ele geçirilemeyen Samsun yöresi bir süre İlhanlılar’ın, Pervane- oğulları’nın, Eretna Beyliği’nin, Kadı Burha- neddin Devleti’nin denetiminde kaldıktan sonra 1398′de Osmanlılar’ca alındı. Ama Os­manlılar 1402′de Timur’a yenilince Anadolu’ nun birçok bölgesi gibi Samsun yöresi de bazı yerel yöneticiler arasında paylaşıldı. Bir süre Candaroğulları, Kubadoğulları ve Taced- dinoğullan tarafından yönetilen Samsun ili toprakları 1428′de tümüyle Osmanlı Dev- leti’ne katıldı. Kurtuluş Savaşı’nın baş­langıcında Mustafa Kemal’in Samsun’a çık­ması ve Samsun ile Havza’da bazı çalışmalar yapması ilin yakın tarihinde önemli bir yer tutar.
Ekonomi:
Yarısından fazlası kırsal kesimde yaşayan Samsun ili halkı geçimini tarım ile daha çok tarıma dayalı sanayi ve ticaretten sağlar.Meyve yetiştirilen bağ ve bahçelerin dışında, il yüzölçümünün yüzde 37′si bitkisel üretim yapılan tarım alanlarından oluşur. İlin en önemli tarımsal ürünleri fındık, tütün ve soyafasulyesidir. Ayrıca domates, şekerpan­carı, mısır, buğday, lahana, dolmalık biber, I taze fasulye, hıyar, patates ve arpa da yetişti­rilir.Samsun’da hayvancılığın da ekonomik ya- I şamda önemli bir yeri vardır. İl tarımının geliştirilmesi amacıyla kurulmuş olan Gele- I men ve Karaköy tarım işletmelerinin hayvan soylarının ıslahı konusundaki katkıları hay­vancılığın ileri bir düzeye ulaşmasına yardımcı olmuştur. Çeşitli küçükbaş ve büyükbaş hay- j vanların yetiştirildiği ilde arıcılık ve tavukçu­luk da yapılır. Ama bitkisel üretim alanların­da yaygın kimyasal ilaç kullanımı arıcılığın gerilemesine neden olmaktadır. İlin gelir kay­naklarından biri de balıkçılıktır. Karadeniz’de son yıllarda görülen balık azalmasına bağlı olarak deniz balıkçılığı eski önemini yitirmiş­tir. İldeki akarsu ve göllerde de tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır.Samsun ilinde sanayi Karadeniz Bölgesi’ nin doğu kesimindeki başka illere göre daha gelişmiş bir düzeydedir. İldeki en önemli sanayi kuruluşları Etibank’a ait bakır cevheri işleme fabrikalarıdır. Bundan başka un, salça,süt ürünleri, bitkisel yağ, şeker, sigara, yem, orman ürünleri, gübre, çimento ve plastik fabrikaları Samsun ilindeki başlıca sanayi kuruluşlarıdır. İlde oldukça canlı bir küçük sanayi etkinliği vardır.Samsun ili yeraltı kaynaklan açısından yok­sul sayılır. İl topraklarında linyit ve mermer yataklarıyla şifalı madensuyu kaynakları vardır.Halkın dinlenmesi ve eğlenmesi için birçok mesire yeri ve plaj bulunan ilde yabanıl yaşamı korumak amacıyla bazı alanlar da oluşturulmuştur. Bu alanlar Vezirköprü ilçe­sindeki geyik üretme istasyonu ile Terme ilçesinde sülün ve su kuşları için kurulmuş olan koruma ve üretme alanıdır.
Toplum ve Kültür.
