boş

Arşiv aramaları için konu başlığı ‘Türkiye’

Marmara’da deprem

Marmara Denizi’nde saat 20.57′de 5.2 büyüklüğünde bir deprem oldu.

Marmara Denizi’nde meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’de de hissedildi.

Marmara Denizi açıklarında saat 20.57′de, 8.4 kilometre derinlikte meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem, Tekirdağ’da herhangi bir yıkıntıya sebep olmadı. Valilikten yapılan açıklamada depremin bir zarara yol açmadığı belirtildi. Deprem sonrası bazı vatandaşlar tedbir amacıyla evlerinden çıkarken, telefon hatlarında fazla yüklenmeden dolayı kısa süreli sorun yaşandı.

Öte yandan 5.2 büyüklüğündeki depremden 20 dakika sonra, Marmara Denizi’nde 2.7 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.

KALAFAT: AKTİVİTE NORMAL

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Ulusal Deprem İzleme Merkezi (UDİM) Müdürü Dr. Doğan Kalafat, depremin, Marmara Denizi’nin normal bir aktivitesi olduğunu söyledi.

Kalafat depremi “orta şiddette” bir deprem olarak nitelendirerek, depremin sahil kesimleri ve yakın çevresinde daha güçlü hissedildiğini ifade etti. Kalafat “Bu deprem esasında Marmara Denizi’nin normal bir aktivitesidir. İstanbul’un özellikle Silivri, Çatalca, Büyükçekmece gibi sahil kesimlerinde daha güçlü hissedildi. Merkezi, denizin ortası olması sebebiyle herhangi bir hasar veya can kaybı olmadı. Şu an için korkulacak bir durum söz konusu değildir. Vatandaşlarımıza sakin olmalarını tavsiye ederim” diye konuştu.

Emeklilik için yaşı bekleyenlere müjde!

Emekli olmak için yaş haddinin dolmasını bekleyenler, genel sağlık sigortası kapsamına alınıyor. Genç` emekliler, yasal değişiklik sonrasında çalışanların sağlık haklarına sahip olacak.

Çalışanların faydalandığı hizmetlerden faydalanabilecekler.

Emeklilik için yaş bekleyenlere

Sadettin Bey, ben emeklilik için özel sektörde prim günümü ve 20 yıl olan sigortalılık süresini doldurdum. Ancak yaş şartını 2010`da yerine getireceğim için bu tarihi beklemem gerekiyor. Daha önceki iş kanunu uygulamasında prim günü ve sigortalılık süresini dolduranlar, emeklilik için yaşı beklemeksizin SSK`ya başvurarak `Kıdem tazminatı alabilir` ibareli yazı alıp işyerlerinden kıdem tazminatlarını hemen alabiliyorlardı. Yeni sosyal güvenlik kanunu ile bu uygulamada bir değişiklik oldu mu? Ayrıca yeni kanuna göre emekli maaşlarının kademeli olarak düşeceği doğru mu? S.Özlem TOPUZ

Cevap: Değerli okurum, sigortalılık süresi ve prim gününü dolduranlar yeni kanuna göre de SGK`dan bahsettiğiniz yazıyı alarak, yaş şartını beklemeden işverenlerinden kıdem tazminatlarını alabilirler. Bu düzenleme sosyal güvenlik kanununda değil, 4857 sayılı İş Kanununda yer almakta. 1 Ekim`de yürürlüğe giren yasa ise 5510 sayılı SSGSS Yasası(reform yasası)dır.

Dolayısıyla İş Kanununda aksine bir düzenleme yapılmadığından aynı hakkınız devam ediyor. Emekli aylıklarının kademeli olarak düşeceği meselesini daha önce açıkladık ancak yine tekrar edelim. Öncelikle Salı günkü yazımızda da bahsettiğimiz gibi emekli aylıklarının 213 YTL`ye düşmesi gibi bir durum söz konusu değil. Devamını Oku… »

İbrahim Akın : Şike caiz midir hocam?

Fenerbahçe’ye gol atmaması için kendisine 100 bin dolar teklif edilen futbolcu bir din adamına telefon açıp, “Hocam 100 bin dolar veriyorlar. Kabul edeyim mi” diye sormuş.

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın da gözaltına alındığı şike operasyonundan ilginç bir detayı Hürriyet gazetesi sayfalarına taşıdı. Habere göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesporlu futbolcu İbrahim Akın’a, Aziz Yıldırım’ın isteğiyle 100 bin dolar teklif edildi.  Şike parasını bir poşet içinde teslim alam Akın, “Bu parayı kabul etmemin dinen bir zararı var mı” diye bir hocaya sordu.

İŞTE SORGUDAKİ O BÖLÜM:

İbrahim Akın akıl danıştığı kişiye, “Hocam bir şey sormam lazım. Şimdi hafta sonu Fener’le maçımız var ya, demişler ki İbo gol atmasın; 100 bin dolar para verelim…” diyerek şike yapıp para almasının sakıncalı olup olmadığı konusunda görüş istedi.