style="color: #eeeeee;">Anadolu’da anlatılan bazı efsanelerde adı ge­çen Amazonların İÖ 20. yüzyıl ile İÖ 12. yüzyıl arasında Sam­sun yöresinde yaşadıkları ileri sürülür. Ya­şamlarında erkeklere sürekli olarak yer ver­meyen savaşçı kadınlar topluluğu olduğu sanılan Amazonlar, bu efsanelerden birine jiöre Terme Çayı’nın Karadeniz’e döküldüğü kesimde kurdukları bir kentte yaşıyorlardı. Karadeniz’den gemilerle gelen bir denizci halk, yüzyıllardan beri kıyıda yaşayan Ama­zonlar’ın egemenliğine son vermiş. Bunun özerine uzun saçlarıyla tanınan Amazonlar yaşamlarını sürdürebilmek için iç bölgelere çekilmek zorunda kalmış ve buralarda gizlen­mişler. Amazonlar, tanınmamak için saçlarını keserek toprağa gömmüşler. Daha sonra saç­arın gömüldüğü topraklardan tütün filizleri ;ıkmış. Kıyıldığında tütünlerin kadın saçını indirir biçimde tel tel olmasının bu efsanenin anlatılmasına neden olduğu sanılmaktadır.Çeşitli kaynaklar verimli topraklara sahip ilan Samsun yöresinin tarih boyunca birçok halk topluluğuna yurtluk ettiğini yazar. Kırım ile yapılan ticarette önem taşıyan Samsun imanı 11. yüzyılda bir Ceneviz kolonisiydi. 19. yüzyıl başlarında küçük bir kasaba olan Samsun’a Osmanlı Devleti’nin yitirdiği Kaf­kasya ve daha sonra da Rumeli’den gelen göçmenlerin bir bölümü yerleştirildi. Özellik- e Kafkasya’dan göçen topluluklar yurt edin­dikleri yerlerde eski toplumsal yaşamlarını vekültürlerini sürdürdükleri adacıklar oluştur­dular.19. yüzyılın ikinci yarısında tütün tarım ve ticaretinin gelişmesi Samsun’un toplumsal ve kültürel yapısını önemli ölçüde etkiledi. Kent kısa sürede önemli bir ticaret merkezi oldu. Doğu ticaretiyle uğraşan Fransızlar, Belçika­lılar, ABD’liler ve Ruslar kentte ticari işlet­meler ve bankalar kurdular. Bu gelişmeler batı kültürünün bazı öğelerinin kent yaşamına girmesine yol açtı.İlde bugün önemini yitiren hah ve bez dokumacılığı en önemli el sanatlarıydı. Bafra ve Çarşamba ilçelerinde keten dokumacılığı yaygındı. Kalın dokunan keten bezinden orak gömleği, dış giyimlik ve örtü yapılırdı. Halı dokumacılığı ise Lâdik’te gelişmişti. Günü­müzde de sürdürülen bu el sanatı özellikle seccadeleriyle ilgi toplamaktadır.Samsun ilinde konut mimarisi Doğu Kara­deniz ve Orta Anadolu etkisi altındadır. İldeki düz alanların varlığı Doğu Karadeniz’ deki dağınık yerleşimlerin tersine daha toplu yerleşmelere olanak sağlamıştır.
İl Merkezi: Samsun:
Bugünkü kent alanında yer alan ilk yerleşme, Miletli denizciler tarafından bir ticaret koloni­si olarak İÖ 7. yüzyılda kurulan Amisos’tur. Daha sonra kısa bir süre Peiraieus olarak anıldıysa da bu ad yerleşmedi ve kente gene Amisos dendi. Kent Bizans döneminde bir piskoposluk merkeziydi. Daha sonra Cene­vizlilerin eline geçen bu yöre günümüze kadar çeşitli aşamalarda Hıristiyan Amisos, Gâvur Amisos, Gâvur Samsun ve Karasam- sun adlarıyla anıldı. Türkmenler tarafından kurulan yerleşme ise Yeni Amisos ve Müslü­man Samsun olarak adlandırıldı. Eskiden bu iki yerleşme arasında canlı bir ticaret ilişkisi vardı. Osmanlı döneminde bütünleşen bu iki yerleşme, 15. yüzyıla ait kayıtlarda Canik adıyla geçer. 20. yüzyıl başında önemli bir ticaret merkezi olan kent, I. Dünya Savaşı sırasında birkaç kez Rus donanması tarafın­dan topa tutuldu.Günümüzde Samsun Karadeniz Bölgesi’ nin en büyük kentidir. Mert Çayı’nın Karade­niz’e ulaştığı kesimde güneye, batıya ve kuze­ye doğru gelişen kent, hızlı nüfus artışı nedeniyle konut sorunuyla karşı karşıyadır. Hızlı gelişme sonucunda eski bir liman kenti olan Samsun kent merkezinin denizle ilişkisi kesilmiş durumdadır. Bunun nedeni limanın yapılması sırasında denizin doldurulması ve fuar alanı için kıyı ile kent arasındaki geniş bir kesimin seçilmiş olmasıdır.Samsun kenti demir, deniz, hava ve kara­yollarıyla Türkiye’nin öteki merkezlerine bağlanır. Kentteki başlıca eğitim ve kültür kurumu Ondokuz Mayıs Üniversitesi’dir. Bir bölümü kent içinde yer alan fabrikalardan Karadeniz’e akıtılan sanayi atıkları samsun kıyısında yoğun bir kirliliğe yol açmaktadır.