‘DOLAR DEĞİL EURO OLSUN’

Görüşme yaptığı kişinin sakınca olmadığını söylemesi üzerine İbrahim Akın’ın, Yusuf Turanlı’yı arayarak teklifi kabul ettiğini ancak 100 bin dolar değil 100 bin Euro’dan aşağı kabul etmeyeceğini söylediği belirlendi. Aziz Yıldırım ve diğer şahısların Ahmet Çelebi’ye İbrahim Akın ile görüşülmesi ve şike karşılığında para teklif edilmesi yönünde talimat verdikleri, Ahmet Çelebi’nin Yusuf Turanlı aracılığı ile bu teklifi İbrahim Akın’a ilettiği ve şike konusunda mutabakat sağlandığı polis fezlekesine yansıdı.

Fenerbahçe’ye korkunç fatura!

Fenerbahçe prestijin yanı sıra yayından 28.4 milyon, başarı puanından 21 milyon, 1.’likten 15 milyon TL kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Ayrıca Devler Ligi’ne katılamazsa en az 15 milyon uçacak. Bank Asya’da sınır 3 olduğu için 8 yabancı da yollanacak.

İSTANBUL – Şike soruşturması kapsamında başkanı, asbaşkanı, muhasebe müdürü, oyuncuları gözaltına alınan F.Bahçe’de herkesin merak ettiği soru ‘şimdi ne olacak?’ Sarı-lacivertli futbolcular mümkün mertebe kendilerini bu gelişmelerden uzak tutup yeni sezon için hazırlıklarını sürdürürken, hem takımın, hem teknik heyetin, hem taraftarların hem de tüm camiada akıllar soruşturmada.

Hemen hemen herkes “18. şampiyonluk alınacak mı?”, “Takım küme düşürülecek mi?”, “Puanlar silinecek mi?”, “Şampiyonlar Ligi‘nde oynanabilecek mi?” sorularına yanıt bekliyor.

Soruşturma tamamlandığında ve en kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda hapis cezalarının çıkabileceği ifade edilirken en kötü senaryonun gerçekleşmesi durumunda F.Bahçe kulübü hem maddi hem de manevi olarak ağır bir darbe alacak. Buna göre küme düşmesi halinde sarı-lacivertlileri şu tehlikeler bekliyor:

1- Yayın geliri  Devamını Oku… »

Dünyanın en mutsuz ülkeleri’nde Türkiye birinci..

Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) yayımladığı “dünyanın en mutsuz ülkeleri” listesinde birinci sırada yer aldı.

OECD’nin 25 Avrupa ülkesi, Kuzey Amerika ve diğer üye ülkeler arasında yaptığı araştırmaya göre, Türklerin sadece yüzde 28′i hayatlarından memnun olduklarını söyledi.

Araştırma sonuçlarını içeren rapora göre, Türklerin yüzde 57′si de gelecekte hayatlarından memnun olacakları konusunda umutlu değil.

Mutsuzluk için belirlenen kriterlerde Türkiye’nin durumu, araştırmaya katılan birçok ülkenin gerisinde. Rapora göre Türklerin mutsuzluğunun başlıca nedenleri şöyle:

Eğitim: Yaşları 25 ile 64 arasında değişen yetişkinlerin sadece yüzde 30′u lise diplomasına sahip.

Toplum: Türklerin sadece yüzde 79′u ihtiyaç duydukları zaman güvenebilecekleri biri olduğuna inanıyor. Araştırmaya göre OECD ülkelerinde bu oran ortalama yüzde 91.

Yaşam süresi: Türkiye’de ortalama yaşam süresi 73, 6 yıl. Bu süre son yıllarda yükselse de hala birçok OECD ülkesinin gerisinde.

Barınma: Türkiye’de evlerin yüzde 17′sinde tuvalet yok.

İşsizlik: Çalışabilecek yaştaki nüfusun sadece yüzde 46′sının işi var.

Türkiye’nin başı çektiği mutsuz ülkeler listesinde ilk on ülke şöyle:

1. Türkiye

2. Meksika

3. Şili

4. Estonya

5. Portekiz

6 Macaristan

7. Slovakya

8. Yunanistan

9. Kore

10. Polonya

”Wikileaks Türkiye belgelerinin tüm detayları”

Wikileaks’in bugüne kadar yayımladığı belgeler içinde Türkiye’yle ilgili olanların tam metni.

– Terör finansmanıyla mücadele görüşmeleri

– Ankara’nın dış politikasının altında ne yatıyor

– İran konusunda Erdoğan’ı geri döndürme çabası 

– İktidardaki iki yılın ardından Erdoğan ve AKP

– Gates ile Gönül’ün görüşmesi

– İran’la anlaşmalar Erdoğan’a yarıyor

– Kabine değişikliği: Erdoğan’ın odağında Gül var

– Arınç’a suikast iddialarıyla ilgili bilgi talebi

– Ak Parti’nin kapatılacağına yönelik iddialar

– İsrail sorunların kaynağını Erdoğan’a bağladı

– Türk dış politikasındaki ikilik

– Türkiye-İran İlişkileri

– Türk ordusu ve demokrasi

– Akıntıyla sürüklenen Türkiye

– Burns’un Sinirlioğlu’yla görüşmesi

– Erdoğan’ın Washington ziyareti

– AKP’de bölünme söz konusu değil

– İran’da kara para aklayanlar

-- Vershbow ile İsrailli yetkililerinin görüşmesi

– Türkiye’nin AB katılım süreci/Gizemli belge kaybolma olayı

  Devamını Oku… »

Tatil keyfi çıkarma rehberi

Türkiye son on yılda muazzam bir değişim geçiriyor. Turizm, “yazlık evde iki üç ay kalma” zihniyetinin dışına çıktı, ciddi bir endüstri haline geldi. Bir yanda doldur boşalt her-şey-dahil turist fabrikaları açılırken, bir yanda ise az odalı, bed and breakfast bazında çalışan küçük tatlı butik oteller açılıyor. Turist fabrikaları daha çok yabancıları ve “Şezlongumdan kıpırdamam”cıları ilgilendirirken küçük oteller ve etraflarındaki münferit restoranlar ise memleketin her bir köşesini merak edenleri, gittikleri yerle kaynaşmak isteyenleri, özgün tarzlara meraklıları, maceracıları ve kaşifleri ilgilendiriyor. Yazı dizimiz daha çok ikinci gruptakiler için. Her yıl yüzlerce otel, restoran, dükkan ve de rota açılıyor. Nereye gideceğini bilmek için rehber kitapları, seyahat dergilerini ve gazetelerin tatil eklerini hatmetmek gerekiyor. Türkiye’nin en sevilen rehberi “Küçük Oteller Kitabı”nın aynı zamanda gazetemizin de yazarı olan Mutlu Tönbekici, en taze tatil önerilerini Vatan okurları için derledi. İyi seyahatler, iyi keşifler!

Alaçatı

Alaçatı, Yunanistan’ın, İtalya’nın, Fransa’nın yıllardır sürdürdüğü “küçük olsun ama yerel, özgün, kaliteli olsun” turizm anlayışını tek başına başarabilmiş bir kasaba. Son 5 yıldır, deniz kenarında olmadığı halde bu kadar sevilmesinin, öne çıkmasının nedeni işte bu. 2011 yazına da hem konaklama bakımından, hem lezzet, konser ve alışveriş bakımından damgasını vuracak. İşte en yeni oteller, dükkanlar, lokantalar…

Alura

Devamını Oku… »

Türkiye’nin En Başarılı Turizm Yatırımları

Türkiye’nin En Başarılı Turizm Yatırımları 2011 Araştırması sonuçları açıklandı. İşte ödül alanlar..

Eurobank Tekfen, Ekonomist ve Capital Dergileri işbirliği ile bu yıl ikincisi gerçekleştirilen “Türkiye’nin En Başarılı Turizm Yatırımları Araştırması 2011”in sonuçları, Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenen görkemli bir tören ile açıklandı.

Türk Turizm sektöründe yatırımları teşvik etmek ve sektöre katkı sağlamak hedefi ile organize edilen araştırmada, İstanbul Kongre Merkezi, Türkiye’nin en başarılı turizm yatırımı olarak büyük ödülü kazandı.

Büyük ödülün yanı sıra, 12 farklı kategoride en başarılı yatırımların da ödüllendirildiği törende ayrıca, Türk turizm sektörünün gelişiminde büyük rol oynayan, sektörün duayen ismi, Semahat Arsel ve Burhan Silahtaroğlu’na onur ödülleri takdim edildi.

TC Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın katılımı ile gerçekleşen ve bir turizm sektör zirvesi havasında gerçekleşen ödül töreninde, İstanbul Kongre Merkezi Türkiye’nin En Başarılı Turizm Yatırımı seçildi.

Araştırma sonuçlarına göre :

Devamını Oku… »

İşte Günün Transfer Bombaları!

Türkiye bugün de bir çok transfer haberiyle çalkalandı..

Galatasaray Kulübü, İngiltere Premier Lig ekiplerinden Bolton Wanderers’la sözleşmesi sona eren ve daha önce anlaşmaya varıldığı açıklanan İsveçli oyuncu Johan Elmander ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.

Galatasaray Sportif, Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.’den yapılan açıklamada, Johan Elmander ile 2011-2012 sezonundan başlamak üzere 2013-2014 sezonu sonuna kadar sözleşme imzalandığı belirtilerek, “Sözleşmeye göre oyuncuya her bir sezon için 1 milyon 800 bin Avro sabit transfer ücreti olmak üzere 3 sezon için toplam 5 milyon 400 bin avro ve 10 bin Avro maç başı ücreti ödenecektir” denildi.

FATİH TERİM’İN ERSAN GÜLÜM PLANI

Yönetim, Fatih Terim’in ısrarla istediği Ersan Gülüm için bugün Adanaspor’la görüşecek.

Başkan Bayram Akgül ile bonservis konusunda anlaşma sağlanırsa, yetenekli oyuncuyu ikna etmek için mesai başlayacak.

Yeniden dümene geçen Fatih Terim’in direktifleri doğrultusunda transfer operasyonunu sürdüren Galatasaray da, ibre Ersan Gülüm’e çevrildi. Sadece hücum hattına değil savunmaya da takviye yapmak isteyen İmparator, yerli piyasanın en gözde oyuncularından Ersan’ı ısrarla istiyor.