KAYNAK:TEMEL BRİTANNİCA

Samsun,doğal yapısı,tarihi,ekonomisi.

Karadeniz Bölgesi’ndeki en geliş­miş illerimizden biri olan Samsun aynı zaman­da bölgenin en kalabalık ilidir.Güneyde Kuzey Anadolu Dağları’nın (bak. Kuzey Anadolu Dağlari) kıyı dağları ile iç sıralarını birbirinden ayıran çukurluklardan, kuzeyde Karadeniz kıyısına kadar uzanan il topraklan fazla yüksek sayılmaz. Karadeniz’e kıyısı olan iller arasında düzlüklerin en çok bulunduğu il Samsun’dur.Samsun adı geçince, Kurtuluş Savaşı’nın (bak. Kurtuluş Savaşi) başlangıcı sayılan, Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919′da burada Anadolu kıyısına çıkışı akla gelir. Her yıl 19 Mayıs’ta kutlanan Atatürk’ü Anma,Gençlik ve Spor Bayramı için Ankara’da düzenlenen törende atletler tarafından Sam­sun’dan başlayarak ilden ile taşınan bayrak ve toprak cumhurbaşkanına verilir.Doğal yapısı:
Samsun ili toprakları güney ve batı kesimdeki dağlık alanlardan Karadeniz kıyısına doğru gidildikçe alçalır. Güneybatıdaki küçük bir kesimi Batı Karadeniz Bölümü’nün sınırları içinde kalan Samsun ili topraklarının büyük bölümü Orta Karadeniz Bölümü’nde yer alır.Samsun ilinin doğu ve güney kesimini Canik Dağları, batı kesimini de Küre (İsfen- diyar) Dağları engebelidir. Bu topraklar metreye erişen Kunduz Dağı’dır. Bu kığlar akarsular tarafından derin biçimde parçalanmıştır. Ülkemizin en uzun akarsuyu an Kızılırmak ile Yeşilırmak (bak. Kizilirak yeşilırmak) Samsun ili sınırları içinde Karadeniz’e dökülür. İl topraklarından kaynaklanan suları toplayan öteki akarsular Terme. Abdal, Mert ve Kürtür çaylarıdır.Samsun ilindeki başlıca düzlükler, akarsularin taşıdığı alüvyonların Karadeniz kıyısında yığılması sonucunda oluşmuş olan delta ova­lıdır. Bunların başlıcaları Kızılırmak’ın del­ici olan Bafra Ovası ile Yeşilırmak ve Terme . ayı’nın taşıdığı alüvyonlarla oluşan Çarşamba Ovası’dır. Samsun kenti yakınındaki düz­eler ise Kürtün ve Mert çaylarının getirdiği alüvyonlarla oluşmuş kıyı ovalarıdır. Bu ova- ar ilin başlıca tarım alanlarıdır.Samsun ilinde birçok doğal ve yapay göllerdır. Başlıca doğal göller kıyı ovalarında fer alan lagünler (denizkulağı) ile Lâdik C ‘iıi’dür. Yapay göller ise Yeşilırmak üzerin­le kurulmuş olan Suat Uğurlu ve Hasan paşa barajlarının ardında suların toplanmasıyla oluşan baraj gölleridir.Kızılırmak ve Yeşilırmak deltası geniş ve bat birer yanmada gibi Karadeniz’e uzanır. :.tra Ovası’nın kuzeyinde yer alan, Kızılır- –v’ın Karadeniz’e ulaştığı kesimdeki çıkıntı r–:ra Burnu, bu ovanın doğusundaki çıkıntı
Samsun ilinin doğu ve güney kesimini Canik Dağları engebelendirir.İncir Burnu adıyla anılır. Bafra Ovası kıyılarında doğal kumsallar uzanır. Kumsalın hemen ardında yer alan lagünlerin çevresi sazlık ve bataklıktır. Bu ovadaki başlıca lagünler Karaboğaz, Liman ve Balık gölleri ile Uzungöl’dür. Çarşamba Ovası’nın doğu ucunda Çaltı Burnu, batı ucunda da Cıva Burnu yer alır. Bu ovadaki kumsalların geri­sinde bulunan başlıca lagünler ise Dumanlı- göl, Akgöl ve Simenlik Gölü’dür.Çevresinde ülkemizin en etkin deprem bölgelerinden biri bulunan Kuzey Anadolu kırık kuşağı, Samsun ilinin güney kesiminden geçer. Tarih boyunca bu kesimde oluşan depremlerin önemli ölçüde yıkıma ve can kaybına neden olduğu bilinmektedir.Samsun ili nemli ve ılıman bir iklimin etkisi altındadır. Yıllık ortalama yağış miktarı 1.000 milimetreyi geçmeyen Samsun iline en çok sonbahar ve kış mevsimlerinde yağış düşer. Uzun yıllardır yapılan gözlemler sırasında hava sıcaklığının — 10°C’nin altına düştüğü görülmeyen Samsun’da ölçülen en yüksek hava sıcaklığı da 37°C’den azdır.Kıyıdan uzaklaştıkça yağış miktarı azaldı­ğından doğal bitki örtüsü dağılışında bazı farklılıklar görülür. Karadeniz’e bakan kıyı dağlarındaki ormanlar daha çok kestane, meşe, gürgen ve kayın gibi genişyapraklı ve kızıl çam gibi iğneyapraklı ağaçlardan oluşur; iç kesimdeki dağlık alanlarda daha az ormana rastlanır. İç kesimdeki ormanlarda meşe ile kayınların yanı sıra soğuğa ve kurak­lığa dayanıklı kara çamlarla sarı çamlar daha yaygındır.