Yetenekli stoperin Florya’ya getirilmesi için elinden geleni yapan Galatasaray Yönetimi de, bugün bir kez daha Adanaspor’la görüşecek. Turuncu-Beyazlı ekibin başkanı Bayram Akgül ile masaya oturacak olan yöneticiler, yüksek bonservis bedelini biraz daha Devamını Oku… »

Türkiye’nin girişimcilik notu 2 puan yükseldi

Yeni bir iş kurmak isteyenlerin sayısı, ekonomideki istikrara paralel her geçen gün artıyor. 59 ülkeyi mercek altına alan Küresel Girişimcilik Raporu, Türkiye’nin bu alanda son 4 yılda hızlı mesafe kat ettiğini ortaya koydu. Girişimci sayısının artmasında desteklerin önemli etkisi var. KOSGEB, yeni projelerle, sağladığı teşvik miktarlarını yükseltti.

Türkiye ekonomisindeki istikrar ve sağlanan destekler yeni girişimlerin önünü açıyor. Girişimcilik konusunda Türk insanının son yıllardaki atağı uluslararası raporlara da yansıdı. Geçtiğimiz günlerde açıklanan

Küresel Girişimcilik İzleme Raporu’na (GEM) göre Türkiye’nin girişimcilik endeksi 2 puan birden yükseldi. Türkiye’nin 2006-2008 yılları arasında, GEM girişimcilik endeksinin 5,6-6,1 arasında değiştiğini belirten KOSGEB Başkanı Mustafa Kaplan, “Çalışmaya katılan ülkeler içinde Türkiye alt sıralara yakındı. 2010 yılında yapılan araştırmada ise önemli bir ilerleme kaydedildi ve bu endeks 8,6′ya yükseldi.” dedi.

Vatandaşların kendi işlerini kurmaları ve geliştirmeleri için Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), sık sık yeni teşvikler açıklıyor. GEM Raporu’nu Zaman’a değerlendiren Mustafa Kaplan, rapor incelendiğinde Türkiye’de girişimciliğe yönelik olumlu bakış açısının öne çıktığını söyledi. “Girişimcilik kapasitesi artıyor. Daha fazla kişi, kendisinde Devamını Oku… »

5 yılda 16 milyon aboneye ulaştı

Vodafone, beş yıllık dönemi, 10,9 milyar liraya ulaşan toplam yatırım, 16,8 milyon abone, 3,7 milyar lira ciro ve yüzde 27,1 gelir pazar payı ile tamamladı.
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray, 2005 yılı sonunda Türkiye’ye en büyük ikinci doğrudan yabancı sermaye yatırımı ile giriş yapan Vodafone’un, özellikle son iki yıldır yürüttüğü müşteri odaklı stratejik programı sayesinde beş yıllık dönemi, 10,9 milyar liraya ulaşan toplam yatırım, 16,8 milyon abone, 3,7 milyar lira ciro ve yüzde 27,1 gelir pazar payı ile tamamladığını bildirdi.
Vodafone Türkiye, beşinci yılını Sabancı Müzesi bünyesindeki The Seed’de düzenlenen ve 2010-2011 mali yılı sonuçlarının da değerlendirildiği basın toplantısıyla kutladı.
Serpil Timuray, Vodafone Türkiye’nin 2009-2010 mali yılında başlatılan kayıtsız şartsız müşteri memnuniyetine odaklanan uzun dönemli stratejik program yürüttüğünü anımsatarak, ikinci yılını dolduran programın, iş sonuçlarında çok önemli rekor gelişmelere imza attığını anlattı.
Timuray, Mart 2011 itibariyle sona eren mali yılda toplam gelirlerin yüzde 30,2 arttığını dile getirerek, ”Bu bir organik artıştır. Bunun içinde satın aldığımız Borusan Telekom’dan gelen büyüme yoktur” dedi.
Serpil Timuray, 2005 yılı sonunda Türkiye’ye en büyük ikinci doğrudan yabancı sermaye yatırımı ile giriş yapan Vodafone’un özellikle son iki yıldır yürüttüğü müşteri odaklı stratejik programı sayesinde beş yıllık dönemi, 10,9 milyar liraya ulaşan toplam yatırım, 16,8 milyon abone, 3,7 milyar lira ciro ve yüzde 27,1 gelir pazar payı ile tamamladığını bildirdi.
Toplam ciroyu da 3,7 milyar lira seviyesine getirdiklerine işaret eden Timuray, son bir yılda pazar payını 5,9 puan artırarak, yüzde 27,1 seviyesine ulaştırdıklarını söyledi.
FAVÖK marjını da pozitife çevirdiklerini ve FAVÖK seviyesinin de 12,1 olarak gerçekleştiğini belirten Timuray, şöyle konuştu:
”Yüzde 30,2 büyüme grafiği ile Türkiye’nin mobil iletişim sektörünün en hızlı büyüyen operatörü konumundayız. Vodafone Grubu bünyesinde de kurulu operatörler arasında en hızlı büyüyen kurulu operatör konumundayız. Gelir pazar payındaki son iki yılındaki performansımıza baktığımızda, 8,5 puan artış kaydettiğimizi görmekteyiz. Numara taşımada, Kasım 2008′den bugüne kadar açık ara liderliğimizi koruyoruz. Faturalı abone sayısını 2 misline çıkardık, data gelirlerinde 3 misli artış kaydettik, kurumsal segmentte ise yüzde 45 büyüme sağladık.”
Timuray, geçen dönemlerde abonelerin yüzde 30′unda birden fazla SİM varken, bugün bu oranın yüzde 10′lara kadar düştüğünü belirterek, Vodafone Türkiye’nin tüm gruba bakıldığında abone bazına dakika kullanımı sıralamasında üçüncü, gelir sıralamasında da sekizinci sıraya yükseldiğini kaydetti.
-MOBİL ABONE SAYISI 61,8 OLDU-
Devamını Oku… »