Tarih:Yapılan kazı ve araştırma sonuçlarına göre çok eski bir yerleşim alanı olduğu anlaşılan Samsun yöresi, İÖ 8. yüzyıla kadar Kaşka- lar’ın yurdu olan topraklar arasında yer alı­yordu. İÖ 7. yüzyıldan sonra Miletli denizci­lerin Karadeniz kıyısında bazı ticaret koloni­leri kurmaya başlaması ve Anadolu’ya çeşitli yönlerden göç dalgalarının gelmesine bağlı olarak bu yöreye de başka halk toplulukları yerleşti. İÖ 6. yüzyılda Persler’in denetim kurmaya çalıştığı Samsun yöresi, İÖ 3. yüzyıl­da Pontos Krallığı’na bağlandı. Daha sonra Roma İmparatorluğu’nun egemenliğine giren Samsun, 11. yüzyılda Bizans İmparatorluğu’ nun yerel yönetim birimlerinden Armeniakon Theması’nın sınırları içindeydi. Bu sırada Anadolu’ya doğudan girmeye başlayan Türk­menler 11. yüzyıl sonlarına doğru Samsun yö­resine kadar yayıldılar. Bir süre Bizanslılar ile Anadolu Selçukluları arasında el değiştiren Samsun, 13. yüzyılda Komnenos hanedanı ta­rafından kurulan Trabzon Rum İmparatorlu- ğu’na bağlandı. Bazı girişimlerine karşın Ana­dolu Selçukluları tarafından ele geçirilemeyen Samsun yöresi bir süre İlhanlılar’ın, Pervane- oğulları’nın, Eretna Beyliği’nin, Kadı Burha- neddin Devleti’nin denetiminde kaldıktan sonra 1398′de Osmanlılar’ca alındı. Ama Os­manlılar 1402′de Timur’a yenilince Anadolu’ nun birçok bölgesi gibi Samsun yöresi de bazı yerel yöneticiler arasında paylaşıldı. Bir süre Candaroğulları, Kubadoğulları ve Taced- dinoğullan tarafından yönetilen Samsun ili toprakları 1428′de tümüyle Osmanlı Dev- leti’ne katıldı. Kurtuluş Savaşı’nın baş­langıcında Mustafa Kemal’in Samsun’a çık­ması ve Samsun ile Havza’da bazı çalışmalar yapması ilin yakın tarihinde önemli bir yer tutar.