Dünyada En huzurlu ülke hangisi? Türkiye kaçıncı sırada?

Dünyada En huzurlu ülke hangisi? Türkiye kaçıncı sırada?
Dünyanın en huzurlu ülkeleri İzlanda, Yeni Zelanda ve Japonya olarak sıralandı.
Merkezi Avustralya’nın Sydney kentinde bulunan Ekonomi ve Barış Enstitüsünün (IEP) son yıllarda hazırladığı “Küresel Barış Endeksi”nin 2011 yılı sonuçlarına göre Türkiye, 153 ülke arasında 127. sıraya yerleşti.
Kuruluşun internet sitesinde yayımlanan listede Almanya 15, İngiltere 26, Fransa 36, Yunanistan 65, Çin 80, ABD 82 ve Rusya 147. sırada yer buldu.
İlk 10’a giren ülkeler sırasıyla İzlanda, Yeni Zelanda, Japonya, Danimarka, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Finlandiya, Kanada, Norveç ve Slovenya oldu.
Endeksin 145. sırasında İsrail, 146. sırasında Pakistan, 147. sırasında Rusya, 148. sırasında Demokratik Kongo Cumhuriyeti, 149. sırasında Kuzey Kore, 150. sırasında Afganistan, 151. sırasında Sudan, 152. sırasında Irak ve 153.
Sırasında Somali yer aldı.
Küresel Barış Endeksi, 2007 yılından beri yayımlanıyor. Endeks, ülkeleri iç ve dış çatışmalar, toplumda güvenlik, komşularla ilişkiler, şiddet, silah harcamaları ve çeşitli alanlarda özgürlükler gibi 23 kritere göre sıralıyor.
Türkiye bu yıl 2 bin 411 puan ile 127. sıraya yerleşirken, 2010 listesinde 149 ülke arasında 126. ve 2009’da 141 ülke arasında 121. olmuştu.

Dünya Nasıl Besleniyor? Ne Yiyor?

19 ülkede yaşayan insanların beslenme alışkanlıkları ve kilo kontrolü incelendi!

Pazar araştırma şirketi Synovate’in 19 ülkeden 13 bin 155 kişi ile yaptığı ‘Sağlıklı Yaşam’ araştırmasında, kilo kontrolü ve beslenme alışkanlıkları incelendi. Araştırmada, Suudi Arabistanlılar yüzde 59 oranıyla ”fast food fanatiği” çıktı.

Araştırmada Arjantin, Brezilya, Kanada, Şili, Çin, Kolombiya, Danimarka, Mısır, Hindistan, Endonezya, Kore, Hollanda, Rusya, Romanya, Suudi Arabistan, Singapur, Türkiye, ABD ve İngiltere’de yaşayanların, sağlık ve kilo durumlarını kontrol edip etmediklerinin yanı sıra beslenmeleri ve alışkanlıkları incelendi.

Ortalama sonuçlara bakıldığında, katılımcıların yüzde 5′inin (yüzde 6 kadın, yüzde 5 erkek) her gün, yüzde 15′inin haftada bir kez tartıldığı görülürken, kilo konusunda en hassas olanlar, her gün tartılan Amerikalılar oldu. Haftada bir tartılan ülkeler arasında en yüksek oranlara yüzde 28 ile Kore, yüzde 26 ile Arjantin ve yüzde 25 ile Brezilya sahip.

Ülkelerin ortalama sonuçları, katılımcıların yüzde 36′sının akıllarına geldiğinde tartıldığını gösterdi. Bu oran, Türkiye için yüzde 48 olurken, Türkiye’yi yüzde 45 ile Endonezya, Çin ve yüzde 43 ile Arjantin takip etti. Katılımcıların yüzde 22′si hiç tartılmadığını ifade etti. Hindistan, tartılmayan ülkeler arasında yüzde 40 ile başı çekerken, Şili yüzde 39, Endonezya ve Romanya yüzde 38 oranıyla Hindistan’ın arkasından geldi.

DİYET RAĞBET GÖRMÜYOR

Devamını Oku… »

Türkiye En Çok Mavi Bayrak Alan Dördüncü Ülke Oldu

Türkiye’de 2011 yılı içinde toplam 324 plaj, 17 marina ve 12 tekne mavi bayrak almaya hak kazandı.

Türkiye’de 2011 yılında 324 plaj, 17 marina ve 12 tekne mavi bayrak aldı. Bu rakamlarla Türkiye, mavi bayrak sayısında dünya 4′üncülüğünü sürdürdü.

Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) koordinasyonunda yürütülen Mavi Bayrak 2011 yılı çalışmasının sonuçları, İzmir Mövenpick Otel’de düzenlenen basın toplantısında açıklandı

TÜRÇEV yetkilileri, Türkiye’de 2011 yılında geçen yıla göre yüzde 3 artışla 324 plaj, 17 marina ve 12 teknede mavi bayrağın dalgalanacağını, bu rakamlarla Türkiye’nin plaj kategorisinde İspanya, Yunanistan ve Fransa’nın ardından 4′üncü ülke haline geldiğini bildirdi.

Yetkililer, 2011 yılında dünyanın 44 ülkesinde 2 bin 927 plaj ve 626 marinanın mavi bayrak sahip olduğunu ifade etti.
Toplantıya katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yaptığı konuşmada, turizmde sürdürülebilir ve yüksek nitelikli kalkınma için mavi bayrağın önemli bir araç olduğunu, mavi bayrak sayısının artırılması için sektörün birlik içinde çalışması gerektiğini söyledi.
Günay, ”Şu anda 4′üncü sıradayız, Fransa ile aramızda kapanabilir bir fark var. Önümüzdeki yıl Fransa’nın yerini almak hedefini önümüze koymalıyız. Bununla ilgili hepimize görev düşüyor. Bu konudaki altyapı çalışmalarına büyük destek veriyoruz” dedi.

Devamını Oku… »

Özbeklerin tatil adresi Türkiye oldu sokakları Antalya afişleri süslüyor

Orta Asya’da en kalabalık nüfusa sahip olan Özbekistan’da turistlerin öncelikli tatil adresi, Türkiye oluyor.

Turizm acentelerinin son yılların en hareketli dönemini yaşadığı ülkede, başkent Taşkent’te billboardlara asılan dev Antalya reklâmları boy gösteriyor. Türkiye’ye yönelik yoğun bir ilgi ile karşı karşıya kalan turizm acenteleri ise en bereketli dönemlerini yaşıyor. Bu arada Tunus’la başlayan ve yaptığı domino etkisiyle diğer Arap ülkeleri Mısır, Yemen, Suriye ve Libya’da da etkili olan halk ayaklanmaları ise daha önce Arap ülkelerini tercih eden Özbek turistlerinin yönünü Türkiye’ye çevirmiş durumda.

ÖNCELİKLİ TERCİH TÜRKİYE

Simurg Turizm Ajansı Müdürü Umurbek Ruzmetov, ülkedeki ekonomik iyileşmeye bağlı olarak insanların tatile olan ilgilerinin de artığını belirtti. Özbekistan vatandaşlarının öncelikli tatil adreslerinin ise Antalya olduğunu dile getiren Ruzmetov Türkiye’de sunulan her şey dâhil sisteminin daha çok ailecek tatil yapmayı tercih eden Özbek turistleri daha da çektiğini söyledi. Yoğun ilgi üzerine acentelerin charter seferlerinde de artışlar gözleniyor. Gecen yıl yaptıkları 18 uçuşa karşın, bu yıl 28 uçuş planladıklarını dile getiren Ruzmetov, bu artışın yaşadıkları yoğun talepten kaynaklandığını kaydetti. Ayrıca Bodrum’a da 6 ayrı deneme uçuşu yapacaklarını hatırlatan Ruzmetov, Temmuz için planladıkları Bodrum rezervasyonları için taleplerin şimdiden gelmeye başladığını kaydetti. Bu arada erken rezervasyon yapan müşterilerine ise yüzde 20′ye vatan indirimler de yapmakta olduklarını belirten Ruzmetov, Arap ülkelerinde patlak veren ayaklanmaların Özbek turistlerinin yönünü tamamen Türkiye’ye çevirdiğini aktardı.

Devamını Oku… »

Emeklilik için yaşı bekleyenlere müjde

Emekli olmak için yaş haddinin dolmasını bekleyenler, genel sağlık sigortası kapsamına alınıyor. Genç` emekliler, yasal değişiklik sonrasında çalışanların sağlık haklarına sahip olacak.

Çalışanların faydalandığı hizmetlerden faydalanabilecekler

Emeklilik için yaş bekleyenlere

 

Sadettin Bey, ben emeklilik için özel sektörde prim günümü ve 20 yıl olan sigortalılık süresini doldurdum. Ancak yaş şartını 2010`da yerine getireceğim için bu tarihi beklemem gerekiyor. Daha önceki iş kanunu uygulamasında prim günü ve sigortalılık süresini dolduranlar, emeklilik için yaşı beklemeksizin SSK`ya başvurarak `Kıdem tazminatı alabilir` ibareli yazı alıp işyerlerinden kıdem tazminatlarını hemen alabiliyorlardı. Yeni sosyal güvenlik kanunu ile bu uygulamada bir değişiklik oldu mu? Ayrıca yeni kanuna göre emekli maaşlarının kademeli olarak düşeceği doğru mu? S.Özlem TOPUZ

 

Cevap: Değerli okurum, sigortalılık süresi ve prim gününü dolduranlar yeni kanuna göre de SGK`dan bahsettiğiniz yazıyı alarak, yaş şartını beklemeden işverenlerinden kıdem tazminatlarını alabilirler. Bu düzenleme sosyal güvenlik kanununda değil, 4857 sayılı İş Kanununda yer almakta. 1 Ekim`de yürürlüğe giren yasa ise 5510 sayılı SSGSS Yasası(reform yasası)dır.

Dolayısıyla İş Kanununda aksine bir düzenleme yapılmadığından aynı hakkınız devam ediyor. Emekli aylıklarının kademeli olarak düşeceği meselesini daha önce açıkladık ancak yine tekrar edelim. Öncelikle Salı günkü yazımızda da bahsettiğimiz gibi emekli aylıklarının 213 YTL`ye düşmesi gibi bir durum söz konusu değil.

Devamını Oku… »

TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK ÖNEMİ

Jeopolitik; bir ülkenin dış politikasını doğal konumunun belirlediğini öne süren siyasal bilgi kuramıdır.             Jeopolitik açıdan önemli bir konumda bulunan ülkemiz, Anadolu yarımadasının elverişli topraklarına yerleşmiş ve doğu ile batı medeniyetleri arasında köprü olmuştur. Bu köprü görevi, Asya ve Avrupa kıtaları arasında ulaşım ve ticaret gibi birçok alanda da devam etmektedir.             Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkedir. Ülkemizin İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması önemli bir ulaşım merkezi olmasını sağlamıştır. Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler sıcak denizlere en kısa ve ekonomik yoldan ulaşabilmek için bu boğazlardan geçmek zorundadır. Zengin petrol yataklarına sahip doğu ve ortadoğu ülkelerine yakın olması da diğer bir jeopolitik avantajdır. Ortadoğu’da petrol çıkaran ülkeler ürünlerini tüm dünya pazarına en kısa ve en karlı yoldan sunabilmek için ya ülkemiz topraklarından petrol hattı geçirmek; yada Türk limanlarından dağıtım ve satış yapmak zorundadırlar.Türkiye dünya coğrafyasında ılıman iklim kuşağında yer alır. Bu nedenle aynı anda dört mevsimin olması mümkündür. Böylece Türkiye turizm değerleri bakımından da değerli bir konuma sahiptir. Türkiye dünya üzerinde birçok çatışmaların sıcak ve soğuk savaşların yaşandığı Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu arasında yer almaktadır. Bu nedenle Türkiye tarihi boyunca hiç önemini kaybetmesine izin vermediği savunma ve askeri güç düzenini daima büyük bir dikkat ve kararlılıkla korumak zorundadır. Konumu nedeniyle birçok ülkeye hakim ve hükmedebilecek bir yerde bulunması ülkemizin stratejik bakımdan ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir.

Bir Zamanlar Türkiye

1923 Türkiye’sinden rakamlar: Sadece 4.000 km. demiryolumuz var ama bize ait değil… Telefon, motor, makine yok, un bile dışarıdan geliyor… Sadece 337 doktor, 434 sağlık memuru, 136 ebemiz var. Halkın yarısı hasta, 3 milyon kişi trahomlu, sıtma, tifüs, verem, frengi, tifo salgın halinde ve bebek ölümleri %60’larda… Nüfusun %80’i kırsal kesimde yaşıyor. Elektriği ise sadece İstanbul ve İzmir’in bazı semtlerinde yaşayanlar tanıyor… 

TÜRKİYE’ DE BİLİM-TEKNOLOJİ

Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kalkınma stratejisiyle başlayan canlılık bir süre sonra kendini bilim alanında da hissettirmeye başlamıştır. İşte bu dönemin yaktığı ateş; Cahit Arf(Ö) (matematik), Ahmet Cemal Eringen(Y) (mekanik), Ratip Berker(Ö) (mekanik), Mustafa İnan(Ö) (mekanik), Turhan Onat(Y) (mekanik), İhsan Ketin(Ö) (jeoloji), Sırrı Erinç(Y) (coğrafya), Feza Gürsey(Ö) (fizik), Asım Orhan Barut(Ö) (fizik), Korkut Bardakçı(Y) (fizik), Behram Kurşunoğlu(Y) (fizik), Cavit Erginsoy(Ö) (fizik), Oktay Sinanoğlu(Y) (fizik, kimya), Gazi Yaşargil(Y) (Tıp) gibi dünya bilimine damgasını vuran çok önemli bilim insanlarının yetişmesinde başrolü oynamıştır.

Kendi sahamız olan fizik bilimine ele alacak olursak; özellikle kuramsal fizik ve atom-molekül fiziği sahalarında Türk fizikçilerinin Dünya fiziğinde çok önemli bir yer işgal ettiklerini, yaptıkları çalışmalarla büyük yankılar uyandırdıklarını belirtmeliyiz. Özellikle F. Gürsey, A.O. Barut, C. Erginsoy ve O. Sinanoğlu fizikte temel problemlerle uğraşan en önemli bilim adamları arasına girmişlerdir. Bu fizikçilerimiz, Türk fiziğinin en parlak devrini yaşadığı 1960-1973 döneminde yaptıkları kuramsal çalışmalarla adlarının bilim dünyasına yerleşmesini sağlamışlardır. F. Gürsey “SU(6) Kuramı”, A.O.Barut “Dinamik Simetriler-Dinamik Gruplar Kuramı”, C.Erginsoy katı hal fiziğinde “Kanallama Kuramı”, O. Sinanoğlu atom-molekül fiziği ve kuvantum kimyasında “Çok Elektron Kuramı” ile büyük ün sağlamışlardır.