Toplum ve Kültür:

Anadolu’da anlatılan bazı efsanelerde adı ge­çen Amazonların İÖ 20. yüzyıl ile İÖ 12. yüzyıl arasında Sam­sun yöresinde yaşadıkları ileri sürülür. Ya­şamlarında erkeklere sürekli olarak yer ver­meyen savaşçı kadınlar topluluğu olduğu sanılan Amazonlar, bu efsanelerden birine jiöre Terme Çayı’nın Karadeniz’e döküldüğü kesimde kurdukları bir kentte yaşıyorlardı. Karadeniz’den gemilerle gelen bir denizci halk, yüzyıllardan beri kıyıda yaşayan Ama­zonlar’ın egemenliğine son vermiş. Bunun özerine uzun saçlarıyla tanınan Amazonlar yaşamlarını sürdürebilmek için iç bölgelere çekilmek zorunda kalmış ve buralarda gizlen­mişler. Amazonlar, tanınmamak için saçlarını keserek toprağa gömmüşler. Daha sonra saç­arın gömüldüğü topraklardan tütün filizleri ;ıkmış. Kıyıldığında tütünlerin kadın saçını indirir biçimde tel tel olmasının bu efsanenin anlatılmasına neden olduğu sanılmaktadır.Çeşitli kaynaklar verimli topraklara sahip ilan Samsun yöresinin tarih boyunca birçok halk topluluğuna yurtluk ettiğini yazar. Kırım ile yapılan ticarette önem taşıyan Samsun imanı 11. yüzyılda bir Ceneviz kolonisiydi. 19. yüzyıl başlarında küçük bir kasaba olan Samsun’a Osmanlı Devleti’nin yitirdiği Kaf­kasya ve daha sonra da Rumeli’den gelen göçmenlerin bir bölümü yerleştirildi. Özellik- e Kafkasya’dan göçen topluluklar yurt edin­dikleri yerlerde eski toplumsal yaşamlarını vekültürlerini sürdürdükleri adacıklar oluştur­dular.19. yüzyılın ikinci yarısında tütün tarım ve ticaretinin gelişmesi Samsun’un toplumsal ve kültürel yapısını önemli ölçüde etkiledi. Kent kısa sürede önemli bir ticaret merkezi oldu. Doğu ticaretiyle uğraşan Fransızlar, Belçika­lılar, ABD’liler ve Ruslar kentte ticari işlet­meler ve bankalar kurdular. Bu gelişmeler batı kültürünün bazı öğelerinin kent yaşamına girmesine yol açtı.İlde bugün önemini yitiren hah ve bez dokumacılığı en önemli el sanatlarıydı. Bafra ve Çarşamba ilçelerinde keten dokumacılığı yaygındı. Kalın dokunan keten bezinden orak gömleği, dış giyimlik ve örtü yapılırdı. Halı dokumacılığı ise Lâdik’te gelişmişti. Günü­müzde de sürdürülen bu el sanatı özellikle seccadeleriyle ilgi toplamaktadır.Samsun ilinde konut mimarisi Doğu Kara­deniz ve Orta Anadolu etkisi altındadır. İldeki düz alanların varlığı Doğu Karadeniz’ deki dağınık yerleşimlerin tersine daha toplu yerleşmelere olanak sağlamıştır.

İl Merkezi: Samsun:

Bugünkü kent alanında yer alan ilk yerleşme, Miletli denizciler tarafından bir ticaret koloni­si olarak İÖ 7. yüzyılda kurulan Amisos’tur. Daha sonra kısa bir süre Peiraieus olarak anıldıysa da bu ad yerleşmedi ve kente gene Amisos dendi. Kent Bizans döneminde bir piskoposluk merkeziydi. Daha sonra Cene­vizlilerin eline geçen bu yöre günümüze kadar çeşitli aşamalarda Hıristiyan Amisos, Gâvur Amisos, Gâvur Samsun ve Karasam- sun adlarıyla anıldı. Türkmenler tarafından kurulan yerleşme ise Yeni Amisos ve Müslü­man Samsun olarak adlandırıldı. Eskiden bu iki yerleşme arasında canlı bir ticaret ilişkisi vardı. Osmanlı döneminde bütünleşen bu iki yerleşme, 15. yüzyıla ait kayıtlarda Canik adıyla geçer. 20. yüzyıl başında önemli bir ticaret merkezi olan kent, I. Dünya Savaşı sırasında birkaç kez Rus donanması tarafın­dan topa tutuldu.Günümüzde Samsun Karadeniz Bölgesi’ nin en büyük kentidir. Mert Çayı’nın Karade­niz’e ulaştığı kesimde güne
ye, batıya ve kuze­ye doğru gelişen kent, hızlı nüfus artışı nedeniyle konut sorunuyla karşı karşıyadır. Hızlı gelişme sonucunda eski bir liman kenti olan Samsun kent merkezinin denizle ilişkisi kesilmiş durumdadır. Bunun nedeni limanın yapılması sırasında denizin doldurulması ve fuar alanı için kıyı ile kent arasındaki geniş bir kesimin seçilmiş olmasıdır.