Ne yazık ki; C. Erginsoy 1967 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’nü aldıktan bir süre sonra geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiş, bu büyük fizikçimizin zamansız ölümüyle ülkemiz katı hal fiziği sahasında çok önemli bir şansı yitirmiştir. Yukarıda adları geçen  bu ünlü fizikçiler daha sonraki yıllarda da olağanüstü başarılar elde etmiş, ulusal ve uluslar arası düzeyde pek çok onur ve ödül kazanmışlardır.

Kuramsal fizikte, 1960’ lardan itibaren çok sayıda nitelikli bilim insanı yetişmiş ve bu bilimcilerimiz Türk fizikçilerinin adlarını duyurmaya devam etmiştir. Bu durumun oluşmasında F.Gürsey, A.O.Barut’ un büyük payı vardır. Bu iki büyük fizikçi çok sayıda öğrenci yetiştirerek ülkemizde bilim kültürünün yerleşmesine önemli katkılar yapmıştır.

Kuramsal fizikteki  bu başarıların benzerinin deneysel fizik sahasında elde edilemediğini belirtelim. Ayrıca; cumhuriyetin ilk kuşak fizikçilerinin elde ettiği büyük başarıların daha sonraları (   1970′lerden sonra) genç kuşak fizikçiler tarafından aynı ölçüde tekrarlanamadığını eklemeliyiz.

Yukarıda sözü edilen durum birkaç bilim insanımızın kişisel çabalarıyla oluşmuştur. Atatürk’ ün ölümünden sonra Türkiye her alanda onun hedeflerinden sapmıştır. 1963 yılında başta Cahit Arf olmak üzere birkaç bilim insanımızın büyük gayretleriyle kurulan ve ülkemizin bilim politikasının belirlenmesinde önemli bir yer tutması beklenen TÜBİTAK bir süre başarılı çalışmalar yapmış ama zamanla siyasal iktidarların çıkar hesapları yüzünden yolundan sapmıştır.

Günümüz Türkiyesi’ ne bakacak olursak; bilim ve teknolojinin birbirinin içine girdiği ve birbirini ürettiği dünyadan kopuk yaşadığımız görülür. Günümüzde hiç bir ülke bilim ve teknolojinin her sahasında bir numara olmayı hedeflemiyor; her ülke çıkarları doğrultusunda hareket edip, bilimin belirli sahalarında yoğunlaşıyor. Türkiye’de aynı yolu izlemek zorundadır. Kıt iktisadî kaynaklarımızı düşünerek bilimin ve teknolojinin bazı alanlarında Dünya’ da bir numara olmayı hedeflemeliyiz. Özellikle GAP Projesi’ ni göz önüne alarak Türkiye, 21.yüzyılın bilimi olan ve fizik, kimya, matematik temellerinde yükselen moleküler biyoloji, gen mühendisliği ile uygulamalı matematik ve yazılım teknolojisine yönelmelidir.

Unutulmamalı ki; bilim ve teknolojide atılım, GAP Projesi, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Atatürk Barajı gibi büyük çaplı projeler gözüyle bakılırsa gerçekleşebilir. Bu da millî bir seferberlik gibidir ve toplumun böyle büyük bir hamleye inanması lâzımdır.

ID:- 1359Blog Adı:- Günlük Süt
Pagerank:- N/A Çiftliğimden Süt %100 Doğal %100 Katkısız Günlük Sütünüz… çocuk ve kadın ... Çocuğunuza güvenle içirebileceğiniz katkısız doğal günlük süt. sütlaç uzun ömürlü sütlere göre tadı daha güzel olan süt. bunun piyasasına ilk olarak  süt hakimmiş fakat möö süt kutu süt satmaya başlayınca işleri daha  iyi olduğunu gördük. GÜNLÜK SÜTÜN ÖZELLİKLERİ. “Taze” sütler modern çiftliklerden toplanır. Her Sabah Özenle Sağılan İnek ve Keçilerimizin Taze Doğal Sütleri Evinize Teslim Katkısız ve doğal çiğ süt kapınıza kadar geliyor. %100 katkısız, doğal ve günlük çiğ sütü kapınıza getiriyoruz. Sütlerimizi kargo ile değil, soğutuculu dağıtım
Açıklama:- Günlük Doğal Çiftlik Sütü Evinize teslim. Samsun 'da kapınıza teslim. Kapıya teslimat taze köy sütü için bizi arayın. Alosüt hattı:0533 593 1615. Arayın çiftlikten sofranıza taze yoğurt tereyağ süt gelsin. Kategori:- çelik kasaYemek Ekleyen:- osman
Ekleme Tarihi:- December 07, 2016 11:28:58 AM Hitleri:- 0 RSS:- http://www.moosut.com/feed/ Gönderileri: süt yoğurt - blog linkleri - kasa