Samsun kenti demir, deniz, hava ve kara­yollarıyla Türkiye’nin öteki merkezlerine bağlanır. Kentteki başlıca eğitim ve kültür kurumu Ondokuz Mayıs Üniversitesi’dir. Bir bölümü kent içinde yer alan fabrikalardan Karadeniz’e akıtılan sanayi atıkları Samsun kıyısında yoğun bir deniz kirliliğine yol aç­maktadır.

Ekonomi:
Yarısından fazlası kırsal kesimde yaşayan Samsun ili halkı geçimini tarım ile daha çok tarıma dayalı sanayi ve ticaretten sağlar.Meyve yetiştirilen bağ ve bahçelerin dışında, il yüzölçümünün yüzde 37′si bitkisel üretim yapılan tarım alanlarından oluşur. İlin en önemli tarımsal ürünleri fındık, tütün ve soyafasulyesidir. Ayrıca domates, şekerpan­carı, mısır, buğday, lahana, dolmalık biber, I taze fasulye, hıyar, patates ve arpa da yetişti­rilir.Samsun’da hayvancılığın da ekonomik ya- I şamda önemli bir yeri vardır. İl tarımının geliştirilmesi amacıyla kurulmuş olan Gele- I men ve Karaköy tarım işletmelerinin hayvan soylarının ıslahı konusundaki katkıları hay­vancılığın ileri bir düzeye ulaşmasına yardımcı olmuştur. Çeşitli küçükbaş ve büyükbaş hay- j vanların yetiştirildiği ilde arıcılık ve tavukçu­luk da yapılır. Ama bitkisel üretim alanların­da yaygın kimyasal ilaç kullanımı arıcılığın gerilemesine neden olmaktadır. İlin gelir kay­naklarından biri de balıkçılıktır. Karadeniz’de son yıllarda görülen balık azalmasına bağlı olarak deniz balıkçılığı eski önemini yitirmiş­tir. İldeki akarsu ve göllerde de tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır.Samsun ilinde sanayi Karadeniz Bölgesi’ nin doğu kesimindeki başka illere göre daha gelişmiş bir düzeydedir. İldeki en önemli sanayi kuruluşları Etibank’a ait bakır cevheri işleme fabrikalarıdır. Bundan başka un, salça,süt ürünleri, bitkisel yağ, şeker, sigara, yem, orman ürünleri, gübre, çimento ve plastik fabrikaları Samsun ilindeki başlıca sanayi kuruluşlarıdır. İlde oldukça canlı bir küçük sanayi etkinliği vardır.Samsun ili yeraltı kaynaklan açısından yok­sul sayılır. İl topraklarında linyit ve mermer yataklarıyla şifalı madensuyu kaynakları vardır.Halkın dinlenmesi ve eğlenmesi için birçok mesire yeri ve plaj bulunan ilde yabanıl yaşamı korumak amacıyla bazı alanlar da oluşturulmuştur. Bu alanlar Vezirköprü ilçe­sindeki geyik üretme istasyonu ile Terme ilçesinde sülün ve su kuşları için kurulmuş olan koruma ve üretme alanıdır.

ID:- 1359Blog Adı:- Günlük Süt
Pagerank:- N/A Çiftliğimden Süt %100 Doğal %100 Katkısız Günlük Sütünüz… çocuk ve kadın ... Çocuğunuza güvenle içirebileceğiniz katkısız doğal günlük süt. sütlaç uzun ömürlü sütlere göre tadı daha güzel olan süt. bunun piyasasına ilk olarak  süt hakimmiş fakat möö süt kutu süt satmaya başlayınca işleri daha  iyi olduğunu gördük. GÜNLÜK SÜTÜN ÖZELLİKLERİ. “Taze” sütler modern çiftliklerden toplanır. Her Sabah Özenle Sağılan İnek ve Keçilerimizin Taze Doğal Sütleri Evinize Teslim Katkısız ve doğal çiğ süt kapınıza kadar geliyor. %100 katkısız, doğal ve günlük çiğ sütü kapınıza getiriyoruz. Sütlerimizi kargo ile değil, soğutuculu dağıtım
Açıklama:- Günlük Doğal Çiftlik Sütü Evinize teslim. Samsun 'da kapınıza teslim. Kapıya teslimat taze köy sütü için bizi arayın. Alosüt hattı:0533 593 1615. Arayın çiftlikten sofranıza taze yoğurt tereyağ süt gelsin. Kategori:- çelik kasaYemek Ekleyen:- osman
Ekleme Tarihi:- December 07, 2016 11:28:58 AM Hitleri:- 0 RSS:- http://www.moosut.com/feed/ Gönderileri: süt yoğurt - blog linkleri - kasa